|
Başbakan'ı kızdıran 'Asker iması'
Bir TV kanalında, "Millet her şey demek değildir. Bu ülkenin başka
kurumları da var" diyen kadın profesör, Erdoğan'ı fena kızdırdı:
"Kimse bir yerlere sığınarak mesaj vermesin"
02 Mayıs 2007 12:36
NTV'ye konuşan Prof. Dr. Necla Arat'ın sözlerine Başbakan
Erdoğan'dan sert tepki geldi. Erdoğan'ın sözleri özetle şöyle:
"Dün akşam bir televizyon kanalında kariyer sahibi biri konuşuyor.
Ne dedi biliyor musunuz. Dedikleri demokrasi adına bir ayıptır.
Devletin kurumları var. Millet her şey değildir. Sandık ve seçim
her şey değildir. Ne demek bu... Bunlar demokrasiden nasibini
almamışlardır. Bu ülkede en zor anda bile bu çatının altına
sığınıldı. En zor kararlar bile bu çatı altında alındı. Kimse bir
yerlere sığınarak mesaj vermesin. Bizim bu millete saygımız
vardır. Demokrasiden bahsediyorsak bu böyle olmalıdır."
İptal kararı, demokrasiye sıkılmış bir kurşundur
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa
Mahkemesi kararını değerlendirirken, ''Bu, demokrasiye sıkılmış
bir kurşundur'' dedi.
Erdoğan'ın konuşmasının tamamı (dinleyin)
Başbakan Erdoğan dört hamleyi birden yaptı
CHP adalet terazisine yine taş koydu
Partisinin TBMM Grup toplantısında konuşan Erdoğan, Anayasa
Mahkemesi kararına değindi. Kararı saygıyla karşıladıklarını
vurgulayan Başbakan Erdoğan, gelecekteki süreçte hukuki
boyutlarıyla çok daha tartışılacak bir karar olduğunu kaydetti.
''Cumhurbaşkanının Mecliste seçilmesinin önü bloke edilmiştir''
diyen Erdoğan, bundan sonra gelecek parlamentolarda Cumhurbaşkanı
seçilmesinin adeta imkansız hale geldiğini öne sürdü.
Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Aynı zamanda bu nedir, biliyor musunuz? Bu, demokrasiye sıkılmış
bir kurşundur. Bu, halkın çoğunluğunu teslim ettiği iradeyi,
azınlığın iradesine mahkum etmektir. Bu bunu gerektirir. Yani,
burada azınlığı temsil eden bir parti, icabında kalkacak,
çoğunluğu temsil eden bir partiyle pazarlığa oturacak. 'Ya benim
istediğim olacak, ya benim dediğim olacak' Demokrasilerde böyle
bir şey yok. Herkes layığını bulacak, hakkını bulacak. Hakkının
karşılığını alması gerekir. Hakkından fazlası olduğu zaman bunun
adı adalet olmaz. Bu blokajı aşmak için referandum gerekirse,
'referandum' diyoruz.''
CHP'nin millete saygısının olmadığını, bu yüzden millete
gidemeyeceğini savunan Erdoğan, ''Cumhurbaşkanını millete
seçtiremez, bundan da kaçacaktır'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan konuşmasında şunları söyledi: "Ak Parti olarak
bugün yürüttüğümüz veya şu ana kadar sürdürdüğümüz bu siyasetin
temel vurgusu, Türkiye'de demokratik istikrar ortamının özenle
korunması olmuştur. Türkiye umut çıtasını, AK Partinin sağladığı
demokratik istikrarla büyütmüştür. Demokratik ortamın özenle
korunması için çalıştık. Berrak tabloyu lekelemeden sözü millete
bırakıyoruz. Seçim sandığı kurulacak, halk geleceğini
belirleyecektir. 24 Haziran veya 1 Temmuz'u seçim tarihi olarak
açıkladık. Hiçbir zaman seçimden, millet iradesine başvurmaktan
imtina etmedik. Geldiğimiz noktada milletin iradesine başvurmaya
en yakın parti biziz. Bunu da en isabetli yol olarak görüyoruz.
Millet olup biteni değerlendirecek ona göre karar verecektir."
25 yaş düzenlemesi ile ilgili kararlılıklarının devam ettiği
söyleyen Erdoğan, "Gençlerimiz önümüzdeki seçimlerde seçilme
hakkını mutlaka kullansın istiyoruz. Biz gelecek seçimleri değil
gelecek nesilleri düşünüyoruz. Siyasetimizin temelinde daima bu
anlayış olmuştur. TBMM'nin alacağı karar doğrultusunda sandıklar
alınacak milletin iradesi tecelli edecektir. Cumhurbaşkanlığı
seçimiyle ilgili süreç devam ediyor. Çoğunluğu Meclis'te
sağlayamazsak bizim amacımız iki sandığı milletin önüne koymaktır.
Bu çerçevede cumhurbaşkanlığı seçimi için milletvekilliği
seçimleriyle ilgili olarak her iki teklife de biz zaten hazırız.
Milletvekilliği seçimlerinin 4 yılda bir yapılmasına ve
cumhurbaşkanlığı seçimlerinin millet tarafından 5+5 sistemiyle
yapılmasına hazırız. Bu yıllardır tartışılan bir karar. Dün gece
alınan bir karar değil. Uzayda yeni bir keşif yok. Bunların hepsi
ortada. Bu parlamento bunlara hazır. Yeter ki bu konuyu işleyenler
bu adımı atmakta samimi olsunlar. Şimdi kaçanları da meydanda
olanları da göreceksiniz. Milletle beraber kimin var olup kimin
olmadığını göreceğiz. 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir'
dedik, kararı orası verecek. Biz şimdi bütün icraatlarımızı,
yaptıklarımızı, yapamadıklarımızı Türkiye'nin 780 bin km de
yaşayan 73 milyon vatan evladına yeniden anlatma imkanını
bulacağız. Türkiye Cumhuriyeti gelecek vizyonunu bugüne kadar elde
ettiği kazanımlar üzerine inşa etmeye devam edecek. Bugüne kadar
ekonomi, siyaset adına ne yaptıysak, bunu Türkiye'nin muasır
medeniyetler seviyesinin üzerine çıkabilmesi ve Türkiye'nin
itibarı için yaptık. Başarımız milletin başarısı olacak bunu hep
söyledik. Dünyanın uzak ülkelerinde Türkiye'nin adını duymayanlar
bilmeyenler vardı, artık öyle bir şey söz konusu değil. Bugüne
kadar yapılmayan buydu. Ama şimdi bu aşıldı. Bundan sonra şimdi
ikinci dönem başlayacak. İkinci aşamada amacımız, 2013te kişi
başına 10 bin dolar milli gelir sağlamak." dedi.
CHP adalet terazisine yine taş koydu
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, Anayasa Mahkemesi kararını
etkilemeye yönelik sözler sarf ettiğini savunan Erdoğan, ''Sayın
Baykal, felaket tellallığı yaptı, ağır tahrik yolunu seçti''
diyerek CHP'nin adalet terazisine yine taş koyduğunu ifade etti.
Başbakan Erdoğan, Anayasa Mahkemesi'nin kararının demokrasiye
sıkılmış bir kurşun olduğunu belirterek 'artık millet iradesinin
tecillisini bekleme zamanıdır' dedi.
02 Mayıs 2007, Çarşamba
|