ŞEHİT YAKINLARI BAKAN ATALAY’A KAPILARI KAPATTI: AFFA DA KARŞIYIZ AÇILIMA DA!

Bakan Atalay, ‘Kürt açılımı’ çalışmaları çerçevesinde şehit ailelerini dinledi. Şehit aileleri açılıma karşı olduklarını net ifade etti: “Askerimizi, polisimizi vuranların affedilmesi kabul edilemez. Bu açılıma destek veren partileri de desteklemeyeceğimizi ilan ediyoruz”

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, ‘Kürt açılımı’ çalışmaları çerçevesinde şehit ailelerini dinledi. Şehit aileleri açılıma karşı olduklarını, “Askerimizi, polisimizi vuranların affedilmesi kesinlikle kabul edilemez. Bu açılıma destek veren partileri de desteklemeyeceğimizi buradan bir kez daha ilan ediyoruz” sözleriyle dile getirirken, Atalay da, “Biz bunların hepsini önemsiyoruz, değerli görüyoruz ve hepsine saygı duyuyoruz. Bu süreçte onların hassasiyetleri bizim hassasiyetlerimizdir” dedi.


Dün Ankara Polisevi’nde 11 farklı ilden gelen 13 şehit ailesi derneğinin temsilcisi ile yemekli toplantıda bir araya gelen Atalay, yaklaşık iki saat süren toplantının ardından şu bilgileri verdi: “Onları dinledim. Benim bu süreçte yaptığımı biliyorsunuz, sadece dinlemek. Tabii gelenler şehit annesi, babası, eşi, kardeşi... Bu tür görüşmelerin ne kadar hassasiyet taşıdığını taktir edersiniz. Şehit analarının, şehit eşlerinin, şehit ailelerinin o duygularını acılarını çok iyi biliyorum. Bu kişilerle bugün yürüttüğümüz süreci konuşuyoruz. Görüşmede iki tür taleplerini dile getirdiler.”
Yemeğe katılanlar adına konuşan Rize Şehit Aileleri Dernek Başkanı Kemal Aksu ise “Sayın bakan hassasiyetimizi dinleyip not etti. İyi niyetli bir oturum oldu. Memnun olarak ayrılıyoruz” dedi.


“Siz açılımı destekliyor musunuz?” sorusu üzerine Aksu, açılım diye bir şeyin olmadığını, herkesin görüşünü bildirdiğini söyledi. Aksu, “Aslında böyle bir açılım olamaz. Bu memlekette Cumhurbaşkanı Kürt olmuştur, İçişleri Bakanı Kürt olmuştur. Bu vatanın bölünmez bütünlüğü için bundan sonra da hep bilikte mücedele edeceğiz” diye konuştu.
Yemekte söz alan dernek başkanları, “Kurşunu yiyen bilir. Acıyı en iyi bilen yaşayan bizleriz. Bu nedenle adı ne olursa olsun evlatlarımızın şehit olmasına sebep olanların ve şehit edenlerin affedilmesine kesinlikle ve kesinlikle karşıyız” mesajı verdi.


Atalay 13 dernek yöneticisiyle yemeğin ardından polisevindeki farklı bir binada bu kez Şehit Aileleri Federasyonu üyesi 12 dernek başkanı ve şehit ailelerinden oluşan yaklaşık 40 kişi ile ikinci bir toplantı yaptı.
Şehitler Federasyonu üyeleri, şehit ailelerinin özlük haklarının ve yapılan yardımların azlığından şikâyetçi olurken, özetle şunları söylediler: “Dağdaki teröristi getirip affettikten sonra ona iş vermek istiyorlar. Hatta onların geberiklerinin ailelerine tazminat vermek istiyorlar. Biz bunlara karşıyız. Biz, bu açılımı desteklemiyoruz. Bu açılıma destek veren partileri de desteklemeyeceğimizi buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Bizlerden olur almadan bu ülkede Kürt açılımı diye bir şey kesinlikle olamaz, bunun kabul etmeyiz.”
Ankara Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Hamit Köse, görüşme sonrası şunları söyledi: “Beklentimiz odur ki, ülkemize ihanet eden terör şebekelerine taviz verilmesin. Adresi belli olan ancak içinde ne olduğunu bilmediğimiz bir zarf söz konusu. Öncelikle zarfın içinde ne olduğunun açıklanması onu görmemiz lazım. Daha sonra başka değerlendirmelerde de bulunabiliriz.”
Atalay, bu haftaki programı hakkında bilgi verirken perşembe günü MGK toplantısı yapılacağını söyledi. İçişleri Bakanı Atalay, “Eğer Kurul’da gündeme gelir ve bilgi isterlerse çalışmalarımız ve temaslarımız hakkında bilgi veririz” dedi.(radikal)

 

İNAÇ DÜNYAMIZ ANA SAYFASINA DÖN

YORUMLAR:
Behlûl Dane  fatihten@gmail.com

      1972 muhtırası ile  oluşan irade ile devlet, millet düşmanları cezaevlerine tıkıldı, Ecevit'in af sevdalısı Rahşan dayatması ile 1974 genel affı çıkarıldı, terör suçlarının kapsam dışı kalması fayda etmedi, yüksek mahkeme (Sözde) eşitlik ilkesi doğrultusunda Asker polis şehid eden katilleri de af kapsamına aldı.
      Binlerce katilin sokağa dökülmesi ile ülke gerildi, terör tırmandı bu gaflet ülkemizi 1980 darbesine götürdü.
      Bu güne kadar birçok af gündeme geldi, Ceza ertelemesi, infaz düzenlemeleri ile birçok defa ceza evleri kısmen boşaltıldı. Bütün hukuk bilimcileri ülkemizde çıkarılan afların hukuki gerekçelerle değil, siyasi beklentiler ndeniyle çıkarıldığını söylemiştir.
     Bu aflar çıkarılırken, bu suçluların mağdur ettiği vatandaşların hali hiç düşünülmemiş, adeta suçlular mükafatlandırılarak, mağdurlar ikinci kez cezalandırılmışlardır.

     Bu gün yapılmak istenen Kürt açılımı adı altında PKK'nın eli, kalbi kanlı teröristlerine af çıkarılarak sözde barış getirileceği iddia edilmektedir.
     Bu külliyen yalandır, hiçbir af barış ve huzur getirmemiştir. PKK ve yandaşlarının ülkemizde gerçekleştirdiği yıkımın gerekçesi bağımsız bir Kürdistan hayalidir.  Bu niyet ortadan kalkmadıkça hiçbir açılım işe yaramayacak, ülkemizi bölmeye çalışan dış güdümlü terör guruplarının kaybettikleri silahlı militan ihtiyacının, bir af ile sağlanması anlamına gelecektir.

    Hiçbir vatan evladının bu ihanete ortak olmasını istemiyoruz, iktidar partisi 40.000 kişinin katillerini af eder, onları ayrıcalıklı olarak toplumun içine salacak olursa çıkacak kaostan kendileri sorumlu olacaktır.
    PKK ve Çocuk katiline Af, AKP'nin sonu olacaktır.  AKP bundan sonraki oy potansiyeli af ettiği teröristlerde olmayacaktır. Onlar için AKP amaç değil araçtır. Amaçlarına ulaşacakları hedefe kendi partileri ile gitmeyi düşünmektedirler.

    Bu gün İmralı ağzı ile birçok kişi konuşmaktadır. Hiçbirisi pişmanlık ve özür kelimesi telaffuz etmemektedir. Utanmadan Bizimde ölülerimize şehit maaşı verilsin, ömrünü dağda geçirmeye kaldıkları için teröristlere emekli maaşı bağlansın diyecek kadar küstahtırlar.

    Batı bizden af bekliyor, lakin kendi bölücülerine affı, ne Fransa, ne İspanya, Ne İngiltere düşünmüyor. Çünkü teröriste affın mükafat olacağını biliyorlar, namuslu vatansever mağdurlara haksızlık ve hakaret olduğuna inanıyorlar.

   Bizim ülkemiz 50 yıldır yanlış yapıyor, suçluları af ederken, mağdurları bir kez de devlet mağdur ediyor. Bu  hep böyle oluyor. Suç işleyene af, namuslu yaşayana ceza, vergi kaçırana af, vergisini ödeyene ceza, elektrik, su çalana af, bedelini ödeyene ceza, bu medeni devlet anlayışı değil. acilen bu gafletten kurtulalım, Bu konuda da batıyı örnek almalıyız diyoruz.