|
Karanlık senaryonun davetiye metni
Amerika'daki Hudson Enstitüsü'nün düzenlediği skandal toplantı
için katılımcılara davetiye gönderildiği ortaya çıktı. İlginç
isimlerin iştirak ettiği seminerin davetiyesinde, terörist
saldırıdan suikasta kadar birçok başlık var.
Eğer doğruysa, Türk subayları toplantıyı terk etmeliydi
Hudson'da konuşulan 'karanlık senaryolar'a basından tepki
Amerika'daki bir düşünce kuruluşunda Türkiye ile ilgili yapılan
gizli toplantının ayrıntıları netleşmeye başladı. Zaman'ın elde
ettiği bilgilere göre, Anayasa Mahkemesi başkanına suikast, terör
örgütü PKK'nın İstanbul'da kanlı bir saldırı düzenlemesi ve Kuzey
Irak'a askerî harekât gibi karanlık senaryoların ele alındığı
toplantının davetiyesi günler öncesinden katılımcılara dağıtıldı.
Bush yönetimi yanlısı Hudson Enstitüsü, basına kapalı toplantıya 'Turkey
Workshop' (Türkiye Semineri) adını verdi. Hazırladığı davet
metninde Türkiye'deki son gelişmeleri özetledikten sonra ön
hazırlık yapmaları amacıyla çeşitli senaryoları katılımcılara
önceden verdi. Hangi sorulara cevap arandığı davetiyede ayrıca
belirtildi.
Çarşamba günü yapılan seminere, bazı Türk askerî yetkililer ve
sivil uzmanlar da katıldı. Hudson Enstitüsü'nün Türkiye uzmanı
Zeyno Baran ve Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'nin oğlu Kubat
Talabani'nin yanı sıra Tuğgeneral Suha Tanyeri ile askerî ataşe
Tuğgeneral Bertan Nogaylaroğlu'nun da toplantıya iştirak ettiği
kaydediliyor.
İŞTE KONUŞULAN SENARYOLAR
● 18 Haziran'da canlı bomba Beyoğlu'nda patlıyor. Turistlerin de
arasında bulunduğu 50 kişi ölüyor.
● Eylemi PKK'nın yaptığı dedikoduları yayılıyor. Saldırganın Kuzey
Irak'ta eğitim gördüğü açıklanıyor.
● 24 Haziran'da Anayasa Mahkemesi başkanı öldürülüyor, mitingler
düzenleniyor ve ordu Irak'a giriyor.
--------------------------------------------------------------------------------
KATILIMCILARA YÖNELTİLEN SORULAR
● Sınır ötesi harekâta Irak'ın komşuları, İsrail, Arap Ligi ne
der? AB üyelik görüşmeleri sona erer mi?
● Türkiye'nin bölgede başarılı bir harekât yapması ne kadar
mümkün? Taraflar ne kadar kayıp verir?
● ABD Kongresi, Türkiye'ye yaptırımlar uygulanması önerisinde
bulunur mu?
--------------------------------------------------------------------------------
'VAHŞİ KART' BÖLÜMÜNDE KONUŞULANLAR
● Saldırıyı gerçekleştiren teröristin Suriye'deki Hizbullah
kampında eğitildiği ortaya çıkarsa?
● Türk ordusu, İsrail ajanlarının PKK'lılarla çekilmiş videolarını
ve MOSSAD eğitim kılavuzlarını bulursa?
● Türk askerinin öldürdüğü peşmergeler arasından onlara eğitim
veren bir ABD'li subay çıkarsa?
Hudson Enstitüsü'nün davetiyesi giriş, senaryo, sorular ve vahşi
kart gibi bölümlerden oluşuyor. Hazırlanan senaryo metni özetle
şöyle: "Bir intihar bombacısı İstanbul Beyoğlu'nda polis
karakoluna saldırıyor. Turistlerin de aralarında bulunduğu 50 kişi
ölüyor. Eylemi PKK'nın yaptığı dedikoduları yayılıyor. İçişleri
Bakanlığı, eylemcinin Kuzey Irak'ta eğitim gördüğünü açıklıyor.
Genelkurmay Başkanı, PKK'nın büyük şehirlerde eylemlere devam
edeceğini söylüyor.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu'ya intihar saldırısı
düzenleniyor. Ankara, İstanbul, Samsun gibi şehirlerdeki
mitinglere milyonlarca vatandaş katılıyor. Türk ordusu 50 bin
kişilik bir birlikle Kuzey Irak'a giriyor. Irak hükümeti büyük
tepki gösteriyor."
Bu senaryonun ardından katılımcılara birtakım sorular
yöneltiliyor. Cevap aranan sorulardan bazıları şöyle: "Bombalı
saldırıları PKK'nın değil El Kaide'nin yaptığı anlaşılırsa
operasyon nasıl etkilenir?"
Giriş, senaryo, sorular ve 'vahşi kart' gibi bölümlerden oluşan
davetiyede yazılanlar özetle şöyle:
18 Haziran'da bir intihar bombacısı Beyoğlu'nda polis karakoluna
saldırıyor. Polislerin yanı sıra turistlerin ve alışveriş
yapanların da aralarında bulunduğu 50 kişi ölüyor, 200 kişi
yaralanıyor.
Eylemi terör örgütü PKK'nın yaptığı dedikoduları yayılıyor.
Bir gün sonra İçişleri Bakanlığı, eylemcinin PKK tarafından Kuzey
Irak'ta eğitim gördüğünü açıklıyor.
Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt, PKK'nın büyük şehirlerde
eylemleri sürdüreceğini söylüyor. Derhal Kuzey Irak'a askerî
operasyon çağrıları yapıyor.
Amerikan Dışişleri Bakanlığı, sükûnete davet ediyor.
23 Haziran'da İran, Suriye'ye malzeme taşıyan kamyonlarına ulusal
sınırları içinde PKK tarafından saldırı düzenlendiğini açıklıyor.
PKK'nın bu eylemi ABD talimatıyla gerçekleştirdiğini iddia ediyor.
Tahran yönetimi kızgınlık içinde Türkiye'ye PKK'ya karşı bir
harekâtta destek öneriyor.
24 Haziran'da Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu'ya intihar
saldırısı düzenleniyor. Tuğcu, ağır yaralı olarak hastaneye
kaldırılıyor ve bir gün sonra vefat ediyor. Bombanın Beyoğlu'nda
patlayanla aynı olduğu tespit ediliyor.
25 Haziran'da İçişleri Bakanlığı ve Genelkurmay, PKK'nın bu işe
karıştığını açıklıyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Irak'a askerî harekâta karar
veriyor.
Genelkurmay, Kuzey Irak'taki muayyen bölgelere saldırı kararı
alıyor; hedef Türkiye'ye silah ve militan girmesini engellemek.
29 Haziran'da Türk ordusu 50 bin kişilik bir birlikle Kuzey Irak'a
giriyor.
Bağdat büyük tepki gösteriyor.
Amerikan Dışişleri Bakanlığı bu harekâtın Türkiye'nin güvenliğini
azaltacağını belirtiyor.
Beyaz Saray, Türkiye'nin kendini savunma hakkı olduğunu
kaydediyor.
Katılımcılara neler soruldu?
Beyaz Saray ve ABD Dışişleri'nin tepkileri sizce gerçekçi mi?
Irak'ın komşuları, İsrail, Arap Ligi, Avrupa Birliği ne der?
Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik görüşmelerinin sonu mu olur?
Rusya bunu ABD ile Türkiye'nin arasını açma fırsatı olarak görüp
tansiyonu yükseltebilir mi?
Türkiye'nin o bölgede başarılı bir harekât yapması ne kadar
mümkün?
İran'ın destek teklifini Türkiye hoş karşılar mı? Bu işbirliği
Türk-Amerikan ilişkilerini ve NATO bütünlüğünü nasıl etkiler?
Irak hükümeti Türkiye'den mi, yoksa Iraklı Kürt liderlerden yana
mı tavır alır?
Bir süre sonra bombalı saldırıları PKK'nın değil de El Kaide'nin
yaptığına dair delillerin ortaya çıkması operasyonu nasıl etkiler?
ABD Kongresi Türkiye'ye 1974 Kıbrıs 'işgali'ndeki gibi yaptırımlar
uygulanması önerisinde bulunur mu?
--------------------------------------------------------------------------------
Eğer doğruysa, Türk subayları toplantıyı terk etmeliydi
AK Parti İstanbul Milletvekili ve Türkiye-ABD Parlamentolar Arası
Dostluk Grubu Başkanı Egemen Bağış, Hudson Enstitüsü'ndeki
toplantıya Türk askerî yetkililer katıldıysa bu kişilerin
konuşulan senaryolara "seyirci kalmamış olması" gerektiğini
söyledi. Sözde Ermeni soykırımı, terör örgütü PKK ve Kıbrıs gibi
sorunları, Kongre üyeleri ve diğer yetkililer ile görüşmek üzere
ABD'ye gelen Bağış, New York'taki Türk Başkonsolosluğu'nda
temasları hakkında değerlendirmede bulundu. Egemen Bağış, felaket
senaryolarının konuşulduğu toplantıya katılan askerler ile ilgili
soruyu şöyle cevapladı: "Eğer iddia edildiği gibi bir toplantı
olmuş olsaydı Washington'da eminim, oradaki askerlerimiz gerekli
tavrı koyar, hadlerini bildirirlerdi. O nedenle ben böyle bir
toplantının gerçekleştirilmiş olacağına inanmıyorum. Velev ki
olduysa gerekli işlemleri yapmak gerekli makamların görevidir.
Eminim onlar da öyle yapacaktır." Egemen Bağış, Roma'daki NATO
toplantısında Doğu Anadolu'yu Kürt bölgesi diye gösteren harita
olayını hatırlatarak Türk subaylarının bu toplantıyı terk ettiğini
vurguladı. Bağış, Hudson'daki toplantıyla ilgili olarak da, "Böyle
bir toplantıda hiçbir Türk devleti görevlisinin hele hele hiçbir
TSK üyesinin böyle bir senaryoya seyirci kalabileceğine
inanmıyorum. İnanmak dahi istemiyorum." şeklinde konuştu.
Bakan Gönül: Resmi bilgi yok
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Hudson Enstitüsü'ndeki
toplantıda konuşulan korkunç senaryolarla ilgili olarak kendisine
intikal eden resmi bir bilginin olmadığını bildirdi. İzmir'de AK
Parti'nin seçim çalışmalarına katılan Bakan Gönül, daha sonra
basın mensuplarının sorularını cevapladı. Sözkonusu senaryolarla
ilgili haberlerin hatırlatılması üzerine Bakan Gönül, "Bana resmen
intikal etmiş bilgi yok.'' dedi. Bu senaryonun basın mensuplarına
nasıl ulaşmış olabileceği yolundaki sorulara da Bakan Gönül,
"Medya bizden çok daha hür. Bizler hukuki kısıtlamalarla ve resmi
bilgilerle hareket ediyoruz. Medya görevini en iyi şekilde
yapıyor. Onların bu serbestiyetinin bizde olması beklenemez."
karşılığını verdi. Sezai Kalaycı, New York; İzmir, aa
ZAMAN
Ali H. Aslan
17 Haziran 2007, Pazar
|