|
GÜNÜMÜZDE
ÜMMETİN HELAKİNE SEBEP OLAN FİTNE "FAİZ"
Ümmeti Muhammed günümüzde içine düşüp teslim olduğu en
büyük fitne Faiz batağıdır, Dünyanın egemen kapitalistleri
"Para"nın sahtesini icat edip, Gazeteden ucuza basarak
insanları köleleştirme yolunu sahte, para olmayan bu kağıt
parçaları ile sağladılar, 18 yy. dan itibaren bu yolla
dünyayı daha kolay köleleştirdiler.
(Para nedir ya Resulullah; Para tedavülden kalktığı zamanda
değerini koruyan şeydir Hadis-i şerif)
Batıda kağıt paraların basılması ve kullanılması 17 nci
yüzyılın sonlarına rastlamaktadır. İlk kağıt paranın 1690’lı
yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde Massechusetts
Hükümeti, İngiltere'de ise "Goldsmiths" ler tarafından
basıldığı ve dolaşıma çıkarıldığı, 1694 yılında İngiliz
Merkez Bankası ve daha sonra diğer ülke merkez bankalarının
kurulması ile de yaygınlaştığı görülmektedir. Önceleri
hükümetlere merkez bankalarındaki kadar para basmasına
müsaade edilirken, sonradan sanayi ve ticari gücü, sonraları
askeri gücü olan ülkelerin parasının değerini koruduğunu,
güçlü olmayan ülkelerin, ve de batının kurallarını kabul
etmeyen ülkelerin parasının uluslar arası kabul edilmiyor.
Çin bile parası yuan'ın 1990 lı yıllarda
konvertibilite
olmasını sağladı.
Yukarıdaki hadisi şerif günümüzden 14 asır önce paranın
sahtesinin olacağını, bu konuda dikkatli olmamızı, para
olmayan şeyleri para olarak kabul etmenin doğru olmadığını
bize bildiriyor. Fakat çok şeyde olduğu gibi
para konusunda da gerektiği gibi İslami emirlere uyamadık,
sisteme sahip olamadık, güç küfrün eline geçtiğinde işte
böyle kağıt parçaları ile kendimizi, dünyamızı bir avuç
kapitaliste teslim ettik.
şimdi Dünyamızı bizlere zindan ediyorlar, Sahip oldukları
güçleri tehlikeye düştüğünde, bizim karşı koyacak gücümüzü
yok etmek için bizleri birbirimizle çarpıştırıp gücümüzü
bitiriyor, üstüne üstlük silah satarak bu yolla da son
imkanlarımızı elimizden alıyor. Günümüzün körfez
ülkeleri bu konuda çok taze örnektir.
Bu saatten sonra ne yapılabilir? Mutlaka İslami
hassasiyetleri bilip inadına yaşamak gerekiyor, kapitalist
güçleri iflas ettirmek gerekiyor, Nasıl mı olacak? elbette
ki öncelikle cemaat olacağız, öyle 1990 lı yıllarda kurulumu
belli mihraklarca organize edilerek, sonra yapay yollarla
iflas ettirilen Anadolu kaplanları gibi değil.
Gerçekten cemaat olmamız emrediliyor, birbirimizi öncelikle
tanımamız, sevmemiz, birbirimiz için dertlenmemiz gerekiyor.
Şu sıralar günde beş defa camiye gelip saflarda omuz omuza
veren kişiler, kuru anlamsız bir selam dışında kimsenin
kimsenin halinden haberi yok, genelde bu kuru selamda yok.
Selam duadır, kişi kim için ne dua edeceğini bilmelidir.
Bunun için komşusunun derdini bilmelidir, Komşusunu
tanımayın derdini bilmesi mümkün müdür.
Konuyu burada kesip Faiz konulu bir forum yazıları
sunuyorum:
---Sevgili
kardeşim bence yapmamız gereken devlet bankalarının ve tüm
kurumlarının normal ve gecikme faizlerini kaldırmaya yönelik
bir hareket başlatmak olması daha iyi olmaz mı? Belki bu
konu böyle iyi şeyler yapılmasına vesile olur.
---Ve aleykum selam kardeşim
ALLAH c.c razı olsun verdiğiniz bilgiler için, hepsine aynen
katılıyor ve tasdik ediyorum. İnşALLAH namerde muhtaç
olmadan bütün problemlerimizi çözeriz Bizleri yaradana
emanet olunuz.
---ve
aleykümselam... selamünaleyküm...
Öncelikle Kredi Kartı ve Kullanımı ile ilgili hususlara
değinelim inşaAllah.
1. KrediKartı henüz sizin olmayan parayı kullanma temeline
dayanmaktadır.
Ve elimize geçmeyen para henüz bizim olmadığına göre ,
kendimize ait olmayan parayı kullanmamız uygun mudur?
2. Hadi bu parayı borç olarak alıp kullandığımızı
varsayalım.
Geri ödeme süresi nedir ? 1 ay.
1 ay içinde ödeyeceğinize dair söz vermiş oluyor muyuz? Evet
.
Ödeyemediğimizde alışveriş sözümüzü bozmuş oluyor muyuz ?
Evet.
Ve biz ödeyemediğimizde banka faizi işletiyor mu ? Evet
Yani hem sözümüzü tutmamakla hem de faize bulaşmakla
Rabbimizin emrine karşı geldik. Çifte ziyan...
3. Eskiden Kredi Kartı mı vardı ? Hayır
İnsanlar geçimini sürdürebiliyor muydu ? Evet
Kredi Kartı insanları harcama yönünden rahatlığa teşvik
ediyor mu ? Evet
Alışverişe gidildiğinde zaruri ihtiyaç
yanında fuzuli ihtiyacın alınmasına da vesile oluyor mu ?
Evet
İsraf yaparak bir kez daha ziyandayız.
4. Kredi Kartı borcumuzu ödeyemediğimizi düşünelim .Faiz
aldı başını gidiyor .
Borç birken bin oldu. Ailemizin nafakasını bankaya yatırır
olduk mu ? Evet
Cenneti yaşamamız için verilen yuvalarımıza huzursuzluğu ve
mutsuzluğu getirdik mi ? Evet
Aile yuvamızı koruyamadığımız için bir kez daha ziyandayız.
5. Bu kısmı yazmak bile istemiyorum ama ne yazık ki günümüz
gerçekleri...
Ve Rabbim cümlemizi bu duruma düşmekten , bu duruma
bulaşmaktan muhafaza etsin.
Kredi kartı borcu dağ gibi oldu . Ödememizin imkanı yok.
Ruhsal bunalıma girdik . Bir cinnet anında kendi canına mı
kıyanı ararsınız , eşine çocuğuna kıyanı mı ?
Can aldık ... Ziyanların en büyüğü...
Yani Kredi kartı nerden bakarsak bakalım ...Koca bir
ZİYAN...
Rabbim cümlemize , verdiği rızka kanaat etmeyi nasip etsin.
Amin.
Ve bizler faiz almazsak eğer bu sistem mutlaka değişecektir
inşaAllah. Hayırlı günler.
---Aleyküm Selam sayın gevher
Tespitlerinize aynen katılıyorum, 3. madde yazdıklarınızın
can damarı...
Faiz almayıp bu sistemi değiştirmek en büyük dileğimizdir
inşaALLAH
Selam ve Dua ile...
---selamun aleyküm ...
ben kendimden bı örnek vereyim bu konu üzerine...
1996 yılından itibaren yanı 16 yasından itibaren esnaflık
yapıyorum Rize'de.
o kadar dikkatli davranıyordum ki faiz hususunda telefon
,elektrik ve benzeri faturaları dahi günü gelmeden
yatırırdım.çünkü faiz haram olduğunu biliyordum ve bana da
iyi gelmiyordu .bu bilinçle hareket ederdim.
2004 yılında kardeşim üniversiteden mezun oldu yanıma
geldiğinde o okumuştur hesap kitabı daha iyidir diye işyerin
tüm yetkilerini ona verdim, girdi çıktı işlemleri o
yürütmeye başladı gayette güzel yürütüyordu.
işlerimizde iyi gidiyordu ne olduysa 2007 yılında krediyle
sıfır araba alana kadar. ta ki o arabayı aldık işlerimiz hep
geriye doğru gitti her gün zarar etmeye başladık neticede o
arabayı da sattık birikimleri de bitirdik. sıfıra indik ve
halen bankalara bölüm bölüm borcum var.50 bin tl civarı
toplamda .
şuan kardeşimle de ayrıyız evlenip İzmir yerleşti. bense
sırf borçlardan ötürü bir başkasının mutluluğuna sebep
olamam diye sözlümden ayrılmak zorunda kaldım.ve tekrardan
sıfırdan hatta eksiden başlamak zorunda kaldım....ve halen
istemeyerekten faiz ödemek zorundayım ...mümkün mertebe aç
kalın açıkta kalın ama faize bulaşmayın çok ihtiyacınız
varsa dahi gidin bir başkasından yardım dilenin el acın .
ama faiz almayın kardeşlerim .
ben bir hataya düştüm şeytana uydum ve tepe taklak oldum
bunca zaman kirada oturdunuz sabredin biraz daha kirada
oturun .Allaha dua edin sizi asla yarı yolda bırakmaz ve
sabrederseniz en güzeline kavuşturur sızı.. Allaha emanet
olun.
---kardeşim siz hiç üzülmeyin evinize, eşinize sağlıklı
olarak lazımsınız. herşeyden önemlisi sizin sağlıkla hayatta
olmanız. tamamen ev almayın demiyoruz zaten inşallah bu
bulduğunuz evden daha güzeli karşınıza çıkar kısa bir zaman
sonra evinizi alırsınız. bir düşünürsek evi aldık faize
bulaştık günaha girdik ve sonra vefat ettik sonra onun
günahın cezasını biz çekeceğiz.
Etrafımda nasıl insanlar var gel Kuran öğreteyim babana
kardeşine oku diyorum ev bırakmışlar hatta hayattayken
üstlerine yapmışlar gelmiyorlar bir yasin okursun hiç
olmazsa diyorum ama nafile. bir de geçen gün yazdıktan sonra
bir örnek daha aklıma geldi bir tanıdığımız ev alıyor iki
tane ikisi de inşaat halinde üstünü kredi çekiyor faiz
ödeyecek sonuçta. ama evi aldığı kişiden yana dolandırılıyor
onsekiz milyar ödemişler apartmanın borcu için müteahhit
ödememiş. evin borçları çıkmış. lütfen faize bulaşmayın.
insanın günahı bir yerden çıkıyor. ahrette hesabı var üç
günlük hayatta hiç değer mi? az daha sabredin bol bol dua
edin. Allaha emanet olun hayırlı günler.
-----" Bir konuda haramı helâl görmek isteyen bir adam yüz
hocaya fetva soruyor. Doksan dokuzu haram, bir tanesi helâl
derse, elbette ki doksan dokuzu dinlemek gerekir. Bir kişi
yanılabilir, unutabilir, okuduğunu yanlış anlamış olabilir.
Haram olan şeyi helâl saymak için bahane aramamalıdır. "
" Allah Tealâ haram ve helâlin yanında şüpheliyi de
yaratmıştır. Şüpheliden sakınmak gerekir. Şüphelilerden
sakınan namusunu, ırzını, dinini, her şeyini korumuş olmakla
yükseklerin yükseğine yükselir. Demek ki Allah’a kavuşmanın,
diğer bir tabirle veli olmanın başlangıcı şüpheliden
sakınmaktır.
Şüphelinin harama götürebileceği göz önüne alınarak çok
dikkatli olmalıdır. Günümüzde pek çok şüpheli mesele vardır
ki, müslümanların onları helâl kabul etmesinden korkulur.
Habib-i Hüda s.a.v. hadis-i şerifte buyurur ki:
“Helâl ve haram bellidir. Bir de ikisinin arasında
şüpheliler vardır. İnsanlardan birçoğu şüphelileri bilmez.
Kim şüpheliden sakınırsa, muhakkak o dinini ve haysiyetini
temizlemiştir. Sakınmayan harama düşer.”
Şüphelileri terk etmek kulun imanını kâmil eder. Şüphelileri
terk etmeyen şeytanın tuzağına düşer, harama yaklaşır.
Haramın küçüğüne yaklaşan kişi, eğer bunu önemsemezse büyük
günahlara girer. Böylece kendi kalbini ifsat eder ve
cehenneme müstehak olur. "
Faizin her çesidi haramdir buyurulmuyor mu?
Haram katma, faiz sokma! Ne zulmediniz NE DE ZULME UGRAYINIZ
(rizkinizi faize vermeyiniz, davacisi çok olur)...
Allah Yar ve Yardimciniz olsun kardesim...
Selam, dua ve hep dua ile insAllah...
----Selamun Aleyküm,
Faiz Konusunda Şeriatın Tanıdığı Kolaylıklar
1- Başkalarına parasını vererek bundan faiz almak ve
kaçınılmaz bir sıkıntı nedeniyle borçlanarak faiz vermek
aynı şey değildir. İnsanlar bazen faizli borç almaya mecbur
olabilirler; ama paralarını faiz almak veya yemek için
başkalarına borç olarak vermeleri gibi bir zorunlulukları
yoktur. Borç veren veya faiz alma durumunda olan kişi, ancak
varlıklı biridir. Şimdi varlıklı birini haramı helâl yapmaya
mecbur eden bir zorluk var mıdır?
2-Faizli borç alma ihtiyaçlarının hepsi de zorunluluk
kapsamına girmez. Örneğin, sünnet ve evlilik düğünleri,
sevinç ve üzüntülerin belirtilmesi için yapılan törenlerde
savurganlığa gerek yoktur. Araba almak veya ev yaptırmak da
gerçek bir zorunluluk değildir. Lüks eşya almak veya işi
büyütmek için sermaye toplamak da çok gerekli bir şey
değildir. Bu ve benzeri “zorunlu” ve “gerekli” olarak
tanımlanan işler ki, bunlar için tefecilerden büyük
meblağlar borç olarak alınır. Oysa bunlar şeriat açısından
hiçbir değer taşımamaktadır ve bu amaçlar için faiz alanlar
büyük günahlara girer. Şeriat ancak “haramın helâle
dönüştüğü durumlarda” söz konusu olan zorunluluklar için bir
kişiye faizle kredi veya borçlar almasına izin verebilir.
Yani faizli borç almaktan başka çare kalmayan büyük bir âfet,
can, mal ve namusun tehlikeye girmiş olduğu ve dayanılmaz
bir zarar ve sıkıntıyla ilgili gerçek bir zorunluluğun
olduğu durumlarda buna imkan tanımaktadır. Bu gibi
durumlarda çaresiz bir Müslüman’ın faizli kredi alması caiz
olacaktır. Ne var ki, halleri vakitleri iyi olmalarına
rağmen bu kardeşlerine faizsiz borç vermek bir yana, yardım
etmeyenler günaha gireceklerdir. Çünkü kendileri bir
kardeşlerinin haram bir iş yapmasına neden olmuş olurlar.
Hatta, bence bu vebal tüm bir millet üzerinedir. Çünkü bu
millet, zekât ve sadakalar ile vakıfların kurulması ve
işletilmesi konusunda gaflet içinde bulunmuş, dolayısıyla
buna imkan tanımaktadır bireyleri çaresiz kalmış ve onların
kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için tefecilere el
açmaktan başka çareleri kalmamıştır.
3-Büyük zorunluluk halinde bile yalnız gerektiği kadar borç
alınabilir ve durum düzelir düzelmez böyle bir borçtan
kurtulmak şarttır. Çünkü, ihtiyacın giderilmesinden sonra
tek bir kuruş faiz vermek bile haramdır. Şimdi, ihtiyacın
çok şiddetli olup olmamasına ilişkin karar söz konusu
kişinin sağ duyusu ve dindarlık duygusuna bağlıdır.
Zaruretin şiddeti de aynı ölçüye bağlıdır. Kişi ne kadar çok
dindar Allah’tan korkan bir kimse ve imanı ne kadar
güçlüyse, bu hususta o kadar dikkatli olacaktır.
4-Kendi ticarî zorunlulukları, ve mallarının korunması,
yahut bugünkü ulusal kargaşa nedeniyle kendi geleceklerini
güvence altına almak düşüncesiyle bankalara para yatıran,
yahut sigorta şirketlerine kendilerini sigorta ettiren veya
herhangi bir kanun veya düzenlemeye göre yardım fonuna
katkıda bulunmak durumunda olan kimselerin mallarından yılda
% 2,5 oranında zekât vermeleri gerekmektedir. Zira, bu
olmazsa, toplanan paralar kendileri için pislikten başka bir
şey değildir. Böyle kimselerin paraya değil, Allah’a
tapmaları gerekir.
5- Banka, sigorta şirketi veya emniyet sandıklarındaki
hesaplara göre, istemeyerek sistem gereği oluşan faiz
gelirini sermayecilere bırakmak caiz değildir. Zira bu o
fesatçıları daha da azdırmak ve güçlendirmek demektir. Doğru
yol, bu geliri alıp durumları neredeyse, “haram yemeleri
caiz olan kimseler” kadar kötü ve yoksul olan kimselere
dağıtmaktır.
Malî alışveriş ve ticari faaliyetlerde faiz tanımı kapsamına
giren veya faiz şüphesi taşıyan ne kadar kâr ve gelir varsa
onlardan kaçınmak lazımdır. Eğer bu mümkün değilse, yukarıda
beşinci maddede belirtilen yöntem benimsenmelidir. Bu konuda
iman sahibi bir Müslüman’ın tercihi, çıkar elde etmek değil,
tam aksine, fesadı def etmektir ve olmalıdır. Eğer kendisi
Allah’tan korkuyor ve Ahiret gününe inanıyorsa kendisi için
haramdan kaçınmak ve Allah’ın gazabından kurtulmak, işinin
iyi gitmesi ve malî çıkarlarından daha önemli olmalıdır.
Bu kolaylıklar yalnız bireyler içindir. Bunlar, başkalarına
esir olan ve kendi malî ve ekonomik politikalarını
belirleyecek durumda olmayan bütün bir millet için de
geçerli olabilir. Ancak, kendi sorunlarını kendi
çözümleyecek durumda olan bağımsız ve egemen bir Müslüman
topluluk veya devlet, faiz olmadan malî işler, bankacılık,
ticaret ve sanayi v.s.nin işleyemeceği ve herhangi bir
seçeneğinin olamayacağı ispatlanıncaya kadar faiz konusunda
herhangi bir özel izin veya kolaylığı isteyemez. Eğer bu şey
bilimsel ve pratik yönden yanlış ise ve gerçekten bir malî
düzenin faiz olmaksızın çok başarılı bir biçimde işlemesi
mümkünse batı kapitalizminin ilke ve kurallarına uyulmasında
ısrar etmek, Allah’a karşı isyan bayrağını çekmeye karar
vermekten başka bir anlam taşımaz.
Allah'a emanet olun...
----Faiz ödemek, yemek kadar haramdır.
----Selamün Aleyküm
Güzel yorumlarınız için teşekür ederim GEVHER kardeşim.Bir
konu ancak bu kadar güzel izah edilebilinidi.
Sayın Mübin,
Yazmış olduğunuz ayetlerin tefsirlerini tekrar okumanızı
rica ediyorum.Tesbitlerinizde yanılıyorsunuz.
Efendimiz sellellahü aleyhi vesellemin veda hutbesini bir
daha okumanızı tavsiye ediyorum.
Hadisi şerifte faizi alanında vereninde ateşte olduğu beya
beyan edilmiştir.
Günaha vesile olanında aynı günaha ortak olduğu hadislerde
bildirilmiştir.Faiz alarak birilerinin faiz vermesine vesile
olduğunuz için günahta ortak olursunuz.
Daha bir sürü şey sıralanabilir.
Ayrıca islam ibadet edecek gücü bulacak kadar gıdanın ve
avret yerini örtecek elbisenin dışındaki hirbirşeye ihtiyaç
vasfını yüklemez.
O nedenle ev olmassa olmaz bir ihtiyaç değildir.
Baki selamlar
---Haramlardan ve her türlü şüpheli şeylerden Yüce Mevlam
cümlemizi korusun
Elinize ve emeğinize sağlık
ALLAHA emanet olunuz
----Selamun Aleyküm,
İslam'da zaruret halleri bellidir; Can kaybı, organ kaybı,
ağır ölümcül hastalık tehlikesi ve namusa gelecek saldırı
gibi durumlar zarurete girer...
Böyle bir zaruret durumu olmaksızın faiz almak ya da vermek
içkideki duruma benzer:
Allahü teâlâ, içki içene, içirene, alıp satana, yapana,
saklayana, taşıyana, kendisine götürülene ve parasını yiyene
lanet etti. (İbni Mace)
İçki satmak, imal etmek, taşımak, saklamak v.s. Kur'an'da
ifade edilmediği halde haramlığı Hadis-i Şeriflerle
sabittir...
Faiz için de aynı hüküm dikkate alınmalıdır...
Allah'a emanet olun...
-----ev kendimin ama tapu alamadık , öyle bir mütahit
çıktıki allah kimsenin başına vermesin hala para ödüyoruz
... verdiğim paraya şuanda 2 daire alınır ... allaha emanet
olunuz ...
İşin özü aslında bu bir cümle ve bunu hepimiz biliyoruz,
yazıyoruz, okuyoruz...
Uygulamaya bakıp araştırsak acaba ev, araba ve herhangi
birşey alanların yüzde kaçı uyguluyor veya uygulamıyor.
Kıyametmi yaklaşıyor acaba alametleri çoğalıyor?
Sevgili yusuf kardeşim
O kadar güzel bir yerden girdinki mevzuya ben açsam bir ton
üzerime gelinirdi şimdi sana bir soru ben ashabım
kelimesinin tüm müslümanları kelime itibarı ile kapsadığını
düşünüyorum dersem buna hayır diyebilirmisin
Ashâbım!
Kimin yanında bir emânet varsa, onu sâhibine versin . Fâizin
her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Fakat
aldığınız borcun aslını ödemek gerekir. Ne zulmediniz, ne de
zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle bundan böyle fâizcilik
yasaktır. Câhiliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü
ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de
Abdülmuttalib'in oğlu amcam Abbas'ın fâiz alacağıdır.
Tabiki demem
Hitab ederken ashaba hitab ediyor olması bizi bağlamıyor
diyebilirmiyiz? hayır diyemeyiz.
Ben size bir soru sorayım.Bir insan sizin vesilenizle bir
günah işliyorsa sizde günaha ortak olurmusunuz.? Durun ben
söyleyeyim.Olursunuz.O nedenle faizle para aldığımızda karşı
tarafı faiz vermeye sebebiyet vermekten sizde günaha
girersiniz.
Sevgili yusuf kardeşim konu yeterince açıldı genişledi artık
isteyen istediği yerden alır ama imam ebu yusufun kanaatine
göre faiz hakkında eğer paranın kaybettiği değerle ilgili
bir yorumu var eğer devlet aldığı faiz miktarını
zamanımızdaki enflasyon değeri olarak kabul ederse buna faiz
denilmez diyor bu görüşü biz nasıl kabul etmeliyiz
Sevgili cemal durra kardeşim
Bir çiftçi aç kalma korkusu ve fakirlik sebebi ile karısının
onu terkedeceğini düşünerek hem örf olarak kendini
mağduriyete düşmekten korumak için hem namusuna halel
geleceğini düşünerek kredi ile bir traktör aldığını iddia
ederse buna ne cevap verebiliriz?
Sevgili Yusuf kardeşim sana imam Yusufun bir duasını buldum
onu gönderiyorum
Ebu Yusuf'un içtihattaki metodunu şu duasından çıkarmak
mümkündür: "Allahım, Sen biliyorsun ki önüme çıkan her
hadisenin hükmü için önce senin kitabına baktım ve orada bir
çıkış yolu bulduysam aldım. Eğer bulamadıysam peygamberinin
sünnetine baktım. Orada da bir çıkış yolu bulamadıysam
ashabın sözlerine baktım". Ebu Yusuf'un fetva ve diğer
içtihatlarından kıyas, icma, istihsan, şer'u men kablena,
örf gibi delilleri de kullandığı anlaşılmaktadır.
Sevgili yusuf kardeş Çok hoşuma gittiği için bu hikayeyi
göndermek istedim
İMAM EBU YUSUF VE HAMAMCI
Ebû Yusuf fakir bir aile çocuğu idi. Binbir güçlük içinde
tahsiline devam ediyor ve tek teselliyi, hocası İmam-ı
A'zam'm:
— İlim azizdir, sahibini de aziz eder, sözünde buluyordu.
Talebeliği zamanında bir gün hamama gitmişti. Hamamdan
çıkarken üzerinde hamamcıya verecek para çıkmadı. Hamamcı
bütün ısrarlarına rağmen parasız göndermiyordu. Her ne
kadar:
— Şimdi yanımda yok, bana müsaade et sonra getiririm. Ben
talebeyim, istersen sana bir ilmi mesele, öğreteyim dediyse
de hamamcıya tesir etmedi.
Hamamcı en sonunda ayakkabısını rehin alıp İmam-ı Ebû
Yusuf'u yalın ayak gönderdi. Ancak para bulup getirdiği
takdirde ayakkabısını alabilecekti.
Bu hâl İmam'ın çok ağrına gitmişti:
— Bir hamamcıya bile sözümüz geçmiyor, paran olmazsa rezil
olursun, diyerek ilim tahsilinden vazgeçti ve para
kazanmanın yollarını aramaya başladı.
İmam-ı Yusuf'un bu kararı hocasını çok üzmüştü. Ebû Yusuf'u
aradı, buldu ve hamamcının parasını vererek ayakkabıyı da
aldırdı.
Aradan zaman geçmiş, Ebû Yusuf, hakikaten İmam-ı Ebü Yusuf
olmuştu. Medreselerde talebe okutmakta ve insanlığın bir çok
müşkülünü çözmekte idi.
Bu arada hamamcının başı derde girmişti. Çünkü o:
— Bir kızım olur, onu da evlendirirsem paha biçilmeyen bir
cehiz hazırlarım, diye va'detmişti.
Allah ona bir kız evlât verdi ve düğün zamanı da gelip
çattı. Fakat bir türlü va'dini yerine getiremiyor, dünyada
paha biçilmeyen bir şey bulamıyordu. Kime derdini açtı,
hangi ilim adamına danıştı ise derdine kimse çare
bulamamıştı. Bir gün bir ahbabı:
— Sen git, falan yerde bir alim var, derdini ona anlat. Bu
işe bir çare bulursa o bulur, dedi. Hamamcı tarif edilen
yere gitti, sordu - soruşturdu, o zatın medresede talebe
okuttuğunu öğrenip doğru medreseye gitti. Medreseye varıp
kapıyı çalıp içeri girince Ebû Yusuf hamamcıyı tanıdı ama,
hamamcı onu tanımamıştı. Derdini anlatıp kendisini
kurtaracak fetvayı vermesini istedi.
Ebû Yusuf, hamamcıyı dinledikten sonra:
— Sizin sorunuz çok kolay, yalnız bu talebelere şu kadar
yardımda bulunacaksınız, deyince hamamcı derdine çare
bulunduğu için sevinçten uçuyordu sanki.
Hamamcı bütün şartları kabul ettikten sonra Ebû Yusuf
rahimehullah:
— Kızının çehizine bir Kur'an-ı Kerîm al koy. İşte kıymetine
paha biçilmeyen tek şey budur, diye fetvayı verdi.
Daha sonra iş kendisini tanıtmaya gelmişti:
— Sen bir zaman hamamına giren bir talebeden, parasının
yerine ayakkabısını almıştın. Fakat şimdi hamam parasının
bin mislini vermeye razı oldun. Ondan dolayı ben senden
talebelere yardım istedim, deyince hamamcı da
karşısındakinin kim olduğunu tanımıştı.
Bu mesele îmam-ı A'zam Hazretlerinin kulağına gitti. Hazreti
îmam, talebesinin bu buluşunu çok beğenmişti. «İlim azizdir,
sahibini de aziz kılar» sözü ise bir keramet olarak zuhur
etmişti
Selamun Aleyküm,
Bakara suresi 155. ayeti okurum...
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِِ
وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِّنَ الْخَوفْ
وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِّنَ الأَمَوَالِ وَالأنفُسِ
وَالثَّمَرَاتِ وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ
Ve le nebluvennekum bi şey’in minel havfi vel cûi ve naksın
minel emvâli vel enfusi ves semerât(semerâti), ve beşşiris
sâbirîn(sâbirîne).
Meali: Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan,
canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz,
sabredenleri müjdele.
Allah'a emanet olun...
cemal durra kardeşim yani senin dediğin zorunluluk sebepleri
doğmuş olurmu?
Selamun Aleyküm,
mübin kardeşim, ısrarlı sorularını ve araştırmacı
tavırlarını hoş bir tebessümle ve takdirle karşılıyorum...
Muhataplarına sevgi ve saygıyı elden bırakmaksızın seviyeli
ve kaliteli fikir jimnastiklerini her zaman takdir ederim...
Allah razı olsun...
İslamda zaruret halleri fıkıh kitaplarında detaylı olarak
açıklanmıştır ve bellidir... Ve bunlar kişiye göre
değişmez...
Burada esas olan insanın bu kurallar çerçevesinde kendi
halini zaruret olarak değerlendirip
değerlendiremeyeceğidir...
Hani bir söz vardır "fetvayı müftüden al ama bir de kalbine
sor" diye...
İnsan durumunu en iyi kendi bilir, olayların gelişmesi,
gelinen noktanın ciddiyeti ve doğurabileceği sonuçları en
doğru şekilde vicdani olarak değerlendirip o şekilde fetva
araması gerekir... Allah'a hesabını vereceğini bilerek ve
düşünerek...
Ben ulaştığım bilgiler çerçevesinde faiz almanın da
vermeninde haram olduğunu biliyorum... Zaruret hali ise
kişinin tamamen kendini tanımlama hususunda taşıdığı
hassasiyetle ilgili bir konu...
Allah'a emanet ol sevgili kardeşim...
Sayın mümin
Sorumu cevaplamamışsınız ama neyse zaten ben cevaplamıştım
değil mi
Ebu Yusuf fetvayı verirken izlediği yol tabiî ki doğru
yol.Zaten her imam gibi bizde aynı yolu izliyoruz.Fakat
buradaki durum şu.Ayetler açık olduğu halde siz ayetin
ihtivasını çarpıtıyorsunuz.Açın bakın bütün tefsirlere
faizin almanın veya vermenin haram olduğunu yazmaktadır.
Biz hadis ve başka örnekler vermemiz ondandır.Ama tabi ayet
ile ikna olmayan bir insana başka bir delil getirmeye
çalışmak bizim suçumuz.Özür diliyor ve konuyu uzatmamak
adına daha fazla meal yazmak istemiyorum
Baki selamlar
Selamün Aleyküm
Bugün bir dergahta duvardaki reklam panosunda mart ayındaki
umre programlarını yazıyordu.
Dikkatimi çekti biraz inceledim, 21 günlük umre, bir kişi
785.- euro ve kredi kartına 6 taksit yazıyordu.
Peşin para bulamayanlar için güzel bir fırsat değil mi ?
--- Bu fırsatı değerlendirmek
isteyen Allah için ibadet mi yapmak istiyor, turistik bir
geziye mi çıkıyor? İbadet külliyen helal imkanlarla
yapılacak bir eylemdir, Haram haramdır, haramdan hayır
gelmeyecektir. Bu Turizm firması bu 6 takside zaten vade
farkını koyuyordur, dese ki 6 taksit şu fiyat ve seni
bankaya mecbur etmeyerek senet ile kifayet etse ne güzel
olacak.
Hem ibadetlerimizde hem sosyal hayatımızda olabildiğince
Allah rızası gözetelim, bizleri günaha yaklaştıran kişi ve
sebeplerden uzak duralım İnşâallah.
---Esselamu aleykum;
Konuya dahil olmak istedim ,nede olsa hepimiz inanan
insanlarız,yaşam gayemiz ise islam dininin yücelmesinde ve
inananların amellerini doğru yapmasında, bilmeyerekte olsa
hataya düşmemeleri için emri bil maruf - nehyi anil münker
görevimize devam etmeye özen göstermek olmalıdır...
Malumumuz şudur ki; ALLAH TEALA açık ve net olarak ayeti
kerimelerinde,faiz yani riba mevzusunda faiz ile borç
vericileri,faiz yolu ile insanları sömürücüleri,çok sert bir
şekilde yaptıkları bu işlerden vazgeçmeleri ve sonlarının
cehennemde çetin olacağının uyarısını yapmaktadır,buna
rağmen ayeti kerimelerde faiz ile borç alıcılar
zikredilmemektedir...
Ancak görünen o ki;bazı kardeşlerimiz bu durumdan bir pay
çıkarıp,faiz ile para vermek haram ama faiz ile para almak
haram değil,diye bir sonuç çıkarmışlardır,ancak
unutmamalıdır ki,ALLAH TEALA biz insan kullarını gayet zeki
ve kolay kavrayan hatta leb demeden leblebiyi anlayan bir
yapıda yaratmıştır,öyleki ALLAH TEALA faiz ile uğraşan
ribacı bana ve resulume savaş açmıştır diye buyurduğu zaman
biz akıllı kulları dost ve düşman kavramını hemen düşünerek
tarafımızı ALLAH ve Rasulun den yana olarak seçeceğiz ve
ALLAH TEALA ;faiz ile uğraşan kişilerin bu hallerine devam
etmeleri sonucu cehennemde EBEDİ kalıcı olduklarını
buyurarak cehennemde ebedi kalıcıların ise kafirler olması
sebebi ile bu kişilerin KÜFÜR EHLİ olacaklarınıda yine biz
akıllı kullarına açıkca beyan etmiştir,bu sebeple faiz ile
geçinenler kafir olmuş olurlar ama şunuda unutmamalıyız ki
bu kişilerin ALLAH TEALA ya olan küfürlerine bizlerde
onlarla alış verişte bulunarak ortak olup '' Küfre rıza
gösteren kafirdir...'' buyruğunun gereğini boynumuza
yüklenmiş oluruz...
Ayeti kerimeleri aklı almayan hani dedimya akıllı kullardan
olurda aklı bunalanlar olur diye ALLAH RASULU s.a.v biz aciz
ümmetini düşünmüşde faiz hakkında açık ve seçik bir dil ile
bir çok hadisi şerif beyan etmiştir...
Bu hadisi şeriflerde ise faiz yiyen gibi yemeye sebep olan
kişi hakkında herşey açıkca ortadadır...
Abdullah b. Mes'ud (r.a)'un şöyle dediği rivayet edilmiştir:
"Rasûlullah (s.a), faiz yiyene, yedirene, (muamelesine)
şahitlik edene ve yazana lanet etti." (Müslim, müsâkât, 105,
106; Tirmizî, büyü 2; Nesâî, ziynet 25; İbn Mâce, ticârât
58; Dârimî, büyü 4; Ahmed b. Hanbel, I, 83, 88, 93, 107.)
Bakın hadisi şerif tam da günümüz bankacılık sözleşmelerini
anlatıyor.
1/ Faiz yiyen (Banka)
2/ Faiz yediren (Müşteri)
3/ Şahit olan (Kefiller)
''Faiz 71 bölümden müteşekkildir.Bu faizin en basit olanının
Allah katında günahı bir adamın annesi ile nikahlanması
gibidir ve faizin en kötüsü bir müslümanın ırzını kişinin
kendisine helal kılmasıdır.'' (Ebu Davud edep 40 ) (bakınız
hadisi şerif faiz'i alan yada veren olarak ayırmıyor)
Hadisi şerif yorum gerektirmeyecek kadar açık ama bu adamı
küfre götürmez diyenler olursa diye söyleyelim ki,ALLAH
TEALA ''...Benim haram kıldığımı kim helal kılarsa,helal
kıldığımı kim haram kılarsa,işte o kafirlerdendir ve bende
onları sevmem...'' manasında ki Tevbe suresi 37.ayeti
kerimeyi hatırlatıp,bir insanın annesi veya başka bir
müslüman kadın ile zina etmesi veya kendini zani durumuna
düşürmesi de ALLAH TEALA nın haramlarındandır, faiz
alan/veren ler bu durum ile itham olacakları gibi bunun
üzerinde ısrarcı olmalarıda yine haramı helale çevirmek
gayretinden başka birşey olmaz...
Bakara 275. Faiz yiyenler (kabirlerinden), şeytan çarpmış
kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar. Bu hal
onların "Alım-satım tıpkı faiz gibidir" demeleri
yüzündendir. Halbuki Allah, alım-satımı helâl, faizi haram
kılmıştır. Bundan sonra kime Rabbinden bir öğüt gelir de
faizden vazgeçerse, geçmişte olan kendisinindir ve artık
onun işi Allah'a kalmıştır. Kim tekrar faize dönerse, işte
onlar cehennemliktir, orada devamlı kalırlar.
276. Allah faizi tüketir (Faiz karışan malın bereketini
giderir), sadakaları ise bereketlendirir. Allah küfürde ve
günahta ısrar eden hiç kimseyi sevmez.
278. Ey iman edenler! Allah'tan korkun. Eğer gerçekten
inanıyorsanız mevcut faiz alacaklarınızı terkedin.
279. Şayet (faiz hakkında söylenenleri) yapmazsanız, Allah
ve Resûlü tarafından (faizcilere karşı) açılan savaştan
haberiniz olsun. Eğer tevbe edip vazgeçerseniz, sermayeniz
sizindir; ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış
olursunuz.
Ali İmran 130. Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak
faiz yemeyin. Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.
En-Nisa 161. Menedildikleri halde faizi almalarından ve
haksız (yollar) ile insanların mallarını yemelerinden dolayı
içlerinden inkâra sapanlara acı bir azap hazırladık.
Er-Rum 39. İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz
herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah'ın rızasını
isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o
kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat
arttıranlardır.
Hem ayeti kerimeler hemde hadisi şerifler aslında bizlere
durumu açıkca ortaya koymuş ve riba yani faizin alan ve
veren ayırmadan herkesi hatta şahitlik yada kefillik
yapanlarıda kapsadığını ve lanetlenme veya cezaya
çarptırılma babında eşit bir durumları olduğunu gayet net
bir dil ile anlatmaktadırlar...
Bütün bunlara rağmen fıkıh alimlerinin fetvalarından İLLA
kendi nefsi arzularına uyan kolaylıkları arayan kardeşler
için fıkhi konularada bakmak gerekecektir,ancak fıkıh
zaruret hallerde haram olan şeylerden sadece cüzi bir miktar
hayatta kalacak kadar kullanılmasını ön görür...
Misal;İyice aç kalan kişinin ölmemek için haram olan
şeylerden yemesi,içmesi gibi...
Faiz mevzusuna baktığımız da ise bu belki bin yıl evvel
olması mümkün ise de,günümüzde hele hele açlıktan kimsenin
ölmediği ülkemizde vede bu konunun açılması sebebi Kredi ile
ev almak mevzusu iken bu konuyu konuşmanın hatta aç kalan
yada zorda kalanların durumu ile kıyas etmenin fıkıhta
kendine bir fetva aramak değil,ancak olsa olsa cehennemde
ebeden kalacak bir yer ayarlamak olacağını düşünmek herhalde
daha uygun olacaktır...
Kişi Kredi almasa da,kredi kartı da alsa durum farklı
değildir,hatta kredi kartı olupta hiç kullanmayan kişide bu
durumdan kurtulamaz...
Bu konu hakkında konuşacaklarım belki zayıf gelebilir
kulağınıza ancak;unutmamalıdır ki,faiz ile alış / veriş
yaptığını beyan edip küfrünü açık eden bir kurum ile
karşılıklı imzaların atılıp maddeleri arasında (zamanında
ödemezsen şu kadar faiz uygularım...) akdini imzalakta aynen
bankanın yada faizcinin durumu ile mukayese olunur...
Ayeti kerime ve hadisi şerifler ve değerli fıkıh
alimlerimizin şerhleri ile açık olmuştur ki;
1/Faiz haramdır
2/Faiz alan kadar verende suçludur
3/Faiz akdine şahid olan veya kefil olanda suçludur
4/Kredi kartı kullanmakta (eğer sözleşmesinde gecikme anında
faiz uygulanır maddesi varsa) hem batıl bir anlaşmadır,hemde
küfre rızadır,
Bütün bunlara rağmen bankalarla alış veriş/kredi/kredi kartı
kullananlar ALLAH TEALA ya ve Rasulune s.a.v açıkca savaş
açmış bulunmaktadır...
Yinede ALLAH TEALA çokca bağışlayan Gafur,çokca acıyan Rahim
ve çokca merhamet eden Rahmandır,tevbe etmek ve en güzel
kulluğa ulaşmak için gelin faizden vazgeçelim...
---Selamun Aleyküm,
ERZURUMLİ kardeşimizin oldukça iddialı açıklamaları var,
bunların bir çoğuna katılmamakla birlikte burada bunların
tartışılmasını faydalı görmediğim için bir tartışmaya
girmeyeceğim... Örnek olarak: Amel ile itikad aynı
tutulamaz... Amelde yanlışlık günaha sokar ama itikadda
yanlışlık küfre sokar... Neyse, bırakalım bu konuları ilim
erbabı tartışsın...
Ben başka birşey soracağım...
ERZURUMLİ kardeşin dediklerini doğru kabul edersek...
Ben yaklaşık 25 yıllık bir dişhekimiyim ve aktif muyenehane
hekimliği yapıyorum...
2008 yılında mevcut hükümet bir karar çıkararak serbest
çalışan doktor, dişhekimi ve veteriner hekimlere
muayenehanelerinde POS cihazı (Kredi Kartı Ödeme Cihazı)
bulundurma mecburiyeti getirdi ve buna uymayanlar hakkında
ciddi miktarda para cezası uygulanacağı bildirildi...
Geçmişte kalan 25 yıllık dönemimde sadece 2 kişi bana kredi
kartı geçiyormu diye sorduğu halde bizlerde hiç
kullanmayacağımızı bile bile ve istemeye istemeye aldık
muayenehanemize koyduk kullanıma açmasak da arka odada
duruyor...
Ancak bu cihazın kullanım bedeli olarak ya bankaya belli bir
ciro teminatı göstermek ya da ciromuz olmazsa belli
oranlarda komisyon ödemek zorunda kalıyoruz...
Kendimiz kredi kartı kullanmasak bile kullanana ve
kullandırana aracılık etmek, bunu yapmasak bile sürekli
bankalara para ödemek zorundayız... Sürekli bankaları
kalkındırmak ve şu kriz ortamında bile kârlarına kâr
katmalarına hükümet sayesinde yardımcı oluyoruz...
Şimdi: 50 yaşını devirmiş en az 25 yıllık hekim olarak
muayenehanemi kapatıp mesleğimi mi bırakayım... Başka ne iş
yapabilirim... Elimden birşey gelmez... Yoksa kafir olmaya
razı mı olayım ne dersiniz?...
Bir başka açıdan bakarsak; bu durumda "olması gereken budur"
diyerek beni buna mecbur eden hükümet mensuplarının hükmü
nedir?.. Bu melanete yüzlerce hekimi mecbur edenler kafir
olmuyor mu?... (Bir başka forum konusunda bunların memlekete
şeriat getireceklerini iddia eden hayallerinizi okuduğumu
hatırlıyorum da...)
Allah'a emanet olun...
---Aleyküm Selam
Kardeşlerimiz
Erzurumli kardeşimizin dediklerinin %99una bende
katılıyorum. Bende kılı kırk yararak inceliyorum, Ticaret
hayatına girince çek var, senet var, kart var bunlarla
tanışıyorsun.İslami faizsiz finans kurumu iyidir dediler bir
iki gittik o da battı gitti.
2003 yılında hacca gidecez diyanetten sıramız çıktı kayıt
için şu bankaya para yatır, yatırdık.Dolarları bu bankaya
yatır, yatırdık. Vardık mekkeye çok güzel tavaflar,
ibadetler derken sıra geldi kurban paraları toplanmaya.Hocam
nedir bu? Herkesten 100er dolar toplayıp suudi bankasına
yatıracağız.
Hocam kuyruğa girdi para yatırıyor, sarraf-el raci bank &
investment bankasına.İsmini hiç unutamıyorum çünkü makbuzu
var ve üzerinde kurbanlık koç resminin yanında bayramımızı
kutluyor.
Hilton otelin altındaki büyük bin davut marketten alışveriş
yapıyoruz müşterilerinin çoğu arap ellerinde kredi kartları
bize sıra gelmiyordu unutamadğım anılarım arasındadır
Saygı ve sevgilerimle ALLAHA emanet olunuz hayırlı cumalar
NOT:şimdi kurban paralarını burada topluyorlarmış orada çok
izdiham oluyor diye...
----Ah Kardeşim ah
Öyle bir konuya değindinki yaktın beni, bende krediyle ev
aldım bundan dolayıda öyle pişmanımki sormayın ama oldu işte
şimdi tavsiyem elinizdeki miktar seviyesinde ev alınama
kredi işine girmeyiniz
RABBİME muhabbet ve nuruna emanet olunuz
Selamun Aleyküm,
Emin kardeşim maalesef bu tür sıkıntılar var ve bu
sıkıntılar sistem komple değişmedikçe düzelmez... Biz
bunları tartışırken aslında olması gereken ideal toplum
düzenine göre konuşuyoruz, oysa ki mevcut sistemde teorik
ile pratik hiçbir zaman birbirine uymuyor... Yukarıdaki
örneğimde belirttiğim gibi ya bazı şeylere katlanacaksınız
ya da ülkeyi terkedeceksiniz tabi gidecek bir yeriniz
varsa...
Ama benim zoruma giden konu başka... Bir bakıyorsunuz biri
çıkıyor oy kullananları kafir ilan ediyor, biri çıkıyor
kredi kartı kullananlar kafirdir diye hükmü kesiyor, biri
başka mezhepten olanı, biri başka cematten olanı, biri
tarikata gireni, bir diğeri tarikata girmeyeni vs vs vs...
Kafir ilan eden edene... Ne biçim bir toplum olduk
Allahaşkına... Harkes ulema, herkes kadı, herkesin elinde
bir samuray kılıcı salla uçsun kelleler... El insaf
arkadaşlar ne oluyoruz nereye gidiyoruz, durun biraz,
düşünün biraz, elinizi vicdanınıza koyun biraz... olması
gereken bu olduğuna eminmisiniz... Bilemiyorum... Allah
sonumuzu hayr etsin inşaallah...
Allah'a emanet olun...
ve aleykümselam...
selamünaleyküm...
İnşaAllah olayı bir hadisle noktalayalım.
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem , Vâbisa
radıyallahu anh’a hitap ederek şöyle demiştir :
“Ey Vâbisa! İnsanlar sana fetva verse bile bir de kalbine
danış. İyi, güzel olan şey, yaptığın zaman kalbini
rahatlatan; günah ise kalbini rahatsız eden şeydir.”
(Dârimi, Büyû’, 2; Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 228 )
Eğer aldığımız kararlar nedeniyle vicdanımız rahatsızsa
zaten orada bir terslik var demektir.
Ve yine önemli bir nokta :İnançlar , hayatımıza
uyguladığımız kadar bizim inancımızdır ; konuştuğumuz kadar
değil.
Rabbim yüreklerimize ferahlık versin. Hayırlı cumalar.
Ve aleykum selam Cemal abim,
Saygı ve sevgide kusur etti isek af olalım,ancak ayeti
kerimeye dikkat buyrun ben demiyorum ALLAH TEALA diyor
ki;Bakara 275. Faiz yiyenler (kabirlerinden), şeytan çarpmış
kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar. Bu hal
onların "Alım-satım tıpkı faiz gibidir" demeleri
yüzündendir. Halbuki Allah, alım-satımı helâl, faizi haram
kılmıştır. Bundan sonra kime Rabbinden bir öğüt gelir de
faizden vazgeçerse, geçmişte olan kendisinindir ve artık
onun işi Allah'a kalmıştır. Kim tekrar faize dönerse, işte
onlar cehennemliktir, orada devamlı kalırlar
Bakın ebedi olarak cehennemde kalacaklar
diyor,soruyorum şimdi ALLAH Rasulu s.a.v kim La ilahe
illallah muhammeden rasulullah derse muhakkak cennete gider
demişken neden ALLAH TEALA faiz le uğraşanı ebedi olarak
cehennemde tutuyor,ebedi olarak cehennemde hiç bir müslüman
kalmayacak diye bir ehli sünnet inancı ve muhkem hadisi
şeriflerde var...
Demekki ALLAH TEALA akaid ile ameli bir tutmuş,bana iman
etmen tek başına yeterli değil diye buyurmuş,eğer faizle
uğraşırsan küfrünü açık eder ve seni cehennemde ebedi
tutarak sabit kılarım demiş...
Kendi kafama göre bir söz söylemekten ALLAH TEALA ya
sığınırım,aynı ayeti kerimeyi okumaktayız güzel abim,sizcede
açık değilmi?
Bakınız ayeti kerimeye ;Ali İmran 130. Ey iman edenler! Kat
kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'tan sakının ki
kurtuluşa eresiniz
Kurtuluşa ermekten kasıt burada nedir ? Bir insan gerçek ve
sağlam bir iman ile ve ALLAH TEALA nın sonsuz rahmetinin
değmesi ile kurtuluşa ererken,kurtuluşa erenler cennette
altlarından ırmaklar akan tahtlarında oturacakken,neden
ALLAH TEALA ya hasım olalım...
Siz şimdi diyorsunuz ki;memlekette bütün işler faiz le yada
faizcilerle dönüyor,hatta muayene haneme post zorunluluğu
getirdiler,bu yaştan sonra meslek mi değişeyim...
Bizde diyoruz ki,size zorla yaptırılan bir işten niye
sorumlu olasınız ?
Bu marketinde kendi isteği ile içki satmaya benzemez,keza
birçok markette içki yoktur...
Ancak siz faiz ve faizli alış verişe cevaz veriyorsanız,bir
şekilde devlet veya kurumlar yolu ile elinize faizli para
geçiyorsa,bu parayı ayırın helal olan malınıza
katmayın,boğazınızdan geçmesin işte bu hem takva hemde
kulluk olur...
Ve ayrıca başka bir konuda burası darul harp yeridir,burada
şertiat gelmesi için küfrün karanlığının gitmesine vesile
olacak zerre kadar nurun sizden çıkması çok büyük bir
ameldir dedik,bundan dolayı oyunu kullanan kişinin de
niyetine bakılır dedik,ama abim sen şimdi dersen ki bana
devlet banka ve faiz yollarını zorla açıyor ben ne yapayım
bulaşmam mecbur,bu durumda takdir senin,ben bulaşmıyorum,ne
kredi kartım var nede faizli bir hesabım var...
Sizin niye var ???
Vallahi ne ulemayız,ne kadı nede elimizde
samuray kılıcı var,ALLAH TEALA ne demişse biz onun ardı sıra
gideriz...
Şimdi tarafınızdan bu lafları duymak ise oldukça üzdü
bizi...
Bu kardeşler doğruları söylüyorlar ama düzen bozuk elimizden
geldiğince şeriata uygun yaşamaya çalışalım demenizi sizden
beklerdim,sistem bozuk diye sisteme uymak da ne demek ?
Uymayın abicim ALLAH uymayın diyor,demiyor mu?
Yukarıda açıkça ayet ne diyor faizle uğraşan cehennemde
ebedi kalıcıdır,seni sistem hapis ile veya başka türlü
ezalar vermekle tehdit edip kendi isteğini yaptırıyorsa
bunda bir sakınca olmadığını söyledik,ve devamla dedik ki
faizden veya faizli bir yaptırımdan dolayı elinize geçen
ribadan kurtulun yemeyin...
Bunu yapmanız takva olur,
Bunun anlaşılmayacak yanı nedir?
Size post makinesini zorla aldırtmak isteyen sistem farklı
dır,sizin kendi ayağını ile post makinesi/kredi/kredi kartı
gibi durumlar için bankaya gitmeniz veya sisteme gitmeniz
çok çok farklıdır...
ALLAH aşkına sizi azıcık tanımasam faize yol verdiğinizi
düşüneceğim...
Bizi SUİZANNA mahkum etmeyin...
Esselamu aleykum,
Konuyu açarak bu sohbetin sürmesine vesile olduğunuz için
öncelikle sizlere teşekkür ediyorum...
Değerli abim;
ALLAH TEALA biz kulcağızlarını bizden misak
aldığı zaman,dünyada sınava tutacağını buyurmuş ve nur ile
zulumeti yaratmıştır...
Nuru kapsayan işler iman ve hayır amelleri iken zulumeti
kapsayan işlerde küfür ve zararlı amellerdir,bunları burada
tek tek saymaya gerek görmüyorum ama nasıl ki namaz nurdan
ise konumuz gereği faiz de zulumetten dir,
Dünya üzerinde faiz ilk icad edildiği günden bugüne hep var
yani islamiyetin gelmesi ile faiz bitmiştir diye bir kayıt
asla yoktur,olmasınında imkanı yoktur,çünkü faiz biz
müslümanların sınavı gereği olması gereken bir şeydir,ama
olmasındaki maksat ondan uzak durulması hususunda dır,zulumatı
kapsayan diğer unsurlarda bunun aynısıdır,bunların
varlıkları ve imtihan olmamızdaki değerleri hiç
değişmeyecektir...
ALLAH TEALA yaklaşmayın diye buyurmuşsa,uzaklaşmak içinde
bir yol olduğunu gösterdiğindendir,bizler emirleri yapmaya
gayret sarf ettiğimiz gibi nehiyleri de yapmamak için daha
fazla gayret sarf etmemiz gerekmektedir...
Hele hele hayati bir değeri olmayan ev,araba gibi dünya
süslerinden sahip olmak maksadı ile harama eğilmek,yani
bırakın islamın gereği olmasını ALLAH TEALA ya verdiği diğer
nimetlerden dolayı hakaret etmekten başka birşey değildir...
Kendi memleketimiz veya başka memleketlerde nerede olursa
olsun faiz haramdır,araplar da banka var,kredi var,kredi
kartı var diyip onlarda varsa bizde de olmalı demek de
yanlıştır,çünkü araplar bu dininin sahibi ve koruyucusu
değildirler,bu dinin sahibi bütün müslümanlardır...
Faiz kesinlikle yasaktır cezası ve ilahi yaptırımları
hakkında konuşmak bile saygısızlıktır...
ALLAH TEALA ...faizle uğraşanın yeri ebedi kalacağı
cehennemdir... (2/275 )diyor,bakın cehennemin ebedi
kalıcıları sizde iyi bilirsiniz ki kafirlerdir,buna rağmen
üç günlük dünya rahat yaşama gayesi ile neden sonsuz azaba
koşalım...
Ve bir başka konu ise yine apaçık,ALLAH TEALA ya sadece iman
etmek cennete gitmeye vesile olmuyor,faizle uğraşan kişi
cezasını çekip cehennemden çıkmayacak,çünkü o kişiyi ALLAH
TEALA ebedi cehennemliklerden yani kafirlerden saymıştır,bu
tarafımızdan verilmiş bir fetva değildir,tefsir
değildir,ehli sünnet inancı bunu gerektirir,müslümanlar
ebedi cennete,kafirler ebedi cehenneme gider...
Değerli abim size akıl vermek bize düşmez ama
ALLAH TEALA,iman edenler birbirlerine hakkı tavsiye etsinler
diye buyurur,buna mukabil,sizin faizle alakalı olarak bir iş
yapmamanız ve keyfi olarak açtığınız fazili banka hesabınız
varsa kapatmanız,keyfi olarak aldığınız kredi kartınız varsa
geri vermeniz ve hertürlü faizli alış verişten uzak
durmanızı ALLAH TEALA indinde tavsiyeci olarak size
duyuruyorum...
Memleket böyle gelmiş böyle gidenlerle dolu olabilir,faiz
ülkeyi değil dünyayıda kaplamış olabilir,bizim birey olarak
sorumluluklarımız başkadır,biz üzerimize düşeni
yapalım,ALLAH TEALA dansabırla mükafatını bekleyelim...
Baki selam ve dualarımla...
Selamun Aleyküm,
ERZURUMLİ kardeşimiz maalesef haddi zorlayan ifadelerle
kendini küfür tehlikesine atıyor...
Günah işleyen müslümana kâfir denmez. Çünkü Ehl-i sünnete
göre, bir insan günah işlemekle kâfir olmaz. Bid'at
fırkaları, günah işleyene, kendileri gibi düşünmeyen
müslümanlara kâfir demek sapıklığında bulunmuşlardır.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Mümine kâfir diyenin, kendisi kâfir olur.) [Buhari]
Fransa Kralının bir gazeteciye söylediği bir söz vardır:"
Bana 6 satır yazı yaz, seni idam etmek için 6 sebep
bulayım..." Bu şekilde tavırlarla herkesi küfre
sokabilirsiniz ama bu ne kadar hakka uygun olur, bunu da
düşünmek lazım...
Bakara 275 ayetinin kapsamı içine kredi kartı
kullanıcılarını sokmak biraz buna benziyor...
Kaldı ki bir çok tefsirde ayetin muhatabının bu işi meşru
kabul edenler olduğu ifade ediliyor... Ancak meal ve
tercümelerden hareketle hüküm çıkarmaya kalkan kardeşlerimiz
maalesef bu tür tehlikelerle karşı karşıya kalabiliyorlar...
ERZURUMLİ kardeşimiz daha önce oy verme konusunda
tartıştıkları kardeşlerimizin durumuna düşürüyor
kendisini... Yanlış yapıyor...
Bu arada ben asla sistem bozuk ama sisteme uymak lazım gibi
bir tavır içinde olmadım, bu iftirayı hak edecek hiçbir
ifade kullanmadım ve kullanmam da...
Konuyu daha fazla uzatmanın bir faydası olacağını
düşünmüyorum, bu yüzden burada kapatmak istiyorum...
Allah'a emanet olun...
Geçmiş olsun kardeşim, bir an önce ödeyip bitirmeyi nasip
etsin..
Ev satmak isteyen müteahhitleri dinliyorum onlar için çok
basit bir şeymiş gibi anlatıyorlar, hemen git ev kredisi al
canım, ne olacak şimdi krediler en düşükmüş, tam ev alma
zamanıymış, herkes böyle yapıyormuş, parayı bul gel de nasıl
bulursan bul...
Ev de çok güzel gel al beni diyor...3+1=120m2
Kanmayacağız.
Kararımızı verdik artık krediyle ev almayacağız, kredisiz de
gücümüz yetmiyor velhasıl sabredip bekleyeceğiz. Her şeyde
bir hayır vardır. Nasipse helalından olsun.
Krediyle ev alan kardeşlerimizin bir çoğuda pişman.ALLAH c.c
cümlemizin yardımcısı olsun, Günahlarımızı affetsin...
---- Evet ey ehli islam; tamam bankaya, krediye, faize
yaklaşmayacağız ve Sabredeceğiz!
neye sabredeceğiz? Bu sistemin, merhamete gelip sahte para
basmasından vaz geçerek paraya gerçek değerini vermesini mi,
Bankaların faizden vaz geçip islama uygun ticaret etmesini
mi?, neye sabredeceğimizi bilmeliyiz.
Öncelikle bu zillet rejimlerden kurtulmak için yapmamız
gereken mücadele için sabretmeliyiz, Kapitalist düzenin
karşımıza çıkardığı israf reklamlarına uymamaya
sabredeceğiz, hayatı doğru ve naturel yaşamaya
sabretmeliyiz, mutlaka ecmaat olmak için sabretmeliyiz,
SABIR miskince beklemek değildir. Sabır hakk yolunda azimle
yürümektir. zillet içinde bekleyip hayatı birilerinin
güzelleştirmesini beklemek değildir.
Herşeyi Allah cc. dan bekleyenler daha çok bekleyecekler,
sonunda ölüm gelip çatınca ah diyeceklerdir. Allah bir Kûn
emri ile herşeyi güllük gülistanlık etmeye kaadirdir. SEN
NEDEN DÜNYAYA GELDİN NİÇİN DÜŞÜNMEZSİN...!
|