AHIRKAPI YAĞMASI ve OLAYLARI

İstanbul, Eminönü, Sultanahmet, sahil kısmında, Kumkapı ile Cankurtaran arasında

Kumkapı da balık halinden başlayıp Bizan’ın Eskisaray kalıntılarına kadar uzanan parkın adı:Ahırkapı parkıdır.Park ile demiryolu arasında –Kennedy caddesi uzamaktadır.Bu parkta Türkiye’de dört bir yanında yaşanan, iyi ve kötü olayların örnekleri yaşanmaktadır.

On yıl önce bu parkın Cankurtaran tarafındaki bölümünü, yeni deniz fenerinin olduğu kısmı, bir emniyetin en öndeki isimlerinden biri çalıştırıyordu.24 saat otopark ,çay-bira bahçesi,meşrubat,tost vs ..veriliyordu.Muhtemel günlük cirosu 20.000 TL. civarında görülüyordu.20 kadar personel vardı.Sonra Ergenekon çıktı ve çalıştırıcısı tutuklandı..Devlet burayı boşalttı.

Aynı yerin aşağı kısmında denize kayıkların girebileceği bir yer yapılmıştı. Buraya bir yabancı petrol teknesini 2000 de lodos sürükleyip parçaladı.7 yıl bu sahilde bu dev tanker misafirimiz olarak kaldı. Çevreye bir renklilik getirmişti. Çocukların oyuncağı idi. Temizlendi.İşte bu kısımda ise yine Türkiye’nin en büyük mafya lideri olarak bilinen insanının çay-meşrubat vs.. ocağı vardı.Kars Çay Nargile Bahçesi ismi ile bir Tokat’lı delikanlı eli ile çalıştırılıyordu..Bu kısmın günlük cirosu da ortalama 10.000 Tl.civarında idi. Bu ocak da Susurluk ve peşinden Ergenekon ile temizlendi ve ağaçlandırılarak çim ekildi.

İki yıl kadar bu bölge mafyasız, ağasız, dayısız kalmıştı. 2005 ten itibaren yeniden işgale uğradı. Şimdi eski günleri aratan yağma devam ediyor.

Milli Emlak Müdürlüğüne, Büyükşehir Belediye başkanlığına ve Eminönü Belediyesine onlarca dilekçeler gönderdim. Eminönü Belediye başkan ve yardımcı ve ilgililerine yüzlerce

Kez şifahen başvurdum. Yeşilköy Karakol karşısından birileri gecenin 04-06 arasında motorla geliyor.Buradaki plakasız araçlarla görüşüyor.Buradaki esrarengiz ,bazıları plakasız araçlar bazen buradan çıkıyor ve-KALEDERYA lokantası ile NECİP FAZIL KÜLTÜR MERKEZİ arasındaki kale duvarı kırılarak içeriye giriş kapısı açılmış yerin önüne geliyor..Buradan girdiniz mi içeride birkaç da terk edilmiş eski ev var.Buralara özel ,kim oldukları bilinmeyenler girebiliyorlar.Başkaları girmeye kalktı mı en öldürücü köpek cinslerinin saldırısı anında başlıyor.Tren yolu ile Necip fazıl Kültür binası arasında öyle dehlizler öyle sığınaklar var ki ancak Allah bilir.Bir de özel kişiler…

Ahırkapı park girişinde İsopark görevlisi birkaç kişi duruyor. Onlar da ne hikmetse bazı araçlara fiş kesmiyor, plakasız giriş çıkışlara seslenmiyor.

Yine bu park kenarında iki bina vardı. Her iki bina da TURİZM Bakanlığına aitti. Türk yemek tanıtım merkezi binaları idi. Bu binalardan birinde yemekler yapılıyor diğerinde ise sergileniyordu. Turizm bakanlığının kültürel toplantıları da burada yapılıyordu. Bu Turizm Bakanlığı yemek tanıtım binaları 2006 da Nevzat Er’in Eminönü belediyesine devredildi. O da bu iki binanın birini yıkıp kum, çakıl döküp otopark yaptı. Kim alıp kim veriyor, kim çalıp kim oynuyor, belli değil…

İşin daha felaket tarafını anlatayım: Bu iki binadan biri yıkılıp yeri otopark edildi ya yıkılmayan öteki bina yıkılmadı.Bu binanın bitiminde 4 metre bahçe alanı vardı.Bahçenin kenarı boyunca yarım metrelik beton duvar uzuyordu.Beton duvarın üzerinde de iki metrelik tel korumalık vardı..Bahçe kokulu orman ağaçlarıyla donanmıştı.

Bu Turizm bina ve bahçesinin bitiminde ise SABRİ DONAT-HASAN DONAT-MEHMET DONAT adındaki şahıslara ait PETROL Ofisi bulunuyordu.. Petrol ofisi ile Turizm bahçe duvarının arasında bir metrelik mesafe vardı. Bu mesafe yol olarak kullanılıyordu. Eğer yoldan sahile inecekseniz bu yolu kullana biliyordunuz. Donat’lar Petrol ofisinin 1030 m.karelik alanını kiralamışlardı. Ancak Turizm alanına tecavüzlerini haklı kılacak hukuki bir sebep yoktu.

Nevzat Er’in belediyesi buralardan sorumlu iken bu Turizm Yemeklilerinin yapıldığı ikinci ev yıkılmadı. Üzerine bir gecede çakıl, asfalt serildi.Petrol ofisine katıldı ve petrol ofisinin oto yıkama,yağlama yeri yapıldı..Eminönü belediyesine Turizm bakanlığınca devir edilmiş olan ikinci bina ve bahçesinin alanı 600 m.kare civarındadır ve bu miktar yer oto yıkama yağlama yeri olarak mütecaviz vaziyette kullanılmaktadır.Zavallı yemekhane altta görülmekte ve görenlerin ciğerini sızlatmaktadır.

Bir gariban sahile inse ve Allah’ın suyunu satmaya kalksa yakalanır ve malı elinden alınır ve 57. T.l. de caza kesilir. Belki bir o kadar da tazillenir.

Ta balık halinden Cankurtaran yakınlarına kadar uzanan Ahırkapı parkımızda tuvaletimiz yoktur..Yazın çoluk çocuk,gelin,kız ,yaşlı nineler,ihtiyarlar gelip bu parkta piknik yaparlar.Tuvalet ihtiyaçlarını karşılamak için tek yer vardır o da Donat’ların lokantalarının,çay-içki bahçelerinin tuvaletidir.Adam başı BİR TL: verirseniz girersiniz.

Belediyemiz oturaklarla donattı bütün sahil boyunu.Bu parkta bira ,çay,meşrubat satan ve kimlikleri meçhul,izin belgeleri olmayan insanlar bu oturakları parçaladılar.Parçalamalarının sebebi ise oturacak yer kalmasın da insanlar onların taburelerine oturmaya ve haliyle bir milyon verip su ,çay içmeye mecbur bırakılsınlar içindir,.Bu oturaklar yere raptedilse idi belki sökülemezlerdi.Yine somunları kaynakla bağlansa idi koparılmazlardı.

Ahırkapı parkı karşısında tarihi Küçük Ayasofya camimiz vardır. Turistler dolar bolalır. Caminin medrese evleri şimdi Ahmet Yesevi Vakfına tahsis edilmiş.Küçük Ayasofya camisi de Ahmet Yesevi Vakfı da Necip Fazıl Kültür Merkezi de tarihi ve sosyal hizmet veren yerler olmasına rağmen sahilden buraya giriş kapısı kullanılmayacak kadar karışık,çapraşık,ve çok dar yapıdadır.Ahırkapı parkına gelen ailelerin gerek tuvalet gerek yiyecek temini gerek vakıftan yararlanma gerek de namaz ihtiyaçlarına cevap verecek bu kapı belediyeler tarafından bir türlü g ö r ü l m ü y o r.. Küçük Ayasofya cami hizasındaki sahilde Ergenekon Anarşi Örgütünün silahları bulundu. Televizyonlar gösterdi.

Ahırkapıda son günlerde bazı televizyonlarda Sultanahmet Cinayetleri diye adlandırılan cinayetlerin bir kısmı işlendi. Gencecik gençler içki içip kavga edip birbirilerini bıçaklamışlar.

Gencecik gençler ölmüş..kan davası başlamış..Güvenlik sağlanmış olsaydı belki de bunlar olmayacaktı.

Sayın Milli Emlak yetkilileri, Sayın Büyükşehir ve Fatih belediye sorumluları işgalleri, yağmalamaları, in mi cin mi oldukları belirsizlerin at oynatmalarını durdurunuz. Bu parkı, insanların huzur ve güven içinde çoluk çocuğu ile oturabilecekleri yer haline getiriniz.

Allah’a emanet olunuz.

Av.Yaşar Metehanoğlu
 

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI