DANIŞTAY, SANAT OKULLARI VE KATSAYI OLAYI

Türkler İslami yeti kabul ettikten sonra devleti yönetenlerin din hükümlerine uygun hareket etmelerini denetlemek üzere ulema meclisleri, şeyhülislamlık kurumları ihdas etmişler. Cumhuriyete geçtikten sonra da devletin yapısını, çatısını temsilen anayasa ihdas etmişler ve bu yasaya devletin bütün organlarının uyumunu denetlesin diye de anayasa mahkemeleri kurmuşlardır. Cumhuriyet idarelerin de hükümetlerin denetlenmesini Danıştay diye bir organ eli ile sağlama yoluna gitmişlerdir.

Hükümetler Danıştay kararlarına uygun hareket ederler. Danıştay danışılan makam anlamındadır. Danışılmaz ve hükümetçe yapılmış bir işlem de Danıştay’ca uygun bulunmaz ise tazminatı mucip olur. Danıştay’a kayıtsız şartsız bağlılık veya onun isteklerine mutlak uyumluluk Danıştay diktatörlüğü olurdu. Danıştay’ı hiç yok kabul etmek de yine idarenin diktası olurdu. Demek ki bir uyumluluk içinde işlerin sevki gerekiyor.

Siyasi kavgalar ta baştan beri hep vardır. Padişahlar kardeşleri ile savaşarak, anlaşarak padişah olmuşlardır. Demokrasilerde de siyasi partiler hep birbirileri ile yarışarak çoğu zaman da boğuşarak hatta bazen birbirine ölüm tuzakları hazırlayarak iktidar olmayı sağlamışlardır. Rahmetli Menderes’in şahadetini hepimiz biliriz. Bu bizde olduğu gibi demokrasi ile idare edilen ülkelerin hemen hepsinde vardır.

Ancak bizde iş renk değiştirdi. Allah muhafaza etsin; artık partiler, kurumlar, kuvvetler arasında ki siyasi iktidar kavgaları, öyle yayıldı öyle tehlikeli ve çirkin boyutlara ulaştı ki Milletçe evhama kapılmaya başladık.

Danıştay hükümetlerin kararlarını dava etme halinde denetleyen kurumdur. Yüce Türk Milletinin menfaatlerini, Yüce değerlerini, kalkınmasının, ileri gitmesinin önünü açıp açmadığı yönlerinden denetleyecektir.

Mustafa Kemal Atatürk’, Türkiye Cumhuriyetini TÜRK GENÇLİĞİNE EMANET ETMİŞTİR..Ey siyaset nimetleri,makamları,mevkileri,itibarları için cebelleşen insanlar,partiler,kurumlar,kuruluşlar lütfen çoluk çocuğumuzu emellerinize alet etmeyiniz.

Çocuklarımız üzerinde oyunlar oynamayınız. Günde bir çeşit boyalara boyanmayınız.

Ayıptır, günahtır, yazıktır. Bukalemun gibi her gün çoluk çocuğumuzla ilgili bir film çevirmeye kalkarsanız yarın o çocuklar büyüdüğünde kurumlara saygı duymaz. Aksine saygısını kaybeder. Hukuka, siyasilere, devletin tüm kurum ve kuruluşlarına sevginin, saygının sağlanması gerekir. Bu ilkeye aykırı her tutum yanlıştır.

Hak, hukuk, adalet, merhamet, sevgi, koruma, şefkat herkesten önce çocuklarımız içindir. Geleceğimiz olan gençlerimiz içindir.

Katsayı mevzuunu niye karıştırdınız derseniz cevap hazır: Şeriatçılara, gericilere, yobazlara, namazcılara da doktorluk, hâkimlik mühendislik kapıları açılır. Hal bu ki onların hep sürüngen noktalarda olması gerekir diye bir inanç vahşettir.Ne yapalım yani onları ki sayıları sanıyorum ON milyon kadar var;hepsini Hitler gibi ateşe mi atalım?.Saddam gibi gaz bombasıyla mı yakalım?Madem öldüreceğiz öyleyse vergi almamak gerekmez mi.Hem adamların vergilerini al,askerde de ön saflara sen namazlısın,iyi ya şehit ol diye sürükle sonra da gericisin,bizimle aynı şartları paylaşamazsın demek vahşetin dik alası olmaz mı?

Danıştay hukuki bir makamdır. Eğitim, öğretim Milli Eğitim uzmanlarının, bilim adamlarının işidir. Milli eğitim uzmanlarının raporları, dünyada ileri ülkelerdeki emsalleri nazara alınmalıdır.

Allaha emanet olunuz

12-12-2009 –İstanbul

Av.Yaşar Metehanoğlu
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

.YORUMLARINIZ: