ŞEHİT ANASI’NIN DESTANI


Şehit oğlum güzel yavrum

Büyük şehit Hamza’yı anlatırdım..

Ürpertici kar yağışlı gecelerde

Uğultucu, çığlık, korkunç sessizlik

Elin de sopa Uhut’un Hamza’sı olurdun..



Arslan’dın, arslan avcısıydın hani..

Bedir’de dağları sarsan ovalara sığmayan

Allah Allah Allah diye habire coşan

Sen Uhut’un şehidiydin ya

Hani sere serpe yerlere uzanan

Sen bunu hep yapardın ya..



Sonra okulda oynamıştın Hamza’yı

Bir vuruşta düşürmüştün kafir Derya’ yı

Nasıl canlıydı Uhut günü, kan, duman

Ta o zaman yakmıştın Ali’m ciğerimi

Anaların ciğeri hep yanar ya…



Seni tez evlendireyim,

Kuzumun kuzusu olsun istedim

Evimize bakan yamaçta otlar içinde otlaya

Yanımda meleşe zıplaya

Koyun kuzu sesi kaval rüzgar sesi yayıla dağlara

Gelinim sürme çeksin, ellerine kınalar yaksın

Allı güllü türban sarsın başına

Senin bebenle çıksın askerlik dönüşü karşına ..

Ben ve baban öylece doyalım kokuna



Cudi’de şehit oldu dediler

Oturduk ağıt yaktık, ciğerimizi yaktık,..

Sen bayrakla geldin yanımıza..

Hey Allah’ım nasıl dayanılır bu acıya?..



Cudi dağı... kafirin bize kıydığı dağ

Nuh’un gemisinin indiği dağ..

İnsanın yeniden yeryüzüne döndüğü dağ

Allah’ın Kur’anda zikrettiği dağ…

Yakışır mıydı Ali’mi yerlere yatırman?

Şehit toprağını şehit kanıyla sulaman?..



Ali’m biz şimdi başka alemdeyiz

Gece de gündüz de yazda kışta hep seninleyiz..

Her şeye seninle bakıyor gözlerimiz, elinde elimiz

Biz şimdi ,hep böyleyiz..

Anaların yüreği hep yanar ya..





Rüya mı gerçek mi anlatamam gördüklerimi..

Mahşer yerine düşman kurşunlarıyla gelmişsin he mi?

Ne kadar ikram oluyor Allah’ım şehit anasına?

İnsanlar, melekler, güller sunuyor bana..

Resulullah’ı doğuran da bir ana ya…



Arada peşinden koşuyorum Ali’m..

Hani ıspanaklı börekten yiyesin diye..

Boynuma sarılıp gülesin diye..

Dünyalar bürünüyor sessizliğe…

Gözlerim dalıyor ötelere,..

Çığlıklar…iniltiler..

Analar günde bin kez ölür ya…



Bulamıyorum...

Allah kerimdir diyorum..

Duaya başlıyorum..

Anaların elleri hep göklerdedir ya…



Yavrum koşmuşsun çabucak Kosova’ya..

Geçenlerde dediler ki “Ali gitti anne Mescidi Akasya..

Ali’m Çeçenistan’dan daha dün geldin ya…

Kim inanır oğlum toprağın altında olmadığına…



Biz cumaları duaya geliyoruz mezarına..

Sen değilsin oğlum; biz toprak altındayız..

Bu ateşten gömleği giyenler anlar..

Biz senden önce düştük kara toprağa..

Sevgililer mendil sallar ya?

Analar böyle hep ağlar ya..



Ali’m sen toprak altındayken;

Oğlun: “Baa.. Baa.. Baa..” demeyi öğrendi...

Gelinim’in saçı döküldü..

Ben başımı duvara vurmuşum, sağ gözüm söndü..



Amerikanın doları, İngiliz’in gemisi,

Fransız’ın uçağı İsrail’in füzesi, İtalya’nın mayını...

Alamanın tüfeği..,Rus’un keleşi,Belçikanın 14.lüsü..

Seni Cudi de parçaladı he mi?

Kadir Allah bize kudret vermez mi?..

Gün gelir de, devran yine dönmez mi?



Şehidin annesi olmak, döne döne yanmak..

Böyle türkü çığırmak, böyle ağlamak...

Şehit oğlum, canım oğlum, kanım oğlum...

Artık tek arzumuz ,yerin altına tez ulaşmak...

Sen altındayken yerin, üstünün değeri var mı?

Ali’m şehit anası olmak kolay mı?..

Av.Yaşar Metehanoğlu  
yasarmetehanoglu@hotmail.com
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

.YORUMLARINIZ: