|
Fahri Sarrafoğlu'nun haberi
İstanbul’da Resullah S.A.V Efendimizin ayak izlerinin olduğunu
biliyoruz, sakal-ı şerif olduğunu biliyoruz. Daha birçok eşya ve
bize gelen kutsal emanetlerini görmüş veya duymuşunuzdur ama hiç
aklınıza geldi mi acaba? İstanbul’da Hz Muhammed (S.A.V)’in el izi
var mı…? Evet var… İstanbul’da bir kilise var ve bu kilisenin
giriş kapısında Efendimiz S.A.V’in el izi var… Nasıl mı?

Kilisenin adı Tur-i Sina Kilisesi. Balat Mürsel Paşa Caddesi Np
134’dedir. Kilisenin tarihi 14. yüzyılın ilk yarısına
uzanmaktadır. 1593 yılında harap bir halde olduğu ve tamir için
ayrılan paranın başka bir kiliseye aktarıldığı (yönetimdeki
değişiklikler dolayısıyla). 1623 sayılı bir fermanla sahiplik ve
tamir belgesi verilmiştir. 1640 yılında yanmıştır. Kilise 1670
yılında İskenderiye Pariktiliği’ne ait iken 1686’da Rusya’nın
müracaatı ile Sina Manastırı’na devredildi. Ve bu yıl Rusların
yardımı ile yeniden inşa edilir. Zamanla harap olan kilise 1729
yılında Sina Manastırı tarafından yeniden yaptırılır. 1730
tarihinde yine yandığından Giritli Nikeforos tarafından
yaptırılmıştır. Kilise 1851/ 1852 ve 1855 tarihinde tamir
görmüştür. Tur-i Sina keşişlerinin barındığı bir kilise olarak
tanınmıştır.
Kilise (Halen İstanbul Patrikliğine değil) Sina Başkonsolosluğu’na
bağlı olup Sina Dağı’ndaki Saint Katerlina Manastırı’nın
Metokhion’udur. Ancak Tur-i Sina Manastırı Aya Yani Kilisesi
Ruhani Kurulu’nun 03.06.1986 tarihli yazısında kilisenin Yavuz
Sultan Selim’in emriyle inşa edildiği belirtilmiştir. Ayrıca kapı
üstündeki el tasvirini Hz. Muhammed’in elini temsil ettiği şifahen
belirtilmiştir. Kaldı ki, İslam kaynakları da bu hususu teyid
etmektedir. Saint Katerine (Tur-i Sina Manastırı) Hz. Muhammed
(S.A.V)’e 12 yaşında iken Papaz Bahira, 25 yaşında iken Papaz
Nestura tarafından gördükleri alametler neticesi peygamberliğini
müjdeledikleri ve uyarladıkları manastırdır.
Peygamber Efendimiz hicretin ikinci yılında kendisini tebrike
gelen manastır papazlarına, evvelki iyiliklerine binaen Saint
Katerina (Tur-i Sina) Manastırı’na bir Emanname (dokunulmazlık)
mektubu vermiştir. Yavuz Sultan Selim Mısır Seferi dönüşünde bu
emannameyi görünce öpüp başına koymuş ve bu emannameyi vermeleri
karşılığında evlatlarının bu dokunulmazlığı ilanihaye
sürdüreceklerini ve İstanbul’da Tur-i Sina’ya ait manastır ve
kilise yaptıracağını (vereceğini) beyan ve ferman eder. IV.
Murad’ın verdiği H1048 tarihli fermanda bu hususu teyid
etmektedir. Bu fermanda da eskilerde adet olduğu gibi el resmi
bulunmaktadır.
Kilise iki yolun ortasında ve yeşillikler arasındadır. Kapıyı
dışardan rahatlıkla görebilir ve ziyaret edebilirsiniz. Bazilikal
planlı ve çatılıdır. Kaba yontu taştan yapılmıştır. Aya Yorgi
isimli ayazması vardır.

Ama gel gelelim bu “EL İZİNİ” görmeye gittiğinizde hayal
kırıklığına uğrayacaksınız..Zira 3-4 ay önce sessiz sedasız
kaldırılmış, daha doğrusu sökülmüş…Kısa bir araştırmadan sonra
anladık ki meğerse bu emanet Patrikhane’nin bahçesine kaldırılmış…
Bazı sorular cevapsız…
Kim kaldırmış, neden kaldırmış, neden 400 yıldır dururken
şimdilerde birden bire kaldırıldı…
İşte cevabı henüz verilmeyen sorular…
Bu tür kitabeler bu sıralar çok çalınıyor, bu
işin arkasındaki gerçek antika merakı değil bence, İstanbul'un
İslam ve Türk imajı silinmeye çalışılıyor, Avrupa da , Balkanlarda
hatta Arap ülkelerinde ve Mekke de, Medine de bu yıkımlar yüz
yıldır yaşanıyor,
http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=48522
http://http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=300617
ilgili haberler:
TUR-İ Sina kilisesi amblemi
kimler tarafından niçin söküldü?
|