.
Yazı Türü : Makale
Konu......... : Kapatma Davası
AK PARTİ KAPATILACAK MI?
Bu ilkbaharın en çok konuşulan ve bütün Yurdu ve hatta
dünyayı saran heyecan verici konuşma mevzuu bu konudur. Ak
Parti Yönetimi cin çarpmışa döndü… Karşı olanlar da cennetle
müjdelenmiş sevinci yanında biz bunca zaman bunca yollar
denedik bir çuval geçiremedik şu Erdoğan’ın başına..; O yine
bir kolayını bulur ve bu zinciri de kırabilir endişesini de
beraber yaşıyorlar… AB, ABD, ve bazı Avrupa ülkeleri korku
duyduklarını olayın isabetsiz olduğunu iddia ettiler…
Sahi parti kapatılır mı? Bunun cevabını kime sorarsanız onun
Akp’ye meyil derecesine uygun cevabını alıyorsunuz. Parti
demek Medeni Kanunu önünde bir dernek demektir. Farkı ise
Anayasa ile kurulması ve kapatılmasıdır. Derneği kapatmak
için de savcı dava açar… Yerine yenisi kurula bilir... Ancak
bazı isim ve tüzük maddelerinin değişimi gerekir. Peki
öyleyse bütün Akp ve dünyayı sarsmasının sebebi ne? Hem
sahiden de kapatılır mı?
Tabi her yiğidin bir yoğurt yemesi olduğu gibi her benim
gibi meraklının da bir tahmini olacaktır. Benim tahminim
şudur:
G e r e ğ i D ü ş ü n ü l d ü : 1- Mahkememizce
başörtüsü=türban yasağının yasaklanması ile ilgili Anayasa
ve yasalarda yapılmış bulunan değişiklikler Anayasamızın
“değiştirilmesi teklif dahi edilemez, ilke ve hükmünün
ihlali kabul edilmekle; bu husustaki Anayasa ve yasalarda
yapılmış değişikliklerin k e e n l e m y e k u n ( yok )
sayılmasına.
2 – Aynı görüş ve kanı doğrultusunda Y Ö K yasasındaki
değişikliklerin geçersiz=yok=keenlemyekun = sayılmasına,
3 – Keza aynı nedenlerle Cumhurbaşkanı seçiminin yapılmamış
sayılmasına.
4 – Yeniden Cumhurbaşkanı seçimi yapması için Akp’ye 6 ay
zaman tanınmasına, yeni seçilecek Cumhurbaşkanının “ Ö z d e
ve s ö z d e l a i k o l d u ğ u n u n herkesçe ve bilhassa
mecliste çoğunluğu bulunan partilerce ortak görüşle
belirlenmesinin teminine.
5 – YÖK başkanının seçimi için keza 6 ay süre verilmesine.
6 – Başörtüsü=türban yasağının kamu kurum ve kuruluşlarında
ve öğrenim birimlerinin tamamında devamını öngören yeni laik
devlet ilkeleri ile bağdaşır olarak düzenlenmesine ve bu
yöndeki yasaların çıkarılması için Akp’ye 6 ay zaman
tanınmasına, bu 6 aylık süre içinde yukarıda mezkur tüm
yasal düzenlemeler için söz konusu olacağına,
7 – 6 ay içinde Mahkememizce belirtilen değişikliklerin
yapılmaması halinde A K P’nin kapatılmasına, laik Devlet
İlkesini ihlalleri nedeni ile kurucularına müebbeden
siyasetten yasaklanmalarına ve diğerlerinin de 10 ar yıl
yasaklanmalarına ve şu kadar YTL para cezası ile
cezalandırılmalarına, Akp nin mallarının Devlet Hazinesine
irat kaydına 4 de karşı 7 çoğunluk oyu ile karar verildi…
Benim acizane kanaatim budur. Binlercesinin sorusu ile
karşılaştım ve kanaatimi düşüncemi siyasal tahminimi
sunuyorum.
S a v u n m a N e O l m a l ı ?
Bu soruyu da çok sordular ve soruyorlar. Savunma şu
olmalıdır? A – Reddi Hakim müessesesi kullanılmalıdır. Bizim
ceza ve hukuk muhakeme usulü yasamızda bir kanun var; diyor
ki davacı ve davalı taraf arasında baba-oğul, karı-koca gibi
yakınlık var ise veya evvelce yaşanmış bir husumet, çekişme,
niza, kavga, ihtilaf var ise davalı veya davacı davaya bakan
hakimin tarafsız, adil, inandırıcı, dosdoğru, şüphe
doğurmayacak karar veremeyeceğini iddia ile retlerini isteme
hakları vardır.
B - Atama ve atanma usulü bakımından ret istenilebilir. Bu
yönde hukuki yollar denenebilir.
Yukarıda arz ettiğim A - B başlıkları altındaki olaya
bakalım:
M.S.P. ve Fazilet partilerinin gazetelerden duyduğum ve
aklımda kaldığına göre her ikisinin kapatılmasında da eski
Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer Anayasa Mahkemesi Hakimi
olarak bulunmuş, her ikisine de kapama kararı vermiş. Her
iki partide de R e c e p T a y y i p E r d o ğ a n ve A b d
u l l a h G ü l ve arkadaşları yönetimde bulunuyorlarmış… Bu
şahıslar ağır cezalara ağır para cezalarına ve partilerinin
kapatılmasına karar verilmiş… Bunların altında o zaman hakim
olan A. N. Sezer’in imzaları hep olmuş… Bilahare bu
cezaların verilmesinin haksızlığına kanaat getirilmiş veya
af edilmiş veya değişimlerle suç niteliği ortadan
kaldırılmış…
Şimdi dikkat ediniz… Suç kalktı ama suçlayan duruyor… Bu
suçlayan Cumhurbaşkanı olmuş ve görev süresi olan 7 yıl
dolduktan sonra 7 hakim atamış. Bu 7 hakim ise savcının
kapama davasının esastan görülmesi gerektiğine karar veren
hakimlerdir.
Ben acizane kanaatimi sunuyorum. Yukarıdaki izahımda iki
nedenle reddi hakim yolu mevcuttur.
İ k i n c i S a v u n m a Y o l u : Bir saniye
geçirilmeksizin parti kapamayı yasaklayan yasal ve Anayasal
düzenlemelere acilen ve T.C. Devletinin hayati konusu olması
bakımından da aciliyeti nazara alınarak bu yasal
düzenlemelere gidilmelidir.
Emekli Hakim Sami Selçuk Bey Hocam televizyonlarda böyle bir
değişikliğin kapanmayı önleyeceğini ama ahlaki olmayacağını
beyan etti. Hoca yerden göğe kadar haklıdır. Gerçekten de
Borçlar Yasamızda ahlaki olmayan bir anlaşma, alıp verme iş
nedeni ile doğmuş borç borç olamaz. Ama Hocama saygılarımı
sunarak arz edeyim ki; demokrasilerin kendi kendilerini
koruma mecburiyetleri vardır. Bu da Anayasal ilkedir.
Biz nezaket kurallarına icabet etsin diye; Başbakan,
Cumhurbaşkanı, milletvekillerini seçmedik… A.B.D. Kıtalar
ötesinden geldi ve atom yapabilir ihtimali var diye I r a k’
ı h a l a halkı ile birlikte diri diri yakıyor. Sudan’ı da
yaktı. Afgan’ı da aynı gerekçelerle yakıyor. Pakistan’da
yanıyor… A.B.D yıllar önce T.C. Kalkınır da yeniden Metehan
gibi, Cengizhan, Atilla, Kanuni, Fatih, Özal gibi dünyayı
fethetmeye kalkar diyerek başımıza sağ sol çatışmalarını
sardı, ilerici -gereci, alevi - Sünni, Türk – kürt, doğulu –
batılı, örtülü - örtüsüz çatışmalarını sardı…
Bizim siyaset yaparak bizi korusun, kalkındırsın, Devlete -
Millete zeval kapılarını kapatsın diye seçtiklerimizin;
ahlaktı, ayıptı, yazıktı, öyleydi - böyleydi gibi Devlet
ciddiyeti ile bağdaşmaz tavırlara girmesine haklarının
olamayacağı şeklinde bir düşüncem var…
Sayın Baykal “Şeriatın kestiği parmak acımaz, Sayın Başbakan
, sakın haa parti kapatmayı yasaklayıcı yasal değişikliklere
gitmeyiniz. Bırakın şeriat parmağınızı kessin. Parmaklarınız
acısın. Aksi halde daha kötüsü olur.”diyerek daha başka
tehlikelerin olmaması yönünden de Ak partinin parti
kapatmayı önleyici tedbirlere başvurmamasını istemiştir.
İktidarın bu iddiayı nazara alması suç olur.Biz Recep Tayip
E r d ğ an’ a rey verirken Ankara’ya gitsinler de Baykal’ın
emir ve yasaklarına göre eğitim yapsınlar demedik. Muhtemel
tehlikelerin olacağı var sayımları ile devletin varlığı,
birliği tehlikeye atılamaz. İktidar zafiyetine mahal
verilemez, milli birlik ve bütünlüğü ortadan kaldırıcı
zafiyetlere girilemez.. Zira devletimiz savaş halindedir.
Doğumuz da Atom santralleri nedeniyle A.B.D nin İran’ı ha
vurdu, ha vuracak hassas durumunu yaşamaktayız. Irak ta,
Suriye de, Filistin de Lübnan’da ,Pakistan’da ,Afganistan’da
bütün dünyayı her an sarabilecek bir savaş yaşanmaktadır.
Ekonomik yönden, dünya ve Türkiye çok nazik bir
durumdadır.A.B ilişkilerimiz ihtimam gerektirmektedir.
Baykal’ a itibar etmemiz mümkün değildir. Baykal’ ın iddiası
demokratik ve yasal değildir.
Şu da muhakkak ki D e v l e t B a h ç e l i Bu Milletin 5000
yıllık onurlu ,şerefli tarihine,devlet kuvvet ve kudretine
candan imandan bağlı bir siyasal düşünce geleneğinin
savunucusudur.Bu vakıada da Başbakanımızı yüzüstü
bırakmayacaktır.
A c a b a A c ı r l a r m ı ?
Cevap: Hayır…Niçin? Hukukta öyle bir kelime yok
ki…Ölümlerden ölüm beğen denebilir mi? Denir. “Seni bir
defalığına af ettim…Denebilir mi? Hayır... Hayır... O yok
işte…
Bir Büyük söylemiş: “İşin ehli olanlar bir yılanın
deliğinden kendilerini iki kez sokturmazlar” mış…
Menderes’e, Fatih Rüştü Zorlu’ya, Hasan Polatkan’a,
Erbakan’a daha önce birkaç kez Recep Tayip Erdoğan’a
acımamışlar… A c ı y a m a m ı ş l a r…Yasada o kelime yok…
Bilvesile saygılar sunuyorum.
Allah’a emanet olunuz.
Av.Yaşar Metehanoğlu
yasarmetehanoglu@hotmail.com
|