|
TOKİ, FENER BALAT
AYVANSARAY BÖLGESİNDE TADİLAT KREDİSİ VERİYOR
1994
Yılından beri İlçemiz, Bilhassa semtimiz Kentsel dönüşüm
Yenileme projeleri ile tedirgin yaşıyor. Bilhassa Mustafa
Demir'in Başkanlığı döneminde ortaya atılan projeler
komşularımıza kabus dolu yıllar yaşatmaya devam ediyor.
İlçemizde SİT koruması
uygulandığından beri çok ağır yaptırımlar dayatan Koruma
kurulları nedeniyle tarihi tescilli evlerimizi onaramadık,
basit onarımla yapılması gereken tadilatlar ertelene,
ertelene şu günlerde kapsamlı tadilat durumuna girdi.
Bölge halkına verilmeyen
yenileme müsaadeleri Belediye eli ile GAP inşaata, Şener
Gurubuna, Plato Üniversitesine, Birde işini bilenlere!
(gizlice) verilmekte, semt halkı mağdur edilmektedir.
Semtimizde ve Galata
bölgesinde Eflakçılık ve Tadilat işleri yapan "Takar Efendi
Müteahhitlik sahibi, JEFFREY CHARLES TUCKER'e TOKİ
tarafından tadilat amaçlı kredi aldığını görüyoruz.
Aslında Türk vatandaşı olan,
JEFFREY CHARLES TUCKER
ile bir vesile görüştük
TOKİ kredisi almanın kolay olduğunu, isteyen kişilere bu
konuda yardımcı olabileceğini söyledi.
Bu önemli gelişmenin
sonuçlarını merak ediyoruz, TOKİ bu vesile ile semtimizdeki
vatandaşlarımıza Tarihi, Tescilli binaları korumak adına
uygun kredi imkanları sunacak mı bekliyoruz. Mülk
sahiplerimizin JEFFREY'i gibi TOKİ'ye bu gerekçe ile
müracaat yapmasında fayda görüyoruz.
Takar Efendi Müteahhitlik JEFFREY CHARLES TUCKER
BANKALAR CD.N.6 ANKARA HAN D.6 KARAKÖY / İSTANBUL |
|
|
TOKİ kredisi ile yapılan yenileme

Jeffrey C. Tucker ile bir röportaj haberi:
Eskiye rağbet olsa, bit pazarına nur yağardı, demişler. Galiba
Galata’da süreç tersine işliyor. Eski İstanbul’un en gözde ve nadide
yerleşimine hakikaten nur, daha doğrusu gökten para yağıyor. 1993’te SİT
alanı ilan edilen bölge, zaten yatırımcıların ilgisini çekmeye
başlamıştı.
PERA ADIM ADIM YENİLENİYOR!
Galataport projesinin gündeme gelmesiyle birlikte, İstanbul’un
zenginleri de gözünü bu bölgeye dikti. Eski İstanbul artık sanayici,
sanatçı, tüccar ya da parası olan herkes için cazip bir yatırım alanı.
Belki de İstanbul’da ilk kez tarih ve ekonomi bir arada yürüyor. Tarihi
yıkıp yerine bir şey dikmektense, tarihten ekonomi çıkıyor. Galata’da
restore edilen bir bina, yeniden konut olarak hizmete sokulduğunda,
metrekaresi 2-3 bin dolardan satışa sunuluyor. Kategori olarak, Ulus-Gümüşsuyu
gibi lüks semtlerin hemen altında yer alıyor diyebiliriz.
GALATA`DAKİ BİNALARI KİMLER ALIYOR?
Eczacıbaşı’ndan Koç Ailesi’ne Türkiye’nin en önde gelen
sanayicilerinden tutun da pop star Teoman’a, ünlü yönetmen Ferzan
Özpetek’e kadar çok sayıda ve çeşitte ünlünün adı geçiyor.Tabii
spekülasyonun da ardı arkası kesilmiyor.
İster ‘tesadüfün böylesi’ deyin, ister ‘kaderin cilvesi’ diye
adlandırın, 2005 Türkiye’sinde özelleştirme ve yabancı sermaye
tartışmalarının odak noktası haline gelen Galata, dışarıdan gelen
paranın Osmanlı topraklarına ilk girdiği yer. O zaman Bab-ı Ali’ye borç
olarak verilecek para, Galata bankerleri aracılığıyla gemilerle torba
torba taşınırmış. Sonra da çantalarla Bab-ı Ali yokuşunu çıkıp, devlet
kasasına girermiş.
Galata bankerlerinin en namlısı ise şöhreti Avrupa sınırlarından taşan,
Osmanlı’nın Rothschild’leri de denen Kamondo Ailesi. Bugün de Galata ve
Pera dolaylarında şöyle bir dolaşın, karşınıza çıkan eski ve görkemli
binalar arasında pek çoğunun adının Kamondo olduğunu göreceksiniz.
Rivayet o ki, Kamondo Ailesi vakti zamanında Paris’e yerleşmek için
Osmanlı topraklarını terk ederken, arkasında çoğu Galata’da olmak üzere
252 bina bırakmış. Tabii bir kısmı bugün değişik isimlerle anılıyor:
Saatçi Han, Yakut Han, Kuyumcular Han, Gül Han, Lüleci Han gibi...
Ailenin öyküsü ne yazık ki Auschwitz Toplama Kampı’nda trajik bir
şekilde son buluyor.
Bugünlerde yalnız Kamondoların binaları değil, Galata’da ne kadar
apartman, han vs. varsa yeni sahibini bekliyor. Sahiplerini bulan
binalar çok uzun zamandır üstlerine sinen isten, sisten ve hüzünden
kurtulup temizleniyor, güzelleşiyor. Yakın zamana kadar kaderine terk
edilmiş havası taşıyan binaların; apartman, apart otel ya da farklı
konseptlerde konaklama tesisi olarak yeniden insanlarla ve kentle haşır
neşir olması, her bakımdan güzel bir gelişme. Darısı diğerlerinin başına
diyelim...
BANKERLER YENİDEN GALATA`DA!
“Burası eskiden Galata bankerlerinin nüfuz alanıydı. Galataport
ihalesiyle Galata bankerlerinin modern versiyonları Galata’yı geri
aldı.” Bu sözler, 40 yıl önce Bitlis’ten kalkıp, Galata’ya yarleşen ve
geçimini Eflakçılıkla sağlayan Durmuş Hakgetiren’e ait. Tabii ki
gerçeklik payı tartışılır ama belli bir bakış açısını yansıtması
açısından ilginç bulduğumuz için bu sayfalara taşımayı uygun gördük.
Galata’da ikamet edenlerin önemli bölümünü, başta Bitlis olmak üzere
Doğu illerinden gelen
vatandaşlarımız oluşturuyor.
Galata’nın geçmişi Osmanlı’dan da
Bizans’tan da eski. Gelin görün ki 40 yıl önce Doğu’dan gelip, o dönemde
yarı sahipsiz binalara yerleşenler kendilerini çoktan Galata’nın yerlisi
olarak görmeye başlamışlar bile. Tabii haksız sayılmazlar, 40 yıl,
İstanbullu sayılmak için çok bile.
Galata ahalisi arasında Galataport’tan memnun olan da var, olmayan da.
35 yıldır Galata’yı mesken tutmuş bulunan Vanlı İsa Çekit’in ise başka
türlü bir hesabı var: “Benim burada bir da irem var. Galataport’tan
sonra burada fiyatların çok artacağı söyleniyor. Benim daireyi 200 bin
dolara satsam, varoştan üç ev alırım. Hem kıza hem oğlana hem bana.
Benim gibi düşünen çok insan var. Buranın ahalisi genelde fakir.
Galataport bizim için umut demek. İnşallah hayırlısı olur.”
Galata’dan ev alan ünlü yönetmen Ferzan Özpetek ve Cihangir’den sonra bu
bölgeye de el atan Sinan Çetin gibi isimler, semt sakinleri için rayici
arttıran önemli etkenler. Sinema sanatçısı Nülüfer Açıkalın ile yönetmen
eşi Orhan Oğuz, Galata’dan ev alan ünlüler arasında. Meltem Cumbul ise
epey bir bakındığı halde gönlüne göre bir yer bulamamış. Ancak
Eflakçılar, kendilerini hemen her gün birkaç ünlünün ye de onların
temsilcilerinin ziyaret ettiğini söylüyor. |