.
ABDULLATİF ŞENER HOCA DESTANI

Hak yolunda taviz vermeyecektin
Dünya ters dönse de dönmeyecektin
Sözün vardı bizi bölmeyecektin
Ne yaptık ki bizi bölmeyle vurdun?

Ah Abdullatif Hocam ah..Vah yiğidim vah..

Bakmaya kıyamaz maşallah derdik
Ardına düşer de şanla giderdik
Sadakat ne imiş senden beklerdik..
Ne yaptık ki bizi partiyle vurdun?

Ah Abdullatif Hocam ah..Vah yiğidim vah..

Tanımaz bilmezdik ama överdik
Allah için seni candan severdik.
Öl deseydin düşer toptan ölürdük..
Ne yaptık ki bizi ta baştan vurdun?

Ah Abdullatif Hocam ah..Vah yiğidim vah..

Nizam partisiyle yola çıkmıştık.
Dağa taşa “Hak yol İslam,, yazmıştık
Hep şehit olmayı arzulamıştık..
Ne yaptık ki bizi imandan vurdun?

Ah Abdullatif Hocam ah..Vah yiğidim vah..

Erbakan Hocamın sağ kolu idin
Hesabın kitabın erbabı idin..
Allah diyenlerin baş tacı idin..
Ne yaptık ki bizi izandan vurdun?

Ah Abdullatif Hocam ah..Vah yiğidim vah..

Müslüman Türk’lere yol açacaktık..
Dünyayı huzurla dolduracaktık..
Bayrağı güneşe taşıyacaktık..
Ne yaptık ki bizi mizandan vurdun?

Ah Abdullatif Hocam ah..Vah yiğidim vah..

Fitne türlü türlü yollar arıyor..
P.K.K.Hizbullah canlar alıyor..
Dünya düşmüş ateşlere yanıyor..
Ne yaptık ki bizi kafadan vurdun?

Ah Abdullatif Hocam ah..Vah yiğidim vah..

Önce bizi sağa sola böldüler
Nice fidanları yere gömdüler
Ya İslamcı ya da Türk’çü dediler
Ne yaptık ki bizi hesaptan vurdun?

Ah Abdullatif Hocam ah..Vah yiğidim vah..

“Sivas ellerinde sazım çalınır,,
“Çamlıbeller bölük bölük bölünür..,,
Abdullatif gitti bağrım delinir.
Ne yaptık ki bizi huzurdan vurdun?

Ah Abdullatif Hocam ah..Vah yiğidim vah..

Bizlere gerici yobaz denirdi..
Vatan Millet diyen hep ezilirdi..
Yiğitler”faili meçhul,, giderdi..
Ne yaptık ki bizi akıldan vurdun?

Ah Abdullatif Hocam ah..Vah yiğidim vah..

Allah için gel de bir sebep söyle
Selamsız sabahsız gidilmez böyle
Aman”ÇÖMEZ,,lere aldandım deme..
Ne yaptık ki bizi beyinden vurdun?

Ah Abdullatif Hocam ah..Vah yiğidim vah..

Allah yardım etti iktidar olduk..
Dipçikten joplardan zorla kurtulduk..
Fişlenmekten bile halas olurduk…
Ne yaptık ki bizi ayaktan vurdun?

Ah Abdullatif Hocam ah..Vah yiğidim vah..

Gizli hainlerin inine indik..
Kelepçeler vurup katli önledik
Menderes’i bile diriltecektik..
Ne yaptık ki bizi azimden vurdun?

Ah Abdullatif Hocam ah..Vah yiğidim vah..

Metehanoğlu’yum acım tükenmez
Yiğitler yan yana her zaman gelmez
Fitne girmedikçe vatan bölünmez..
Ne yaptık ki bizi alından vurdun?

Ah Abdullatif Hocam ah..Vah yiğidim vah..

Av.Yaşar Metehanoğlu   yasarmetehanoglu@hotmail.com

YAZARIN DİĞER YAZILARI

.YORUMLARINIZ:
 
Av.Yaşar Metehanoğlu
Yine Bir Yorum
Nihat 27.Mayıs.2009 04:20:32

İrlandalı
döktürmüşsün şiiri sairliğine lafımız yokta sayın avukat beyim, amma velakin latif ağabey Çerkez, öyle Türk falan pek tanımaz onun varı yoğu Çerkezlerin içimizdeki İrlandalılar olduğu ve üst sınıf olduğudur.

Nihat 27.Mayıs.2009 04:16:19 hırsı galip gelmedi misyonu ön plana çıktı çünkü misyonu inandığı değerlerinden bile daha elzemdir..
MCG 26.Mayıs.2009 20:04:45

HARİKA
YAZI VE ŞİİR ÇOK HARİKA OLMUŞ İLERİ GÖRÜŞLÜ İNSANLARIN YAZILARINI OKUMAK ÇOK KEYİFLİ AYRICA SN. KEKEÇ KELİMELERİNİZİN DİZAYNI KULLANDIĞINIZ EDEBİ SANATLAR VE TÜRKÇENİZDEN DOLAYI TEBRİK EDERİM
Hakan Alaçam 26.Mayıs.2009 18:13:17
 
Av.Yaşar Metehanoğlu
VEFA BORCUMUZ YOK MU?
Av.Yaşar Metehanoğlu 26.Mayıs.2009 16:43:36

Sayın .....
40 yıldan beri omuz omuzaydık.40 yıldan beri hırsızlığını,yolsuzluğunu,sui istimalini,içki,kadın,görevini savsaklama,yakınlarına -büfe-sahil çay bahçeleri,kayıkta balık ekmek satış imtiyazları,devletin okullarını alevere dlevere yolları ile yakınlarına maletme gibi ihanetlerini,para merkezleri olan nokta yerlere mesela belediyelerde imar ve satınalma gibi yerlere çok yakınlarını yerleştirerek elde edilecek hasılatlara Ortaklık gibi bulaşık işlerine,gurup çalışmalarında düzen bozan uygulamalarına ,kızına,oğluna Süryani,Rum asıllı bazı iş adamlarının bağışta bulunmalarına göz yumma gibi yanlışlıklarına T.C.de hiç kimse şahit olmadı..
40 yıldan beri rey verip canımızın bir parçası saydık.Ağız dalaşı ile karalamaya kalksak bile vicdanen-H A İ N - diye bilenimiz var mı?
Bizim bilemediğimiz bir sorun var olmalı..
Ben acı duydum Şiir yazdım...
ilginize teşekkür ediyorum.
Av.Yaşar metehanoğlu

sadi yazar 26.Mayıs.2009 14:54:44

teessüf ederim avukat beg
Avukat Bey teessüf ederim. Uğruna şiir yazacağın başka kimse kalmadı mı? Değermiydi?
Ahmet Kekeç Bey sizi yürekten kutlarım. Kebapçı Şener ve partisi bundan daha güzel tarif eden biri çıkmaz herhalde. Kalemine sağlık.
26 Mayıs 2009 Salı Saat 22:56
 
Behlül dane
Bırak bu işleri Latif ağabey
Hasretle beklenen partinizi nihayet kurdunuz. Muradınıza erdiniz. ‘İyi mi oldu?’ derseniz, sizin için hiç iyi olmadı.

Umudunuzu kırmak istemem.

Heba olup gitmenizi, ülkeye ‘değer kaybı’ yaşatmanızı da istemem.

Fazlasıyla hevesli bir görüntü çizdiğiniz için, söyleyeceğim her şeyi yanlış anlayacaksınız, muhtemelen işin içinde ‘yandaşlık’ hesapları arayacaksınız, birilerine (belli bir siyasi partiye) yontmaya çalıştığımı düşüneceksiniz...

Hadi daha açık konuşalım:

Hareketinizin, AK Parti’yi bölmeye matuf bir ‘girişim’ olduğunu düşündüğüm için böyle konuştuğumu sanacaksınız.

Böyle sanmanızda bir beis yok...

Fakat, tüm samimiyetimle söylüyorum ki, hareketinizin kimi böleceği, kimden ne eksilteceği, kime ne katacağı umurumda değil.

Kaldı ki, Türkiye’de siyaset, hiçbir zaman, bir tek partiden, bir tek liderden ibaret olmadı.

Bugün var olanlar dün yoktular... Yarın da olmayacaklar.

Kurumsal bir siyaset geleneğinden gelmediğimiz için, bunu ‘kaçınılmaz seleksiyon’ saymalı... Yani, yok olmasından endişe duyduğumu düşündüğünüz yahut düşüneceğiniz parti yarın var olmayacak... Halkın teveccühünü kazanırsanız, belki de siz dolduracaksınız o boşluğu. Belli mi olur!

Belli olan bir şey varsa, o da şu:

Halkın teveccühü o kadar da kolay kazanılmıyor.

Zor bir işe talip oldunuz Latif Bey.

İmkansızı istiyorsunuz.

Hayır, içinden çıkıp geldiğiniz yapıya ve arkadaşlarınıza karşı takındığınız lakayt tavra, ‘huzur’ içindeyken çıkardığınız huzursuzluklara, birbirini nakzeden açıklamalarınıza, Ergenekon örgütü konusundaki genişliğinize bakarak söylemiyorum bunları.

Size (yani cemalinize) bakarak söylüyorum.

Elbette hayırlı uğurlu olsun... ‘Yeni dükkan açmış esnaf hassasiyetine’ sahip olduğunuz için, göstermelik de olsa böyle bir temennide bulunmamızı beklersiniz.

Bin kere hayırlı uğurlu olsun...

Fakat, bu iş olmaz Latif Bey.

Olmayacak...

Neden bu işin olmayacağını, hareketinizin neden ‘tabela Partisi’nden öte gitmeyeceğini anlamak için, siyaset sosyolojisi bilmeye gerek yok.

Kılı kırk yaran ‘siyasi çözümlemeler’ yapmaya da gerek yok.

Her şey bellidir ve ‘ayan beyan’ ortadadır... Rahmetli Kemal Tahir’in dediği gibi, ‘Aşikárdır canına yandığım memleketinde.’

Kırılmayacağınızı, hareketinize katkı sayacağınızı düşünerek söylüyorum:

Bilgilisiniz, eyvallah...


Liyakat sahibisiniz, eyvallah...

Tecrübelisiniz, eyvallah...

Elinizde mutlaka bir ‘kalkınma planı’, bir ‘kurtuluş reçetesi’ vardır.

Mutlaka iyi şeyler de düşünüyorsunuzdur memleket yararına...

Fakat biz, nasıl derler, rasyonaliteye dayalı, öngörülebilir bir siyaset geleneğinden gelmiyoruz. Bizde siyaset ‘yapılan’, ‘kurulan’, ‘oluşturulan’ bir şey değil. Dolayısıyla, lider de ‘oluşturulabilen’ bir şey olmuyor...

Daha açık söylemek gerekirse, lider olunmuyor; lider doğuluyor.

Siz maalesef aranan ve özlemi çekilen bir lider değilsiniz.

Efendisiniz, ölçülüsünüz, ağırbaşlısınız, şusunuz busunuz ama, halk arasındaki tabirle, ‘soğuk neva’sınız. Hiçbir cazibeniz yok. ‘Lider karizması’ denilen şey hiç uğramamış semtinize.

Bence bırakın bu işleri.

Kendinizi de üzmeyin, size inanacak insanları da mahcup duruma düşürmeyin.

Belki hazır bir yapıda, iyi bir ‘üçüncü adam’ olabilirdiniz.

Hırsınız galip geldi. Bu fırsatı da teptiniz.
Ahmet KEKEÇ akekec@stargazete.com