.

İstanbul'da hangi binalar yıkılacak?, Bakan Bayraktar açıkladı...

İstanbul'da hangi binaların yıkılacağı açıklandı, Yıkım Gerekçesi, İnsan Hayatı...
Acaba benim binam da yıkılacak mı, sorusuna yanıtı Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar verdi. Bayraktar, 6.5 büyüklüğündeki depreme dayanamayacak tüm binaların yıkılacağını açıkladı.

“Kentsel Dönüşüm Yasamızın ruhu, lafzı, mantığı can güvenliğidir. Vitrine yaşam hakkını koyuyoruz” diyen Bayraktar, mülkiyet hakkının vazgeçilmez olduğunu ama ondan daha önce yaşam hakkı geldiğini söyledi.

Trabzon’da yapılan Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kurulu toplantısı sonrası bir grup gazeteciyle sohbet eden Bayraktar, kentsel dönüşümle ilgili kafalardaki soru işaretlerine açıklık getirdi. Bakan Bayraktar, kentsel dönüşümde hangi binaların yıkılacağına oluşturulacak bilimsel heyetin karar vereceğini belirtti.
Bayraktar “Heyet binanın tehlikeli olduğunu raporlayacak. Yetkilendirilmiş kuruluşlar ölçecek, bina gerçekten örneğin 6,5 şiddetinde bir depreme dayanamayacaksa, mühendislik veya inşaat tekniği yönünden kötüyse, malzeme hatası varsa yıkılmasına karar verecek” diye konuştu.

Ara Not: İlçemizde Fatih belediyesinin hayata geçirmeye çalıştığı "Yenileme projeleri" ne hikmetse Sulukule gibi gecekondu, Balat, Fener, Yedikule, Ayvasaray, Yenikapı gibi eski tarihi tescilli binaların olduğu yerlerden başladı, Çürümüş Apartmanlara proje neden yok...

 

 Evlerin yıkımının illa idareler tarafından yapılması gerekmediğinin altını çizen Bayraktar, “Sel, yangın, deprem, çığ düşmesi gibi doğal afetler kaçınılmazdır. Önemli olan afet yaşandığında insanların o çürük binalar yerine sağlam binalarda yaşıyor olmasıdır. Düzenlemeyle çürükleri yıkalım, yenisini yapalım, diyoruz. İsterse vatandaş kendi arasında anlaşıp, kendisi de yıkıp, yenisini yaptırabilecek” dedi.

TARTIŞMA YARATACAK SÖZLER: KONUTLARINI ZORLA ALACAĞIZ

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, kentsel dönüşüm yasa tasarısıyla ilgili konuştu ve “Yaşam hakkı mülkiyet hakkından daha önemli. Konutunu vermek istemeyenlerin konutlarını zorla alacağız” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Hükümetin hazırlayıp Meclis’e sevkettiği, ancak farklı kesimlerden çok sayıda eleştiri alan kentsel dönüşüm yasa tasarısıyla ilgili kritik açıklamalar yaptı. Yasayla, “konutunu vermek istemeyen vatandaşların konutlarının zorla alınacağı, bunun mülkiyet hakkına bir saldırı olduğu” yönündeki eleştirilere yanıt veren Bakan Bayraktar, “Yaşam hakkı, mülkiyet hakkından daha önemlidir” dedi.

Trabzon’da düzenlenen 3’üncü OSB (Organize Sanayi Bölgeleri) Çevre Zirvesi’ne katılan Bayraktar, bir grup gazetecinin sorularını yanıtladı. Bayraktar, kentsel dönüşüm yasasından, teşvik sistemine kadar gündemdeki gelişmeleri de değerlendirdi.

Meclis’te görüşülecek olan kentsel dönüşüm yasasıyla ilgili vatandaşların endişeleri olduğu hatırlatılarak, “Vatandaş evini yıkmak istemezse, zorla mı yıkacaksınız? Bu durumda mülkiyet hakkı ihlal edilmiş olmayacak mı?” sorusuna Bayraktar, şöyle yanıt verdi:

“Mülkiyet hakkı, vazgeçilmez bir haktır ama yaşam hakkı, mülkiyet hakkından daha önemlidir. Bizim hazırladığımız yasanın ruhu, can güvenliği esaslı. Vitrine yaşam hakkını koyuyoruz. Bu yasayla biz insanların yaşama hakkını koruyoruz. Ya kendi aralarında anlaşıp yıkarlar, ya anlaşamayanın hissesini alırız, diğer kişilere satarız. Biz vatandaşa, ‘bunları yıkalım, yenisini yapalım’ diyoruz. Hatta ‘isterseniz kendiniz yapın, yoksa biz yaptıralım, 3’te 2 çoğunlukta anlaşın gelin bize’ diyoruz. Anlaşmayan olursa biz de onun hissesini alıp diğer kişilere satacağız.”

Bayraktar, “‘Yenisini istemiyorum, evimi vermiyorum’ diyen olursa ne olacak?” sorusuna ise Bayraktar, “Anlaşma olmazsa gerekirse kamulaştıracağız. Zaten maili inhidam (yıkılmaya yüz tutmuş anlamlarında bir yapı teknik deyimi) belediyelere bu yetkiyi veriyor. Ama önce bilimsel heyet binanın tehlikeli olduğunu raporlayacak. Yetkilendirilmiş kuruluşlar ölçecek. Bina 6.5 şiddetinde depreme dayanamayacaksa, mühendislik, inşaat yönünden malzeme kötüyse... O zaman anlaşma olursa iyi, anlaşma olmazsa gerekirse kamulaştıracağız. Halk bunu destekleyecektir. Eğer sosyal anlayış içindeyseniz, siyasi görüşü ne olursa olsun halk size inanıyorsa başarırsınız.”

 

 

YORUMLAR:--------------------------------------------------------------------------------

Abdullah Gözaydın fatihten@gmail.com

KİMSE KENTSEL YENİLEME PROJELERİNE KARŞI DEĞİL

Karşı olduğumuz, önemsediğimiz durumlar
1- Semtimiz dönüştürülerek, 15 -18 katlı bloklar yapılarak sosyal bağlarımızın kopacak.
2- Tarihi semtlerde Tescilli 2-3 katlı kagir, ahşap binalar Yenileme adı altında betonarmeye dönüştürülerek, Mahallenin hafızası silinecek, semt dokusu ortadan kalkacak, Olasılıkla merkezdeki mahallemize otel, AVM yapılarak bizleri, Fatihten 50Km uzaklıktaki Taşoluk gibi mücavir alanlarda yapılan 15 -18 katlı bloklara yollayacaklar.
3- Biz bu evleri TC devletimizin Tapu güvencesi, Belediyemizin oluru ile inşa ettik, satın aldık, Deprem-Bina teknolojisi yeni mi keşfedildi ki, 10-15 senelik binalarımız dahi yıkılabiliyor. Buradaki kusur biz mülk sahiplerinin mi?, Bizlere bu binaları Tapu ve belediye güvencesi ile satan İnşaatı gerçekleştiren Mimar, Mühendis, Müteahhit, Bina inşaa sahibininmidir.
Şimdi konutlarımız çürük yapılmış gerekçesi ile evlerimizi yıkıyorsunuz, yeni yapılanmada daire veriyorsunuz, Bizi tekrar kiracı, borçlu duruma düşürüyorsunuz, Devlet olarak, Belediye olarak sizlerin hiç mi suçu yok?,,
Binalarımız yarı ömrü 50 yıl olan betondan yapılmışsa, Bu binalar 10-15 yılda nasıl "güvensiz" diye yıkım kararı alınabiliyor, Bu durumda Ortada bir suç var demektir, Bir ucu belediyede, diğer ucu inşaat sorumlularında olan bu suçun ceremesini neden devlet güvencesinde bu binayı satın alan mülk sahibi tek başına ödesin?
Devletimiz önce kendinden, sonra bu çürük binaları yapanlardan neden hesap soramaz?
Cevap; Çünkü devletimiz her on yılda bir yaptığı İmar Af'ları ile bu sahte yapılaşmaya hukuki meşruluk vermiştir.
Sonuç; Medeni Hukuka göre, 1. derece Suçlu Devletimizdir!
Devlet işlediği suçların cezasını çekmeyecek mi?
Devlette devamlılık esastır, Bu "Suç'ları" işleyen artık devlet yönetiminde değil, savunması hukukimidir?
Bu dönüşüm faaliyetlerinde Vatandaşı özel firmalarla karşı karşıya getirmek hukuki değildir. Özel firmaların vatandaştan talep ettiği artı masraflar devletimiz tarafından ödenmesi gerekmektedir, Adalet anlayışı bunu gerektiriyor.
Mevcut yöneticilerimizden geçmişe sünger çektik, geleceğin şartları budur diyerek bize ölümü gösterip hastalığa razı eden anlayışı kınıyoruz.

Haber, Yorum, Resim göndermek için İrtibat: fatihten@gmail.com