|
MİLLİ EĞİTİMDEN BİR
ATA ÖZER GEÇTİ
İstanbul
Milli eğitim müdürü Ata Özer kendisi yurt dışındayken baskın
bir uygulama ile görevinden alındı, Eğitim camiamız içinde
birileri derin bir "OH" çekti. Rutin hizmet anlayışı
tabusunu yıkan Ata Özer artık sade vatandaş. Eğitim camiamız
rutin hizmet anlayışını tanımayan, Aslında bu nedenle her
görevinde büyük başarılara imza atmış bir kahramanını
kaybetti.
Ata Özer'in görevden alınmasıyla gündeme birçok soru düştü,
yetkililer bunların hiçbirine açıklayıcı cevap
vermedi, sadece "keş arı" hikayesi ile yıpratılmaya
çalışıldı, birde edep ve ahlaka muhalif davranan, giyinen
çocuklarımıza karşı ortaya koyduğu tavrı eleştiri konusu
oldu.
Ata Özer kimlerin marifetiyle, neden görevinden alındı?
Bakanlık bu kararını hizmet liyakatsizliği nedeniylemi?
yoksa siyasi baskılar neticesinde mi aldı. Bakanlık
Ata Özer hakkında hiçbir ihmal ve suç açıklaması yapamadı,
ve yerine atanan kişinin siyasi yakınlıkları basında yazıldı
ve yazılmaya devam ediyor.
Geçenlerde
basına akseden bir yolsuzluk iddiası gündeme gelmiş, bu
ihbarın meçhul kişilerce Başbakanlığa gönderildiği
araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır, şikayet dilekçesinde
ismi geçenler dilekçedeki imzaları kabul etmemişlerdir.
(belgeler için tıklayınız)
Büyük bir haksızlık olarak görevden alınan
Ata Özer'in yıpratılmasını amaçlayan bu iftiralar, ne ilk
nede sonuncusu olacaktır. Şimdilerde uğradığı haksızlığın
telafi edilmesini, öncelikle Başbakanımızın kendisine
yapılan haksızlık karşısındaki suskunluğunu kabul
edemediğini söyleyen Ata Özer, ülkeye hizmet
mücadelesinden vazgeçmedi.
Ata
Özer'in görevinden alınmasına sebep olan konular arasında
Sayın Ata Özerin okul inşaat işlerini Milli eğitim
müdürlüğünden Valiliğe devretmesi olabilir mi?
İl Milli Eğitim
müdürlüğü hizmet araçlarına GPRS taktırarak hizmet takibi
başlatmasından sonra yakıt harcamalarında %50 tasarruf
sağlanmıştı (Şimdi
kaldırılmış) Bu uygulamadan doğan rahatsızlık
olabilirmi?
Bizde buradan bazı
konuları kamuoyuna soralım, tabii altında, inkar etmediğimiz
imzamız olarak.
1- Küçükçekmece Nahit Menteşe Endüstri meslek
lisesi kurulum alanına dahil olan 11 dönümlük spor tesisleri
kime ne kadar ücretle kiradadır.
(Tesis resim)
Bu tesislerin yıkım kararı olmasına rağmen neden
yıkılmıyor, Bu alanda inşa edilmesi gereken ek okul binası
neden hayata geçirilmiyor.
Ve bu dev alanın 1500 tl kira ile kimlere
verildiğini örenmek istiyoruz, duyumlarımıza göre bir bakan
oğlunun buraya ortak olduğu doğrumudur.
2- Ata Özerin görevdeyken İstanbul genelinde "Her
öğrenciden bir simit parası" sloganı ile Örnek Gençlik
Lisesi yapmak için topladığı (iki buçuk milyon lira) şimdi
nerede?
Beşiktaş'ta Örnek Lise yapmak için toplanan bu paranın
akıbeti nedir? Bu para Ata Özer'de mi, yoksa yeni
yönetimde mi?
Ulusal basın Başbakanlığa gönderilen sahte imzalı ihbar
mektuplarını değil bu konuları araştırıp haber yaparsa çok
daha fazla inandırıcılık kazanacaktır.

Ülkemiz tarihinde "Aykırı" hizmet metodu
uygulayanlar daima takdir edilmiş, lakin bu aykırılıktan
memnun olmayan çıkarcı çevrelerin yalan, dolan, iftiraları
ile yıpratıldıklarında, bu aykırı ama doğru hizmet
üretenlere sahip çıkmada özürlü bir milletiz. Bu
konuda bizlerin üzerinde en çok hakkı olanlardan biri de
vali Recep Yazıcıoğlu'dur.
Ata Özer eğitim camiasına girdiği günden beri
aykırılıkları ile gündeme gelmiş, sert mizacı hep şikayet
konusu olmuş, başarıları ile sert mizacını haklı kılmış bir
devlet memurumuzdur.
Düşünce ve uygulamalarını hep yüksek sesle dillendirmiş,
eleştiriden ve siyasi baskılardan korkmamış, haklı olmanın
verdiği öz güvenle arkasına bakmayı ihmal etmiş, daima
ileriye dönük başarı projeleri peşinde koşmuş, çalışmalarını
mesai kavramı dışına taşıran, rutin memur anlayış tabusunu
tanımayan, özverili, öz güvenli kişiliği ile sevilen,
sevildiği kadar düşmanı olan biridir, Ata Özer.
Devletimize
hakim olan aşırı gitme, siyasilerle uyumlu ol, muhalif
olma kurallarını tanımayan Ata Özer, başarıları görülmeyerek
görevden alındı. Ata Özer'i görevden alan zihniyet yerine ne
koydu? "Rutin Memur" anlayışını tercih etti.
işte ülkemizin en önemli sorunu bu! , kanıksanmış, yanlış
uygulamalar kural halini almış, hukuken, ahlaken yanlış
olduğu bilinse de.
Bu nedenle devletimizin işletilemeyen
kurumları hep zarar ediyor, özel sermayeye yok pahasına
peşkeş çekiliyor. Özel sermeye ye bu nedenle
açılan Milli Eğitimimiz , Daha kaliteli eğitim söylemiyle
kurulan özel eğitimle eğitim, Milli olmaktan çıkmış, ticari
meta haline gelmiştir.
Ata
Özer uyguladığı eğitim metodu ile çok büyük maddi
imkanlarla tesis edilen özel okullardan daha büyük başarı
elde etmesi birilerini elbette rahatsız etmiştir. Eğitim
sanayisi için Milli eğitim bu işi yapamıyor, bütün okullar
özelleşsin mantığını haklı çıkarmak için "Başarılı bakanlık
okulu olmamalı" düşüncesiyle çeşitli vesilelerle çamur at
izi kalsın politikası ile başarılı okullarımızın provoke
edildiğini çok sık görüyoruz.
Türkiye'de
eğitimin ne durumda olduğunu görmek için araştırma yapmaya
gerek yok, eğitimin ürünü çocuklarımız ve sahip olduğu bilgi
birikimi meydanda. 12 yıl yabancı dil eğitimi alan bir
çocuk, birkaç kelime ile mezun oluyor, cümle kurmaktan aciz
olduğunu görüyoruz. diğer derslerin seviyesi de bundan ileri
değil. Duyarlı veliler maddi imkanı olanlar +özel
kurslarla çocuklarının eksikliklerini telafi gayretine
girdiğinden özel okullara ilaveten özel dershaneler
vazgeçilemez kurumlar haline geldi.
Bu ülkede acilen
memur zihniyetinin değişmesi gerekiyor. Verimli ve özverili
çalışanlar öncelikle vatandaşlar tarafından sahip çıkılmalı,
bu kahramanlar bürokrasi çarkında mağdur edilmeleri
önlenmelidir. memurun düzen adamı olduğu bir ülkede devlet
yok demektir.devletin olmadığı yerde bağımsızlığımız ciddi
tehdit altındadır.
İbret alınması dileği ile
Abdullah Gözaydın
fatihten@gmail.com
RÖPORTAJ:
Ata Özer'in,
EĞİTİM VE KÜLTÜR GAZETESİ TAHTA'DA YAYINLANAN HAYAT
HİKAYESİ İÇİN TIKLAYINIZ: |