AHIRKAPI PARKI TEKNE ÇÖPLÜĞÜ, TAMİRHANESİ OLDU…

İstanbul demek Sultanahmet demektir.Türkiye’nin de dünyanın da neresine giderseniz gidiniz eğer oralarda İstanbul’u gören birine rastlarsanız size diyeceği ilk kelime “Ben Sultanahmet’i gördüm,,olacaktır. Sultanahmet meydanını takip eder de sahile inerseniz karşınıza çıkan sahil boyu yeşil alanın adı da Ahırkapı Parkı’dır.

Ahırkapı parkı adını en son kapı yanında olmasından almaktadır. İşte bu parkta bir deniz Feneri vardır. Deniz Fenerinin çevresi otoparktır. Kimindir? Kim işletir?

Onun 100 metre ilerisinde 24 saat plakasız minibüsler ve plakasız taksiler vardır. İçleri ticarethane haline getirilmiştir. 24 saat çalışır. Peki, kim çalıştırır? Bu soruyu oraya gidip sorarsan o geceyi sabah edemezsin.

Sabaha kadar her iki otoparka bizim 155 ler gelir giderler. Otururlar ve sahipleriyle çay kahve içerler.

Polis Bey bunlar neyin nesi desen polis memuru sana ne ,niye sordun?.bir şey mi demek istiyorsun? Benim işimi bana mı öğretiyorsun?...Al başına belayı…

Ahırkapı parkında 20 kadar satıcı var ve “ağabeyciğim buz gibi soğuk bire,, “ağabeyciğim iyi şarabımız var..,,

24 saat harekettedir bizim Ahırkapı parkımız..Çatladıkapı karşısında Turizm Bakanlığının EMİNÖNÜ BELEDİYESİNE devir ettiği 2 katlı Türk yemekleri tanıtım merkezi binası yıkıldı.Bu binanın yerinin yarısına bitişikteki-petrol ofisi çalıştırıcısı SABRİ DONAT Bey el koydu.Ya da Nevzat Er o zaman belediye başkanı idi.Belki gizli veya kapılı veya açık bir a n l a ş m a l a r ı vardır.Hani Milletin haber yoktur.Zaten de olamaz.Sabri bey’in yerinin alanı 030 m.kare iken on dönüm civarında yeri işgal etmektedir.

Peki, gören, bilen, arayan, soran, anlayan yok mu? 3,4 seneden beri yok. Bundan sonrasını bilemeyiz.

Bu parkta ağaçlara, çimenlere, asayişe, satıcılara, gelene gidene, parkçılara, arabacılara hiç mi karışan yetkili olmaz acaba?

Daha felaketini söyleyeyim: Son üç aydan beri Deniz Fenerinin 100 m. İlerisinde denize girmeye yarayan bir kısım var ki burada Yeşilköy’den Yeşilköy karakolunun hemen altındaki koy’dan üç adet tekne geldi. Bu tekneler, makinelarla cazır cazır kazındı. Kazıntılar denize atıldı. Denizin yüzü bir karış yağ, tortu, pislik oldu. Üç daha geldi.Üç daha geldi.Bizim Ahırkapı parkı tekne tamir atölyesine döndü.

Ben 155 şi on kez aradım.Çıt yok.Geldiler,çay içtiler döndüler..
         153 çü aradım.Bana Park ve Bahçeler Müdürlüğünü arayınız dediler.Orayı aradım,;beyaz masaya kayıt yaptırın dediler .Ne kadar telefon trafiği ile bu melanete engel olmaya çalıştıysam mani olamadım.
Ne diyeyim Sayın KADİR TOPBAŞ Başkan… Doktor MUSTAFA DEMİR BAŞKANLAR..
Allah var. Muhammet var…

Yahu şunun gelin adını koyalım: İ s t a n b u l İ ş g a l a l t ı n d a m ı ?

Allaha emanet olunuz.

Av.Yaşar Metehanoğlu  
yasarmetehanoglu@hotmail.com
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

.YORUMLARINIZ: