|
Altın oran
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Matematik ve sanatta, bir bütünün parçaları arasında
gözlemlenen, uyum açısından en yetkin boyutları verdiği
sanılan
geometrik ve sayısal bir
oran bağıntısıdır.
Eski
Mısırlılar ve Yunanlılar
tarafından keşfedilmiş, mimaride ve sanatta kullanılmıştır.


Altın Oran; CB / AC = AB / CB = 1.618; bu oranın değeri her
ölçü için 1.618 dir.
Bir doğru parçasının (AB) Altın Oran'a uygun biçimde iki
parçaya bölünmesi gerektiğinde, bu doğru öyle bir noktadan
(C) bölünmelidir ki; küçük parçanın (AC) büyük parçaya (CB)
oranı, büyük parçanın (CB) bütün doğruya (AB) oranına eşit
olsun.
Altın Oran,
pi (π) gibi irrasyonel
bir sayıdır ve ondalık sistemde yazılışı;
1.618033988749894...'tür. (noktadan sonraki ilk 15 basamak).
Bu oranın kısaca gösterimi: olur.
Altın Oranın ifade edilmesi için kullanılan sembol,
Fi yani
Φ'dir.
Tarihçe
Altın Oran, matematikte ve fiziksel evrende ezelden beri var
olmasına rağmen insanlar tarafından ne zaman
keşfedildiğine ve kullanılmaya başlandığına dair kesin bir
bilgi mevcut değildir. Tarih boyunca birçok defa yeniden
keşfedilmiş olma olasılığı kuvvetlidir.

Leonardo da Vinci'nin
günlüklerinin birinde bulunan, insan ve doğayı birbiriyle
ilgilendirme-bütünleştirme çalışması için bir dönüm noktası
kabul edilen ve insan vücudundaki
oranları gösteren
Vitruvius Adamı
çalışması (1492).
Euclid (M.Ö. 365 – M.Ö. 300), "Elementler" adlı tezinde, bir
doğruyu 0.6180339... noktasından bölmekten bahsetmiş ve
bunu, bir doğruyu ekstrem ve önemli oranda bölmek
diye adlandırmıştır. Mısırlılar
keops Piramidi'nin
tasarımında hem
pi hem de
phi oranını
kullanmışlardır. Yunanlılar,
Parthenon'un tüm
tasarımını Altın Oran'a dayandırmışlardır. Bu oran, ünlü
Yunanlı heykeltraş
Phidias tarafından da
kullanılmıştır.
Leonardo Fibonacci
adındaki İtalyan matematikçi, adıyla anılan nümerik serinin
olağanüstü özelliklerini keşfetmiştir fakat bunun Altın Oran
ile ilişkisini kavrayıp kavramadığı bilinmemektedir.
Leonardo da Vinci,
1509'da
Luca Pacioli'nin
yayımladığı İlahi Oran adlı bir çalışmasına resimler
vermiştir. Bu kitapta Leonardo
Leonardo da Vinci
tarafından yapılmış Five Platonic Solids (Beş
Platonik Cisim) adlı resimler bulunmaktadır. Bunlar, bir
küp, bir
Tetrahedron, bir
Dodekahedron, bir
Oktahedron ve bir
Ikosahedronun
resimleridir. Altın Oran'ın
Latince karşılığını ilk
kullanan muhtemelen
Leonardo da Vinci 'dir.
Rönesans sanatçıları Altın Oran'ı tablolarında ve
heykellerinde denge ve güzelliği elde etmek amacıyla
sıklıkla kullanmışlardır. Örneğin
Leonardo da Vinci,
Son Yemek adlı
tablosunda,
İsa'nın ve havarilerin
oturduğu masanın boyutlarından, arkadaki duvar ve
pencerelere kadar Altın Oran'ı uygulamıştır.
Güneş etrafındaki
gezegenlerin yörüngelerinin eliptik yapısını keşfeden
Johannes Kepler
(1571-1630), Altın Oran'ı şu şekilde belirtmiştir:
"Geometrinin iki büyük hazinesi vardır; biri
Pythagoras'ın teoremi,
diğeri, bir doğrunun Altın Oran'a göre bölünmesidir." Bu
oranı göstermek için, Parthenon'un mimarı ve bu oranı resmen
kullandığı bilinen ilk kişi olan Phidias'a ithafen,
1900'lerde Yunan alfabesindeki
Phi harfini
Amerika'lı matematikçi
Mark Barr
kullanmıştır. Aynı zamanda Yunan alfabesindekine karşılık
gelen F harfi de,
Fibonacci'nin ilk
harfidir.
Altın Oran, bir sayının insanlık, bilim ve sanat tarihinde
oynadığı inanılmaz bir roldür. Phi, evren ve yaşamı anlama
konusunda bizlere yeni kapılar açmaya devam etmektedir.
1970'lerde
Roger Penrose, o güne
kadar imkânsız olduğu düşünülen, "yüzeylerin beşli simetri
ile katlanması"nı Altın Oran sayesinde bulmuştur.
Fibonacci Sayıları ve Altın Oran
Fibonacci sayıları (0,
1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610,
987, 1597, 2584, 4181, 6765... şeklinde devam eder) ile
Altın Oran arasında ilginç bir ilişki vardır. Dizideki
ardışık iki sayının
oranı, sayılar büyüdükçe Altın Oran'a yaklaşır.
Fibonacci ardışıkları,
Altın Oran ilişkisi yorumlamasıdır. Dizi ilerledikçe iki
terim arasındaki oran 1.618'ya yaklaşır...
Altın Oran'ın oluşumu
Altın Oran'ı anlatmanın en iyi yollarından biri, işe bir
kare ile başlamaktır.

Bir kareyi tam ortasından iki eşit dikdörtgen oluşturacak
şekilde ikiye bölelim.

Dikdörtgenlerin ortak kenarının, karenin tabanını kestiği
noktaya pergelimizi koyalım. Pergelimizi öyle açalım ki,
çizeceğimiz daire, karenin karşı köşesine değsin, yani yarı
çapı, bir dikdörtgenin köşegeni olsun.

Sonra, karenin tabanını, çizdiğimiz daireyle kesişene kadar
uzatalım.

Yeni çıkan şekli bir dikdörtgene tamamladığımızda, karenin
yanında yeni bir dikdörtgen elde etmiş olacağız.

İşte bu yeni dikdörtgenin taban uzunluğunun (B) karenin
taban uzunluğuna (A) oranı Altın Oran'dır. Karenin taban
uzunluğunun (A) büyük dikdörtgenin taban uzunluğuna (C)
oranı da Altın Oran'dır. A / B = 1.6180339 = Altın Oran C /
A = 1.6180339 = Altın Oran

Elde ettiğimiz bu dikdörtgen ise, bir Altın Dikdörtgen'dir.
Çünkü uzun kenarının, kısa kenarına oranı 1.618 dir, yani
Altın Oran'dır.

Artık bu dikdörtgenden her bir kare çıkardığımızda elimizde
kalan, bir Altın Dikdörtgen olacaktır.

İçinden defalarca kareler çıkardığımız bu Altın
Dikdörtgen'in karelerinin kenar uzunluklarını yarıçap alan
bir çember parçasını her karenin içine çizersek, bir Altın
Spiral elde ederiz. Altın Spiral, birçok canlı ve cansız
varlığın biçimini ve yapı taşını oluşturur. Buna örnek
olarak Ayçiçeği bitkisini gösterebiliriz. Ayçiçeğinin
çekirdekleri altın oranı takip eden bir spiral oluşturacak
şekilde dizilirler.

Bu karelerin kenar uzunlukları sırasıyla Fibonacci
sayılarını verir.

Beş Kenarlı Simetri
PHI'yi göstermenin bir
yolu da, basit bir beşgen kullanmaktır. Yani, birbiriyle beş
eşit açı oluşturarak birleşen beş kenar. Basitçe
PHI, herhangi bir
köşegenin herhangi bir kenara oranıdır.

AC / AB = 1,618 = PHI
Beşgenin içine ikinci bir köşegen ([BD]) çizelim. AC ve BD
birbirlerini O noktasında keseceklerdir.

Böylece her iki çizgi de, bir noktadan ikiye bölünmüş
olacaktır ve her parça diğeriyle
PHI oranı ilişkisi
içindedir. Yani AO / OC =Phi, AC / AO = Phi, DO / OB = Phi,
BD / DO = Phi. Bir diğeri ile bölünen her köşegende, aynı
oran tekrarlanacaktır.
Bütün köşegenleri çizdiğimiz zaman ise, beş köşeli bir
yıldız elde ederiz.

Bu yıldızın içinde, ters duran diğer bir beşgen meydana
gelir (yeşil). Her köşegen, başka iki köşegen tarafından
kesilmiştir ve her bölüm, daha büyük bölümlerle ve bütünle,
PHI oranını korur.
Böylece, içteki ters beşgen, dıştaki beşgenle de
PHI oranındadır.

Bir beşgenin içindeki beş köşeli yıldız,
Pentagram diye
adlandırılır ve
Pythagoras'ın kurduğu
antik Yunan Matematik Okulu'nun sembolüdür. Eski gizemciler
PHI'yi bilirlerdi ve
Altın Oran'ın fiziksel ve biyolojik dünyamızın
kurulmasındaki önemli yerini anlamışlardı
Bir beşgenin köşegenlerini birleştirdiğimizde, iki değişik
Altın Üçgen elde ederiz. Mavi üçgenin kenarları tabanı ile
ve kırmızı üçgenin tabanı da kenarı ile Altın Oran ilişkisi
içerisindedir.

PHI, kendini tekrarlayan
bir özelliğe de sahiptir. Altın Orana sahip her şekil, Altın
Oranı kendi içinde sonsuz sayıda tekrarlayabilir. Aşağıdaki
şekilde, her beşgenin içinde meydana gelen
pentagramı ve her
pentagramın oluşturduğu beşgeni ve bunun makro kozmik ve
mikro kozmik sonsuza kadar Altın Oranı tekrarlayarak devam
ettiğini görebiliriz.

Beşgen, Altın Oranı açıklamak için oldukça basit ve iyi bir
yöntem olmakla birlikte, bu oranın belirtilmesi gereken çok
daha karmaşık ve anlaşılması zor bir takım özellikleri de
vardır. Altın Oran daha iyi anlaşıldıkça, biyolojik ve
kozmolojik birçok büyük uygulama örnekleri daha iyi
görülebilecektir.
Büyük Piramit ve Altın Oran

Yandaki diagram, Altın Oran'ın bir çember yarıçapı üzerinde
nasıl bulunabileceğini gösterir. Kenar uzunluğu dairenin
yarıçapına eşit olan FCGO karesinin FC kenarının orta
noktası olan T'den GO kenarının orta noktası olan A'ya dik
çizilen bir çizgi ile ikiye bölünmesinden elde edilen TCAO
dikdörtgeninin köşegenini (AC) bir ikizkenar üçgenin
kenarlarından biri olarak kabul edip ABC üçgenini
oluşturursak, üçgenin yüksekliğini 1 kabul ettiğimizde (ki
bu dairenin yarıçapıdır) COB üçgeninin OB kenarı, Altın Oran
olan 1.618034 olur.
Bir trigonometrik cetvelden baktığımızda, OCB açısının
31"43' ve dolayısıyla OBC açısınında 58"17' olduğunu
buluruz. Yukarıdaki diyagram önemini korumak şartıyla bizi
başka bir konstrüksiyona götürür ki, bu belki de
Mısır'lı rahiplerce çok
daha önemli bulunmuş olabilir.

Yandaki diagramda, üçgenin dik açıya ortak kenarlarından
biri yine yarıçapın 0.618034'üdür fakat bu defa 1'e yani
yarıçapa eşit olan komşu kenar değil, hipotenüstür. Yine bir
trigonometrik tablo yardımıyla, 0.618034'ün karşı açısının
38"10' ve diğer açının da 51"50' olduğunu görürüz.
Pisagor Teoremini
kullanarak, OD kenarının uzunluğunun da yarıçapın 0.78615'i
olduğu görülür.
Bu konstrüksiyonda onu özel yapan iki önemli nokta vardır.
Birincisi; ED kenarının uzunluğu (0.618034) OD kenarının
uzunluğuna (0.78615) bölünürse sonuç OD kenarının uzunluğuna
(0.78615) eşit çıkmaktadır. Trigonometrik ilişkiler
açısından bu şu anlama gelmektedir: 38"10' un tanjantı
(karşı kenar ÷ komşu kenar), 38"10' un cosinüsüne (komşu
kenar ÷ hipotenüs) eşittir. Tersi, 51"50' nin kotanjantı,
51"50' nin sinüsüne eşittir.
İkinci ve belki en önemli husus: OD kenar uzunluğu (0.78615)
4 ile çarpıldığında 3.1446 yı verir ki bu, hemen hemen
Pi'ye (3.1416) eşittir.
Bu buluş, 38"10' açıya sahip bir dik üçgenin
Pi oranı ile Altın Oran
fenomeninin çok özel ve ilginç bir kesişimini kapsadığını
ortaya koymaktadır.

Kadim
Mısır Krallığı döneminin
rahipleri bu üçgenin özelliklerinden haberdar mıydılar? Bu
diagram
Büyük Piramit'in dış
hatlarını göstermektedir. Bilinçli olarak ya da değil, bu
piramit 38"10' lık bir üçgeni ihtiva edecek biçimde inşa
edilmiştir. Yüzeyinin eğimi, çok kesin bir şekilde yerle
51"50' lık açı yapmaktadır. Bu piramit kesitini bir önceki
ile kıyaslarsak, BC uzunluğunun yarıçapın 0.618034'ü
olduğunu, AB uzunluğunun 0.78615 olduğunu ve AC uzunluğunun
1 yani yarıçap olduğunu görebiliriz.
Keops Piramidi'nin
gerçek ölçüleri şöyledir (feet ölçüsünden metreye
çevrilmiştir): AB=146.6088m BC=115.1839m AC=186.3852m).
Bu XXX noktadan itibaren işler biraz karmaşık ama çok çok
ilginç bir hale gelmektedir.
Görüleceği gibi, BC uzunluğu, piramitin kenar uzunluğunun
yarısıdır. Bu nedenle piramitin çevresinin uzunluğu BC x 8
dir. Yani piramitin relatif çevresi 0.618034 x 8 = 4.9443
dür. Yine piramitin relatif yüksekliği 0.78615 in bir
çemberin yarıçapı olduğu farzedilirse bu çemberin uzunluğu
(çevresi) yine 4.9443 olacaktır.
Bu beklenmedik uyum şu şekilde gerçekleşmektedir:
1)38"10'lık üçgene gore 0.618034 ÷ 0.78615 = 0.78615 dir
(yukarıda bahsedilmişti). Demek ki, 8 x 0.618034 olarak
belirlenen piramit çevresi 8 x 0.78618 x 0.78615 şeklinde de
gösterilebilir.
2)Yine yukarıda, 4 x 0.78615 in Pi (Π) ye çok yakın bir
değer verdiğini söylemiştik. Demek ki 2Π' nin de 8 x 0.78615
e çok yakın bir değer olduğu görülür. Böylelikle, yarıçapı
0.78615 olan bir dairenin çevresi şu şekilde ifade
edilebilir: C=2πr=
(8 x 0.78615) x 0.78615

Bundan şu sonuç çıkmaktadır: Büyük Piramit, yatay bir düzlem
üzerinden ölçüm yapıldığında sahip olduğu kare şeklindeki
çevre uzunluğunun aynına, düşey bir düzlem üzerinde yapılan
ölçümde de bu defa daire şeklinde olmak üzere sahiptir.
Birkaç ilginç bilgi olmak kaydıyla şu gerçeklere de kısaca
bir göz atalım: Keops Piramidi'nin gerçek taban kenar
uzunluğunun (230.3465m) 8 katı ya da çevre uzunluğunun iki
katı, boylamlar arasındaki 1 dakikalık açının ekvatordaki
uzunluğunu vermektedir. Piramitin kenar uzunluğunun,
ekvatordaki 1 dakikalık mesafenin 1/8 ine eşit olması ve
piramit yüksekliğinin 2 nin 1/8 ine eşit olması
korelasyonunu irdelememiz, örneklemeyi evrensel boyutlara
taşıdığımızda, dünya ile evrenin
Pi ve Altın Oran
sabitlerinin ilişkilerini algılamada küçük bir girişim,
samimi bir başlangıç sayılabilir.
Şunu akılda tutmak gerekir ki; piramitin kenar uzunluğunun
230.3465m olması tamamen tesadüf de olabilir. Fakat
karşılıklı ilişkiler yenilerini doğuruyor ve bunlara
yenileri ekleniyorsa, bu korelasyonların kasti düzenlenmiş
olduğu ihtimali de ciddi olarak dikkate alınmalıdır. |