|
DUALARINIZ OLMASAYDI NE DEĞERİNİZ
OLURDU
Furkân Suresi 77. Ayetinde
Yüce Allah cc. böyle buyuruyor, Kulu kul yapan hayatını
yaşarken kavuştuğu her nimetin Allahtan olduğunu bilip
şükretmesidir, Başına gelebilecek her türlü yoksulluk ve
mahrumiyetten kurtulması, kendi becerileriyle değil sadece
yüce Allahın lütfü ile olduğunu bilerek şükretmesidir.
Duanın tesirinin bu kadar kuvvetli olduğunu bize bildiren
Allah cc. her şeyi dua ile kendisine havale etmemizi mi
istiyor? Rızkımızı oturduğumuz yerde ayağımıza göndereceğini
mi vaat ediyor (Mahrum ve çaresize gönderir)
Yoksa çalışmamızı, gayret etmemizi mi emrediyor.
Elbette ki öncelikle gayret etmemizi emrediyor, aciz
kaldığımız yerde dualarımız imdadımıza yetişiyor, gayret
imkanı varken dua ile isteklerimizin olmasını beklemek İslam
inancına uymayan bir gaflettir.
Günümüzde nice hile ve desise ile Devlet yetkilileri,
sermaye sahipleri, vasıflı-vasıfsız kişiler İslam, devlet,
hayat hakkında yanlış işler yapıyorlar. Başta Müslümanları
insan fıtratına uygun olmayan şekilde yanlış işlerle mağdur
ediyorlar. (İbadetlerine engel oluyorlar, Gayri İslami bir
hayatı dayatıyorlar, yediklerimize içtiklerimize
giydiklerimize gayri İslami ve insani zararlı-haram katkılar
katarak toplumsal sağlığımız ile oynuyorlar, toplumun hasta
olmasına sebep oluyorlar.
Bu yanlışlıklarla mücadele etme konusunda nefsine
gelebilecek bir sıkıntı nedeniyle pasif kalıp bu kötülükleri
Allaha havale edenler, ellerinden gelen fiili ve sözlü
mücadeleyi yapmaktan kaçınanların akıbeti çok karanlık
olduğunu Kuranı Kerimde Allah bizlere buyurmaktadır.
"Şahitliği saklamayın" emrini düşünerek, şahit olduğumuz
hukuksuzluklara karşı filen, buna gücümüz yoksa tebliğ ilen,
buna da gücümüz yoksa buğz ilen müdahale etmeliyiz. Buğz
imanın en zayıf olanıdır.
Dünya hayatımızda zarar görme korkusu
ile hakkı üstün tutma görevimizi yerine getirmez, küfrün
hayata hakim olmasına seyirci kalırsak halimiz harap
olduğunu unutmayalım Allah cc. "A’lâ süresi 17. ayette :
Oysa ahiret daha hayırlı daha devamlıdır. " diyerek bizleri
uyarmaktadır. aslında bir hayal olan, yarına çıkacağımızın
garantisi olmayan bu hayatı tercih ederek ebediyetimizi
tehlikeye atmak hiçte akıl kârı değildir.
Çevremizdeki hukuksuzlukları öncelikle yetkili makamlara
şikayet ederek, ve akıbetini ısrarla takip ederek
engellemeye çalışmalıyız, netice alamadığımız konularda
toplumsal baskı uygulayarak, toplumsal haklarımızı ihlal
eden kişilere karşı mahalle baskısı uygulayarak onların
yalnız kalmasını sağlayarak doğruluğa teşvik etmek önemli
vazifemizdir. Böyle yaparak hukuksuzlukları
engellediğimiz gibi, başkalarının da vazgeçmesine vesile
oluruz, suskun kalmamız gereken şahitlikten kaçınmamız
kişilere cesaret verecek suçların yaygınlaşmasına vesile
olacaktır.
Günümüzde hayatımızı zindan eden her türlü olumsuzluğun
sebebinin bu yanlışları hep birilerinin çıkıp düzeltmesini
bekler, kendi halimize her fırsatta şikayet ederiz, tedbir
için hiçbir gayret göstermeyiz. Bu rabbimin bizlere bir
cezası olduğunu düşünemeyiz, Hukuksuzluğa razı olmamız
yüzünden Allah cc. böyle zalimleri o topluma ceza olarak
musallat ettiğini bildiriyor bizlere. Allah hiçbir
topluma zulmetmez, toplumlar hukuksuzluğa razı olarak
kendilerine zulmederler, Bu durumda dünyada sıkıntı
çektikleri gibi ahrette de cezaları vardır.
Çevremize karşı duyarlı olmak mecburiyetindeyiz, kişisel
olarak üstesinden gelemediğimiz hukuksuzlarla dernek olarak
güç birliği yaparak mücadele edelim, Batıda her sokağın her
konuda bir derneği varken bizde koca vilayetlerin, ilçelerin
bir şekilde kurulmuş lakin tabela derneği olmaktan ileri
gitmediği derneklerin varlığını görüyoruz. Medeni,
hukuka saygılı, insanların birbirlerine zulüm değil iltifat
ettiği bir dünyada yaşamak istiyorsak hukuka sahip çıkmak
mecburiyetindeyiz.
Y adaletin tecellisi için üzerimize
düşeni yerine getireceğiz, şeytandan değil Allahın bizden
razı olmamasından korkacağız, o zaman dünyamız cennet
olacak. Ya böyle yaparak huzur bulacağız , yada hem
dünyamız hem ahretimiz karanlık. benden söylemesi.....!
Cümleten kalın esenlikle. Abdullah Gözaydın
Fatihten@gmail.com
Furkân Suresi 77. Ayet ve
Tefsiri
De ki: "Sizin duanız olmasaydı, Rabbim size değer verir
miydi? Fakat siz gerçekten yalanladınız; artık (bunun azabı
da) kaçınılmaz olacaktır."
Tefsiri: Allah'ın gerçek kullarına vaat edilen büyük
mükafatlara zıt olarak kafirlere yapılan bu uyarıyla şöyle
denmektedir: "Yardım ve himaye için Allah'a dua etmez ve
O'na ibadette bulunmazsanız, O'nun yanında hiç bir değer ve
öneminiz olmayacak ve sizden müstağni olduğu, hiç bir
şekilde yardımınıza muhtaç bulunmadığı için, size hiç itibar
etmeyecektir. Size rahmetiyle davranması için, kendisine dua
etme fırsatı tanıması, şüphesiz kendi yararınızadır. Bunu da
yapmazsanız, diğer yaratıklarla aranızda hiçbir fark
kalmaz."
|