|
ÂYETLERDE SALÂTLAR
NİÇİN GECEYE TAHSİS EDİLMİŞTİR?
Hûd ve İsrâ Sûrelerindeki âyetlerle belirlenen salât
vakitleri [sabah, akşam ve gece], günün gece dilimindedir.
Bu durumun
hikmeti de yine Kur’ân'da mevcuttur:
Ey örtüsüne bürünen! Geceleyin kalk! Kısa bir süre hariç,
gecenin yarısını ayakta geçir veya bundan biraz eksilt. Ya
da
buna biraz ekle! Ve Kur’ân'ı düzgünce düzene koy! Doğrusu,
Biz senin üzerine ağır bir söz bırakacağız. Şu bir gerçek
ki,
yeni bir oluşa koyulmak üzere geceleyin kalkan, yer tutma
bakımından daha güçlüdür [söz bakımından daha etkilidir].
Kuşkusuz gündüz boyu senin için uzun bir dolaşma/uzun bir
uğraşı vardır. (Müzzemmil/1-7)
Gündüz, peygamber için bile çeşitli telaşların yaşandığı bir
zaman dilimidir. Salât [zihnî ve mâlî destek] ise, insanın
kendini
vermesi, konsantrasyon [huşû ve hudû] içinde olması gereken
bir faaliyettir. Ama iş-güç, borç-harç gibi telaşların
gündüz
cereyan etmesi nedeniyle günün bu diliminde insanların
kendilerini bütünüyle salâta vermeleri mümkün olamamaktadır.
Çünkü gündelik işlerin bitmesi gerektiğinden gündüz herkesin
aklı-fikri işindedir. Bu yüzden, “Gıllugış [gönül sıkıntısı]
ile
salât olmaz” demişlerdir. Tabiî, bununla kasdedilen salât,
İslâm'ın emrettiği salâttır, yoksa çoğunluğun yasak savmak
kabilinden ikâme ettiği veya ikâme ettiğini sandığı şeklî
salât değildir. Çünkü zihnin binbir gaile ile meşgul olduğu
anlarda
ikâme edilen salât gerçek salât değil, bir şekilden
ibarettir. Gerçek salât, kulun gönül huzuru ile kendisini
Allah'a teslim
ederek ikâme ettiği salâttır.
Bu sebepledir ki, Yüce Allah salât için vakit olarak sabah,
akşam ve gece saatlerini belirlemiş, gündüzü de maişet için
çalışmaya ayırmıştır.
Görüldüğü gibi bu hususlar Müzzemmil/1-7'de net olarak ifade
edilmiştir. Gündüz herkes için bağda-bahçede, işyerinde
zorunlu ve uzun uğraşılar vardır. Günün sona ermesiyle
beraber dışarıdaki bütün işler biter ve insanlar bu üç
vakitte sükûnet
için evlerine dönmüş olurlar. Böylece câmiye gelebilmeleri,
cemaat olabilmeleri mümkün olur.
Âyetlerdeki, Şu bir gerçek ki, yeni bir oluşa koyulmak üzere
geceleyin kalkan, yer tutma bakımından daha güçlüdür [söz
bakımından daha etkilidir]. Kuşkusuz gündüz boyu senin için
uzun bir dolaşma/uzun bir uğraşı vardır ifadeleri, o gün
için,
halkın eğitim ve öğretimine “en uygun” zamanı
belirtmektedir.
Binâenaleyh, bu vakitleme o günün Arabistan'ının coğrafî ve
sosyal koşulları çerçevesinde öngörülmüş olup, bize göre,
farklı coğrafya ve sosyal ortamlarda salât için en uygun
zamanlar belirlenebilir.
|