|
Biz
Taksimde ve diğer diren eylemlerinde bunu açıkça görüyoruz, Amaçları
sadece iktidarı uyarmak ve yönetimin yolsuzluklarının son bulmasını
sağlamak amacıyla sokaklara dökülen sade vatandaşlar olaylara
politik bakmıyor. siyasi parti yandaşlarının da böyle bir kaygısı
yok, politik rant bekleyen marjinal partiler yasadışı eylemlerine
imkan verdiği için halkın bu tepkisini yönlendirerek kullandığını
görüyorum.
Bu akşam paşa meydanda 20-30 kişilik bir gurup binlerce
kişinin içinde kürtçe slogan atarak bebek katili Apoya özgürlük
istedi. Normal eylemcilerin huzursuz olduğunu görünce kısa kesmek
zorunda kaldılar.
Paşa meydanında 5-6 bin kişi toplanıyor ortalıkta tek polis
yok, Bunu anlamak mümkün değil, oynana oyunlar artık çuvala
sığmıyor. Gençler anlamasa bile biz anlıyoruz ev bu manzaraları biz
1980 öncesinden tanıyoruz. suni sloganlarla birbirine düşman edilen
gençlik düzmece eylemlerle birbirine saldırması sağlanırken polisin
olaylara müdahale etmediğini, sıkıyönetim olmasına rağmen askerin
tamamen seyirci kaldığını gördük, yaşadık. Şimdi aynı uygulamaya
şahit olurken endişelerimiz yoğunlaşıyor.
Baştan beri söylüyoruz, Bu olaylar doğal değil, Birçok
haberde belgeleri deşifre edilen Gezi olayları iktidarın hukuksuz
keyfi uygulamaları sonucu sıradan halkı sokağa döktü, Bu halkı
suçlamak için ajan provokatörler otobüs ve polis araçlarını yaktı,
çevreyi yağmaladı. Bunlar direnişçi halkın eylemleri değildi.
11 yıldır iktidarın uygulamaları, ülkede ne varsa
satılıp yabancılara devredilmesi, devletin bütün imkanlarının peşkeş
çekilmesi halkı isyan konumuna getirdi.
şimdi birde çözüm adı altında alenen
federasyon, bölünme projelerine Anayasal meşruluk sağlamak
amacıyla değiştirilmeye çalışılması, Kürtlere özerklik-bağımsızlık
verilmesi konusunda adına "Akil" denilen birçoğunun PKK söylemeleri
ile ortada dolanması Türk milletinin sabrını zorlamaya başladı.
Başbakanın birçok konuda devletin resmi kurumlarının hukuksuz dediği
bazı uygulamaları" ben yapacağım" diyerek dayatması, halkı
endişelendirmektedir.
Vatandaşlarımıza sağduyu ile olaylara bakması, asla
hukuksuz tepki vermemelerini rica ediyoruz. inanıyoruz ki İktidar
bir yıl içinde mutlaka kapalı kapılar ardında halka sorulmadan,
kendilerinin seçtiği akp yöneticilerinin tartıştığı bazı metinleri
önümüze koyacaklar. ve düne kadar inkar ettikleri başkanlık sitemi,
eyalet yönetimleri uygulamasının önünü açacak bir anayasa bize
dayatılacak. Artık TBMM'nden ve Referandum ile bu anayasayı
geçiremeyeceğini anlayan güçler 1972 muhtırası gibi bir yumuşak
darbe ortamı, alt yapısı hazırlamak istiyor şeklinde endişelerimiz
var.
Eğer böyle bir niyet yoksa sorun yok, ya varsa Allah korusun,
Kürt özerliği diye ortaya çıkanların hiçbirinin Kürt olmadığı
yazılıp çiziliyor ve yalanlanmıyor. Bu nedenle lütfen uyanık olalım
bir ve beraber olalım.
Millet olarak inançlı-inançsız, Türk-Kürt, zengin-fakir,
memur-sivil, partili-partisiz önümüze konulacak böyle bir oyunu
bozmak için birbirimizi eleştirmek yerine bir bütün olmayı
başarmalıyız, Ancak o zaman kazanacağız.
Bazı mağdur vatandaşlarımızın köylerden şehirlere adeta sürgün
edilmeleri, tarım ve hayvancılığın bitirilmesi, Yerli sanayinin
yabancılara satılması, KİT ve BİT'lerin özelleştirilmesi, özelleşen
bu kurumların gene yabancılara satılması hayra alamet değil. Uyan
Türkiye bu ölüm uykun olmasın.
Ve Çanakkalede, Kurtuluş savaşında, diğer savaşlarda
şehit olanlar sadece vatan için öldüler, savaştılar. Vatan sadece
inançlı, ahlaklıların malı değildir. Vatan ahlaksızında inançsızında
uğrunda öleceği bir değerdir.
Lütfen unutmayınız Abdullah Gözaydın
fatihten@gmail.com |