|
A B D U L L A T İ F H O C A H A İ N M İ ?
Son zamanlarda bazı yazar,çizer,Ak Parti’li Saadet’li hatta çok
takva kardeşlerimizden bile zaman zaman Abdullatif Hoca ile
ilgili insanı üzen,düşündüren,şaşırtan,akılları karıştıran beyan
ve açıklamalar zuhur etmektedir.Hani sapla samanı,elma ile
armutları karıştırma diye herhalde buna denmeli.
1969 larda Prof.Dr.Necmettin Erbakan Hoca’mız Milli Nizam
Partisi diye bir parti kurmuştu. Allah ve Muhammet sevdalıları
olan İslam’dan,Kur’an dan cennetten,şihit olmaktan başka amacı
olmayan benim gibi aşırı fanatik kardeşlerimiz hemen bu partide
toplanmıştık.T.C.nüfusunun yüzde ikisi kadardık.
Bu heyecan yürüyüşü T.C.nin de dünyanın da gündemine
oturmuştu.Artık dünya medyasının birinci sırasında idik.Hoca
hakkında iyiliğine yazanlar ,kötülemek için yazanlar,tarafsız
yazanlar,hainliğine yazanlar,iftiracılar,çamurcular,çirkefçiler,ajanikler
daha neler neler belirmişti ve dağlar taşlar bu konuya
kilitlenmişti.
Çok geçmeden fısıltı gazeteleri o çok tanıdık borazanı öttürmeye
başladı:Amerika,İsrail,Ermenistan ağız birliği edecekmiş,
Türkiye de ihtilal yaptıracakmış ve bütün Milli Nizamcıları
şehir merkezlerindeki meydanlarda daraçları kurup astıracakmış…
Bu fısıltı çabuk yayıldı. Rahmetli babama köy kahvesinde
söylemişler. O da rahmetli anama söylemişti ve ben yaz tatili
için, İstanbul Hukuk fakültesinden Malatya’nın Yukarı Banazı
köyüne vardığımda bizim evde sanki cenaze kalkışı ağıtları
vardı.
Artık her yerde ve herkes bize “İ s m a i l ,, gözü ile
bakıyorlardı.Vah..vah..daha gencecikler..Keşke
girmeselerdi..Yazık olmuş..Kaçamazlar mı ola? Daha neleri
duyardık.Gözümüzün içine baka baka,yüzümüzü seyrede seyrede
hüngür hüngür ağlayan yakın akrabalarım vardı..
Evet..biz bu yola çıkarken zaten dünden şehit olma gururu içinde
idik.Allah’tan başka hiçbir şeyin bize korku vermesi zaten
mümkün değildi.İşte o kefenli,ateşten gömlekli,kaynar
kazanlı,ölüm anı,zincirlenme anı bekleme günlerinin devlerinden
biri vardı ki adı: A b d u l l a t i f Ş e n e r H o c a
idi.Erbakan Hocamızın sağında ve birinci sırada yerini alıyordu.
Sene 1969 sene 2009… Nereden nereye… İstanbul Hukuk
Fakültesinde,enstitü kısmında , namaz kılacak yer arardık.
Sonunda Tuvalete inen merdivenin altının hiç kimse tarafından
görülemeyeceği inancı ile orada teker teker namaza dururduk.
Dışarıya da gözcü kardeşler koyardık.
Bu gün Çankaya’ya selamünaleyküm diye girebiliyoruz.Aynen bize
benzeyen hatta adı da G ü l olan bir kardeşimiz var
orada.Başbakanlığa da :Nasılsın başbakanım diyerek
gidebiliyoruz.Aynen bizim emice oğluna benzeyen bir başbakan var
orada ve bize hemen dönüp :”Ooo sen misin,hoş geldin,nasılsın?,,
diyerek karşılıyor.Bakanların,millet vekillerinin çoğu bizim
köylüye benziyor.. Halbuki 40 yıl evvel Ankara ‘da bizim
gibilere polis rast gelse acayip mahluk diye önce hapis,sonra
işkence sonra sürgün cezası uygulardı..Adımız gerici,yobaz,çöl
kanuncusu,mürteci,ecmain,sakallı,derviş,huhucu
idi..Başbakanlıkta bizleri kapıcı etmezlerdi..O zamanın ilk
kahramanlarından birinin adı:A b d u l l a t i f Ş e n e r H o c
a idi.Sivasın yiğitlerindendi.İlim adamlarımızdan dı.Hocamızın
sağ kolu idi.
40 yıl sonra beyin takımı arasında göremediğimiz bir çatlama
oldu ve Hoca çekip gitti.Hiç kimse bu gidişin kesin iç yüzünü
bilemedi.Bu gidişi ,tövbe benzetmek gibi olmasın-Hz.Ali (R.A).nın
Habibullah S.A.V.min vefatına müteakip ,küskünlük emaresi
gösterip 6 ay Mescidi Nebevi’ye gelmemesine yakın görüyorum.
Hz.Al, Habibullah’ın yeğini,amcası oğlu,damadı,evlatlığı,ilk
Müslüman,bütün savaşlarda birinci sıradaki mücahit,,alim, gibi
değerler muvacehesinde H a l i f e l i ğ i umuyordu..Sahabeyi
kiram Hz.Ebubekir R.A. yı seçti. Hz.Ali de 6 ay tabir caiz ise
Bakan olmasına rağmen Bakanlar Kuruluna yani o zamanki ifadesi
tanımı ile- Mescidi Nebevi’ye gelmedi.6 ay sonra Hz.Ebubekir ve
arkadaşları toplanıp evine gittiler..Görüşüp gönlünü aldılar…
Benim kanaatim Abdullatif Hoca yarım asırlık çile sinin
karşılığı için cumhurbaşkanlığını kendisi için biçili kaftan
görüyordu. Ancak Recep Tayip Erdoğan –Başbakanımız-Abdullatif
Hoca’ya göre İKİNCİ KUŞAKTI. İkinci kuşağın birinci ve ikinci
kaleleri vardı.Abdullatif Hoca bu kaşağın birincisi
değildi.Kanaatim bu ki kırıldı ve çekip gitti.
Abdullatif Hoca fena insan olamaz.İki yüzlü olamaz.Dinsiz
imansız vatan haini olamaz.Münafık,düzenbaz,içten pazarlıklı
olamaz.Bir insan kafir olsa 50 yıl beş vakit namazı camide
cemaat la kılabilir mi?50 yıl inanmadığı halde oruç tutar mı?
Ailesine tesettür kuralı getirir mi? Çoluğunda çocuğunda yedi
ceddinde İslam’a aykırı zerre kadar kir bulunmayan pırlanta gibi
bir yaşantı buluna bilir mi? 50 yıl şehitliği bekleyerek yaşaya
bilir mi?
Hocanın bu isyana benzeyen gidişi isabetli mi? Kanaatime göre
hayır..Zira Ak Partide helali harama karıştıranları görüp de
gitse idi onun gibi görenler olacaktı ve gidenlerin sayısı hiç
olmaz sa 30 ve daha fazlası olacaktı.Bu gidiş anlam taşırdı.Ak
Partide mektepler
medreseler,camiler,hastaneler,parklar,bahçeler,
yağmalanıyor.Menfaat için her kirliliğe bulaşılıyor diyerek
ayrılmış 40 kişi inandırıcı olurdu.Ki Latif Hoca Ak Parti için
bu gibi bir iddiada da bulunmuyor..Bir sessiz gidiş..bir
sebepsiz gidiş görünümü sergiliyor.
Bu gidiş S A A D E T ‘e olsa idi yine belki bir anlam ifade
edebilir di.Nedamet duydum,pişman oldum,hatamı anlmadım,Hocamın
dizinin dibine geldim diye bir ifade bizim gönüllerimizde taht
kurmaya belki imkan verirdi.Kurtulmuş’un bayrağını da belki
taşıma fırsatı yakalardı..
Ama Abdullatif Hoca’mız bizim yarım asırlık
kahramanımız..Ağabeyimiz,kardeşimiz,,canımızın parçası..Bu
ayrılığa anlam veremiyoruz.İnşallah bir gün M E S C İ D D E
kucaklaşmaya şahit oluruz.
Görelim Mevla neyler..neylerse güzel eyler..
Bilvesile Hocama selam ve saygılarımı sunuyorum.
Av.Yaşar Metehanoğlu
|