|
İlçemizin sağlık alanında çok başarılı bir kurumu olan
Bezmi Alem vakıf gureba hastahanesi siyasete kurban
verilerek Vakıf Üniversitesi yapıldı.
İstanbul'un
göbeğinde Dev arazisi ile örnek bir sağlık kurumu olan Bezmi
Alem vakıf gureba hastahanesinin Üniversite yapılarak döner
sermaye yönetimine geçmesi, fakir fukara-garip gureba
hastahanesi olmaktan çıkarak ilçemizdeki diğer üniversite
hastahanelerine dönüşmesi halkın menfaatine olduğunu
düşünmüyoruz.
Bezmi Alem vakıf gureba hastahanesinin üniversite
yapılmasının ihtiyaçtan değil çok değerli mal varlığından
dolayı gerçekleştiğini söylüyorlar, bu iddia bize çok
gerçekçi gelmektedir.
(Öte yandan İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa Tıp) ile
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin bölgeye taşınacak olmasıyla
birlikte eczane ve benzeri tıp hizmeti veren özel işyerleri
içeren ticari iş merkezlerinin de Kayabaşı Projesi içinde
yer alacağı ifade ediliyor.) Alıntı:
http://konutkredileri.com/haberler/toki-kayabasina-uydu-kent-kuruyor/
Hükümet bu iki dev tıp fakültesini mücavir alan dışına
çıkarırken, Fatih ilçesindeki Tekel genel müdürlüğü binası
Medipol Üniversitesi adı altında tıp fakültesi ağırlıklı bir
vakfa devredilmesi, Bezmi Alem vakıf gureba hastahanesininde
üniversiteye devşirilmesi Fatih ilçesindeki Devlet tıp
fakültelerinin kayabaşına gitmesiyle oluşacak alan boşluğunu
dolduracak RANT projeleri olduğu ortaya çıkmış oluyor.
Türkiye'de
neler oluyor? geçmiş yıllarda gerçekleşen özelleştirmeleri
gölgede bırakan, iğneden ipliğe yerli-yabancı sermayeye
peşkeş çekildiği söylenen özelleştirmeler halkın istikbal
hakkında büyük endişelere düşmesine sebep oluyor.
Daha nereye kadar, Kamu malları, mülkleri devletin elinden
yok pahasına çıkarılırken milli sermaye tercih edilmiyor,
tercih edilen milli sermaye ise en kısa zamanda kendisine
devredilen kurumu, araziyi yabancı sermaye kuruluşlarını
5-10 misli fiyatla devrediyor.
Dünyanın neresinde böyle gayri milli
özelleştirme yapıldığını görüyoruz, Batıda böyle bir şey
yok, Bizim gibi 3. Dünya ülkelerinde örneklerini gördüğümüz
bu uygulamalar bize (Gizliden Gizliye Sevr dayatması
hayata mı geçiriliyor sorusunu ciddi şekilde sorduruyor)
Fenerde sadece bir kilise papazı
olan Bartelemeos birçok Avrupa ülkesi ve Rusya federasyonu
ülkesi tarafından "Devlet başkanı" olarak tanımlanması, bu
protokol ile karşılanılıp muhatap kabul edilmesi karşısında
Türkiye idarecilerinin suskun kalması ülkemizin bağımsızlığı
konusunda bizleri kaygılandırmaktadır.
Bezmi
alemin vakfiyesinin önemli bölümü günümüzde, eski adıyla
Yukarı gureba (çapa tıp Fakültesi ) olarak vakfın elinden
alınmıştır.
Şimdi 50.000 M2 civarındaki aşağı gureba hastahanesinin
25.000 M2lik güney bahçesi milyonluk yatırımla park haline
getirildi. 12.000 m2 ön bahçede katlı otopark yapımı
planlanıyor, 10.000 m2 kurulu ana binaya birçok ek binalar
yapılmıştır.
Yarın elden çıkarılma, özelleştirilme tehlikesi olan bu dev
alanı kimlere kaç paraya devredeceklerini hep birlikte
göreceğiz.
Önemli Not:
Bezmi alem Valide sultan Vakıf Gureba Hastanesi hakkında
vakfiye sahibi tarafından büyük dualar yapılmaktadır.
Vakfiyeyi amacı dışında kullanacak olanlar hakkında
ise büyük beddualar yapılmaktadır. BAKINIZ
CHP,
İki Üniversite İçin Anayasa Mahkemesi'ne Gitti
CHP, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi ile Bezm -İ Alem
Üniversitesi'nin Kurulmasını Öngören İki Kanunu Anayasa
Mahkemesi'ne Götürdü.
CHP, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi ile Bezm-i Alem
Üniversitesi'nin kurulmasını öngören kanunu Anayasa
Mahkemesi'ne götürdü.
CHP, Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı başvuruda, iki
üniversitenin kurulmasını öngören kanunun, Anayasa'nın
2'nci, 35'inci ve 130'uncu maddelerine aykırı olduğu
gerekçesiyle iptali ve iptal davası sonuçlanıncaya kadar
yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesini
istedi.(ANKA)
Başvuru ile ilgili dosyayı hazırlayan Mersin Milletvekili
İsa Gök, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi için 5, Bezm-i
Alem Üniversitesi için ise 3 vakfın vakfedildiğini belirtti.
Bu kurumların vakıf senetlerinde ''üniversite açmanın''
bulunmadığını ifade eden Gök, ''vakfedenlerin iradesi dışına
çıkıldığını'' söyledi.
Vakfedenlerin
vakıf senetlerinin ''beddua'' bölümünde iradeye aykırı
davranmayı yasakladığını anlatan Gök, ''Vakıflar Genel
Müdürlüğü yetkisi olmayan işler yapıyor'' görüşünü dile
getirdi.
Bu vakıfların çok değerli mal varlıklarının bulunduğunu,
kurulması öngörülen üniversitelerin 3 yıl içinde başarılı
olmamaları halinde malların başka üniversitelere geçmesinin
söz konusu olduğunu savunan Gök, ''Mülkiyet intikali
sağlanıyor'' iddiasını dile getirdi.
Gök, başvuru dilekçesinde, bu üniversitelerin kuruluşunun
Anayasanın ''hukuk devleti'', ''mülkiyet hakkı'',
''istimlak'' ve ''YÖK'e ilişkin düzenleme içeren hükümlerine
aykırılık iddialarına yer vereceklerini'' kaydetti
|