|
.
Çocuklar kanser kıskacında
Türkiye’de her yıl 3 bin çocuk kansere yakalanıyor.
Gıdalarda ve genel kullanımda sentetik katkı maddeleri, Gıda
boyaları, tatlandırıcılar, esanslar, parfümler kanseri
tetikliyor

Kablosuz internet, cep telefonu gibi hayatın olmazsa
olmazları çocukluk çağı kanserlerini tetikliyor. Fast Foot
ve yanlış mutfak alışkanlıklarımız, zamansız erken ana
sütünün kesilmesi, şiddet, psikolojik çıkmazlar çocukların
sağlığını tehdit ediyor
ÖZLEM YURTÇU İSTANBUL
Çocukluk çağı kanserlerinin çoğu ancak ileri evrede teşhis
edilebiliyor. Bunun nedeni belirtilerin dikkate alınmaması
veya hastanın onkoloji merkezine gönderilene kadar vakit
kaybetmesi. Türk Pediatrik Onkoloji Grubu Derneği Başkanı (TPOG)
Prof. Dr. İnci İlhan Türkiye’de her yıl 3 bin çocuğun
kansere yakalandığına dikkat çekerek çocukluk çağı
kanserlerinde başı yüzde 30 ile löseminin çektiğini, lenf
kanserinin yüzde 19, santral sinir sistemi tümörlerinin ise
yüzde 13 görüldüğünü söyledi.
Vakit kaybının tedavideki başarıyı olumsuz etkilediğine
dikkat çeken Prof. Dr. İlhan ‘Erken evrede göz kaybı olmadan
kurtulabilen göz tümörü var, bunun ilk belirtisi beyaz
lekedir. Fakat aile doktora götürmeyi düşünmüyor.
AİLELER İHMAL EDİYOR

Mesela çocuğun kemiği ağrıyor, doktora gidiliyor, büyüme
ağrısı diyor, ilaç veriyor gönderiyor. Oysa bir film
çekilir, büyüme ağrısı mı değil mi anlaşılır. 6 ay büyüme
ağrısı olmaz’ dedi. Prof. İlhan tümörü teşhisi konana kadar
hastalığın ilerlediğine dikkat çekti.
Manyetik alanlara dikkat
---------------------------
Çocukluk çağı kanserlerinin nedenlerine değinen Prof. Dr.
İnci İlhan ‘Biliyorsunuz manyetik alan günümüzde her yerde
var, Bu lösemi ve kemik tümörleri açısından etken. Sigara ve
Hepatit B ve C virüsü de kanseri tetikler’ dedi.
Bilim adamları anne karnındayken ya da küçük yaşlardayken
egzos gazlarında bulunan karbonmonokside fazlasıyla maruz
kalan çocukların kansere yakalanma riskinin arttığı
uyarısında bulundu. Modern yaşamın insan sağlığı üzerindeki
olumsuz etkilerine dair her gün yeni bir bulgu gün ışığına
çıkıyor. İngiltere’deki Birmingham Üniversitesi bilim
adamlarının yaptığı araştırmada trafiğin yoğun olduğu
karayollarına, otobüs duraklarına ya da petrol tesislerine
yakın yerlerde yaşayan çocukların kansere yakalanma riskinin
arttığı ortaya çıktı. Uzmanlar anne karnında ya da küçük
yaşlarda bu bölgelere yakın yaşayan ve egsoz gazları ile
yayılan karbonmomokside fazlasıyla maruz kalan çocukların
risk altında olduğuna dikkat çekiyor.
Otoyolların yanı sıra, çevresindeki yoğun araç trafiği
nedeniyle hastaneler ve otobüs durakları çevresinde de
karbonmonoksit oranlarının yüksek olduğu ifade ediliyor.
-------------------------------
Her yıl 3 bin çocuk kanser kıskacında

Prof. Dr. İnci İlhan, ''Türkiye'de her yıl yaklaşık 2 bin
500-3 bin çocuk kanser tanısı alıyor. Çocukluk çağı
kanserlerinin yüzde 24'ünü lösemiler, yüzde 20'sini
lenfomalar ve yüzde 14'ünü santral sinir sistemi tümörleri
oluşturuyor'' dedi.
Pazartesi, 08 Haziran 2009 11:12
İlhan, çocuklarda görülen kanser tiplerinin, dağılımları,
tedaviye yanıt oranları ve uzun süre sağ kalım açısından
erişkinlerden farklılık gösterdiğini söyledi.
Kanser tanı ve tedavisindeki gelişmeler sonucunda, çocukluk
çağı kanserlerinde 1960'larda yüzde 20'lerde olan sağ kalım
oranının, günümüzde yüzde 75'lerin üstünde olduğunu belirten
İlhan, ''Türkiye'de çocukluk çağı kanserlerinin büyük
kısmının ileri evrede başvurduğuna ve bu nedenle sağ kalım
oranlarının yüzde 63'lerde kaldığına'' dikkati çekti. İlhan,
''Bu geç başvurma, büyük çoğunlukla ailelerden kaynaklanan
faktörlere bağlı olsa da hastayı ilk gören doktorun tanı
koymadaki gecikmesi de diğer bir etkendir'' diye konuştu.
-''DOWN SENDROMLU BEBEKLERDE LÖSEMİ RİSKİ FAZLA''-
Çocukluk çağı kanserlerinde kanser oluşumunda çeşitli
genetik ve çevresel risk faktörlerinin rol oynadığını
belirten İlhan, ''Bazı doğumsal, kalıtsal bozukluklar ve
hastalıklar, bağışıklık yetersizliği sendromları, çeşitli
virüs enfeksiyonları, radyasyona ve bazı kimyasal maddelere
maruz kalma, hamilelikte kullanılan kimi ilaçlar ile ailesel
kanser sendromları önemli risk faktörleridir'' dedi.
İlhan, bazı kalıtsal hastalıklarda kanser riskinin arttığına
dikkati çekerek, şöyle devam etti:
''Örneğin Down sendromlu bebeklerde lösemi riski fazladır.
Nörofibromatoziste beyin tümörleri ve diğer bazı tümörlerin
görülme riski artar. Bağışıklık sisteminin baskılandığı
hastalarda özellikle lenfoid dokudan köken alan kanserlerin
gelişme olasılığı artmıştır. Hepatit B ve C virüsü,
karaciğer kanserlerine yol açabilir. Bu nedenle tüm
çocukların Hepatit B aşısı olması çok önemlidir.
HIV enfeksiyonunun sık olduğu yörelerde çocuklarda Kaposi
sarkomu ve lenfoma artmıştır. Ayrıca radyasyonun etkisi de
göz önünde tutulmalıdır. 2. Dünya Savaşı'nda atılan atom
bombası sonrasında o bölgede çok sayıda kanser olguları
saptanmıştır. Yine Çernobil'de nükleer kaza sonrasında,
yakın bölgede yaşayan çocuklarda özellikle çocuklarda çok
nadir görülen tiroid kanserlerinde artış tespit
edilmiştir.''
-TARAMA TESTLERİ OLMADIĞI İÇİN BELİRTİLERE DİKKAT-
Prof. Dr. İlhan, çocukluk çağı kanserlerinde erişkinlerde
olduğu gibi yerleşmiş tarama testleri bulunmadığını, bu
hastaların erken tanı alabilmeleri için hastalığa ilişkin
bulgu ve belirtilerin bilinmesi ve vakit kaybetmeden tanıya
gidilmesi ile mümkün olduğunu kaydetti.
Boyun, koltuk altı ve kasık bölgesinde lenf bezlerinde
şişliklerin dikkate alınması gerektiğini ifade eden İlhan
''Bunun dışında vücudun herhangi bir bölgesinde şişlik,
solukluk, halsizlik, sık ateşlenme, ciltte
morluklar-çürükler, burun ve diş eti kanamaları, baş ağrısı,
kusma, ateşsiz havale geçirme, dengesizlik, yürüme-görme
bozukluğu, kemik ve eklem ağrıları, enfeksiyon tedavisine
rağmen devam eden öksürük ve nefes darlığı, gelişme
geriliği, aşırı kilo kaybı, idrarda kan, idrar ve
dışkılamada zorlanma, göz bebeğinde parlaklık, gözde kayma
gibi belirtiler halinde hemen hekime başvurulmalıdır''
uyarısında bulundu.
-''BAZI KANSER İLAÇLARINI BULMAKTA ZORLUK ÇEKİYORUZ''-
TPOG Başkanı Prof. Dr. İnci İlhan, çocukların asla
erişkinlerin küçük bir modeli olmadığını ve buna göre
değerlendirilmesi, psikolojilerinin de iyi korunması
gerektiğini söyledi.
Çocukların hastalıklarına karşı erişkinlerden çok daha güçlü
olduklarını ifade eden İlhan, ''Çok minikler hariç 7 yaş
üstündekilerin hepsi hastalığını bir şekilde bilir.
Durumları hakkında bilgilidirler, tahlil sonuçlarını dahi
anlayabilirler'' dedi.
İlhan, çocuklarda erişkinlere oranla hücre yenilenmesinin
daha hızlı olduğu için başarı oranlarının yüksek olduğunu
belirterek, ''Ancak hala bazı kanser ilaçlarını ülkemizde
bulmakta zorluk çekiyoruz. Bunları özel izinlerle yurt
dışından getirtiyoruz ve bu belli bir süreç alıyor'' diye
konuştu.
|