Namuslu ve Hukuka Saygılı Yaşamak

    Yaşadığımız çağda genel ahlak kurallarına, Hukuka, Tarihten gelen Örf ve adetlere saygılı olarak yaşamak ne kadar zorlaştı!
     Bu hastalık hali sadece ülkemize has değil, Genelde bütün Dünyada kültürel erozyon toplumların milli kimliği zorluyor, Bu zorlama bizde neticeye ulaşmış artık, kültürsüzlük, ilkesizlik, ahlaksızlık, nemelazımcılık, vurdumduymazlık, mazluma sahip çıkılmaması, haramla geçinmek, ayıplanmaktan çıkmış, Bu kozmopolitliğe karşı  çıkanlar aşağılanmaya, akılsızlıkla suçlanmaya, olmadı toplumdan tecrit edilmeye, olmadı birçok şekliyle cezalandırılmaya başlandığını görüyoruz.

    "Doğruyu konuşan dokuz köyden kovulmuş" eskidendi, o zamanlar onuncu, onbirinci köyler vardı, şimdi hayat dokuz köyden ibaret gidecek, hicret edecek, tehcir edilecek köy yok!.
    20. yy. Basın, Medya, Sinema, TV, Radyo ve Internet imkanlarıyla toplumlarda şiddet, kimliksizlik, kolaydan köşeyi dönme, Vatan ve Din için bile olsa  fedakarlık yapmanın "Kerizlik" olduğunu topluma pompalayarak, Çıkarcı ve avantacı bir toplum haline geliverdik.

     Günümüzde erdemlerine sahip çıkarak çalışmak isteyenlerin başarılı olma şansı yok, pratikte sorgulamadan itaat edenler, mevcut düzenin gereklerini itiraz etmeden yerine getirenler makamlarında yükselir, söz sahibi olur önyargısı topluma hakim olmaya başladı.
      Erdemlerinde ısrar edenlere, Sen mi bu ülkeyi Kurtaracaksın, Senin etin ne budun ne harcanacaksın, Aklını kullan gereğini yap, El öpmekle dudak aşınmaz, Kafasını kullandı malı götürdü, Helal olsun Uyanık adammış.
      Kimi övüyoruz, kimin malını canını kime helal ediyoruz, Helal ve Haramı tespit etme yetkisini bile elimize almışız, Kanuna, hukuka, hatta Allah'a saygı yok, sevgi lafta kalmış.

      Değerli Türk milleti Bu gidişin sonu hüsran, sizler asil bir geçmişi olan, her türlü yozlaştırılmaya rağmen Dünyada insani kimliğini en iyi koruyan bir milletsiniz, Bu nedenle ülkemizi tanıyan yabancılar, Bu denli dejenere olmuş olsa bile, İnsan yönümüze hayran kalarak ülkemizde yaşamak istiyorlar, Bu gün ülkemizde bu nedenle yerleşmiş binlerce yabancı yaşamaktadır. Ya birde kendi aslımıza dönsek, bizi tanıyan nice milletler bütün varlıkları ile birlikte Türkiye'ye gelerek, Türk vatandaşı olarak, Ekonomik ve siyasi kalkınmamıza katkı sağlayacaklardır.

       Hoş biz bu erdemlere tekrar sahip olursak, zaten her konuda müspet sıçramalar yaparak Milletimizin layık olduğu medeniyet seviyesine ulaşacağız, Kanuni sultan Süleyman devrinde olduğu gibi nice süper devletler ayağımıza gelip bize biat edecek, bizden yardım dileyeceklerdir.
        Bu düşünceler ütopya değildir, Dünyanın kan ağladığı, masumların kanlarının ve gözyaşlarının oluk olluk aktığı günümüzde Dünyanın böyle bir güce ihtiyacı var. Bu ihtiyaca cevap verecek tek millet Türk milletidir.

        Tarihte Türk Milletini Kavmiyetçilikle bölenler, parçalanmasına sebep oldular, bu yanlarına kar kalmadı, 80 yıl komünizm ve krallık diktatör yaları ile çile çektiler, Osmanlının ahını ödediler.  Şimdi her fırsatta Osmanlının üç kıtada sağladığı huzuru barışı arıyorlar ve özlüyorlar, gelin dün Osmanlıyı parçalayan zihniyetin bu gün aynı oyunu sahnelediğini, Türk milletini oluşturan bazı etnik gurupları kışkırtarak kavmiyetçilik adı altında yeni bölünmelere yol arandığını görelim.

        Binlerce yıllık tarihimizde üç kıtada büyük imparatorluklar kuran Yüce Türk milleti kavramı bir ırkı temsil etmez, Millet kelimesi bir ulusu temsil eder, uluslar ise kavimlerden oluşur, birlikte yaşamaya razı olmuş, aynı kültürü benimsemiş kavimler topluluğuna Millet denir.
        Şimdi içimizde bazıları Türk ve Kürt Milleti kavramlarını kullanarak bölücülüğe yol açmaya çalışıyor, Milletimizin birçoğu bu oyuna alet oluyor. Kürtler millet değil kavimdir, Birliktelikleri akrabalık bağlarıyla oluşur. Türk Milletinde bağlar mensubiyet kabul etmekle olur. Bir Kürt Ben Kürt değilim dese bile Kürt'tür, Bir Türk Ben Türk değilim derse Türk olmaktan çıkmış olur.
        Türk olmak bu birlikteliğe gönül vermekle olur, akrabalıkla değil, Bu gün etnik kimliklerle o denli uğraşılmış ki Türk milletini oluşturan nice kavimler asimile edilerek kavim kimliği unutturulmuştur. Bu şekilde asimile olan topluluklara Siz Türk Irkındansın denilerek Türk milleti, Büyük bir Türk Irkına dönüştürülmüş oldu. Bu yalandır, Osmanlı kayıtları hala mevcuttur. acilen şecerelerimiz nüfus kağıtlarımıza yazılarak  Osmanlıda olan, bütün dünyada da uygulanan nesep hanesine hereksin etnik kimliği yazılsın, Unutulan neseplerin dili, kültürü bu kişilere takdim edilsin isteyenler öğrenerek neseplerini yaşatsınlar, Bundan sonrada Türk Milletini Irk seviyesinde kullananlar bölücülükle suçlansın, gereken cezalar kendilerine verilsin.

     Günümüzde 20 yy. başlarında bu oyuna gelmiş nice politikacı ve edebiyatçıyı kahraman bilenlerimiz ise gerçek kahramanların bu ülkenin devlet, millet olmasına, emperyalizmin karşısında varlığını korumasına hizmet edenler olduğunu anlamalarının zamanı gelmiştir.
     Bu gerçekler ortaya döküldükçe Bu gün devlet ve millet düşmanlığı yapanların gerçek yüzleri ortaya çıkmış milletimiz oyuna gelmekten kurtarılacaktır.
     Kavmiyeti korumak ve yaşatmak Allahın emri olduğuna göre kimse onu yok edemez, yok edilemediğini de görmüş olduk. Anlamak ve hayatımıza kazandırmak dileği ile.

Behlûl Dane  fatihten@gmail.com

 

 

YORUMLARINIZ: fatihten@gmail.com adresine yollayınız