Ulusalcılara, Menemen'de destek yok
AK Parti'ye Cumhurbaşkanı seçtirmemek için Kubilay'ın şehit edilişinin 76. yıl dönümü nedeniyle Menemen'de toplanan ulusalcı gruplar desteksiz kaldı.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Cumhuriyet Halk Partisi ( CHP )Genel Başkanı Deniz Baykal, Doğru Yol Partisi (DYP) lideri Mehmet Ağar ve Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'tan olumsuz cevap alan aşırı ulusalcı gruplar, Menemen halkının da desteğini bulamadı. Sabah saatlerinde düzenlenne resmi törene katılan Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'de sert bir açıklamayla beklentileri boşa çıkardı. Zaman'a konuşan Sarıgül, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD)öncülüğünde öğleden sonra düzenlenen 'Menemen'den Çankaya'ya laik Cumhuriyet Mitingi'ni Atatürk'ün istismarı olarak gördüğünü belirtti. Kubilay'ın ölüm yıldönümünün ulusal bir gün olduğunu kaydeden Şişli Belediye Başkanı, "Böyle bir günde başka amaçlarla miting yapılması doğru değildir. Ben bu tür faaliyetleri doğru bulmuyorum. Bu bir Atatürk istismarıdır. Ben inançlarında Atatürk'ün de istismar edilmesine karşıyım" diye konuştu. Resmi törene katılan isimlerden CHP İstanbul Milletvekili Hasan Aydın da "Bugün bir tane tören var. O da zaten burada yapıldı. Ben bu tür marjinal grupların düzenlediği organizasyonlara katılmıyorum" dedi.

Şehit Kubilay Anıtı önünde düzenlenen resmi törene İzmir ve Menemen protokolunun yanısıra eski Genekurmay Başkanı Hilmi Özkök ve eşi de katıldı. Sabahın erken saatlerinden itibaren Türkiye'nin çeşitli yerlerinden gelen ADD üyeleri ve diğer grupların temsilcileri buradaki törene katıldı. Konuşmalardan önce protokolde bekledikleri isimleri göremeyen bazı ulusalcılar 'halk burada, protokol nerede' diye tempo tuttu. Konuşmalar esnasında da sık sık 'Çankaya laiktir, laik kalacak', 'Çankaya'ya imam istemiyoruz', 'Atatürk'ün ordusu yobazların korkusu' sloganları atıldı. Ancak protokol konuşmalarında bu tür grupların beklediği mesajlar verilmedi.

Törene ADD'nin yanısıra Yeniden Kuvayı Milliye Hareketi Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Kanaltürk Cumhuriyet Meclisi, Emekli Subaylar Derneği, Türk Kadınlar Birliği, Türkiye Kuvayı Milliye Mücahitler Derneği ve bazı CHP teşkilatları katıldı. Emniyet yoğun güvenlik tedbirkeri alırken binların başına keskin nişancılar yerleştirildi. Daha önceki yıllarda 150 olan polis sayısı bu yıl 500'e çıkarıldı.


KUBİLAY HADİSESİNİN GERÇEK YÜZÜ ARŞİVLERDEN ÇIKARTILDI
Tarihçilerden ortak tavır: Menemen'in istismarı bitmeli
76 yıl önce gerçekleşen Menemen olayları sırasında asteğmen Kubilay ve iki bekçiyi şehit edenlerin 'esrarkeş' olduğunu gösteren belgeler büyük ilgi gördü.


Zaman’ın dün manşetten yayınladığı arşiv belgeleri tarihçileri heyecanlandırdı.
Tarihçiler, Genelkurmay ve Emniyet arşivine dayanılarak ortaya çıkarılan gerçekler ışığında menfur hadisenin yeniden tanımlanması gerektiğini ifade ediyor. Bir kesimin ısrarla 'irtica kalkışması' diye sunduğu olayların faillerinin İslami değerlerle ilgisinin bulunmadığını vurgulayan uzmanlar, Menemen vesile kılınarak dindar halk üzerinde baskı oluşturulmasına karşı çıkıyor. Araştırmacı-yazar Mustafa Armağan, Derviş Mehmet'in dindarlıkla ilgisinin olmadığını ifade ederken, olayın CHP örgütünün iktidarını kuvvetlendirmeye yaradığına dikkat çekiyor. Tarihçi İsmet Bozdağ da katillerin esrarkeş olduğu yönündeki bilgilerin delillendirilmesinin büyük önem taşıdığını kaydediyor. Tarihçi Caner Arabacı ise Menemen'in içyüzünün akademik çevrelerde bilinmesine rağmen yüksek sesle ifade edilmediğinin altını çiziyor.

Araştırmacı-yazar Mustafa Armağan, Derviş Mehmet olarak anılan kişinin dindarlıkla ilgisi olmadığını vurguladı. "Menemen olayı kimin işine yaramıştır?" diye soran Armağan şu tespitleri yaptı: "Komplo olup olmadığından emin değilim. Ancak ben meselenin bir başka boyutuna dikkat çekmek istiyorum. Menemen olayı, CHP örgütünün iktidarını kuvvetlendirmeye yaramış ve onu 'eleştirilemez bir konuma' taşımıştır. İnönü ve CHP'nin devlete hakim olma sürecinde bir dönüm noktası teşkil eder. Ve partinin devletle bütünleşme süreci hızlanır." Derviş Mehmet'e ilişkin ilginç bilgiler veren Armağan, Cumhuriyet gazetesini kaynak göstererek şunları dile getirdi: "Olayın sanıkları içinde esrar içenler olabilir; fakat bir başka belgeden (O tarihlerde Cumhuriyet'te çıkan bir yazı) aslında Derviş Mehmet'in Çerkez Ethem'in arkadaşı olduğunu ve onunla beraber çalıştığını öğreniyoruz. Çerkez Ethem'le birlikte Yunanistan'a kaçmış ve 150'liklerden olmadığı için 1930'lara doğru tekrar Yunanistan'dan Türkiye'ye geliyor. Bu olay, bu kişilerin kullanılmış olabileceği izlenimi veriyor."

Tarihçi İsmet Bozdağ, tozlu arvişlerde bekleyen belgelerin irdelenmesiyle bu tür tartışmalı konuların derinlemesine incelenme imkanı bulunduğunu belirtti. Menemen olayıyla ilgili gerek hükümet temsilcilerinin ihmalleri, gerekse olayın faillerinin esrarkeş olduğu yönündeki iddiaların söylenegeldiğini hatırlatan Bozdağ, "Bu tür belgelerle bunlar delillendirilmiş oluyor." dedi. Dönemin hükümeti tarafından olayın kendi lehine kullanıldığını ifade eden Bozdağ, "Bu konuda çok detaylı ve bilimsel çalışmalarım olmadı. Ancak, aktarabileceğim şudur: Olay meydana geldiği zaman aslında çok küçük bir olay gibi göründü. Ama birdenbire patladı. Hükümet bu hadiseyi kendi lehine kullanmak istedi." değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Toktamış Ateş ise Derviş Mehmet'in esrarkeş olduğunun aslında 'sır' olmadığını kaydetti. Tarihçiler tarafından bilinen gerçeğin bu olaylar hakkında ciddi ipuçları verdiğini belirten Ateş, "Derviş Mehmet ve adamlarının esrar içerek şehre indiği ve bu olaylarla Menemen halkının hiçbir ilgisi olmadığı biliniyordu. Zaten zaman içinde o halkın kendi halinde mütedeyyin Müslümanlar olduğu görülmüştür." diye konuştu. Ateş, bu yıl Menemen olaylarının yoğun bir şekilde gündemi meşgul etmesinin nedenini de 'Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasal ortam'a bağladı.

Mustafa Armağan: Menemen olayı, CHP örgütünün iktidarını kuvvetlendirmeye yaramış ve onu 'eleştirilemez bir konuma' taşımıştır.

İsmet Bozdağ: Bu tür belgelerle yıllardır ileri sürülen iddialar delillendirilmiş oluyor. Dönemin hükümeti hadiseyi kendi lehine kullandı.

Toktamış Ateş: Kubilay'ı şehit eden kişilerin esrarkeş olduğunu tarihçiler biliyordu. İlçe halkının olayla hiçbir ilgisi olmadığı da zamanla anlaşıldı.


'Bugünkü komploları daha iyi anlıyoruz'

Selçuk Üniversitesi'nden Yard. Doç. Caner Arabacı, belgelerin Menemen olaylarının arkasındaki gerçeklere ışık tuttuğunu söyledi. Bu olayların akademik çevrede yıllardır bilinmesine rağmen yeterince dile getirilemediğine dikkat çeken Arabacı, "Derviş Mehmet geceleri çevresindekilerle esrar içerek her türlü ahlaksızlığı yapan bir insandı. Bu insanlar gündüz de başlarına yeşil sarık sararak halka çok farklı görünüyordu." diye konuştu. Olayların tam anlamıyla açığa çıkması halinde yıllardır yapılan hataların önüne geçilebileceğini vurgulayan Arabacı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yıllarca inançlı insanlar bu olay nedeniyle baskı gördü ve dışlandı. Gerçeklerin açığa çıkması bugün yapılan komploları anlamada büyük önem taşıyor. Çünkü bu olayların arkasında yer alan planları ne halk biliyor ne de kendini aydın kabul eden kişiler." Nergihan Çelen, İstanbul

Ankara, Zaman



'Bugünkü komploları daha iyi anlıyoruz'
Selçuk Üniversitesi'nden Yard. Doç. Caner Arabacı, belgelerin Menemen olaylarının arkasındaki gerçeklere ışık tuttuğunu söyledi.

Bu olayların akademik çevrede yıllardır bilinmesine rağmen yeterince dile getirilemediğine dikkat çeken Arabacı, "Derviş Mehmet geceleri çevresindekilerle esrar içerek her türlü ahlaksızlığı yapan bir insandı. Bu insanlar gündüz de başlarına yeşil sarık sararak halka çok farklı görünüyordu." diye konuştu. Olayların tam anlamıyla açığa çıkması halinde yıllardır yapılan hataların önüne geçilebileceğini vurgulayan Arabacı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yıllarca inançlı insanlar bu olay nedeniyle baskı gördü ve dışlandı. Gerçeklerin açığa çıkması bugün yapılan komploları anlamada büyük önem taşıyor. Çünkü bu olayların arkasında yer alan planları ne halk biliyor ne de kendini aydın kabul eden kişiler." Nergihan Çelen, İstanbul