TRAFİKÇİ TERÖRÜ

Bizim ülkemizde hep vardır..Eğitim eksik,deneyim eksik..Coğrafi kalkınmışlık,yol durumları işaret eksiklikleri..hız merakımız vs..Ortak isim mevcuttur:Trafik terörü..

Benim başıma gelen terör ise trafik terörünün başka türü oldu.

Malatya adliye sarayında bir taşınmaz satış işim vardı.Aynı zamanda benim doğum yerim de Malatya..mallarımız,evlerimiz,bağımız bahçelerimiz olduğu gibi duruyor.Her yıl 5 gün ile 10 günlük dinlenme yerim de Malatya olmaktadır.İşte hem işimizi yapacak hem Battalgazi de baraj kenarında yemek yiyecek,Karakaya baraj balıklarının tadına varacaktık.Kendi özel arabamla 18.08.2009 saat 10 da Malatya 2.İcra daresine yetişip işlemlerimizi tamamladık.Sıra bu aşırı yol yorgunluğunu gidermeye yani baraja ulaşmaya gelmişti.

Adliye önünden çıktık.Arabamda ben ve eşim varız.Elazığ yoluna girdik,1.km gittikten sonra Battalgazi yoluna saptık.500 metre kadargittik.Önümüzde 4 araç var,biz beşinciyiz.Trafik ekibi bizi durdurdu..Evraklarımızı aldı.Benim hiçbir eksiğim yok sanıyorum ve bakıp gönderecekler diye bekliyorum ki arabayı bağlıyoruz dediler.275 T.L. de ceza ödememi bildirdiler.

Ben İstanbul dan geldiğimizi,geri döneceğimizi bir yemek yemek ve bir su içmek için Fırat’a inmek istediğimizi,yeteri kadar para hazırlığımızın olmadığını,ne eksik ise söylemelerini istirham ettim.Ekipteki bir resmi kıyafetli memur:”hız sınırını aştınız,, dedi.Ben ne biliyorsunuz,benim önümde biri kamyon 4 araç var,benim önümü görmem mümkün değil,yol kenarına moloz,çakıl dökmüşler,tek şerit gidiyoruz ve ip ile birbirilerimize bağlı gibi peş peşeyiz.Benim onlara uymamam mümkün değil,sağa sola kaçmam mümkün değil.Bu şerit düzenini bozmaya imkanım olamaz,şaka yapıyor olmalısınız bırakın Allah rızası için gidelim.Yapmayın yorgunuz dedim.

Benim bu yalvaran tavrım onları daha da hırslandırdı ve eşyalarınızı boşaltın,arabayı götüreceğiz dediler.Ben bildiğim tanıdığım ne kadar bürokrat varsa ulaşmaya çalıştım.Olmadı ve en sonunda Vali bey’i aradım.Emniyet müdürünü aradım.Trafik Şube müdürünü aradım.Arabam bir kasaba yolunda bilmediğim ,tanımadığım bir yerde elimden alınıyor.Eşimle sokağa bırakılıyoruz.Bir çare olmalı,süre verilmeli,.beraber nereye gidilecekse gidilmeli…Ne yaptıysam ne kadar yalvardı yakardı isek olmadı..

Arabayı götürdüler. Bir gömlek var üzerimde. Ruhsatlı silahımı da gömleğimin altına yerleştirdim.Yol boyunca acaba nerede nasıl araç bulunur diye ilerliyoruz.Bir tarlaya girdik.Karşılarda bir ev ve o evin yanında bir iki tek kat evler vardı.Araç bulabiliriz diye tarlada ilerlerli yorduk.Arabamın elimden alınışının üzerinden de bir saat kadar geçmişti . Buğdayı biçilmiş tarlalarda ilerliyorduk ki:” durun,durun,gelin buraya diye peşimizden çok hızlı adımlarla gelen 3 kişi gördük.,,

Siyah camlı bir araçtan inmişlerdi. Araç yol kenarında idi. Ben bu ıssız yerde başyımıza bir bela gelmesin diye hanımın kolundan sıkıca tutup koşuşturmaya ve karşıdaki eve yetişmeye çalıştım. En azından şahit olur,polis arar,yardım edebilirlerdi.

Biz kaçtık ve kurtulduk sanarken , binanın arkasına bizden evvel koşmuş bulunan iri yarı ,esmer,alnı açık,boğazında zincir,yaka paça açık dayıvari biri: “ DURUN YAKALANDINIZ,, diye iki elini açarak üzerimize gelmeye başladı.

Ben artık kaçma şansımız olmadığını anladım. 40 yıldan beri gerek Malatya gerek de İstanbul’da sağcı olarak biliniyorum. Gazetelerde, dergilerde işte bu sitede siyasi yazılar yazıyorum. Başımın belada olduğunu, takip edilerek pusuya düşürüldüğümü anladım. Yüksek sesle, seslenerek ,üzerimize gelen bu iri yarı dayıvari insana hitaben::Üzerimde silah var,bizi bırak,ikaz ediyorum :bir adım daha atma dedim.Ellerini kaldırdı,olduğu yerde çivilendi ve geri dönerek kaçtı,gitti..

Ben oralarda bir araba buldum, Malatya ya ulaştık.Bir parkta dondurma yiyiyorduk ki 30 kadar resmi polis iri silahlarla bizi çevirdi.Her bileğimi ikişer insan eli yapıştı.Silahımı aldılar.Bizi hücreye koyup,alkoly muayenesine ,sağa sola götürdüler.Ben birkaç gece emniyette bırakılabiliriz diye hemen nöbetçi savcıyı aradım.İsmi Hasan Bey olan nöbetçi savcı ki bin defa teşekkür ediyorum bu siteden ,hemen ekip gönderip bizi aldırdı ve bıraktı.

Bizim peşimizden tarlalarda ıssız arazilerde takip eden insan kim olsa beğenirsiniz:

MALATYA TRAFİK TESÇİL ŞUBE MÜDÜRÜ imiş…

Bizi neden.niçin ne maksatla takip ettiğini halen bilmiyoruz.Allah muhafaza silahım olmasa idi başımıza neler gelirdi ve DEVLETİMİZ,EMNİYETİMİZ kim bilir kimleri suçlu zannı ile arayacaktı.,ne masum insanların başı yanacaktı..kim bilir belki şimdi yaşamıyor da olacaktık.

Allah’(a emanet olunuz

Yaşar Metehanoglu (yasarmetehanoglu@hotmail.com)

YAZARIN DİĞER YAZILARI

.YORUMLARINIZ: