.

 

.Vakıflar Yasası Meclis'ten geçti

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından 9 maddesi veto edilen Vakıflar Yasası TBMM Genel Kurulu'nda yeniden kabul edildi

Yasaya göre, yabancılar Türkiye'de hukuki ve fiili mütekabiliyet esasına göre yeni vakıf kurabilecek. Cemaat vakıflarına ait taşınmazlar, vakıf yönetiminin talebi durumunda cemaate ait başka bir vakfa tahsis edilebilecek. Vakıflar mal edinebilecek, malları üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilecek. Vakıflar, amaç veya faaliyetleri doğrultusunda uluslararası faaliyet ve işbirliğinde bulunabilecek, yurt dışında şube ve temsilcilik açabilecekler. Yurt içi ve yurt dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlardan ayni ve nakdi bağış ve yardım alabilecek olan bu vakıflar, yurt içi ve yurt dışındaki benzer amaçlı vakıf ve derneklere aynı ve nakdi bağış ve yardımda bulunabilecek. Vakıflar, amacını gerçekleştirmeye yardımcı olmak ve vakfa gelir temin etmek amacıyla, Genel Müdürlüğe bilgi vermek şartıyla iktisadi işletme ve şirket kurabilecek, kurulmuş şirkete ortak olabilecek.
TBMM BÜROSU/ ANKARA

daha önce Başbakanın verdiği sözlerin tutulmadığını görüyoruz:
Erdoğan'dan Vakıflar Yasası'na rötuş


Başbakan Erdoğan, AB'nin TCK'nın 301. maddesiyle birlikte çıkarılmasını istediği düzenlemelerin başında gelen Vakıflar Yasa Tasarısı'nda değişiklik yapılması için kurmaylarına talimat verdi. AK Parti Merkez Yürütme Kurulu'nun (MYK) önceki gün gerçekleştirilen toplantısında cemaat vakıflarının misyonerlik çalışmalarını arttıracağı yönündeki endişelerin giderilmesi için Vakıflar Yasa Tasarısı'nın 5 maddesine rötuş yapılması kararlaştırıldı. Tasarıda yapılacak rötuşla, azınlık vakıflarının yurtdışından bağış almasının önüne geçilecek. Vakıfların ticari faaliyetlerine sınırlama getirilecek ve cemaat vakıflarının şirket kurma hakkı ortadan kaldırılacak. Amacını tamamlamış olan ve kısa prosedürle canlandırılabilen vakıfların, yeniden faaliyete geçmesi için bazı kriterler gelecek. Değişiklikle cemaat vakıflarının mal edinmesine de sınırlama getirilecek.



vakıflar yasası ihanet yasası mı ?

‘Vakıflar Yasası’ nedir ve niçin çok önemlidir. Osmanlı döneminden Lozan’a kadar ‘Cemaat Vakıfları’ istisnai bir düzenlemeye tabi tutulmuştur.

Şimdi bu düzenleme, kurulmuş ve kurulacak olan bütün yabancı vakıflar için bir hak ve hukuk haline getirilmektedir. Eski ve yeni vakıfların statüleri eşitlenmekte, tümü için yurt içi ve dışında sınırsız bir örgütlenme, faaliyet ve her türlü dış yardım alma serbestliği sağlanmaktadır.

Bütün yabancı vakıflara; devletin hiçbir müdahalesi olmadan sınırsız şube açması yasal güvenceye kavuşturulmaktadır.

Bu vakıfların, siyasi amaç gütmemesinin ve siyasi faaliyette bulunmamasının önündeki bütün engeller kaldırılmaktadır.

YENİ VAKIFLAR KANUNU NELER GETİRİYOR?

1- Gayrimüslim vatandaşlarımızı Türkiye içinde özel imtiyazlarla donanmış, ayrıcalıklı üstün bir statüye getirmekte.

2- Olağanüstü ekonomik güç kaynaklarına sahip olma imkanlarını vermekte.

3- Dış güçlerin himaye ve mandası altına sokmakta.

4- Devlet içinde devlet olmalarına zemin hazırlamakta.

5- Patrikhane’nin ‘Vatikan’ vari bir din devleti kurmasına hukuki zemin hazırlamakta.

6- Ekonomik ve siyasi güç desteğine sahip azınlık vakıfları ‘misyonerlik’ faaliyetlerine destek verecekler.

7- Türkiye’nin; ülkesi ve milleti ile bölünmez ilkesi böylece delinecektir.

Kısacası; Milletlerarası bağımsızlık ve egemenlik senedimiz olan LOZAN Antlaşması hükümleri, bir daha geri getirilemeyecek şekilde delinmiş olacak; bağımsız ve egemen olan TÜRKİYE, bu statüsünü büyük ölçüde kaybedecektir. Zira; Türkiye kendi eli ile özel imtiyazlı bir gayrimüslim azınlık kitle meydana getirecektir.

Türk Medeni Kanunu’nun 101-4 numaralı maddesindeki; “Belli bir ırk, ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacı ile VAKIF kurulamaz” hükmü de geçersiz olacaktır.

Yani; Lozan Antlaşması delinmiştir.

VAKIFLAR YASASI CUMHURİYET’E İHANETTİR!

Yeni Vakıflar Yasası’nın birçok maddeleri Mondros Ateşkes Anlaşması ve Sevr Anlaşması’nın birçok maddeleri ile tıpa tıp aynıdır.

Bu her iki anlaşmada; “Azınlıklara çok geniş haklar verilecek” ifadesi yani maddesi yeni Vakıflar Yasası ile kayda geçirilmiş oluyor. Mondros Anlaşması’nın imzalanmasından sonra Türkler aleyhine faaliyet gösteren bazı kuruluşlar ortaya çıktı. Azınlıklar, değişik adlarda çeşitli cemiyetler kurdular.

Bu cemiyetlerin en önemlileri şunlardır:

1- Mavri Mira Cemiyeti
2- Pontus Cemiyeti
3- Kürt Teali Cemiyeti
4- Teali İslâm Cemiyeti
5- İngiliz Muhipler Cemiyeti

O zaman azınlıkların kurduğu bu cemiyetlerin ortak hareket noktası şuydu: “Osmanlı Devleti artık egemen bir Devlet halinde yaşayamaz” fikrini halka benimsetip, işgallere ortam hazırlamaktı.

Osmanlı döneminde kurulmuş bu zararlı cemiyet ve dernekler gibi şu an Türkiye’de tahminen 160 kadar, azınlık dernek ve vakıfları vardır. Bu azınlık vakıfları fırsat bulduklarında nasıl Osmanlı’ya ihanet ettilerse; bugün de fırsat bulduklarında Türkiye Cumhuriyeti’ne ihanet ederler.

Bu Vakıflar Yasası; yabancıların ve azınlıkların Türkiye’de istedikleri gibi serbestçe vakıf kurmaları ve bunların yönetiminde yer almaları imkanını getirmektedir. Böyle bir Vakıflar Yasası; başta Yunanistan olmak üzere hiçbir Avrupa Birliği ülkesinde yoktur.

500 yıllık vakıf geleneği bu yasa ile siyasallaştırılıyor. Ermeni Diasporası ile uğraşmaktan kurtulamayan Türk Milleti yeni ‘Diaspora’larla da uğraşmak zorunda kalacaktır.

TEHLİKE ÇOK BÜYÜK

Bin insanın, ailenin, toplumun veya bir milletin geleceğini üç şey tehdit eder:

1- Beyin ihmalkarlığı

2- Ehil olmayan, bilgisiz, acemi ve aceleci cahil idareciler

3- Şatafatlı yaşam

Yüzyıllarca önce yapılmış bu tespit ve ikazın günümüzde de dikkate alınması Türk Milleti için çok önemlidir. Bunun için hep uyanık olmalıyız. Bizi; tarihimizden, töremizden, ahlâkımızdan koparmak isteyenlere karşı amansız bir mücadele vermeliyiz. Bu mücadele ise özümüzü tanımakla verilebilir. Bizi; biz yapan değerleri yaşamak ve yaşatmakla yapılabilir.

Bilmeliyiz ki; bu azınlık vakıfları, Türkleri özünden uzaklaştırmak istemektedir.

“Bilgisizliğin ve ahlâksızlığın yüzünden seni beslemiş olan Kağanına kötülük ettin. Hanımlık kız evladın cariye, beylik erkek evladın KÖLE oldu” diyen Bilge Kağan’ın asırlar öncesinden yapmış olduğu ikaz, bugünümüze de IŞIK tutmalıdır.

Düşmanlar; para, kadın ve makam silahını çok iyi kullanmaktadır. Bunun için tehlike çok büyüktür.

Herkes bilmelidir ki;

TARİH; MİLLETLER MÜCADELESİNDEN İBARETTİR.

Yeniden görüşmek dileği ile....
--------------------------------------------------------------------------


YAZARIN YAZISINA EK BİLGİDİR:

YASA NELER GETİRİYOR?

Vakıflar; yurt içi ve yurt dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlardan ayni ve nakdi bağış ve yardım alabilecek, yurt içi ve yurt dışındaki benzer amaçlı vakıf ve derneklere aynı ve nakdi bağış ve yardımda bulunabilecek.

-ŞİRKET KURACAK, TİCARET YAPABİLECEKLER-

Vakıflar; amacını gerçekleştirmeye yardımcı olmak ve vakfa gelir temin etmek amacıyla, Genel Müdürlüğe bilgi vermek şartıyla iktisadi işletme ve şirket kurabilecek, kurulmuş şirkete ortak olabilecek.

Genel Müdürlük tarafından değerlendirilemeyen veya işlev verilemeyen hayrat taşınmazlar, fiilen asli niteliğine uygun olarak kullanılıncaya kadar kiraya verilebilecek.Hayrat taşınmazlar, Genel Müdürlük tarafından işlev verilmek amacıyla vakfiyesinde yazılı hizmetlerde kullanılmak üzere, onarım ve restorasyon karşılığı kamu kurum ve kuruluşlarına veya benzer amaçlı vakıflara veya kamu yararına çalışan derneklere tahsis edilebilecek. Cemaat vakıflarına ait kısmen veya tamamen hayrat olarak kullanılmayan taşınmazlar, vakıf yönetiminin talebi durumunda Meclis kararıyla aynı cemaate ait başka bir vakfa tahsis edilebilecek veya vakıf akarına dönüştürülebilecek. Vakıflar Meclisi, Vakıflar Genel Müdürlüğünün en üst seviyedeki karar organı olarak görev yapacak.Vakıflar, izin almadan mal edinebilecek, malları üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilecek.Mülhak, cemaat, esnaf ve yeni vakıflara başlangıçta özgülenen mal ve haklar, vakıf yönetiminin başvurusu üzerine, haklı kılan sebepler varsa denetim makamının görüşü alınarak mahkeme kararıyla, sonradan edindikleri mal ve hakları ise bağımsız ekspertiz kuruluşlarınca düzenlenecek rapora dayalı olarak vakıf yetkili organları kanalıyla daha yararlı olanlarıyla değiştirebilecek ve paraya çevrilebilecek.

Yabancılar, Türkiye'de hukuki ve fiili mütekabiliyet esasına göre yeni vakıf kurabilecek. Yeni vakıflar, vakıf senetlerinde yazılı amaçlarını gerçekleştirmek üzere, Vakıflar Genel Müdürlüğüne beyanda bulunmak şartıyla şube ve temsilcilik açabilecek. Vakıflar; vakıf senetlerinde yer almak kaydıyla, amaç veya faaliyetleri doğrultusunda, uluslararası faaliyet ve işbirliğinde bulunabilecek, yurt dışında şube ve temsilcilik açabilecekler, üst kuruluşlar kurabilecek ve yurt dışında kurulmuş kuruluşlara üye olabilecekler.
Osman Topal
http://edehaber.com/haber.php?h=7032&b=%26%238216%3BVak%FDflar+Yasas%FD%26%238217%3B+bir+ihanet+yasas%FDd%FDr 
 

TARİHTEN ANA SAYFASINA DÖN

YORUMLAR: