|
--------------------------------------------------------------------------
O'nu öylesine bir vaziyete düçar kılanlara, yol ortasında hazince
bırakanlara, yetmezmiş gibi başına da çöp konteynırı bırakan çöp
kafalara Allah lanet etsin!!! Akıbetleri çöp olsun inş........
--------------------------------------------------------------------------
Sn. Başkan...
Ayrıca, Muhterem Başbakanımızın
geçen Cuma namazını, restore/renove edilen Üsküdar'daki Nalçacı Halil
Dergahı Camii'nde edası vesilesiyle aklıma şöyle bir teklif geldi:
Fatih Mevlanakapı Mahallesi,
Tarsuslu Camii sokağına da adını veren, ve bu sokağın uzantısındaki
Mücevher sokağında ihyası, yılların çabası ile gafletten uyanılarak,
(yanlış bilmiyorsam) Suriçi Grubu Platformu'nun iş bitirici inisiyatifi
ve de İstanbul Valisi Sn.Hüseyin Avni Mutlu Bey'in de desteğiyle ihya
inşaatı nihayet başlatılan TARSUSLU CAMii'nin açılışını da bir Cuma
gününe denk getirseniz ve Sn.Başbakanımızı davet etseniz... Muhteşem
olur!..
TARSUSLU CAMii'nin rezilet
işgalinin bitmesi için, yıllarını veren, ve dahi ''ben bu işe kelleyi
koydum'' diyecek kadar tehlikeli ve saldırgan işgalcilere meydan okuyan
Hacı Evliya Camii emekli İmam-Hatibi merhum ÜZEYiR HOCA'yı da yad
etmenizi özellikle istirham edeceğim. Ve zannediyorum Artvin'li olan
ÜZEYiR HOCA'yı, Sn.Başbakanımız ve Kadir Topbaş Bey tanıyorlar... Refah
Partisi zamanında tekrarlanan Fatih Belediye Başkanlığı seçim mitingi
vesilesiyle, ÜZEYiR HOCA, Mevlanakapı meydanında Hacı Evliya Camii'nde
Erbakan Hoca'yı, Tayyip Bey'i, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ali Şahin
Bey'i ağırlamıştı. Namazlarını, miting sonrası onun camiisinde ifa
etmişlerdi Erbakan Hoca, Tayyip Bey ve arkadaşları...
TARSUSLU CAMii kitabesi için,
merhum ÜZEYiR HOCA kesinlikle unutulmamalıdır! Şahidiz ki, fevkalade
büyük çabaları olmuştur, o camii alanını o malum kepaze işgalden
kurtarmak adına!..
Allah ÜZEYiR HOCA'dan razı
olsun, Ona rahmet eylesin!..
--------------------------------------------------------------------------
Sn.Başkan...
Memnun kalmaktayız ki, en
azından işgal edilen bir takım tarihi eserler, camiiler, tekkeler,
dergahlar ihya edilmekte... Bu meyanda size müsaadenizle, çok kritik çok
değerli çok önemli tarihi bir bilgi aktaracağım:
Şehremini'de, Vakıfbank'ın
hemen önünde Millet Caddesi'nin geçtiği yolun tam üzerinde, yıkılan çok
kıymetli bir tarihi önemi haiz ŞEHREMiNi MESCiDi... Önemi nedir, biliyor
musunuz: Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul'a Topkapı'dan girdikten hemen
sonra bu mahalde duruyor ve ordugahıyla ilk şükür namazını tam orada eda
ediyorlar. Ve Sultan Fatih, şükür namazı kıldığı bu yere bir mescid
inşaası için ferman buyuruyor ve oraya ŞEHREMiNi MESCiDi inşa ediliyor.
İşte böylesine önemli, değerli ve tarihi bir mabed, CHP artığı Menderes
zamanında Millet caddesi yapımında, şanlı ecdadımız Osmanlı'nın 50
metrede bir camii/tekke nizamını dönemin Cumhuriyet gazetesinde
Reisicumhur tarafından 50 metrede değil, 500 metrede bir camii olacak
emriyle yıkarak, yok ederek kaldırılan, talan edilen yol üzerindeki ve
daha nerelerde ve nerelerdeki nice camii, tekke, mezarlık, medrese,
imaret gibi yok ediliyor! Hatta büyüklerimiz anlatırlar; Millet Caddesi
yapılırken yıkılan, kaldırılan, talan edilen, yok edilen camii ve tekke
mezarlıklarının sökülen mezar taşlarını yol kenarlarına set şeklinde
dizmişler... Ve böylece son derece talihsiz, hazin, müessif, acı dolu
bir görüntü ortaya çıkarmış. O zaman o durumdan/görüntüden de
Müslümanlar pek üzülmüşler, kederlenmişler, ah etmişler...
Bir de başka bir örnek olarak,
mesela bendeniz, küçüklüğümden beridir duyarım: Cennetmekan Sultan ll.Abdülhamid
Han'ın türbesinin karşısındaki yol üzerindeki Pierre Loti Oteli,
esasında bir camii mekanını/arazisini işgal etmekteymiş!.. Araştırsanız
ve gereğini yerine getirseniz?!.. Çok hayırlı olur...
Kaybolan camiilere dair, size,
Üstad Mehmed Şevket Eygi Beyefendi'nin 'Yakın Tarihimizde Cami Kıyımı'
isimli eserini hararetle tavsiye ederim. Fatih bölgesindeki camiilere ne
olduğunu öğreneceksiniz...
Sn.Eygi'nin daha geçen haftaki
bir yazısındaki şu satırları da yine dikkatlerinize sunarım:
''Şehremini'nde ana caddede
Osmanlılar zamanında yapılmış Yüksek Kız Öğretmen Okulu binasının arka
tarafında da bağımsız güzel bir cami vardır. Okul halen vazife
görmektedir ama cami kapalıdır, maalesef depo yapılmıştır, isteklere
rağmen açılmamaktadır.''
--------------------------------------------------------------------------
Keşke akil bir
münevver/müverrih ve İstanbul'lu/Fatih'li olarak Üstad Mehmed Şevket
Eygi Beyefendi'ye, kendiniz/makamınız için asli veya fahri danışmanlık
teklif etseniz!.. O da kabül etse, keşke!.. Ne güzel olur, ne faydalı
olur Fatihimiz için, ''Nefs-i İstanbulumuz'' için!..
Süheyl Ünver'in 'İstanbul'un
Mutlu Askerleri ve Şehid Olanlar' isimli kitabını da okumanızı,
danışmanlarınıza size takdimi için, kitaptaki Fatih bölgesi ile ilgili
bilgiler üzerine değerlendirmeler haiz bir rapor hazırlamalarını,
naçizane tavsiye ederim.
--------------------------------------------------------------------------
Silüet mahvoldu,
mahvettiniz!!!
Zeytinburnu'ndaki 'UCUBE' bina,
bütün itirazlara rağmen, Şehir Planlamacılığında/Mimarisinde Doktorası
olan Mimar Belediye Başkanımız Sn.Kadir Topbaş'ın gözünden
kaçmasıyla(!!!) ve ama ısrarlı bir müsade(si)yle de İstanbul'umuzu
kirletti. Ve daha niceleri... Gören kim?!..
Prof.Semavi Eyice Beyefendi,
daha geçenlerde kendisine takdim edilen bir ödülün töreninde Kültür
Bakanı'nın da bulunduğu ortamda İstanbul'un ruhuna ve silüetine dair en
ciddi eleştirileri yaptı; ama heyhaat!!! Anlayan kim?!..
Topkapı Sarayı Başkanı
Prof.İlber Ortaylı Hoca, Eminönü ve Sultanahmet mıntıkasında acayip
şeylerden dem vurup, Avrupa'dan idare edilen sinsi bir yabancı mülkiyet
işgali olduğunu, hatta bunların vergi dahi kaçırdıklarından; yine bu
bölgenin fuhuş ve uyuşturucu mafyasının aleni bir sahası haline
geldiğinden, geceleri sokaklarda can ve mal güvenliğinden söz
edilemeceyeceğinden bahsetti. Nerede bahsetti: Onursal Başkanı olduğu
Fatih Kent Konseyi'nin 2011 son genel kurulunda..! Dinleyen kim?!..
--------------------------------------------------------------------------
Son olarak da Fatih'te,
tuhaf bir şekilde ''müsamaha edilen'' ve artan dilenci, tinerci,
değnekçi vakıalarını gündeme getirmek istiyorum:
Sn.Başkan... Fatih Camii
Caddesi, Eminönü, Sirkeci, Sultanahmet, Ayasofya, Bayezid, Laleli,
Aksaray ve Şehremini ekseninde, yani ana arter merkezlerde, özellikle
son 2 senedir hızla artan dilenci sayısı sizin, siz belediye
yetkililerinin dikkatini hiç mi çekmiyor?! Çok tuhaf!!! Hele ki önlerine
dahi bakmayan, sokak taşlarına oturan, titreyen 5-6 yaşlarındaki küçücük
çocuklar... Ve yine cadde kaldırımlarına oturmuş ellerinde çocuk emziren
kadınlar...
En bariz örneği; Ayasofya
Camii'nin hemen girişinde meydanda, tramvay yolu ile telefon trafosunun
arasında köşede neredeyse her gün küçücük çocuk önüne bez açmış, süklüm
püklüm oturuyor, dileniyor ve y-etkili kimse görmüyor(!!!) Ve daha
neleri... Hangi birini sayayım?!..
Yedikule-Sarayburnu sahil
hattında akşamüstleri, hafta sonları, daha çok yoğun zamanlarda adam
akıllı bir şekilde gezen, oturan insanlara yanaşıp, konuşarak para
isteyen 20li yaşlarda düzgün kıyafetli delikanlı dilenciler...
Çemberlitaş meydanında, Bayezid
duraklarında, Aksaray meydanında, Yusufpaşa'da dilenen koca koca tinerci
gençler...
İstanbul'un aylak kaldırımları,
İstanbullulara Üstad Necip Fazıl'ın Kaldırımlar şiirinin şuurunu ve
yürümek eyleminin psiko-dinamiksel tefekkür halini cafe, restaurant ve
mağaza vitrinleri işgalleri hasebiyle artık yaşattıramadığı gibi, bir de
dilenci ve tinerci belasına düçar kılındı. Felaket!!! Rezalet!!!
Kaldırımlardaki cafe ve mağaza
işgallerinden sonra bir de bunlara, dilencilere ve tinercilere özellikle
son 2 senedir yeniden neden müsamaha edilmeye başlandı, anlaşılır gibi
değil?! Önceki 3-5 senedir neredeyse temizlenmişti bu durum, dilenci ve
tinerciler...
Bu vakıalar, görüntüler kendi
insanımız için de son derece ciddi bir rahatsızlık sebebi olduğu kadar,
ya hu, bütün dünya, milyonlarca turist, misafir, gezgin, ziyaretçi,
herkes cümle alem bunları bu pespaye çirkinlikleri bu güzel şehirde
görüyor... Ve bu da, tabi ki itibarımız için hiç de hoş olmuyor!
Fatih ilçesi her bir yanıyla
dilenci, tinerci, değnekçi(sahilde) yuvasına döndü adeta!!!
Neden bunlara müsaade edilmeye
başlandı, özellikle son 2 senedir, neden, neler oluyor???!!!
(Polis de bu durumdan
kendisince şikâyetçi! ''Biz tinercileri, dilencileri alıyoruz, sonra
salıveriyorlar'' deniyor! Maalesef kanuni müeyyidelerde dehşet boşluklar
var!)
--------------------------------------------------------------------------
Dikkatlerinize...
--------------------------------------------------------------------------
Saygılarımla...
Ferdi A. Karayayla 5 Mart
Pazartesi, 2012 suleymanll@yahoo.com
|