|
BİZE NE OLDU,
BİZLERİ TANIYAMIYORUM.
Fatih Sultan Mehmet
Han İstanbul’u Fetih ettiğinde Ayasofya kilisesini camiye
çevirir, Cuma kılınması için Ayasofya’da temizlik başlar,
Mahzen odalarından birinde yaşlı bir keşiş bulurlar,
zincirlere vurulmuş halde. Padişaha durumu anlatırlar,
Padişah mahzene iner, yaşlı keşişin Ayasofya’nın başpapazı
olduğunu öğrendikten sonra sorar; ne suç işledin de seni
buraya hapsettiler?
-- Sultanım Senin Bizans’ı alacağını, Ayasofya’yı Cami
yapacağını söylediğim için Tekfur beni buraya hapsetti.
Sultan sorar; Sen bizim Bizans’ı fetih edeceğimizi bildinse,
Burayı ne zaman kaybedeceğimizi de bilirsin, Bu ne zaman
olacak diye sorar.
Keşiş; Siz Bizans’ı kaybetmeyeceksiniz, Gelecek nesilleriniz
onu para karşılığı satacaklar der.
Az gittik, Uz
Gittik 559 yıl geçti Fethin üzerinden, Prof. Dr. İlber
Ortaylı, İstanbul’u yabancılar satın alıyor, Sahip oldukları
otel ve tesisler vergilerini İngiltere’ye ödüyor, diye
feryat ediyor
(Bakınız)
Fatih belediyesi
İlçenin tamamına yakınında Kentsel Dönüşüm, Yenileme projesi
ilan ediyor, 1. Etap Yıkımlara başlarken, Ömrünü doldurmuş,
çoğu kaçak imarsız yapılmış, İmar afları ile
projelendirilerek meşruluk kazandırılmış,40-60 yıllık
betonarme binaları yıkıp, yenileyeceğine, Sulukule gibi
%90’ı tek katlı, Ahşap ve Kagir binalardan başlıyor.
2. Etap yıkım Ayvansaray’da, aynı yapılar burada çoğunlukta.
3. Etap yıkım Fener-Balat-Ayvansaray arasında hayata
geçirilmeye hazırlanıyor, Buradaki binalarda aynı tarihi ve
2. Derece tescilli sivil mimarlık örneği binalar. Sur ve
sahil boylarındaki tarihi binaları içeren yenileme projeleri
kadırga-Cankurtarana kadar devam ediyor.
Fatih Belediye
başkanlığı, Ülkede duyulmamış bir uygulamayı İlçemizde
hayata geçiriyor, İlçedeki bütün projelendirmeleri Sepin
mimarlığa, Bütün İnşaat işlerini GAP inşaata ihale ediyor.
Kanunlara baktığımızda Belediye ve İl özel idaresi,
Bakanlıklar kendilerine ait olmayan alanlar üzerinde
yenileme ve dönüşüm projeleri yapamaz diyor, Lakin Fatih
belediyesi yapıyor. Durum idare mahkemesine taşınıyor,
mahkeme devam ederken, Bel. Bşk. Mustafa Demir, 2012 Mart’a
Fener-Balat-Ayvansaray projesine başlıyoruz diyor.
Batı ve ABD’de
Yunan kökenli milyarderler Bizans’ın ruhunu para ile satın
alacağınız diye naralar atıyor, Ayasofya’da Ayin yapmak için
organizasyon düzenliyor, yüzlerce otobüsle hududumuza
dayanıyor, Ankara’nın baskısı ile geri dönüyorlar. Batılı
kâhinler Bizans kuruluyor diye kehanetlerde bulunuyor.
Fatih belediyemiz ilçenin meskûn %80’inde Dönüşüm+Yenileme
projesi ilan ederek, Tapuların GAP inşaata geçmesinin önünü
açıyor.
Fatih dönüşüm projeleri ile el değiştiriyor diyoruz, İspatı
GAP inşaat ile yapılan ihale, %42 mülk sahibine, %58 GAP
İnşaata, Halkın mülkü arsa kabul ediliyor, M2’si bir liradan
sayılırken, Yeni yapılanmada M2 fiyatı beş misli deniyor.
Bu şu demektir,
Fatih’te dönüşüm projeleri gerçekleştiğinde ilçenin asgari
%80’i GAP inşaatın malı olacaktır. NEDEN?
Çünkü yeni yapılanma lüks konut ve iş yerlerinden oluşuyor,
Proje alanındaki parseller çok küçük, mülk sahiplerinin
%42’lik payları ile bedavaya bu projeden ev almaları mümkün
değil. Bu lüks daireler ve dükkânlar en az yüz M2.
Üzerine para vermeden yeni yapılanmadan hak kazanabilecek
mülk sahibi %3-5’i geçmez. %95 mülk sahibi ya takdir edilen
parayı alacak, yada Taşoluk beldesinde yapılan sosyal
konutlardan alarak ilçeyi terk etmek mecburiyetinde kalacak.
Bu şekilde ilçenin %80’ine sahip olacağı düşünülen GAP
inşaat, Bu yatırımı kimlerin desteği ile gerçekleştirecek.
Kendi öz kaynaklarının buna yeteceğini sanmıyorum. Onlarca
milyar TL bu firmamızda olabilir mi?, Dış kredi alacağını
varsayalım. Bu krediyi verenlerin bu mülkün sahibi olacağını
düşünmek hayal mi sizce?
GAP İnşaatın bu
devasa mülkü en çok parayı verene satacağı muhakkak, En çok
parayı Yunan kökenli milyarderler verip satın almayacağını
kim garanti edebilir ki?
Fatih İlçe
nüfusunun çok yakında 150.000’e ineceğini başkan Mustafa
Demir açıkladı, Biz mevcut projeleri düşünerek bu sayının
elli binlere kadar inebileceğini varsayıyoruz.
İlçe nüfusunun bu
şekilde el değiştirdiğini varsayalım, Yunan kökenli veya
Bizans’ın kurulmasına razı Türk vatandaşlarımıza buralar
planlı bir şekilde verildiğini düşünelim, 2003 yılında TBMM
kabul edilen “Self Determinasyon” gereği, bu mevcut mülk
sahipleri ve seçtikleri belediye başkanı BM’den Bizans için
Referandum istese kim karşı çıkabilecektir.
Görünen o ki
Ayasofya keşişinin kehaneti gerçekleşiyor, En zayıf
zamanımızda Bütün batı birlik oldu, Çanakkale’yi geçemedi,
Mevcut yöneticiler masa başında geçirerek İstanbul’u
emirlerine verdi, ordumuzu dağıttı, SEVR dayatmasını
imzaladı, Ülkenin çok büyük kesimi işgal edildi.
Dilim varmıyor bunu
söylemeye, Kalbim bu endişe ile titriyor, Yeni bir SEVR
dayatması ile mi karşı karşıyayız?
Abdullah Gözaydın
Fatihten@gmail.com |