.
UYUMSUZ, GEÇİMSİZ, ÇOKBİLMİŞ!

Kendime çok sık sormaya başladım.

Çevremle bu kavga neden?, Sadece ben mi doğruyum?, Sadece ben mi sorumluyum?

Toplumsal yaşamın mutlak kuralları vardır. Özgürlük hayvansal olmamalı.

İnsan sorumluluklar yüklenerek yaratılmıştır.

Önce varlığımızın sebebi Allah’a karşı tabi olduğumuz sorumluluklarımız var.

İçinde yaşadığımız Dünyamıza karşı sorumluluklarımız var.

Dünyayı hep tüketiyoruz, Dünya kendi kendini telafi etmeye gücü yetmiyor, Dünyanın üretimine katkıda bulunmak mecburiyetindeyiz Veya kontrollü tüketim yapmalıyız.

Komşularımıza karşı hukuksal sınırlarımızı bilmeliyiz, Kendi özgürlüğümüz insani olmalı, Komşumuzun, Ailemizin, Devletimizin haklarını ihlal etmemeli, Yaşam alanlarımız adaletle korunmalıdır.

Gücü elinde bulunduranların sınırsız ve adaletsiz güç kullanımı “Hayatı sevimsiz Kılacaktır” Hiçbir canlı sevimsiz hayat şartlarında varlığını sağlıklı,mutlu,başarılı sürdüremez.

Kentin kontrolsüz gelişen yollarında hayatımız sevimsiz müdahalelerle hepimize azap olmaya başladı. Bu olumsuzluklardan nasibini almayan yok, herkes az veya çok toplumsal sıkıntılara maruz kalmaktadır.

Hayatın sıkıntıları son yıllarda milletimize büyük acı verdiğini görüyoruz. 30yıl evvel İstanbul’da görev yapmış yabancı bir profesör tekrar İstanbul’u ziyaret ettiğinde kendisini şaşırtan bir itirafta bulundu.

---- İstanbul insanının yüzü güleç ve sevimliydi, şimdi somurtan ve umutsuz bir yüz ifadesine sahip olmuşsunuz.

30 yılda az gittik uz gittik, çağdaş teknolojiyi batı ile eş zamanlı kullanıyoruz. Sorumluluklarımızı ise çok geriden takip ediyoruz.

Kent Konseyimizde bir yıl evvel görevlendirmeler yapıldı. Birçok arkadaş görevlerinde verimli olamadılar. Bazılarımız ise son haftada genel kurul zorlamasıyla İnternetin nimetlerinden faydalanarak, forum sitelerinden kopyaladığı bilgileri Rapor- Yazı formatında bile düzenleyemeden çalışma önerisi olarak önümüze koydu.

Bir yıl evvel bu salona gelerek Kentin sosyal hayatına olumlu müdahil olmak isteyen 500 küsur arkadaşımızın fikirleri 360 gün sorulmadı.
Konseyimizin akıbeti 8 komisyon başkanının insafına bırakılmamalıdır.
Bu konuda sevilmeyen, istenmeyen adam olmaya devam edeceğim.
İnsanlık onurum bunu gerektiriyor.

Kent konseyi üyeliği; kimlik arayışı içinde olanlara değil, Kentin sosyal hayatına olumlu katkıları olacak özverili hemşerilerimize verilmelidir.

Kimseye zorla görev verilmemiştir. Genel kurulda isteyene görev verilmiştir.

Kent Konseyi Gönüllü hizmet kuruluşudur. Fakat Gönlünüze göre hizmet kuruluşu değildir.

21. yy. Türkiye’sinin çağın gerisinde kalmasını istemeyenler, Mutsuz, Umutsuz yaşamak istemeyen hemşerilerimiz. Gelin gereken özveriyi verelim.

Kentimiz için Fikir ve Gönül birliğini buradan bütün Fatih’e İstanbul’a, Türkiye’ye, Bütün Dünyaya yayalım.
Gülen ve Umutları yeşil olan bir hayatın kapılarını açalım.

Behlûl Dane

YAZARIN DİĞER YAZILARI

.YORUMLARINIZ: