Semt Rehabilitasyonu ve Sosyal projeler
İstanbul Fatihte uzun zamandır birçok
proje düşünüldü, bazıları hayata
geçirilme aşamasına gelindi, birçoğu ise
idari ve sosyal sancılara sebep olmaya
devam ediyor.
Devletin Anayasal görevi toplumsal
adaleti sağlamak, kültürel, ekonomik,
sosyal, hukuki eşitliği sağlayarak
vatandaşlar arasında sevgi, saygı,
hoşgörüyü yaygınlaştırmak. Sağlıklı,
mutlu bir toplum oluşturmak değimlidir!
Bu gerekçelerle Devlet kâr gütmeksizin
vatandaşların toplumsal projelerini
destekler, halkın refah düzeyinin
yükselmesini, Kültür ve sanatsal
tekâmülünü sağlar.
İlçemizde hayata geçirilmeye başlanan
sosyal projelerin ilki 1994 habitat
toplantısında ülkemize gelen
ziyaretçilerin hayran kaldığı ZEYREK
Osmanlı evlerinin ihyası için
oluşturulan, Zeyrek Osmanlı evlerinin
imarı projesidir.
Bu proje UNESCO tarafından teşvik
edilmiş, desteği de AB tarafından
sağlanmıştır. Bu proje zamanın Fatih
Belediye başkanı Sadettin Tantan’ın 1.
Yardımcısı Av. Tayfun Karali’nin Avrupa
birliği projeleri semineri için gittiği
Avrupa’dan dönüşünde, Av. Tayfun
Karali’nin AB yetkilileri ile yaptığı
temas sonucu proje Fener-Balat
Rehabilitasyonu projesine dönüştürüldü.
Proje yapılan etütler sonucu 1267
binadan 225 bina çeşitli oranlarda
tadilatı için AB
4.916.726
(ECU), Türkiye 10.679.944
(ECU) Toplam
15.596.670 15.596.670 (ECU)
Bütçe tanzim edildi. Projenin
koordinatörlüğünü AB’den bir görevli ve
Fatih belediyesi üstlendi. 1996 da Dört
yıl süreli planlanan proje ancak 2008
yılında hafif hasarlı 121 binanın dış
cephe ve çatı tadilatı ile bitti.
UNESCO’nun hedeflediği bir semti
yaşayanları ile imar etme, sosyoekonomik
yapılarını iyileştirme hedefleri asla
gerçekleşmedi. Çünkü projede hedeflenen
amaçlar,sosyal tesislerin birçoğu hayata
geçirilmedi.
Bu gün Fener-Balat semti basında çok
büyük propagandalarla tarihi bir semt
ayağa kalkıyor reklamları sebebiyle pek
çok bina büyük paralarla el değiştirdi.
Sonuç; Hazin bir hayal kırıklığı oldu.
Reklamlara ve dedikodulara inanan pek
çok vatandaşımız satın aldıkları enkaz
binaları ne yapacağını henüz bilmiyor. KONU
İLE İLGİLİ DETAY BİLGİ
Fatihin haliç sahilleri üzerinde
gündemde birkaç projenin varlığı
biliniyor, bazıları günümüzde hayata
geçirilmeye çalışılıyor. Bunlar,
Ayvansaray Türk evleri ve Fener-Balat-Ayvansaray
sahil düzenleme projesidir.
Bu projelerde birkaç yıldır uygulama
aşamasına gelmesine rağmen mevcut mülk
sahiplerine sunulan tekliflerin kabul
edilmez oluşu nedeniyle sürüncemede
kalmaya devam ediyor.
İlçemizde uygulama aşamasına gelmiş
projelerden biri SULUKULE projesidir. Bu
projenin serüveninde büyük kargaşalar
yaşanmış, adli olaylar meydana gelmiş,
birkaç fırsatçı tipi devreye girerek
rant sağlamak uğruna projeyi sürüncemede
bırakmıştır.
Bu fırsatçıların birincisi, projeden
önce proje alanında ikamet etmeyen,
proje ortaya çıktıktan sonra olaydan
nemalanmaya çalışan fırsatçılardır.
İkinci tip fırsatçılar ise mevcut mal
sahiplerinin 150 bin TL olan proje katkı
payını ödeyemeyecek kadar fakir olmasını
fırsat bilerek, bittiğinde 450-800 bin
tl civarında olması tahmin edilen
evlerin sahiplerine 50 – 75 bin TL
ödeyerek bina sahiplerinden evlerini
devralanlar olmuştur.
Devletimizin amacı burada zaafa
uğratılmıştır. Bu proje semtin
Sosyoekonomik, kültürel zafiyet içeren
yapısının ıslahını hedeflemekteydi.
Bu insanlarımızın yaşamaya çalıştıkları
gayri insani hayat şartları
iyileştirilmesi yaşadıkları mekânlardan
başlayacak. İcra etmekte oldukları
sanatları meşru ortamlarda istismara
karşı denetim güvencesiyle bu
insanlarımız topluma kazandırılacaktı.
Şu an %95’i ile mutabakat sağlandığı
ilan edilen Sulukule projesi çıkış
amacına ulaşmış mıdır? HAYIR!
Çünkü burada yaşayan güncel hayatımıza,
kültürümüze direnen bu insanlar yerinde
rehabilite edilmeleri yerine şehrin en
uç köylerine (Taşoluk) adeta sürgüne
gönderilmişlerdir.
Bu proje böyle olmamalıydı. Devletimiz
bu insanlar için büyük fedakârlık içeren
destekler sağlanmıştır. Bu desteğin
sağlanmasını yapan devlet bu insanları
şehir dışına sürmek yerine kendi
arazileri üzerinde modern konutlar
yaparak, SULUKULE kültürünü genel ahlak
ve adetlerimize uygun şartlarda
düzenlendiği mekânlara kavuşturmalıydı.
Bu insanlarımız sanılmasın ki
kendilerine tahsis edilen Taşoluktaki
sosyal konutlarda yaşıyor! Hayır;
Kiracısı ev sahibi devletin onlara
verdiği hakları ikinci şahıslara
devrederek tekrar Fatih’e döndüler.
Fatihin müsait semtlerinde aynı hayatı
devam ettiriyorlar.
Eğer bu insanların hayatı sosyal
hastalık ise bu hastalığı şimdi bütün
ilçeye yaymaya fırsat bulmuş oldular.
Devlet ve yöneticiler böyle kolaycılığa
kaçmamalıdır. Bu projeden faydalananları
%90’ı Sulukule sakini değildir.
Bu proje sosyoekonomik iyileştirme
projesi değildir. Olsa olsa bu proje
Maddi açıdan çok değerli bir arazinin
ranta kazandırılması projesi olduğu
yaygın kanaattir.

Bu günlerde Belediye ve yüklenici firma
Fener-Balat-Ayvansaray sahil düzenleme
projesi için düğmeye basmış olduğunu
görüyoruz. Bu proje ilçede hayata
geçirilmeye çalışılan en kapsamlı
projedir. Bu proje Fatih’in ve haliç
sahillerinin akıbetini ortaya koymada
önemli ipuçları vermektedir.
KONU İLE İLGİLİ
HABERLERİMİZ
Kısacası Fatih ilçesi mevcut yapılaşması
kısa zamanda değişecek, yeni
oluşturulacak imar düzenlemeleri ile
ilçenin mukim sınıfı büyük oranda
değişecektir. Çünkü mevcut mal sahipleri
ve kiracılar ilan edilen projelerin
ekonomik ayağının gereklerini yerine
getirmekten acizdirler. Mecburen
evlerini satarak ekonomik durumlarına
müsait kenar semtlere itileceklerdir. Bu
Türkiye’nin Anayasasında ilan edilen
“Türkiye Cumhuriyeti Sosyal devlettir”
ibaresiyle bağdaşmamaktadır.
Son günlerde olaylara sebep olan bir
projede Yenikapı Yalı mahallesi
projesidir. Burada da büyük sıkıntılar
vardır, dileğimiz Proje sorumluları hak
sahiplerinin sömürülmesine fırsat
vermezler.
Türkiye’mizi yöneten idarecilerimizin
uygulamakta olduğu ve adına sosyal proje
dediği bu uygulamaların neticelerini
takip etmeli, yerel yöneticilerin mağdur
vatandaşlar lehine çözüm üretmesi yerine
ranta hizmet edecek şekilde projeleri
gerçekleştirilmesinin engellenmesini
diliyoruz.
Bu uygulamalar devlet eli ile
gerçekleşmesi nedeniyle toplumsal
barışımız devletimiz aleyhine
bozulmakta, vatandaşlarımızın milli
hassasiyetleri zaafa uğratılmaktadır.
Devletimiz rantı denetleyerek, sosyal
hayatın sömürülmesini engellemesi
gerekmektedir. Büyük ve Saygın devlet
olmak zorundayız, halkını sermayeye yem
olarak teslim eden devlet mağdur olandan
nasıl saygınlık ve itaat bekleyecektir.
Devlet-Halk ilişkileri İnsani ilişkiler
gibidir. Saygı ve güvene endekslidir. Bu
saygı ve Güveni istismar edenlere fırsat
verilmemesini diliyoruz.