.
HAYATI FİNAL İÇİN YAŞAMAK

Hayat’ı 90 dakikalık çeşitli merhaleleri olan bir Futbol sezonu gibi düşünelim.

Sezon başlarken bütün takımları motive eden hedef ŞAMPİYONLUK
Çeşitli imkânsızlıklar bahane ederek sezon başında ligde kalalım yeter diyenler, Bu takımla düşeriz diyenlerde olmaktadır.
Sezon başı böyle umutsuzluk geçirenlerin lig maratonunda hiç şansları yoktur. Hedefledikleri küçük hedeflere dahi ulaşamadan dağılabilir, finale kadar gelemeyebilirler.

Hedefi şampiyonluk olarak koyanlar ve sonuna kadar en küçük fırsatları dahi hesaplayarak umut var olup, sahaya çıkanlar, Şampiyon olmasalar bile umutsuzluğa düşmemenin verdiği hırs ile mutlu bir sezon (Hayat) yaşarlar.

Hedefi baştan mağlubiyet neticeleri üzerine bina edenler, idam mahkûmu gibi bir hayat hep cellât beklerler, her an gelip ayaklarının altında kendilerini hayata bağlayan sandalyeye bir tekme ne zaman vurulacak diye beklerler.

Böyle bir hayat yaşamak kadar insan’a acı veren ne olabilir ki?

Herkes için sezon finale kadar gitmeyebilir.

Her maçta 90 dakika sürmeyebilir.

Hesapta olmayan nedenlerle sezon içinde hayatın çeşitli nedenlerinden dolayı liglerden ebediyen çekilebiliriz, Hayat bu. Herkese eşit imkân ve zaman vermiyor.

Fakat hayatımızı bu meçhul, olumsuz akıbete bağlayarak mücadeleden çekilmemiz söz konusu olamaz.

Nasıl olsa kazanamayız, Nasıl olsa bu mücadele bitecek, Yarın yok olacaksak bu mücadele neden, gibi insanı hayat mücadelesinden koparacak düşüncelerde doğru değil.
Başta bir meçhul akıbete gitmiyoruz, Akıl edersek, nasıl var olduğumuzu düşünürsek, yarın ne olabileceğimizin idrakine ulaşabiliriz. Düşünmeden, kafa yormadan neticeye ulaşmak mümkün değildir.

Kolaycılık, fırsatçılık, hayat mücadelesinde baştan kaybetmenin sebebidir.

Hayat mücadelesinde başarılı olmanın olmazsa olmaz şartı planlı, programlı bir hedef, istikamet belirlemek zorundayız.
Bu hedef sezon sonuna kadar olmalı, tesadüfî engellerle sezon içinde başımıza gelebilecek felaketleri programın bir kesimine koymamız doğru değildir. Bunların olabileceğinin hesabını yapacağız ama felaket senaryoları düzenleyerek istikameti bunun üzerine kurmak yerine, Hayır ben finali göreceğim inancıyla her anımızı yaşayacağız.

Hayat herkese bir sezon mücadele fırsatı veriyor. İstisnaları düşünerek yaşamak doğru değildir. Final hedefiyle biz hazırlanalım, her maçımızı bu şuurla yapalım, ne kaybederiz ki?

Kazanacağımız çok şey vardır. Başta mutlu bir hayat, sevmek, sevilmek. En önemlisi ise belirsizlik karanlığında dehşete düşmemektir.

Hayata hangi merhaleden başlarsanız başlayın, Hedefiniz final olsun. Finaldeki hedefiniz ise sezon içi başarıları değil, ebedi mutluluk verecek bir akıbet olsun.

O zaman göreceksiniz ki sezon içindeki mağlübiyetler, sakatlanmalar, kalleşlikler, şikeler, fedakârlıklar, yağmur gibi boşalan ter, hak ettiğinize ulaşamama gibi bir sürü teferruat sizi mutsuz edemeyecektir.

Gözünüz hep finalde olsun!

Final kapısı bir tanedir. Oraya gelen pek çok yol vardır, Hangi yoldan gelirseniz gelin, Yolculuğunuz ne kadar uzun veya kısa sürmüş olursa olsun, Final kapısından sonra herkesin önünde iki yol vardır.
Biri Cennet, Diğeri Cehennem.


Biri ebedi Mutluluk, Diğeri Ebedi Mutsuzluk,

Biri her istediğine kavuşmak, Diğeri her istemediğine mahkûm olmak,

Biri zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacağın bir hayat,

Diğeri en kısa zamanın dahi bir türlü geçmediği bir hayat,


Biri Âlemlerin Rabbi ile ve Habibleri ile konuşmak,

Diğeri Lanet İblis ve yarenleri ile kavga etmek.


Final hedefiniz üzerine lütfen biraz daha ciddi düşünün, Sonunda pişman olacağınız bir karar vermeyin, Akıbetiniz hayır olsun.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

.YORUMLARINIZ: