.
FATİH KOCAMUSTAFAPAŞADA PROVOKE GERİ TEPTİ

    11 Temmuz 2013 akşamı fatih Kocamustafapaşa meydanında forum düzenleyen bir gurup direnişçi üzerine Batman Sasonlu oldukları beyan edilen 15-20 kişilik gurup İftar sonrası yürüyüş yaparak dağılan kalabalığın üzerine bıçak ve sopalarla yürüdü, Birçok vatandaşı darp eden saldırganlar kadın çocuk demeden darp etti.
     Olayların sosyal medyada yer bulmasıyla oluşan tepki sonucu bu akşam Kocamustafapaşa meydanı hınca hınç doldu, paşaya destek sloganı ile çevre ilçelerden ve fatihin diğer mahallelerinden paşaya gelerek direnişe katılan vatandaşlar yatsı vaktine kadar slogan atarak basın açıklaması yaptı. ve olaysız dağıldılar

DİKKAT DİRENİŞ EYLEMLERİ PKK MİLİTANLARINCA PROVOKE EDİLİYOR

  Sade vatandaşın hükümetin ekonomik ve sosyal politikalarını eleştirme fırsatı olarak gördüğü Gezi eylemlerini iktidar anlayamıyor, Muhalefette CHP politik nemalanmaya çalışırken MHP ve SP direniş eylemlerini boykot ediyor. DTP ve PKK gizlice eylemlerin içinde ve Siyasi simge kullanmadan eylemlerde kasıtlı taşkınlık çıkarıyor.

 

     Biz Taksimde ve diğer diren eylemlerinde bunu açıkça görüyoruz, Amaçları sadece iktidarı uyarmak ve yönetimin yolsuzluklarının son bulmasını sağlamak amacıyla sokaklara dökülen sade vatandaşlar olaylara politik bakmıyor. siyasi parti yandaşlarının da böyle bir kaygısı yok, politik rant bekleyen marjinal partiler yasadışı eylemlerine imkan verdiği için halkın bu tepkisini yönlendirerek kullandığını görüyorum.
    Bu akşam paşa meydanda 20-30 kişilik bir gurup binlerce kişinin içinde kürtçe slogan atarak bebek katili Apoya özgürlük istedi. Normal eylemcilerin huzursuz olduğunu görünce kısa kesmek zorunda kaldılar.
    Paşa meydanında 5-6 bin kişi toplanıyor ortalıkta tek polis yok, Bunu anlamak mümkün değil, oynana oyunlar artık çuvala sığmıyor. Gençler anlamasa bile biz anlıyoruz ev bu manzaraları biz 1980 öncesinden tanıyoruz. suni sloganlarla birbirine düşman edilen gençlik düzmece eylemlerle birbirine saldırması sağlanırken polisin olaylara müdahale etmediğini, sıkıyönetim olmasına rağmen askerin tamamen seyirci kaldığını gördük, yaşadık. Şimdi aynı uygulamaya şahit olurken endişelerimiz yoğunlaşıyor.
     Baştan beri söylüyoruz, Bu olaylar doğal değil, Birçok haberde belgeleri deşifre edilen Gezi olayları iktidarın hukuksuz keyfi uygulamaları sonucu sıradan halkı sokağa döktü, Bu halkı suçlamak için ajan provokatörler otobüs ve polis araçlarını yaktı, çevreyi yağmaladı. Bunlar direnişçi halkın eylemleri değildi.
      11 yıldır iktidarın uygulamaları, ülkede ne varsa satılıp yabancılara devredilmesi, devletin bütün imkanlarının peşkeş çekilmesi halkı isyan konumuna getirdi.
       şimdi birde çözüm adı altında alenen federasyon, bölünme projelerine Anayasal meşruluk  sağlamak amacıyla değiştirilmeye çalışılması, Kürtlere özerklik-bağımsızlık verilmesi konusunda adına "Akil" denilen birçoğunun PKK söylemeleri ile ortada dolanması Türk milletinin sabrını zorlamaya başladı.  Başbakanın birçok konuda devletin resmi kurumlarının hukuksuz dediği bazı uygulamaları" ben yapacağım" diyerek dayatması, halkı endişelendirmektedir.
     Vatandaşlarımıza sağduyu ile olaylara bakması, asla hukuksuz tepki vermemelerini rica ediyoruz. inanıyoruz ki İktidar bir yıl içinde mutlaka kapalı kapılar ardında halka sorulmadan, kendilerinin seçtiği akp yöneticilerinin tartıştığı bazı metinleri önümüze koyacaklar. ve düne kadar inkar ettikleri başkanlık sitemi, eyalet yönetimleri uygulamasının önünü açacak bir anayasa bize dayatılacak. Artık TBMM'nden ve Referandum ile bu anayasayı geçiremeyeceğini anlayan güçler 1972 muhtırası gibi bir yumuşak darbe ortamı, alt yapısı hazırlamak istiyor şeklinde endişelerimiz var.
    Eğer böyle bir niyet yoksa sorun yok, ya varsa Allah korusun, Kürt özerliği diye ortaya çıkanların hiçbirinin Kürt olmadığı yazılıp çiziliyor ve yalanlanmıyor. Bu nedenle lütfen uyanık olalım bir ve beraber olalım.
    Millet olarak inançlı-inançsız, Türk-Kürt, zengin-fakir, memur-sivil, partili-partisiz önümüze konulacak böyle bir oyunu bozmak için birbirimizi eleştirmek yerine bir bütün olmayı başarmalıyız, Ancak o zaman kazanacağız.
   Bazı mağdur vatandaşlarımızın köylerden şehirlere adeta sürgün edilmeleri, tarım ve hayvancılığın bitirilmesi, Yerli sanayinin yabancılara satılması, KİT ve BİT'lerin özelleştirilmesi, özelleşen bu kurumların gene yabancılara satılması hayra alamet değil. Uyan Türkiye bu ölüm uykun olmasın.
     Ve Çanakkalede, Kurtuluş savaşında, diğer savaşlarda şehit olanlar sadece vatan için öldüler, savaştılar. Vatan sadece inançlı, ahlaklıların malı değildir. Vatan ahlaksızında inançsızında uğrunda öleceği bir değerdir.
      Lütfen unutmayınız Abdullah Gözaydın  fatihten@gmail.com