NEVZAT ER VE EMİNÖNÜ BELEDİYESİNİN TARİHTEN SİLİNMESİ
Seçim zamanlarında gazetelerde, dergilerde internet sitelerinde, kahvehanelerde her tür insanın konusuna rastlanmaktadır. Hatta Yollarda otobüslerde, minibüslerde bile seçim ve seçileceklerle ilgili konuşmalar, atışmalar, çatışmalar yaşanmaktadır. Seçimler karşımıza her konuda mükemmel, üstün niteliklere haiz insanların çıkmasına ve onları tanımamıza vesile olmaktadır. İyilerin, saygı duyulacakların yanında fırsat bu fırsat diyerek palavracılar, yalancılar, dolancılar, üçkâğıtçılar, sihirbazlar, karaborsacılar, yılanlar, akrepler de meydanlara koşarlar. Nasıl olsa burada bir kalabalık toplanmıştır. Benim kim olduğumu anlamaya, sormaya araştırmaya kimin zamanı var? Kim işini gücünü bırakır da benimle ilgilenir diyerek parça kapmaya, kuyruk koparmaya öylesiler de girişir. Ne var ki dünya eskisi kadar büyük olmaktan çıkmıştır. Kötüler bunun farkında olmasalar bile bilenler bilmektedirler. Hatta bazı maymun tiplileri, bazı vurgun hastalarını en çok da partilerin en üst seviyelerindekiler en iyi bilenlerdir.
Elbette ki seçim demek ehlini seçmek demektir. Seçilmiş olanların seçenler adına ülkeyi belli bir süre yönetmesine de demokrasi=seçilmişler eliyle yönetim denir.
Küçük şehirlerde seçim ya iyi sonuçlanır.Yahut da kötü sonuçlanır.İyi sonuçlanması demek bir şehrin mesela Malatya’nın sevilen,sayılan,tanınan ,bilinen herkes tarafından öne sürülen,herkesçe ehil kabul edilenlerin seçilmesi iyi bir seçimdir.Bunun yolu yordamı araştırılmalıdır.Nasıl bir uygulama ile ehil olan,en iyileri bulur da Ankara’ya gönderebiliriz?..Ön seçim usulü,anket usulü,araştırma soruşturma,hatta Selçuklularda olduğu gibi ve Adalet ve Kalkınma Partisinin de uyguladığı gibi ehil bir gurup eli ile resmen çapraz sınava,sorgulamaya,muhakemeye tabi tutmak ve seçim yapmak gibi bir çok yolları vardır.Bu sistemlere riayet ile seçim doğru olan seçimdir.Nasıl olsa Ak Parti odunu adam diye gösterse meclise gider kuralını çalıştırmak seçim olmaz.
Eğer Malatya’da herkesin korktuğu, herkesin çekindiği biri çıkar da benim şu üç adamım seçilecek diye bütün milletin ağzını kapattırırsa bu seçim kötü seçimdir. Bir kasabada bir örgüt çıkar da bu kasabada bir tek başka partiye oy çıkarsa bu kasabanın evlerini yakacağız demiş ise ve seçimde de istenilen olmuş ise bu seçim değildir. Diktadır. Vahşettir.
Bir de Özal tipi seçim vardı. Hala tartışılır. İyi diyene de kötü diyene de çok rastladım. Rahmetli Özal bir şehirden 5 milletvekili çıkacak ise partiye en çok para yatıranı birinci sıraya sonra geleni ikinci sıraya, sonrakini üçüncü sıraya yerleştirirdi. Bu sıra bu kurala göre devam ederdi. Anavatan Partisinin birden bire devleşmesinin altında bu ince hesap vardı.
Evet… Bir seçime daha gidiyoruz. Bizim Malatya’lı hemşerilerimizden eski Eminönü belediye başkanlarından Nevzat er de akrabası Hidayet Işık da İstanbul’dan aday adayı olmuşlar. Nevzat Er de Hidayet Işık da Pütürge, Tepehan’lıdır. İkisi de akrabadır. Yine Malatya da milletvekili olan Ömer Faruk Öz ve Aynur (Öz)Çalık ile akrabadırlar. Aynı ailenin bir kısmının İstanbul bir kısmının Malatya’dan seçilmeleri meclisimizde iyi bir dayanışma olur. Böyle akraba bağlarına dayalı particiliğin doğru olmadığını savunanlar da az değildir. Ancak insanın ehil olması önemlidir. Eğer meclis ehil olmayanların toplantı yeri olarak görülürse bu çürümenin, kokuşmanın alameti olur.
Nevzat Er, Başbakan’ın avukatı, sınıf ve sıra arkadaşı, Ak Parti kurucusu diye tanıtıldı. Böylece 2004 te Eminönü belediye başkanlığı verildi.
Nevzat Er zamanında en dikkat çeken olay çevik kuvvet polisleri ile seyyar satıcıları coplatması oldu. Aynı zamanda İstanbul, Eminönü Laleli Caddesinde Fen Fakültesinin karşısında Kent otelinin altında 3750 m.karelik alanlı GEDİKPAŞA okulu da Nevzat Er’in amcası tarafından satın alındı. Satıştan önce bu yer tarihi alandır diye ihaleye çıkarıldı. İş yeri olamaz diye gazetelere ilan verildi. İhaleden sonra yeniden keşifler yapıldı. Bu kez bilirkişiler bu okulun temelinde tarihi eser yoktur daha evvelki raporumuz hatalıdır denildi. Buraya koca bir ticarethane dikildi. BİZ BU okulumuzun yerine dikilen binanın ortaklarından birinin N e v z a t E r OLDUĞUNU SANIYORUZ. Yanılıyorsak bizleri aydınlatmalıdırlar. Daha fazlasını yazamıyoruz…
Evet..Nevzat Er zamanının en büyük hatırası.. Eminönü halkının Gedik paşa okulunun onun zamanında amcasına ticarethane olarak dikilmiş olmasıdır. İkinci hatırası ise sahildi, Kenedy caddesinde Türk Yemeklerini tanıtım için yapılmış turizm binasının yıkılmış olmasıdır. Bu bina Eminönü belediyesine verilmişti. Nevzat Er zamanında yıkıldı. Otopark edildi. Yarısının da bitişikteki petrol ofisince işgaline göz yumuldu. Yemek binasının üzerinde şimdi bir petrol ağasının arabaları yıkanıyor. Nevzat Er sayesinde…
Nevzat Er belediye başkanı olduktan sonra Eminönü insanı ile ilgisini, alakasını kesti. Sanki yer yarıldı da içine girdi. Hiç bir Eminönü insanı Nevzat Er’i göremez oldu. Yanına, semtine ulaşılması mümkün olmazdı.20 kişilik koruma ordusu ile otellerde eğleşirdi.
Şimdi gelse Eminönü sokaklarında bütün millet kovmaya kalkarlar. Eminönü içinde Nevzat Er’den razıyım diyecek 20 kişiyi bir araya getirmek mümkün değildir. Onun için siyasetten uzaklaşmalıdır. Yapısı icabı siyasi olmanın şartlarını taşımadığı açıkça görülmüştür. Allah muhafaza bir de milletvekili olarak karşımıza çıkarsa yandığımız gündür. Biz Eminönülüler olarak durumu böyle görüyoruz. Mesela Nevzat Er Eminönü’ne bir kez gelmemiştir. Bunu anlamanın en iyi yolu kısa bir ankettir. Nevzat Er kendisine inanıyor ise güveniyor ise kendisine 100 insan rey verecek kanısında ise bir anket yaptırmalıdır. Ehil olmadığı ispatlanmış görünmesine rağmen vekilliğe soyunması partiye zarar verecektir.
Ahmet Çetinsaya 1999 da belediyeyi Lutfi Kibiroğlu’na bırakırken 6.Trilyon 630 milyon borçla bırakmıştı. Lutfi Kibiroğlu 2004 de belediyeyi 46. trilyon 750. milyon lira borçla bırakmıştı. NEVZAT ER 244 trilyon borç bırakarak rekor kırmıştır..Biz yanılıyorsak bize doğrusunu söylemelidir.Lutfi Kibiroğlu da Nevzat Er de Eminönü’ne bir TUVALET BİLE YAPTIRAMAMIŞLARDIR. Gazetelerde, sitelerde 4 altın yıl iddiasında bulunanlar hangi altından bahsettiklerini açıklamalıdırlar. Lutfi Kibiroğlu’nun halk ile selamı sabahı olağanüstüydü. Onun kibarlığından, caüna yakınlığından, hal hatır sormasından ziyaretinden memnun olmayan tek Allah kulu yoktur. O bir kral havası ile gelip geçenlerden değildi.
Yine Hidayet Işık Bey de siyasette yeterli sayılır mı?..Bilmiyoruz.Bildiğim ve gözlerimle gördüğüm olay 2004 te ben de AK Parti den Eminönü belediye başkanlığı için adaylardandım.Neticede ben elenmiştim.Ancak partiye eşimle beraber akşamları oturmaya gidiyorduk.O çevrenin gençleri siyaset nedir,politika nedir,sol nedir,sosyalizm,kominizim,kapitalizm,nasyonalizm,Titoculuk,meşrutiyet, laiklik,krallık,padişahlık..nedir gibi sorular sorarlardı.Ben de bildiklerimi anlatırdım.Bu seminer türü çalışmalar bir ay kadar devam etmişti.Ben partiye yük olmasın diye çay şeker giderlerini de karşılamaya ve gençlere kitap türü hediyeler vermeye gayret ediyordum.Bir akşam HİDAYET IŞIK gelip aramızdan geçip iç odaya girdi.Beş dakika sonra AYHAN adındaki çaycımız bize burayı boşaltmamızı haber verdi.Emir öyle idi.Artık resmi görevliler dışında başkalarının girmesi yasaklanıyordu.Ayhan Bey şimde Fatih Belediyesinde zabıta memuru oldu.İnanmayan sorabilir.Yine o toplantıdaki 15,20 kişinin ad ve adres ve telefonlarını verebilirim. Kısaca Benim anladığım manada Hidayet Işık’tan da Nevzat Er’den de siyaset adamı olmaz. Başka konulardaki başarılarına diyeceğimiz yoktur. Ben ve benim gibi düşünenler yanılmış olabiliriz. Doğrusunun ortaya çıkarılması anketlerle, araştırmalarla, sorgulamalarla ortaya çıkacaktır.
Yine Sultanahmet Camisini tecavüz Nevzat Er zamanında olmuştur. Başkan Yardımcısı Mahir Katırcı, Müteahhit ve mühendis Coşkun Aksu ve Nevzat Er Sultanahmet Camisine tecavüz eden binanın yapımında ortak sorumluluk taşımışlardır. Hani İsa Yusuf Alptekin sokaktan girildiğinde Ticaret Meslek Lisesi karşısındaki bina kaçak olarak cami görünümüne kaçak kat atılarak tecavüz etmiştir. Ben o tarihlerde Emrillah Hatipoğlu’nun bana müracaatı nedeniyle Başbakan’ımıza mektup olarak yazmıştım.
Nevzat Er diye GOOGLE yle tıklarsanız Eminönü’nün 4 pırlanta yılı yazısını okuyacaksınız. Yazının altında da Fatih Sultan Mehmet Han’ın evini ve Sultanahmet Camisini göreceksiniz. Güya bu sarayların tamamını Nevzat Er yaptırmış da bizim haberimiz olmamış…
Nevzat Er bir tuvalet yaptırmayı beceremedi amma sitesinde Fatih Sultan Mehmet Han kesilmiş..Eminönülüler inanmaz..Kanmazlar da.Yukarıdakilerin de inanacaklarını sanmıyoruz.İnanmış olsalardı 4 yılda bir kez gelir de Başbakan’ımız çayını içerdi.Televizyonlarda eskisi gibi hemen yanı başında görünmene musade ederlerdi..
Artık kimse Özal’ın damadının kömür ocaklarına, uranyum depolarına, elmas ticarethanelerine inanmıyor. Kimse artık Erbakan Hoca’nın sekreterlerle çekilmiş yarı açık fotoğraflarına kanmıyor. Kimse Başbakan’ımızın mahdumlarının gemiler işlettiği dolmalarını yutmuyor.
Artık aynesi iştir kişinin devri başladı. Bilmeyenlerin ders alması yakındır sanıyoruz.
Av.Yaşar Metehanoğlu
1-4-2011
Eminönü-İstanbul
Av.Yaşar Metehanoğlu 0536 7370011 yasarmetehanoglu@hotmail.com
YAZARIN DİĞER YAZILARI
.YORUMLARINIZ: