|
 |
| . |
|
|
|
CAMİLERİMİZDEKİ TARİHİ
TABLOLAR KAYBOLMASIN
Fatih
camiinin simgesi Mekke, Medine, İstanbul tablosu ne oldu....?
Camilerimizdeki onbinlerce Yağlı -Toprak boya tablolar,
Nadide hat yazıları bir bir yok edildi. Bu yok edilen
tablolar arasına fatih camiinin son sembolü Mekke-Kabe,
Medine ve İstanbul motiflerinin resmedildiği devasa tablo
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Ankara götürülerek
bakıma alınmıştı. iki ayda geri geleceği söylenmişti, Bu
nedenle tedirginliğe düşmüş olduk, Lakin sekiz ay sonra
tablo Fatih camiine geri getirildiğini geçen hafta gördük
05.01.2014 yatsı namazında geldiğim Fatih camiinde hayranı
olduğum bu tabloyu yerinde göremedim, namazımı kılana kadar
üzüntüden ne yaptığımı bilemez oldum. Namaz sonrasında bazı
cami görevlilerine bu tabloyu sorduğumda onu söküp
götürdüler dediler, Nereye gittiğini kimden öğrenebilirim
dediğimde Cumhurbaşkanlığına gittiğini duyduk dediler.
Elbetteki bu konu üzerine sonuna kadar gideceğiz,
Biliyoruz ki geçmişte ve günümüzde Cumhurbaşkanları,
Başbakanlar camilerimizdeki birçok tabloyu makamları için
aldılar, Bir dönem Başbakan Tansu Çillerin konutu olarak
kullanılan Emirgandaki Sait Halim paşa yalısı yandı. Ve
duyduk ki çatıda camilerden saraylardan toplanmış birçok
tabloda burada yanmış .... Ve inanmamız istendi, Biz
inanmadık ve devrin başbakanına bu tabloların neden yalının
çatısında durduğunun hesabını soranda olmadı.
Şimdi aynı adet devam ediyor ve camilerimizdeki belki
de on binlerce hat yazısı, tablo böyle birer birer
hayatımızdan çekildi. Kimine çalındı dendi, Kimine bakıma
alındı dendi.
Ama hiç birisi geri gelmedi....
Bu tablonun geri gelmesi ve bakımının yapılmış olması
bizleri mutlu etti, teşekkürler vesile olanlara.
İŞTE FATİH CAMİİNDEN ALINIP ANKARA'YA GÖTÜRÜLEN O
TARİHİ TABLO

Bu tablo hakkında daha önce yazdığımız
haberimiz aşağıda


|
|
Tarihten: camilerden toplanarak
Yenikapı mevlivihanesine depo edildiği söylenen tarihi
eserler bir kundaklama sonucu yandı,
* Yenikapı Mevlevihanesi: Zeytinburnu’nda
17. yüzyılda inşa edilen bina yangında kül oldu. Geriye
sadece dedegan hücreleri ile matbahı kaldı. Bu yapılar da
1997’de kundaklandı. Restore edilen yapı
Fatih Sultan Mehmet Vakıf
Üniversitesi Medeniyetler
İttifakı Enstitüsü’nün
kullanımına tahsis etti. |
Konu hakkında medyadan öğrendiğimiz
bilgiler:
Öncelikle şunu beyan edelim, Görünüşe
göre Tablonun sağlığı korunma altına alınmış durumda, Lakin
istikbali hakkında aynı duyguları paylaşamayacağım. Tablonun
akıbetini takip ediyoruz..

Çankaya Köşkü’nün resim koleksiyonu restore edildi
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bir gün bir vesileyle Fatih
Camii’ni gezerken gözüne fil ayaklarından birine asılmış bir
tablo ilişti.
İlk bakışta altın varakla kaplı olduğu pek anlaşılmayan bir
çerçeveye yerleştirilmiş bu alegorik tabloda Devlet-i
Aliyye’nin, yani Osmanlı Devleti’nin dünyaya bakışı ve
kâinat tasavvuru anlatılıyor olmalıydı.
Ressam, Mekke ve Kûfi bir hat çevrelediği Medine’yi ön
plandaki dünya küresinin merkezine yerleştirmişti.
Sağda Yıldız Sarayı’nın medhali, arka planda ise daha küçük
ölçekte Mekke ve Medine tasvirleri, kubbeleri ve
minareleriyle İstanbul silueti ve Hamidiye Camii, gökyüzünde
de gezegenler yer alıyordu.
Mekke tasvirinin hemen altına dikkatle bakıldığı takdirde
köprüleri ve tünelleriyle Hicaz Demiryolu’nu görmek
mümkündü.
Ve tabii sol alt köşede resmin yapıldığı tarih ve ressamın
ismi: “27 Ramazanü’l-mübarek 1323 (25 Kasım 1905), Meşihat-i
Ulya Kalemi hulefasından Mimarzade Mehmed Ali.”
Bu hoş sürpriz karşısında şaşıran Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül, dikkatle inceleyince tablonun da, çerçevesinin de son
derece kötü durumda olduğunu fark etti ve bu önemli eserin
Köşk’teki tablolarla birlikte restorasyon programına
alınmasını emretti. Köşk’ün sanat danışmanı Ömer Faruk
Şerifoğlu tarafından kapsamlı bir araştırma sonunda rapor
hazırlandıktan sonra Vakıflar’dan izin alındı ve tablo
Çankaya Köşkü’ne gönderildi.
---------------
Geçtiğimiz
yıl temmuz ayında restorasyonu tamamlanarak ibadete açılan
Fatih Camii'ndeki gizemli tablo, Cumhurbaşkanlığı tarafından
restore ettirilecek.
RESTORASYONU HOLLANDA MÜZESİ YAPACAK
Ağustos ayında başlayacak ve 2 ay sürecek çalışmayı,
Hollanda Rijks Müzesi Tablo Restorasyon Bölüm Başkanı Willem
De Ridder yönetecek. Kendisine Türk restoratörler de eşlik
edecek. Zaman Gazetesi'nden Emre Soncan'ın haberine göre
tablonun yüzeyinde eski onarımların yanı sıra, çok sayıda
yırtık ve dökülme bulunuyor. Bu nedenle kapsamlı bir
restorasyondan geçmesi ve tuvalin desteklenmesinin zorunlu
olduğu söyleniyor.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, geçtiğimiz yıl Fatih Camii'ni
ziyareti sırasında gördüğü Mimarzade Muhammed Ali imzalı
tabloyu çok beğenmiş ve restorasyonu için talimat vermişti.
2. ABDÜLHAMİD DÖNEMİNE AİT
1905 tarihli yağlıboya tablo 2. Abdülhamid dönemine ait.
Eserde Osmanlı'yı temsil eden Yıldız Sarayı, Yıldız Hamidiye
Camii, Hicaz Demiryolu ve Topkapı Sarayı ile İslam'ı temsil
eden Mekke, Medine ve rahle üzerinde Kur'an-ı Kerim'le çok
boyutlu algılanabilecek bir evren kompozisyonu bulunuyor.
Sol üst köşesinde Kufi hatla "Allahu latifun bi idadihi"
(Allah kulları için lütuf sahibidir, Şura,19) yazılı
tabloda; aynı anda hem Yıldız'da hem Kâbe'de görüldüğü
rivayet edilen Abdülhamit'in bu özelliğinin anlatılmış
olabileceği belirtiliyor.
---------
BOLUDAN BİR MEKTUP
Sabah Gazetesi'nin evvelki güne ait nüshasında bir haber
ilgimi çekti.
Cumhurbaşkanımız Sn. Abdullah Gül, bir Cuma namazını kıldığı
Fatih Camii'nin son restorasyonu hakkında bilgi alırken
kendisine caminin müezzin mahfilinde bulunan 107 yıllık
tablo da gösterilmiş. Tabloyu inceleyen Gül, eserin restore
edilmesi talimatını vermiş. Bu hususta ekol haline gelen
Hollanda Kraliyet Müzesi uzmanları camiye giderek tabloyu
incelemişler. Konu ile ilgili bir rapor hazırlayan uzmanlar
eserin Türk uzmanlarla birlikte restore edileceğini
söylemişler.
Haberde devamla tablonun, Osmanlı'nın son
şeyhülislamlarından Mustafa Sabri Efendi'nin damadı
Mimarzade Muhammed Ali Bey tarafından kayınpederine
ithafen1905 yılında yapıldığı, Osmanlı'nın dünyaya adaletle
hizmet ettiğini ve Kâbe-i Muazzama ve Medine-i Münevvere'yi
dünyanın kalbi olarak telâkki edip oraya hizmet götürmeyi
şeref saydığını sembolize ettiği belirtiliyor.
Söz konusu haberde eserin camiye nasıl geldiği de Hattat
Emin Saraç'ın bir röportajından alıntı ile anlatılıyor.
Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi diğer Osmanlı hanedanı
üyeleri gibi yurtdışına çıkınca, içinde pek çok tarihi ve
antik eser bulunan konağı yağmalanmış. O yağmada bu resmi
kapan kişi ithaf ibaresini karalayarak seneler sonra tabloyu
Malta'da satışa çıkarmış. Eseri satın alan şahıs resmi
tanıyan birinin “bu resim Mustafa Sabri Efendi'nin evinden
çalındı. Gelin bunu evinize götürmeyin, Fatih Camii'nin bir
köşesine asın” fikrini kabul etmiş. Resim böylece camide
kendine yer bulmuş.
Bu haberi okuyunca hemen bir çağrışım yaptım. Merhum Zekâi
Konrapa'nın Bolu Tarihi isimli kitabında bu eserin bir
fotoğrafı ve sanatkârı ile ilgili bölümünü hatırladım.
Şimdi de onları sizlerle paylaşıyorum.
“Beş senelik Bolu İdadisi'nin 1. Sınıfında resim dersine
“Cüce oğlu Mehmet Ali Efendi ” gelirdi. Mehmet Ali Efendi
Karaçayır Mahallesi’nden, memleketin varlığıyla cidden
iftihar edebileceği yüksek ruhlu evlâdındandı. Babaları
taşçı ustası olduğu için kendileri “mimarzade” olarak
tanınmıştı.
Mimarzade Mehmet Efendi sarıklı, medrese tahsiliyle mektep
bilgisini şahsında toplamıştı. Yüksek ressam ve yüksek
hattat idi. Maharetini bütün yazı çeşitlerinde eserleriyle
göstermişti. İnce ve hassas bir sanatkârdı. Bolu'daki
camilerimizden Büyük Camii ( Yıldırım Bayezıd) ile İmaret
Camiinin duvarlarını süsleyen levhalar, hadis-i şerifler
Mimarzade'nin eseriydi. Merhumun taklit edilmez tabloları
İstanbul'un büyük ve selâtin camilerini de
canlandırmaktadır. Hele Fatih Camii'nde, müezzin mahfilinde
bulunan eşsiz tablosu çok büyük ve derin manalar taşıyan
şaheserlerindendir.
Tabloda, sağ tarafında saray methaliyle bir cami göze
çarpar. Semasında yıldızlar, Yıldız Camii ile Sarayına
işaret olduğunu bildiriyor. Sarayın bir halifeye ait
bulunduğu, sağ göz ufkunda “Medine” sol gözünün görüş
sahasında “Mekke” şehirlerinin bulunuşuyla açıklanabilir.
Bu nefis tablonun alt tarafına pek zarif olarak
yerleştirilmiş Talik yazı örneği tabloya ayrı bir letâfet
vermektedir. Yazının anlamı şudur; Fi: 27. Ramazanül
mübarek. (8-21 Kasım 1321/1905) Meşihati Ulya mektubi Kalemi
hulefasından Mimarzade Mehmet Ali...
Mimarzade Mehmet Ali, yalnız Bolu tarihinde değil, aynı
zamanda sanat tarihinde de mühim yer almaktadır.
Son vazifesi İstanbul Evkaf-ı İslamiye Müzesi müdürlüğüydü.
Mısır'da bir tramvay kazasında öldüğü rivayet edilmektedir.”
Sanatkâr bir hemşehrimizin eserine gereken alâkayı gösteren
Sn. Cumhurbaşkanımıza Bolulular adına teşekkür ediyoruz... |
|
|
|
 |
YORUMLAR: |
|
|