FATİH İLÇE BELEDİYESİ, BİR YOL HİKAYESİ

     Takriben 10.07.2009 tarihinde bir dostumun hatırını sormak istedim, yolum üzerindeki kadim dostuma uğradığımda Arkadaşım; İyi olacak hastanın ayağına doktor gelir derlermiş, bende seni arayacaktım diyerek başladığı feryatlarına.
     Biliyorsun biz 70 yıldır Yavuz Sultan Selim Camii önündeki alanda oturuyoruz, bildiğiniz gibi Türkiye'de milyonlarca gecekonduya tapu dağıtıldı, bizim tahsis belgemiz olduğu halde bize inşaat müsaadesi verilmiyor. Konu bu değil bizim mahalleyi Yavuz Selim caddesine bağlayan Mollabey sokağı üzerine bir inşaat yapılıyor, mevcut yolumuz kesildi, belediyeden bilgi alamıyoruz, inşaat kimin bilmiyoruz diyerek yardım istedi, Bizde olay yerine giderek alanda yapılan hafriyat çalışmalarını resimledik ve 11.07.2009 tarihinde (FATİH'TE NELER OLUYOR, BU İNŞAATLAR KİMİN, RUHSAT LEVHALARI NEDEN YOK?) şeklinde haberimizi yaptık,
     Olayı derinlemesine deşmeye, kısıtlı imkanlarımızla konuyu işlemeye devam ettik, Bu 5-6 ay içerisinde mevcut inşaatın sahibinin fatih belediyesi olduğunu, inşaatın konut olarak yapıldığını, 12.50 metre yükseklikte zemin + dört kat, yani beş katlı bir bina olduğunu öğrendik.  bu bilgileri 4.Koruma kurulu tarafından verilen resmi müsaadesine kadar bir şekilde elimize geçti,.
     Bu belgeleri görünce dehşete kapıldık konut inşaatının giriş kapısı seviyesinden kot aldık baktık ki bu konut Yavuz Sultan Selim Camii Bahçesindeki padişah ve sultanların türbesini tamamen kapatıyor, Galata tarafından görünümünde ise camiyi kubbe altına kadar kapatıyor.
    İstanbul'un önemli simgelerinden olan bu eserin önünün kapatılmasına gönlümüz razı olmadı, İnşaatın kapattığı yolu unuttum, kapanan engellenen tarihin derdine düştüm. İlk yardım talebimi belediye meclisindeki AKP'li tanıdık üyelere yaptım, nasihatten başka bir şey alamadım, muhalif meclis üyelerine yöneldim CHP olaya ilgi gösterdi, el ilanı yaparak semtte dağıttı, Basın açıklamaları yaptı. O kadar!
     Durumu hukuki platformda değerlendirmek gerektiğini, ilgili kurumlara şikayet dilekçesi yazılmasını, dava açılmasını teklif ettiğim partiler, sivil toplum örgütleri hatta yolları kapanan semt halkının kendisi bu talebimize olumlu bakmayarak çeşitli nedenlerle acizliklerini ifade ettiler.
     Toplum olarak çok kötü durumdayız, sorumluklarımızı yerine getirmede en sonda, menfaat temin etmede en önlerde olan halkımız, canı yandığında feryat ediyor lakin gene de kendi derdi için birilerini maşa olarak kullanmak istiyor.  Bu kadar egoist, bencil bir topluma sahip çıkılmaz lakin bizim mücadelemiz birilerinin yolunun kesilmesi, birilerinin engellenen menfaatinin geri verilmesi değildir.
    Amacımız "Bu gün Allah için ne yaptın dendiği vakit "Rabbim Bu gün senin rızan için şu işle uğraştım, şu işle dertlendim, şu sıkıntıya sabrettim diyebilmektir.  Gerisi hikaye, işte geldik 60 yaşına hala klavye başında, sokaklarda makine elimizde nerede bir yanlış var diye koşuşturup duruyoruz, Bu mesaimizde en büyük hizmeti fatih halkından çok Fatih idarecilerine vermekteyiz, Hukuk ve İlahi adalet konusunda onları uyarıcı telkinler gerçekleştiriyoruz.  Keşke iyi niyetli olunsa da bu yanlışlar kol kırılır yen içinde ata sözü gibi yetkiler ile bizim aramızda istişare ile halka ve hukuka duyurulmadan telafi edebilsek.  maalesef bunu başaramadık.
     Fatih yerel basını olarak Sayın Mustafa Demir ve Yardımcıları ile karşılıklı bütün diyaloglarımızdan hiçbir netice alamadık, aldığımız neticeler olayları haber yaparak ve hukuki girişimleri başlatarak elde ettik.
     Hizmetlerimiz aynı mahfilde devam edeceğe benziyor, on ocakta gerçekleştirilen Fatih kent konseyi 2010 genel kurulu konusunda " Ben yaptım oldu, inatlaşması ile gerçekleştirilen hukuki birçok yanlışın kasıtlı veya kasıtsız gerçekleştirildiği olaylar nedeniyle aslında masabaşı yapılan hukuksuz bir genel kurulu iptal ettirmek, yeniden yerel gündem 21 kanunu çerçevesinde , demokratik bir genel kurul yapmak için çok girişimlerimiz oldu.
     Maalesef bu ricalarımızı ciddiye alan olmadı, Bu konuda da olayın yargıya taşınması gene başa düştü, gereken araştırmaları yapıyoruz en kısa zamanda Fatih Kent Konseyi Genel kurulunun demokratik ve hukuki zorunluluklar ölçüsünde yeniden gerçekleştirilmesi için gereken hukuki müdahaleye başlayacağız.
     Bu mücadelemizde bizim yanımızda olan her türlü   desteği esirgemeyen sorumluluk sahibi vatandaşlarımıza buradan teşekkür eder, Mutlu ve huzurlu bir fatih için hep birlikte görelim, duyalım, müdahale edelim diyoruz.
sayılarımızla     04/şubat / 2010 Abdullah Gözaydın  Fatihten@gmail.com

     Yukarıdaki resim inşaatın son hali ve yeni asılan inşaat ilan tabelası

    Yukarıdaki resim ise 31 Ocak öncesindeki İnşaat ve tabelası

     Yukarıdaki resimde görülen önemli oranda yıpranmış olmasına rağmen hala ayakta kalabilmiş yüzlerce yıllık mazisi olan bir eser, belediyemiz bu lojman uğruna yeni imar planlarında bu binayı yok saymış, işgal ettiği Mollabey sokağını bu binanın yerinden geçirmiş.

  Yok sayılan tarihi binanın arka cepheden görünümü,

Yukarıda  Mollabey sokağının bir alt parsele kaldırım hizasına kadar sokulması, hatta çıkma balkonlarını bu parseli işgal edecek şekilde gerçekleştirilmiş olduğunu görüyorsunuz.

Yukarıdaise Fatih belediyesi web sitesindeki imar sorgulamasından elde ettiğimiz, Aslında Danıştay 6 dairesinin Esas No : 2006/7587 nolu dosya üzerinden 14.3.2008  tarihinde iptal ettiği bir plan görüyorsunuz.
Fatih Belediyesi 14.3.2008  tarihinde iptal edilen bu plan ile 4. koruma kuruluna baş vurarak,
Toplantı Tarih ve No: 08.07.2009 - 227    ,Karar Tarih ve No   : 08.07.2009 - 3048  ile buraya 12.50 metre inşaat müsaadesi almıştır.

Sorumlu yayıncılık politikamız gereği buradaki bu durumun hukuka uygun düzeltilmesi için Yargıya başvurmaktayız.

Konu ile ilgili diğer sayfalar:
Sultan Selim Camii ön görünümüne yapılmak istenen 12.50 + çatı katı İnşaatı zemin katta durdurduk.
FATİH BELEDİYESİ YAVUZ SULTAN SELİM CAMİİ ÖN GÖRÜNÜM'ÜNÜ KAPATIRKEN!
Yavuz Sultan Selim ön görünümünü kapatan bina
Yavuz Sultan Selim ön görünümünü kapatanlara karşı hukuk ve haber mücadelemiz

 
FATİH BELEDİYESİNDEN ÇİFTE STANDART
 
FATİH BELEDİYESİ HAKKINDA TOPLU ŞİKAYET
 
YAVUZ SULTAN SELİM CAMİİ ÖNGÖRÜNÜM ÜNE BU BİNAYI YAPANLAR HAKKINDA
 
Sultan Selim Lojman İnşaatında Geri Adım
 
FATİH İLÇE BELEDİYESİ, BİR YOL HİKAYESİ
 
YAVUZ SULTAN SELİM CAMİİ ÖN GÖRÜNÜMÜ KURTARMAK BİZE DÜŞTÜ
  FATİH BELEDİYESİ KENDİ İŞLERİNDE İMAR KURALLARINI UYGULAMIYOR MU ?
 
FATİH BELEDİYESİ YAVUZ SULTAN SELİM CAMİİ ÖN GÖRÜNÜM'ÜNÜ KAPATIRKEN!
 
SULTAN SELİM HAN CAMİİ ÖN GÖRÜNÜMÜNÜ FATİH BELEDİYESİ KAPATIYOR!
 
FATİH'TE NELER OLUYOR, BU İNŞAATLAR KİMİN, RUHSAT LEVHALARI NEDEN YOK?
 
EMİNÖNÜ ÖLDÜ YA HALKI NE OLACAK?

 

 

YORUMLAR:
G
önderen: Av.Yaşar Metehanoğlu
E-mail: yasarmetehanoglu@hotmail.com
Tarih: 2010-02-05 12:06:19
Konu: Cumhurbaşkanımıza ve Başbakanımıza ,Turizm Bakanımıza yazalım
Açıklama: Sayın Site Yöneticileri.Ben bu yazınızı okudum.İstanbul'da mahkemeler yolu ile veya Valilik veya Kaymakamlık veya diğer partilerin muhalefet güçlerini harekete geçirmek sureti ile bir sonuç alınması mümkün değil.
Zira ben binlercesini denedim.Gedikpaşa Okulumuzu kaybetmemek için bin parça oldum.
Halen de uğraşıyorum;sonuç aldık gibi ama -BÖLGE İDARE ye itiraz hakları var..
Sonuç alınamaz ;zira A dan Z ye ahbap çavuş bağı var.
Açıklasam uzun olur.
Bacanak olayı,dünür olayı,al gülüm ver gülüm olayı..
Neden C.H.P. hiç bir kaçak kat olayını dillendirmiyor sanıyorsunuz?
M.H.P. daha sessiz..Sanki yok..
Avrupa'da da T.C.aleyhine oy kullanmış diyor gazeteler..Tv.ler..
Yürüyüş,basın açıklaması,protesto hareketleri,Mitingler tertipleme hareketlerine yönelme heyecanı yok..
Tek çare: Cumhurbaşkanımıza,Başbakanımıza,Turizm Bakanımıza,İçişleri Bakanımıza ve Hayati Yazıcı dışındaki İstanbul milletvekillerine bire bir mektuplar gönderiniz.İnşallah bu tecavüzü durdurabilirsiniz.
Ben Sultanahmet cemisine Nevzat Er,Coşkun Aksu,Mahir Katırcı,ve arkadaşlarının tecavüzünü YÜZDE ELLİ nispetinde durdurmuştum.
Başbakanımıza yazarak bunu temin etmiştim.Emrullah Hatipoğlu-yani Sultanahmet Camimizin imamı ile beraber hareket etmiştim.
Allah sizlerle olsun.Allah muvaffak etsin..Allaha emanet olunuz.Av.Yaşar Metehanoğlu