 |
6.
yüzyılda ekümenik sıfatı, Konstantinopolis
Patriği’ne, Roma İmparatorluğu başkentinin
episkoposu olduğu için verilmişti. Fethin ardından
Fatih Sultan Mehmed, Bizans’tan Osmanlı’ya hiçbir
değişime uğramadan devrolan tek meşru kurum olan
Büyük Kilise’yi ihdas ederken, söz konusu makamın
temsil ettiği evrenselliği siyasetine dahil etme
niyetini ilan ediyordu. Doğu Roma’dan Cumhuriyet
dönemine dek kesintisiz süren Patrikhane’nin dinî
olduğu kadar siyasi yeri ve anlamı,
Cumhuriyetçilerin dini devre dışı bırakan laik
siyaset anlayışıyla sona erdi. Lozan Antlaşması’nda
Patrikhane’nin ekümenik sıfatı ve bundan kaynaklanan
ruhani yetkileri, münakaşa konusu yapılmadıkları
ölçüde onaylandı. Ancak Patrik ve Patrikhane,
siyaseten yeni ulus-devletin, dinen de laikliği
dünyevi din mertebesinde telakki eden pozitivist
tasavvurun, tıpkı hilafet gibi « öteki »si oldular.
Lozan ile başlayan bu Patrik ve Patrikhane «
takıntısı » günümüzde, İslâm’ın yaygın olduğu
Türkiye’de Ortodoks Patrikhanesi’nin dinî sıfatının
ne olmaması gerektiği konusunda abes bir tartışma
halinde sürüyor. Ekümenik Patrikhane’de yer alan
yazılar konunun tarihî, dinî, hukuki ve siyasi
boyutlarını ele alırken, bilgi eksikliğini gidermeyi
ve bilgi kirliliğini temizlemeyi amaçlıyor. Alexis
Alexandris, Baskın Oran, Cem Sofuoğlu, Cengiz Aktar,
Elçin Macar, Emre Öktem, Kürşat Demirci, Panteleimon
Rodopoulos, Paraskevas Konortas ve Samim Akgönül’ün
makaleleriyle.. |
Constantinopolis Ekümenik
Patrikhanesi Türkiye'de resmî
olarak Fener Rum Patrikhanesi, dünyada Constantinopolis
Ekümenik Patrikhanesi olarak anılan kurum, 250 milyon mümine
sahip Ortodoks dünyasının ruhanî önderi konumunda olan bir
kurumdur. Patrikhane, Ortodoks dünya içerisindeki tarihten
gelen hiyerarşik yapısını ve diğer Hıristiyan mezhepleri,
diğer semavî dinler ve diğer hükümetler nezdindeki konumunu
muhafaza etmektedir. Bu kurumun ülkemizde olması ve başında
da Patrik Bartolomeos gibi bir diyalog adamının bulunması
bir çok açıdan fevkalade önemlidir.
Constantinopolis Ekümenik Patrikhanesi,
Mil. sonra 37 yılında İsa Peygamberin havarilerinden olan
Apostol Andrea tarafından kurulmuştur. Mil. sonra 451
yılında Kadiköy’de toplanan 4ncü Ekümenik Konsül’ün
kararları ile Roma Patrikhanesi ile eşit sayılmıştır. Roma
İmparatorluğu’nun Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmasından
sonra, Bizans İmparatorluğu içindeki Hıristiyanlar, İstanbul
Ortodoks Kilisesi’ne bağlanmış ve “Doğu Kilisesi” olarak da
adlandırılan Ortodoks Kilisesi, 5 nci yüzyılda Katolik
Kilisesi’nden ayrılmıştır.
İstanbul’un fethini müetakip Fatih Sultan Mehmet,
Constantınopolıs Patriği seçilen Gennadios’a Türk ve İslam
hukuku çerçevesinde, patriğin görev ve yetkilerini gösteren,
Patrikhane’ye bazı ayrıcalıklar tanıyan bir ferman
çıkarmıştır. Fatih’ten sonra ise Osmanlı hükümdarlarının
Patrikhane’ye verilen imtiyazları benimseyen fermanlar
vermesi gelenek haline gelmiştir. Böylece Fener veya
Ökümenik Patriklik de denilen Patrikhane ve Rum
Patrikliği'nin yasal statüsü süreklilik kazanmıştır.
II.
Gennadios'un Patrik olmasıyla, Patrikhane faaliyetlerini
kentin ikinci büyük kilisesi olan Havariyun Kilisesi'nde
yürütmeye başlar. O zamanlarda yaklaşık bin yaşındaki
Havariyun Kilisesi'nin bahçesinde İmparator ailesinin
mezarları da bulunanmaktadır ve Hıristiyan nüfusun azalması
ve güvenlik nedeniyle 1455'te boşaltılır.
Patrikhane Pammakaristos Manastırı'na taşınır. 12. yy'da II.
Ioannes Komnenos'un yaptırdığı Pammakaristos Manastırı,
Hıristiyan göçmenlerin yerleştirildiği Çarşamba semtinde
idi. Havariyun Kilisesi'ne göre daha küçük ve güvenli olan
Pammakaristos, 1518'de restore ve II. Ieremias'ın patrikliği
sırasında da genişletilerek yeniden inşa edildi. 1586'da,
III. Murad döneminde boşaltılan kilise, 1591'de Fethiye
adıyla camiye dönüştürüldü. Patrikhane, önce Fener'deki Vlah
Sarayı Kilisesi'ne, 1597'de ise Ayvansaray'daki Ayios
Dimitrios Kilisesi'ne taşındı.
Patrikhane, 1602'de Fener'de bulunan Ayios Yeoryios
Manastırı'na yerleşti ve bu tarihten sonra faaliyetini
burada sürdürdü.
II. Mehmed'in çıkardığı fermanla statüsü saptanan Ekümenik
Ortodoks patrikleri, cemaatin evlenme, cenaze gibi
adetlerini özgürce uygulayabilmesini denetliyorlardı.
Patrik, bir vezir statüsünde kabul edilir, kendisine divanda
yer verilirdi. Maiyetindeki diğer yöneticiler ile birlikte
her türlü hizmet ve vergiden muaftı. Rum cemaatine dair
konuların görüşüldüğü meclise başkanlık eden patrik, hukuki
ve cezai işlerde tam yetkili idi. Böylece patrik, Rum
Ortodoks toplumunun tartışmasız lideri olarak, Bizans
dönemindeki haklarından fazlasına kavuşmuştu.
1856 Islahat Fermanı ile patriklerin yetkileri, dini
konularla sınırlandı. Seçim usulleri gözden geçirildi. Görev
süreleri ömür boyu kılınarak sorumlu oldukları davalardaki
yetkileri genişletildi. Cumhuriyet döneminde patriklerin
ayrıcalıkları kaldırıldı. Patriğin, patrik seçimini yapacak
olan “Sen Sinod” üyelerinin T.C. vatandaşı olması Türkiye
Cumhuriyeti yasaları ile zorunlu hale getirildi.
Osmanlı Devleti’nin himayesi altında yaşamalarına rağmen,
Rum Ortodoks Patrikhanesi ve patriğinin, 1821 Mora İsyanı
sırasında, güya isyan kışkırtıcılığı ve destekçiliği yaptığı
iddiasıyla o zamanki Patrik Grigorios idam edilmiştir.
1862 yılında Osmanlı Hükümdarı’nın emri ile, Fener Rum
Ortodoks Patrikhanesi’nin Osmanlı Devleti içindeki konumunu
belirleyen bir Nizamname hazırlanmıştır. Lozan Barış
görüşmelerinde, müttefik devletlerin heyetleri ile yapılan
görüşmeler sonucu; “Rum Kilisesi’nin reisi olan Patriğin
tayinini onaylayan Türk Hükümeti’ne daima tabi kalmasına,
Patrikhanenin ise, İstanbul’da ikametine devam edecek olan
münhasır bir dini müessese olmasına karar verilmiştir.
Cumhuriyet döneminde Rum Ortodoks Patrikhanesi'nin etkinlik
alanı da dini konularla sınırlandı. Hizmet binasının 1941'de
yanması üzerine, 1989'da Yüksek Mimar Aristidis Pasadeos
nezaretinde başlatılan onarım çalışmaları 1991'de
tamamlandı. Patrikhane, faaliyetini halen yeni binasında
yürütmektedir.
Ekümenik Patrik
Rum
Ortodoks kiliseleri üzerinde otoritesi olan Patrik
Hazretleri, 6. yy'dan beri ökümenik patrik sıfatıyla
dünyadaki tüm Ortodoksların ruhani lideri kabul edilir.
Imroz (Gökçeada) doğumlu, esas adı Dimitri Arhondonis olan
Ekümenık Patrik I. Bartolomeos, Hıristiyan dünya
içerisindeki diyalogda gayet etkin ve hassas davranmaktadır.
İlk doğu kiliseleri tabir edilen Keldanî, Nasturî ve
Süryanîlerle muhatap olmaktadir. Vatikan'ın daima tepeden
bakmaya yatkın olmasına rağmen Katolik dünya ile ilişkileri
kendisinden önceki Patriklere oranla çok daha yakın
sayılabilir.
Patrik Hazretleri semavî dinler arası diyaloğada önem veren
dünya çapında bir şahsiyet. Bu, Türkiye'deki İslamla sınırlı
da değil, Libya'dan Umman'a ve İrandan Endonezya'ya kadar
uzanan bir coğrafyada kabul gören, hürmet edilen bir din
adamı. Dinî faaliyetlerine ilaveten, Patrik Hazretleri
inanmış bir çevre korumacısı sayılmaktadır. Bu yöndeki
girişimlerinden dikkate değer olanlar arasında, ölmekte olan
Tuna deltası ile Adriyatik denizinin geleceği.
Dinin ve inancın ne demek olduğunu bilen Adalet ve Kalkınma
Partisi (AKP) hükümeti, Patrikhanenin (Ruhban okulunun
yeniden faaliyete geçmesi, vakıf malları) ve genelde tüm
gayrimüslim yurttaşların karşılaştıkları çağdışı sorunlara
kalıcı çözümler bulmaya hazır gibi görünmektedir.
Bu yeni yaklaşım içerde gayrimüslim yurttaşların kamu
otoritesine olan güvenlerini artıracağı gibi ülkenin Avrupa
ve bölgedeki konumuna da güçlendirecektir.
Patriğin dini otorite alanı
Şimdiki Ekümenık Patrik 1inci Bartolomeos ve Sen Sinod'un
(Yüce Meclis) üzerlerinde direkt otoritesi, yani tayin ve
azil hakkı olan başepiskoposluk, metropolitlik ve diğer
kurumlar şunlardır:
Türkiye'de
İstanbul Başepiskoposluğu (Bartolomeos'un kendisi),
Kadıköy Metropolitliği,
Tarabya Metropolitliği,
Adalar Metropolitliği,
Gökçeada ve Bozcaada Metropolitliği;
Yunanistan'da
Girit Başepiskoposluğu ve Metropolitlikleri (yarı otonom
statüde),
Oniki Adalar Metropolitlikleri
Rodos,
İstanköy, Leros & Kalimnos,
Karpathos & Kasos),
Selanik'te Aya Anastasia ve Çavuş Manastırları,
Aynaroz'daki 20 Manastır,
Patmos Manastırı ve Exarhiası.
Ayrıca
1928'e kadar Kuzey Yunanistan ve diğer Ege Adaları da
Patriğin direkt otoritesine bağlılardı. Yönetim, vekaleten
Yunanistan Kilisesine devredildi ama bu bölgelerde bulunan
36 Metropolitliğin manevî sahipliği halen Fener
Patrikhanesi'ne aittir.
Nitekim İstanbul, ikide birde Bartolomeos'un otoritesini
zedelemeye çalışan Yunanistan Başepiskeposu Hıristodulos'a
karşı tayinlerdeki son denetim hakkını 1928 öncesinde olduğu
gibi kullanmak üzere harekete geçti.
Amerika Avrupa ve Uzakdoğu Kiliseleri
Amerika'da Amerika Birleşik Devletleri (ABD)
Başepiskoposluğu, Kanada Metropolitliği, Panama
Metropolitliği, Buenos Aires Metropolitliği;
Avrupa'da İngiltere Başepiskoposluğu, Fransa Metropolitliği,
Almanya Metropolitliği, İsveç ve İskandinavya
Metropolitliği, Benelüks Metropolitliği, İsviçre
Metropolitliği, Avusturya Metropolitliği, İtalya
Metropolitliği;
Uzakdoğu'da Avusturalya Başepiskoposluğu, Yeni Zelanda
Metropolitliği, Hong Kong Metropolitliği.
Muhtelif Kurumlar
Essex Manastırı (İngiltere),
Chambesy Ortodoks Merkezi (İsviçre),
Dünya Kiliseler Konseyi nezdinde Ortodoks dünyası adına
Daimi Temsilcilik (Cenevre),
Avrupa Birliği nezdinde Ortodoks dünyası adına Daimi
Temsilcilik (Brüksel),
Selanik Teoloji Eserleri Enstitüsü, Atina Daimi
Temsilciliği.
Bu kurumlara ilaveten Patriğin otoritesi altında olmayan
otosefal Ortodoks kiliseleri liderlerini kendileri seçer,
ama bu seçimde meşruiyet, İstanbul'daki "primus inter pares"
(eşitler arasında ilk) olan ve Ortodoks aleminin bir anlamda
koordinatörü konumunda bulunan Ekümenük Patrikhaneden gelir,
yani Ekümenik Patriği'nin onu tanıması elzemdir.
Bir kiliseler hiyerarşik sıraya göre şunlardır:
İstanbul Patrikhanesi,
İskenderiye Patrikhanesi,
Şam Patrikhanesi,
Kudüs Patrikhanesi,
Moskova Patrikhanesi,
Belgrat Patrikhanesi,
Bükreş Patrikhanesi,
Sofya Patrikhanesi,
Tiflis Patrikhanesi,
Kıbrıs Başepiskoposluğu,
Yunanistan Başepiskoposluğu,
Polonya Başepiskoposluğu,
Tiran Başepiskoposluğu,
Çek ve Slovak Başepiskoposluğu.
Bunlara ilaveten Finlandiya ve Estonya'da iki otonom kilise
daha mevcuttur. Bunlar liderlerini İstanbul'a teklif eder ve
son seçimi İstanbul yapar.
CONSTANTİNOPOLİS EKÜMENİK PATRİKHANESİ
Sadrazam Ali Paşa Caddesi'ndeki Patrikhane, Ortodoks
Rumları'nın en kutsal mekanıdır. 1602 yılında bugünkü
binasına taşınan Patrikhane, şimdiki görüntüsüne 1800'lü
yıllarda yapılan restorasyonla kavuştu. Patrikhaneye üçlü
bir kapıdan girilir. Basamaklardan yukarı doğru çıkıldığında
ana kapı karşımıza gelir. Ana kapı, 1821 yılındaki Mora
İsyanı'nı desteklediği gerekçesiyle idam edilen Patrik V.
Grigorios ve üç metropolitin burada idam edilmesi anısına
kapalı tutulmakta, giriş sol kapıdan yapılmaktadır. Soldaki
kapıdan patrikhane kilisesi Aya Yorgi'ye geçilir. Mevcut
bina 1700'lerde bazilika tipinde inşa edilmiştir.
Çeşitli kiliselerde bulunan üç taşınabilir mozaik ikon da
burada toplanmıştır. Kilisenin ikonostasionun tahta
oymacılığı gerçekten etkileyici. Söylentiye göre iki usta
bunun üzerinde kırk yıl çalışmış! Sağ köşede, demir
kaplamasındaki açıklıktan görülen sütun, İsa'nın gerildiği
çarmıha gerildiği sütundur.
Gene sağ tarafta, biri gümüş olmak üzere üç azizenin tabutu
vardır. Bunlar Azize Eufemia, Teofano ve Solomoniye aittir.
Patrikhane'de ayrıca Rum Ortodoks cemaatinin elinde kalmış
değerli dini eşyalar mevcuttur.
Örneğin Patrik tahtı üzerine İncil konan iki masa...
Tahtın ünlü Patrik ve Aziz İoannes Hrisostomos'a aittir.
Alıntı:
http://www.megarevma.net/patrikhane.htm |