| . |
Yazarı : Av.Yaşar Metehanoğlu
Yazı Türu : Piyes
Çeşidi : Komedi
Konusu :Boşanan kadına babasının emekli maaşının bağlanması
Boşanan kadına ayrıca 250 T.L. maaş bağlanması olayı…
BOŞAN BOŞAN, KAZAN KAZAN
Bir babanın vefatında ,emekli aylığından boşanmış kadınların
yararlanmasına dair kanunumuz var.
Şimdi bir devlet kuşu daha kondu.
Bir kadın boşanırsa ona 250 Tl de ayrıca maaş bağlanacak
deniyor.
Kısaca boşan boşan, kazan kazan kanunları peş peşe geliyor.
Boşan ve hemen kazan, evini yık ve kazan, yuvanı dağıt ve
kazan..
Koş vatandaş koş ..boşanıp zenginliğine zenginlik katmaya
koş.
Bu maaşların yanında belediyelere kaymakamlara dilekçe ver;
kömür yağ, tuz, mercimek, pirinç, bulgur, şeker çay da
ayağına gelsin…
Onları da satıp paraya çevir.Gizli hesabın dağlar gibi
yükselsin…
BOŞANMA DAVA DURUŞMASI
Kasaba camisinin bahçesinde namazı bekleyen cami imamı Hacı
Musa Hoca, caminin müezzini Müezzin Ahmet Hoca, beş vakit
cemaatle namaz kılan Hacı Dursun, Hacı Ali, Hacı Mustafa,
Kerim Efendi avukat stajyeri Selim sohbettedirler.
Hacı Dursun :___ Ben yarın şehre ineceğim İmam Efendi , işin
varsa yaparım..
İmam Musa : ___ Hayır mı Hacı Dursun?
Hacı Dursun : ___ Elhamdülillah..haram ile işimiz olmaz.
Hacı Mustafa : ___ Hayrola ne iş?
Hacı Dursun : ___ Tapuya uğrayacağım.
Hacı Kerim Efendi : ___ Dursun Efendi, yine mi mal aldın?
Hacı Dursun : ___ İnan ki oldu bir şeyler. Ona benzer bir
iş.
Keramettin Efendi:___ Nereden aldın, kaç para? Hayırlı
uğurlu olsun.
Hacı Dursun : ___ Dedim ya bir şeyler oldu. Sır gibi bir
şey. Anlatılacak gibi değil.
İmam Musa : ___ Mahzurluysa söyleme..Zaten ben de yarın öbür
gün çarşıdayım.
Müezzin Ahmet : ___ Pazartesi,Salı,Çarşamba siz
gidin..Perşembe,Cuma bana izin verin.
İmam Musa : ___ İzin veririz de hayrola acil bi durum mu
var?
Müezzin Ahmet : ___ Sayılır..hocam sayılır..
Hacı Ali Efendi : __ Bi şey danışacağım Hocalar;,bizim hatun
duddurdu ki üzerimdeki iki
Daire ve ve iki dükkânı sana devir edem diyor. Mahzuru var
mı?
Genç Stajyer Selim: ___ Niçin olsun..Mülkiyet hakkı
kutsaldır.Tasarrufu sınırlandırılamaz.
İmam Musa : ___ Boşuna adamı kanun adamı etmiyorlar. Gördün
mü cevabı?
Stajyer Selim : ___ Ben nere karar nere? Daha sizlerden çok
şey öğrenmemiz lazım.
Hacı Mustafa : ___ Yahu Hoca, devlet bir bağışta bulunsa
helal mi haram mı olur?
İmam Musa : ___ Domuz eti veriyorsa haram, memura maaş
veriyorsa helaldir.
Müezzin Ahmet: ___ Ben yavaş yavaş ezana başlayayım; zaman
doluyor.
Müezzin Ahmet müsaade ister ve ezan için içeri girer.
Sultanahmet Cami müezzinleri gibi saba makamına uygun
şekilde ezana başlar…
Saflar tutulmuştur. İmam önde, cemaata döner :”Safları
sıklaştırınız. Allah’ın rahmeti bereketi üzerinize olsun
Allahu ekber” der. Namaza durulur.
Aradan bir ay geçmiştir. Ne tesadüfse KERAMETLİ nahiyesinin
dini bütün cami cemaati aynı gün şehirde mahkemenin
salonundadırlar. Hepsi de mübaşirin adlarını okumalarını
beklemektedirler.
Mübaşir: ___ “Duruşma başlıyor. Stajyerler yerlerine
geçsinler. Selim yerini alır.
Mübaşir :___ “Boşanma Davacısı Musa Büyükhatip ve davalı
Ayşe Büyükhatip”
İmam Musa:__ “buradayız evladım, sen nereye duracağımızı
göster.” Der.
Hanımı çarşaflıdır. İteleyerek içeri sokar.
Hakim: ___ 2 oğlan bir kızınız var. Anlaşarak boşanmak
istiyorsunuz.
Biri birinizden tazminat, yoksulluk nafakası, iştirak
nafakası, eşya, mal, ziynet eşyası istemiyorsunuz. Bunlar
doğru mu?
İmam Musa: ___ Doğru Hakim Bey..
Eşi Hacı Ayşe: ___ He he..doğru..
Hakim : ___ Karar:Tarafların boşanmalarına dair ekli karar
yüzlerine okundu.
Mübaşir : ___ Davacı Ahmet Müezzin ve davalı Hatice Müezzin
içeri gelsinler..
Müezzin Ahmet:__ Mübaşir Efendi nerede duracağız.?
Mübaşir : ___ Sen şurada dur. Bayan siz de karşıya
geçeceksiniz..
Hakim :___ İki kız çocuğunuz var. Velayet annede. Anlaşarak
boşanıyorsunuz. Nafaka, tazminat istemiyorsunuz. Öyle mi?
Müezzin Ahmet : __ Evet evet..
Eşi : __ Evet boşanmak istiyorum.Başka şey istemiyorum..
Hakim : __ Tarafların boşanmalarına karar verildi.
Mübaşir :__ Boşanma davacısı Ali Evliye, eşi Gülseren Evliye
buyursunlar..
Hakim :__ Anlaşarak boşanıyorsunuz. Nafaka, tazminat yok.
İhtilaf yok.
Ali Efendi :___ Yok Hâkim Beğ
Eşi :___ Yok Hakim Beğ..
Hakim : ___Karar,boşanmalarına..
Mübaşir : ___Davacı Fatma Yiğitbozar davalı Dursun
Yiğitbozar. Şöyle geçiniz..
Hakim : ___Anlaşarak boşanıyorsunuz. İstek yok.
Fatma Hanım : ___ Evet boşanıyorum...
Mübaşir : ___ Davacı Celal Şarapçı davalı Kemalettin
Parayatapar, gelsinler.
Hakim : ___ Davacı anlat bakalım davan nedir?
Şöför Celal : ___ Efendim ben üç kasaba geçerek şehre insan
taşırım.
Rahmetli babadan kalma 12 kişilik minibüsüm var. Benim hanım
içki içiyor diye beni bıraktı boşanıp gitti. İki oğlumu da
götürdü. Belediyeden erzak, kaymakamdan Fak-Fuk-Fon-parası
alıyor. Ayrıca da babasının emekli maaşını alıyor.Zengin
oldu Hakim Beğ.
Hakim : ___ Evladım davan nedir? Sen davaya gel. Hâkim Beğ
komşu nahiyede davalı bir pansiyon işletiyor. Bir
binası var. Kiracıları var. Zengin adam. paraya tamah etmiş
karısına demiş ki: “Senin baban öğretmendi. Onun maaşı
öldüğü için sana kalıyor. Yalancıktan boşanalım. Sen o
parayı her ay alırsın. Ayda 1.500 lira kaçırılır mı? Biz
devletten daha mı zenginiz? Herkes alıyor. Devletin malı
deniz yemeyen domuz demiş Yahudi.. Biz de yiyelim..” Kadın
da kabul etmiş.
Gitmişler resmen boşanmışlar. Karısı benim ilk mektep
arkadaşım olur.Söylemesi ayıp mektepte ben yakışıklı olduğum
için kızlar bayılırlardı. Kemalettin Parayatapar zengindi.
İstedim ama Zeynebi bana vermediler. O bana aşıktı. Ben de
ona. Ama Kemalettin Parayatapar zengin olduğu için
kaçırmıştık. Zeynep benim boşandığımı duymuş. Kocasından da
o boşanınca kaçıp benim durağa geldi. Kalabalığın içinde
çarşafı açtı, boynuma sarıldı.Şapur şupur Hakim Beğ.Utandım.
Yapma dedim. Dinlemedi. Ben senin için ölüyorum dedi. Sensiz
yapamadım dedi. Aha buram sızlıyor diye göğsünü gösterdi.
Öldürsen gitmem dedi.
Hakim : ___ Eee..Dava bunun neresinde?
Şöför Celal : ___ Allahın emriyle gidip yıldırım nikahla
evlendik.Aha da cüzdan.
Hakim : ___ Evladım davaya gel..
Şöför Celal : ___ Dava şu ki Hâkim Beğ; Zeynep bi kenarda
biraz altın biriktirmiş.
Davalı Kemalettin Parayatapar o parayı istedi. Ayrıca benden
hanımımı boşamamı istedi. Kabul etmedik. O da 4 adam tutmuş
beni dövdürdü. 12 günlük raporum var. Arabamı da harap
ettiler. 3000 Liralık hasar var. Ben tazminat davası için
buradayım.
Hâkim : ___ Hanımın altını var dedin. Çok mu?
Şöför Celal : ___ 100 bin liradan biraz fazla tutuyor Hakim
Beğ..
Hakim : Öyle mi? Maşallah..Maşallah..
Davalar bitmiş stajyer Selim ile Hâkim sohbete başlamıştır.
Hakim : ___ Nasıl? Bir şeyler öğrenebiliyor musun?
Selim : ___ Hakim Bey öğrendiklerimi saymakla bitiremem.
Allah sizden razı olsun..
Hakim : ___ Neler onlar?
Selim : ___ Davalıların da davacıların da hemen hepsini
tanıyorum.
Şu Musa var ya? O imamımızdır. Eşini boşadı ki eşinin
babasının emekli maaşını alsın. Bana danışmıştı.
Alabilirsiniz ama hem haram hem de nikâh düşer demiştim.
Boşananların yüzde 80 ni belediyelerden yardım almak için,
Fak-Fuk-Fon-dan kaymakam yardımı almak için, babalarından,
annelerinden emekli maaşı almak için, boşanan boşanana
Hakim Bey.. Hepsi sahte, hepsi hileli..
Hâkim : ___ Biliyorum evladım biliyorum. Ne var ki biz
kanunları tatbike mecburuz.
Günahı ise, yuva yıkma, ocak söndürme, ahaliyi sahtekârlığa
teşvik etme,mevzuatı çıkaranlaradır. Bizim günahımız yok.
Stajyer Selim: ___ Peki bunun sonu nereye varacak?
Hakim : ___ Ya düzeltirler. Hikmet Sami Türk gibi, Cemil
Çiçek Bey gibi ehil bakanlar gözetiminde, bizlerden, din
erkanından, hukuk alimlerinden müşavere ile bilgi alıp
işleri düzeltirler . Ya da hayatımız Rus gibi ekonomimiz de
yakın zamanda Yunan gibi olur maazallah..
Selim : ___ Allah muhafaza etsin. Allah korusun Milletimizi,
Devletimizi Hâkim Bey.
Hâkim: Amin evladım amin.
10-03-2012 –Cumartesi
Sultanahmet – İstanbul
Av.Yaşar METEHANOĞLU |
|
|
|
YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
.YORUMLARINIZ:
Behlûl Dane: Yaşar bey bu senaryo eksikleri ile gerçek,
durum bundan çok vahimdir, Olayın kahramanları din adamı
olması kinaye değildir, Din adamları misal gösterilerek
durumun vahameti ortaya dökülmüş herhalde.
İktidar bu konuda ne yapabilir, Sanırım aynı adreste
yaşayanlar tespit edilip, yalan beyandan birkaç kişi mahkûm
edilirse halk bundan korkar, Haram-günah anlayan zaten bunu
yapmaz. |
|
|