.
M.T.T.B – ve SALİH DOĞANPALA,OSMAN YUMAKOĞULLARI

!967 de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinin birinci sınıfında okuyordum.Okuldan çıkınca da şimdi Halkevi olarak hizmet veren Çağaloğlu’ndaki binaya giderdik.Bedri Keskin,Kadri Keskin,Hüseyin Coşkun,Mehmet Alacacı,Adalalı Şamil Hoca gibi okulumuzdan arkadaşlarımız ,ağabeylerimiz vardı.Hatta bizim Malatya’lı ağabeydir Akın ağabeyim ve daha pek çokları vardı.

M.T.T.B. nin açık yazılımı Milli Türk Talebi Birliği demekti.O zaman okula girdik ki Dev-Sol,Dev-Yol, gibi solcu öğrenci dernekleri var ve bu arada bunlara karşı mücadele versinler diye de M.T.T.B kurulmuştu.

Rasim Cinisli M.T.T.B.nin başkanı idi.Kibar,nezaketli,güleç,selamlı,,kelamlı ,namazlı ,niyazlı bir ağabeydi.Daha ucuz yurt temin ediyorlardı.Yine Çağaloğlu’nda Rüstem paşa Medresesi Öğrenci Yurdu M.T.T.B nindi.Aylık 50 lira vermemiz gerekiyordu.Hemen taşındım… Bu yurtta olmanın en güzel tarafı yüzde 90nımızın namazlı olmasıydı.Hem yurt hem pansiyon özelliği de taşıyordu.Okula ,parka,camilere,Sultanahmet meydanına yakındı.O zamanın sinamaları da Çemberlitaş ve Gülhanepark civarında idi.

Her türlü dertlerimiz ile ilgilenen bir Abi vardı:Salih D o ğ a n p a l a ..Cenabı Hak bu kardeşi öyle bir enerji ,öyle bir sabır ,öyle bir metanet vermişti ki binlercemizin acısını sırtlanırdı.Ekmeğini bizimle paylaşırdı.Talebe olaylarında en önde ya ben olurdum ya da O muhterem…

Bursalı idi,bize göre birkaç yaş ekeydi.Yere bakarak hızlı hızlı yürür selam vermeden ne yaklaşır ne de ayrılırdı.Allah yüzüne bir nur bir çekicilik vermişti.Kim gelir de benim şu işim var derse o iş artık Salih Dooğanpala ağabeyimizin demekti..

Ertesi yıl M.T.T.B. başkanlığına Trabzon’lu ve Hukuk sondan bir ağabey geldi.Adı:İsmail Kahramandı.Daha sonraları Kültür bakanımız da oldu.İsmail Ağabey gür ve tok sesli,harika hitabet gücüne haiz , ,ak pak yüzlü,boylu poslu çok temiz Türkçe konuşma ve olağanüstü ikna ve hareket heyecanı verebilen temiz insandı.

Olaylar giderek hızlanıyordu.Artık birer ikişer şehit veriyorduk.Sakatlananlar,yaralananlar,işkencelere uğrayanlar,okumla girişi engellenenler çığ gibi artıyordu.Profesörler de ayrılmıştı.Masonlar,solcular,Atatürkçüler,birkaç tane de Milliyetçi, iki tane de Müslüman diye bilinen Hoca vardı okulda.

Birinci sınıfta Hüseyin Nail Kubalı diye bir profesörümüz,kavgamızın üzerine gelmişti.Gür sesi ile:”Kavga yok,fikir var,ornun yeri de bu kürsüdür,siz Yurdun dört bir köşesinden bunun için buradasınız,,diyerek sıra ile kürsüye fikir serdedecekleri çağırdı.Sınıfta CİHAN ALPTEKİN diye bir arkadaş kominizim’i çıkıp savundu ve Karl Marks’ın sosyal diyalektik denilen insanların zamanla ekonomik gelişme göstereceklerini ve bu gelişmenin de en uç noktasının kominizm olduğunu er geç bu sisteme geçmenin kaçınılmazlığını elini kolunu sallayarak anlattı.

Kapitalizmi o zaman yine M.T.T.B. de olan ve bizim sınıftan Yıldırım diye bir arkadaş anlattı ve demokrasi ile ekonomik bağın uyumu için İtalyan bilgini Makyavel teorisini övdü .

“ Şeriatı savunan var mı ?” deyince ben fırlamıştım.Ben dedim ki bizi Allah yaratmıştır.Dünyada da ahrette de benim gösterdiğim yoldan gidin ki rahat edesiniz diye bize Allah emretmiştir.;biz Allah’tan daha akıllı olamayacağımıza göre akılları yaratan Allah’ın hükümlerine sarılmalıyız demiştim.Hatta bir de ilave yapmıştım ve demiştim ki:Solcuların sosyal tekamül iddiası,masoniklerin Makyevelizm teorisi islamı bilmeyen karanlık yolcularının çırpınmalarıdır.Eğer islamı tanısalar bu sapmalara girmezlerdi demiştim.

Anayasa Profösörümüz ve 1960 Anayasası hazırlayıcısı hocamız Hüseyin Nail Kubalı Hoca ,kürsünün orta yerine geldi.Atatürkçülüğü de ben savunacağım diyerek söze başladı ve Türk Milletinin kurucusu var ise onun kuruluşta nazara alınmasının zorunluluk kesbettiği ilkeler de var olacaktır.İşte Mustafa Kemal Atatürk bir devlet oluşturmuş ve o günün koşullarına en mütenasip esasları içeren esasları belirtmiştir.Bu esasları bozmak kurulmuş yeni Cumhuriyetin , devletin temellerine zarar vermek olur şeklinde bir açıklama getirmişti.

Konuya dönelim: Öyle bir zaman geldi ki o zamının valisi NEVZAT AYAZ ve o zamanın içişleri bakanı FARUK SÜKAN ve o zamanın sanıyorum ki dışişleri veya maliye bakanı ve başbakan yardımcısı NAHİT MENTEŞE M.T.T.B. içindeki anlaşmazlığı görmüşlerdi ve Kayseri’de Milliyetçi,İslamcı olarak dikkat çeken bu ayrılmaya hemen çözüm bulmuşlardı.T.M.T.F diye bir dernek oluşturulmuştu ve Çağaloğlu Erkek Lisesi karşısındaki bina da hemen boşaltılarak Milli Türk Talebe Federasyonu diye bilinen ülkücü kardeşlerde tahsis edilmişti.M.T.T.B. di İsmail Kahraman,Osman Yumakoğulları,Kadri Keskin,Hüseyin Coşkun,Mehmet Alacacı ,SALİH DOĞANPALA vs vardı.

Ülkücü tarafta ise Nurettin İSPİR,Ekrem ÖZER,Komando Mustafa,Nihat Ergün,İt Ömer vs vardı

1971 ihtilali oldu.Birbirilerimizi tamamen kaybettik.Her birimiz bir yerlerde emniyete,cezaevlerine,karakollara düşüyorduk.Başımız belada idi.Salih Doğanpala ağabeyimize ,Süleyman diye bir kardeşe ve birkaç kardeşe 24 yıldan başlayan hapis cezaları verilmişti.Herkes İsmail Kahraman Ağabeyi soruyordu.Alınan cevaplar şöyle idi:”Babası yakasından tutup,siyasete tövbe ettirmiş,,Umutlarımız kesiliyordu..

Ben birkaç kez vurulmuştum.Malatya valisi Rafet Küçüktiryaki diye bir vali benim Sigorta hastanesinde ameliyat olmamı sakıncalı bulmuş ve ameliyatlı olarak evine aldırmıştı.Zira benim babamın köydeki evi sağlıklı değildi ve emniyetli değildi..Yaşıyorsa Allah razı olsun,Allah çoluğunu çocuğunu kendisine bağışlasın.Öldü ise Habibullah’a komşu olsun inşallah…

1983 -1984 lerde Salih Doğanpala çıkıp yazıhaneme geldi.Hapishaneden çıkmıştı.Evliydi.Çoluk çocuk vardı.Karşılıksız çeklerden,hacizlerden ,icralardan,davalardan gına gelmişti.Allah şahit olsun ki elimden geleni babamın ,anamın,kardeşimin derdi imiş hatta benim derdim imiş gibi görüp yıllarca yardım etmiştim.

İstanbulda binlerce derdin altından kalkmaya çalışıyordu.Çok zorlanarak Ankara’ya NAZİF OKUMUŞ ile beraber kitapçılık yapmak üzere gittiler..

Uzun zaman bağımız kopmuştu.

2002 veya 2003 te bir haber geldi:Salih Doğanpala ölmüştü ve BİRLİK VAKFI denilen yerde ona merasim yapılacaktı.

Evet Ağabeyimizin ölüm yıldönümü münasebeti ile bu yazıyı kaleme aldım

Allah için dünyasından vazgeçip kendilerini insanlığa adamış olanlara ne mutlu

Salih Doğanpala için okuyün kardeşlerden bir fatiha istirham ediyorum

Allah’a emanet olunuz

Av.Yaşar metehanoğlu

Av.Yaşar Metehanoğlu  
yasarmetehanoglu@hotmail.com
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

.YORUMLARINIZ: