Kısa Kısa (266)
* National Geographic Channel, erkek iç spiker,
18.11.2011/22.46: "Bir römork çapaları sabitleyecek."
Kanalın çevirmeni, spikeri ve seslendirme yönetmeni,
"römork" ile "römorkör" arasındaki bilmiyor olacak ki.
Ekradaki "römorkör"ü biz görüyoruz da...
Römork: Başka bir taşıt tarafından çekilen motorsuz taşıt.
Römorkör: Yedeğinde özellikle deniz taşıtı götüren taşıt.
* Posta, 18.11.2011: "Hamburg'da oturan çifte vatandaş
İlknur Per Mellersh..."
Almanya, Türklere çifte vatandaşlık hakkı vermiyor. Türkler
ancak Türk tebaasından çıktıktan sonra Alman vatandaşı
olabiliyor.
* Nihat Hatipoğlu, atv, 25.11.2011/0.59: "Ailesi tarafından
ötenazi istendi..."
"Ölme hakkı" anlamındaki kelime "ötenazi" değil, "ötanazi"dir.
* Melih Aşık, Milliyet, 24.11.2011: "Kadıköy iskele
meydanında roman kadınları çiçek satar...", "Gariban
romanların fakirleşmesi uğruna kim bilir hangi yandaşı
besleyecekler?"
"Millet, boy, oymak adları büyük harfle başlar: Türk, Alman,
İngiliz, Rus, Arap, Japon; Oğuz, Kazak, Kırgız, Özbek,
Tatar; Karakeçili, Hacımusalı.
Doğru yazım: ...Roman kadınları...Gariban Romanların...
* Mehveş Evin, Milliyet, 24.11.2011: "Yemek mönüsünde de
durum farklı değil."
1. yanlış: "Mönü" yazımı yanlış, doğrusu, "menü".
2. yanlış: "Menü"nün anlamı, "yemek listesi" olduğuna göre,
"yemek yemek listesi" anlamına gelen "yemek menüsü"
tamlaması kullanılamaz.
* Çetin Altan, Milliyet, 24.11.2011: "...'önemli kişi'yi,
yakalayıp yakalayamayacağına dair bir 'süspens'", "...hiç
değişmeyen 'süspens'"
Kelimenin Türkçe karşılığı (belirsizlik) varken,
İİngilizcesini (suspense) kullanmak...
* Sevgül Kayserilioğlu, Önce Vatan, 24.11.2011:
"Peygamberimiz ne demiş; 'Bana bir kelime öğretenin kırk yıl
kölesi olurum'"
1. yanlış: Söz, Hz. Muhammet'e değil, Hz. Ali'ye aittir.
2. yanlış: Sözün doğrusu, "Bana bir harf öğretenin kırk yıl
kölesi olurum"dur.
* Çetin Altan, Milliyet,16.11.2011: "Küçük Yalı’da Adalar’a
karşı bir yazlık çay bahçesi...", "Her gün öğleden sonra,
Küçük Yalı’daki çay bahçesinin kapalı mekânında toplanan 5-6
80’ini aşmış ihtiyar dost...", "Küçük Yalı’daki çay
bahçesinin kapalı mekânına, gençler uğradığı gibi...", "5-6
tane de yaşı 80'i aşmış yaşlı dostlar geliyor."
1. yanlış: Semtin adı, "Küçük Yalı" değil, "Küçüyalı"dır.
2. yanlış: İnsanlardan taneyle bahsedilemez!
* Cüneyt Özdemir, Radikal, 11.11.2011: "Öyle iyimser ki
bilimi, ilmi bir kenara koyup kalbinden geçeni akıl
süzgecinden geçirmeden anlatıveriyor."
"Bilim" ve "ilim" eş anlamlı iki kelimedir. Peş peşe
kullanılamaz!
* Mehmet Altan, Star, 20.11.2011: "Dün, ‘Kürtler İslam mı,
Zerdüşt mü’ tartışması üzerinden Zerdüştlük konusuna biraz
daha eğildim... ", "Soran, sorgulayan tanrının kötülükleri
affetmeyeceğine inanıyor, bu nedenle kötülüklere karşı
savaşımını bir tanrı emri olarak öne sürüyor...", "‘Kürtler
İslam mı, Zerdüşt mü?"
1. yanlış: Mehmet Altan, "Müslüman" kelimesi yerine "İslam"ı
kullanıyor, yanlış olarak...
Müslüman: İslam dininden olan kimse, Muhammedî, Müslim,
Müselman, mümin.
İslam: Müslümanlık.
2. yanlış: "Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek
ve yüce varlık, Yaradan, Allah, Rab, İlah, Mevla, Halik,
Hüda, Hu, Oğan" anlamındaki "Tanrı" kelimesi, büyük harfle
başlar ve takılan ekler, kesme imiyle ayrılır.
* Yüksel Aytuğ, Sabah/Günaydın, 16.11.2011: "Ancak aynı
kampanyanın yeni reklam filminden pek haz etmedim."
"Hoşlanmak" anlamındaki kelime, "hazzetmek" şeklinde
yazılır.
* www.haber7.com: 20.11.2011: "1988'de Turgut Özal'a yapılan
suikasti soruşturan Savcı Uğur Tonik'ten tehdit itirafı
geldi."
Özal'a suikast yapılmadı, suikast girişiminde bulunuldu.
* Seza Turgut, TRT Radyo 4, 13.11.2011/14.26: "Ne Ahmet
diyelim? Kütahyalı Ahmet diyelim. Bu kadar."
"Nereli Ahmet" demek varken, "Ne Ahmet"... TRT spikerine hiç
mi hiç yakışmıyor...
* Kenan Işık, Milyoner, atv, 17.11.2011: "Orkestrada kös
davulu kullanmış..."
"Kös"ün anlamı, "Savaşlarda, alaylarda at, deve veya araba
üzerinde taşınan ve işaret vermek için kullanılan büyük
davul" olduğuna göre; gereksiz anlamsal yineleme yapılarak
"kös davulu" denilemez!
* Erol Yaraş, Milliyet, 07.01.2011: "Meğerse Ankara atı
tımarlamış, eğerlemiş, süvarisini üstüne bindirmiş, EXPO
yoluna düşmek üzereyken; Melih Gökçek İzmir’e sataşınca
bizim jetonumuz düştü"
"Eğer" ile "eyer"i karıştırma sırası Erol Yaraş'a gelmiş
olacak ki...
Eğer: Şayet
Eyer: Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan
nesne.
Saygılarımla,
Hüseyin Movit
pandispanyagazetesi@gmail.com
www.ignelifici.com |