|
Evinin
Yarısı Nereye Gitti?
Kentsel dönüşümün
tartışmalı adresi Sulukule'de villa ya da büyük daire
beklerken yarı büyüklükteki evlerle karşılaşanlar soluğu
mahkemede alıyor. Mağdurlardan biri 230 metrelik arsasını
verip 5+1 daire için anlaşan ancak 98 metrekarelik bir daire
verilen Suat Üzümcü. Onun arsasına yapılan üç katlı villalar
500 bin, normal daireler ise 300 bin liradan satılıyor.
Üzümcü gibi çok sayıda arsa sahibi dava açmaya hazırlanıyor.
Suat Üzümcü'nün babası, Sulukule'deki arsalarını 1991'de
almıştı. 230 metrekarelik arsa yıllarca boş kaldı. 2005
yılında Fatih Belediyesi'nin 'Sulukule Yenileme Projesi'
ortaya çıktı. Suat Üzümcü, babasının arsayı satmak
istemediğini ama istimlak korkusuyla 118 bin liraya TOKİ'ye
devretmeye razı olduğunu anlatıyor. Aile, en büyük tip olan
183 metrekarelik (5+1) daire isteyip 125 bin lira borca
girmeyi kabul etti, 2008'de belediyeyle muvafakatname
imzalandı.
Aradan dört yıl geçti. Belediye, imzalanan sözleşmelere
rağmen evlerin yeri ve büyüklüğünün kurayla belirleneceğini
duyurdu. Haziran ayında çekilen kurada Üzümcü ailesine 98.5
metrekarelik bir daire çıktı. TOKİ'nin bu daire için talep
edeceği ücret hâlâ belli değil...
Eski arsalarının yerindeyse üç katlı, biri dubleks olmak
üzere iki daireli bir bina yükseliyor. Arsalarının tam
karşısında da bir otel...
'Bir AK Partili olarak belediyeye güvenmiştim'
Dava açmaya hazırlanan Üzümcü, bir AKP üyesi olarak Fatih
Belediyesi'nin projesine güvenerek bu işe girdiğini
söylüyor: "Meğer belediye ve TOKİ vatandaşın hakkını yiyerek
rantı paylaşmış. Sözleşmede talep ettiğim daireyi bana
vermek zorundalar. Yemin ettim, sonuna kadar davanın
takipçisiyim. Dava masrafı evin değerini aşsa bile hakkımı
alacağım."
Suat Üzümcü'nün avukatı
Nezif Yücel, "Yapılan bir nevi dolandırıcılık" iddiasında:
"Sözleşmede teslim tarihi bile yok. Artık kimse kentsel
dönüşüme güvenmez." |
|
|

Kuradan sonra belediyeye dava açacak hak sahiplerinden biri de Nurettin
Özaydın. 90'larda aldıkları 220 metrekarelik arsalarında altı gecekondu
varmış. Onlar da yeni proje için arsayı 130 bin liraya devretmiş ve 183
metrekarelik (5+1) dairelerden talep etmişler. Fakat kurada 82
metrekarelik bir daire çekmişler. Özaydın, "Kentsel dönüşüm dediklerinin
arkasından hep art niyet çıkıyor, şaşırmadım. Yalnızca rant
düşünüyorlar" diyor.
Firuze Davaroğlu, doğma büyüme Sultan Mahalleli. Davaroğlu,
muvafakatnameyi imzalamaları için baskı gördüklerini anlatıyor: "Bizi
'Hemen tapuları getirin, bir hafta içinde bu işi bitirelim' diye
aradılar. Aceleyle gittik imzaladık. Sözleşmeden bir şey anlamadık.
Böyle olacağını ne bilelim?"
Proje için iki katlı evleri yıkılmış, yerine kurada 80 metrekarelik bir
daire çıkmış. o da dava açacak.
Sulukule Roman Derneği'nin avukatı Hilal Küey ise Fatih Belediye Başkanı
Mustafa Demir ve İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu hakkında 'mahkeme
kararları ile iptal edilen bir projenin ve uygulamasının kura çekim
törenine katılarak görevini kötüye kullanma' iddiasıyla suç duyurusunda
bulundu.
http://www.mimarist.org/gundem/2332-evinin-yarisi-nereye-gitti.html

‘Fatih Belediyesi halkı planlı kandırıyor
Perşembe, 09 Ağustos 2012 02:00
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Çağdaş Hukukçular Derneği ve
20’ye yakın mahalle derneğinin oluşturduğu Kent Hareketleri Grubu, Fatih
Belediye Başkanı Mustafa Demir hakkında, kentsel dönüşüm kapsamında
“halkı planlı ve programlı kandırarak” evlerini ellerinden almaya
çalıştığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu
Kent Hareketi üyeleri, İstanbul Ayvansaray’da yapılacak olan kentsel
dönüşüm projesinde usülsüzlük yaptığı gerekçesiyle Fatih Belediyesi
hakkında suç duyurusunda bulundu. Türk Mühendis ve Mimar Odaları
Birliği’nin (TMMOB), Çağdaş Hukukçular Derneği ve 20’ye yakın mahalle
derneğinin oluşturduğu grup suç duyurusundan önce Fatih Belediyesi
önünde bir basın açıklaması yaparak kentsel dönüşüm konusunda
belediyenin denetlenmemesi ve yaptırım uygulanmamasının, hukuksuzluğu
ödüllendirmek olduğunu söyledi.
‘Denetim yok’
Grup adına konuşan akademisyen Çiğdem Şahin, Ayvansaray, Tokludede’de
gerçekleştirilecek proje için, belediye tarafından iki farklı imar
kararı çıkarıldığını belirterek, “Bunlarda asıl uygulanacak olan ve
mütheahhitlere verilecek projede kat sayısı üç, halka verilecek olanda
ise ikidir. Aynı yere ait iki ayrı imar kararı olması suçken, bir de bu
iki ayrı imar durumuna göre aynı tarih, sayı ve imza ile geçmiş görünen
bir de sahte proje skandalı vardır” dedi. Şahin, belediyenin 2007
yılında gizli bir anlaşma ile mahalledeki evlerin Çalık Holding bağlı
GAP İnşaata devrettiğini hatırlatarak, belediyenin, mahalle sakinlerinin
evlerini yaptırma güçünün olmadığını bilindiği için belediye ile
anlaşmaya mecbur bıraktığını söyledi.
İmar skandalı ortaya çıktıktan sonra Fatih Belediye Başkanı Mustafa
Demir’in konuya ilişkin olarak “Hata yaptık, böyle büyük projelerde olur
böyle şeyler” dediğini ifade eden Şahin, “Süreç çığrından çıkmıştır.
Kentsel dönüşüm konusunda hiçbir denetimin olmaması, yaptırım
uygulanmaması, hukuksuzluğun adeta ödüllendirilmesi belediyelerin bu
konudaki cesaretini, pervasızlığını, hak, hukuk ihlallerini ve halka
uygulanan baskı ve tacizin dozunu arttırmaktadır. Bütün bu süreç bizleri
ise endişeye sürüklemektedir” diye konuştu.
Evrakta sahtecilik de var
Basın açıklamasının ardından grup üyeleri Çağlayan Adliyesi’ne giderek
Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir hakkında suç duyurusunda bulundu.
Kamu davası açılması istemiyle yapılan suç duyurusunda “Burada işlenen
suç sadece imar ve proje suçu değildir. Burada işlenen suç aynı zamanda
resmi evrakta tahribat ve sahtecilik yaparak, halkı planlı, programlı,
nitelikli dolandırıcılık yoluyla kandırarak evlerinin elinden almaya
çalışmaktır” denildi.
Boğaz’daki kaçak yalıları yıksınlar

Aydınlık’a konuşan kentsel dönüşüm mağduru Sadi Çatı, uzun yıllardır
bölgede oturduğunu aynı şeylerin daha öncede yapılmak istendiğini ama
mahalleli istemeyince vazgeçildiğini belirterek şunları söyledi: “Buraya
40 yıl boyuncu bir çivi dahi çaktırmadılar. Şimdi de mahalleyi ‘çöküntü
bölgesi’ diyerek yıkmaya çalışıyorlar. Sürekli evlerimizin yıkık, dökük
olduğunu söylerek, hem bizleri utandırıyorlar, hem de bu şekilde baskı
yaparak evleri yıkmaya çalışıyorlar. Mahalleyi ikiye böldüler, bir
tarafdaki kaçak yapılara dahi dokunulmuyor ama çizginin diğer tarafında
kalan tapulu binaları için bile ‘yıkacağız’ diyorlar. Bir devlet
büyüğümüzün de dediği gibi Boğaz’da bir çok kaçak yalı var, onlara neden
dokunulmuyor? Çünkü onların dava açacak kadar paraları var. Biz de o
bile yok. Sağolsun, bu arkadaşlar gelip bize yardımcı oldular.”
http://www.aydinlikgazete.com/toplum/14308-fatih-belediyesi-halki-planli-kandiriyor.html


Fotoğraflar: ABDULLAH GÖZAYDIN
fatihten@gmail.com |