.AKP'nin CIA ve
MOSSAD bağlantılarını açıklayan Tevfik
Diker

Tevfik Diker, AKP'nin Amerika-İsrail
projesi olduğunu kanıtlarıyla açıkladı.
Okuyunca çok şaşıracaksınız!
AKP'nin kuruluş yıllarında CIA ve MOSSAD!..
Yıl 2000. Türkiye ekonomik krizle yatıp
kalkıyor.
Başbakan Ecevit rahatsız.
Siyasi istikrar yok.
Başbakan Ecevit'in yardımcıları Mesut
Yılmaz ve Devlet Bahçeli.
Medya manşetleri televizyon ekranlarında
sürekli hortum haberleri.
Halk, yolsuzluklardan bıkmış.
Yolsuzluklar can yakmaya da başlamıştı.
Bazı kamu bankaları hortumlanmış 50 veya
60 milyar dolar uçmuştu.
Hayali ihracat, naylon fatura, ihale
yolsuzlukları, BİT'lerdeki,
belediyelerdeki yolsuzluklarla birlikte
o günlerde 100 milyar dolarlık bir
hortum söz konusuydu.
Hortumcular siyasetçilerle iç içeydi.
Bir şeyler yapmak gerektiğine inanarak
isimsiz sekiz kahraman arkadaşla
birlikte 3 Mart 2000 tarihinde
Yolsuzlukla Mücadele Derneğini benim
başkanlığımda kurduk.
Başbakan Ecevit, Genelkurmay Başkanlığı,
Baro Başkanlığı, Diyanet İşleri
Başkanlığı, tüm siyasi partiler, sivil
toplum kuruluşlarına ve Yargıtay
Cumhuriyet Baş Savcısı Vural Savaş ile
Yargıtay Başkanı Sami Selçuk'a yazılı
bir mektupla derneğin amacını anlatmak
maksadıyla bir diyalog çağrısında
bulundum.
Anlayacağınız isteklerimizi ve
düşüncelerimizi paylaşmak üzere
hepsinden yazılı bir randevu talep
ettim.
11 Nisan 2000 tarihinde Genelkurmay
Başkanı (E.) Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu'dan
davet aldık.
Genelkurmay Karargahı'nda yaklaşık bir
buçuk saat karşılıklı değerlendirmelerde
bulunduk.
O görüşmede Org. Kıvrıkoğlu,
"Genelkurmay Başkanı olduğumda protokol
kurallarını çiğneyerek, Emniyet Genel
Müdürlüğüne gidişim, çetelerle
mücadeleye destek olarak
değerlendirildi. Şimdi sizi kabulüm de
yolsuzlukla mücadeleye destek
anlamındadır" dedi.
O günlerde gündemde birinci madde
10.Cumhurbaşkanı seçimiydi.
Mesut Yılmaz, Demirel'in tekrar
Cumhurbaşkanı olması için yapılan 5 5
değişikliğinin önünü kesmişti.
Genelkurmay Başkanı Org. Kıvrıkoğlu'na
görüşmede; "Cumhurbaşkanı aynı zamanda
Başkomutandır. Başkomutanın şaibeli ve
TBMM'de dosyası olan birinin olması
uygun değildir. Bu konuda Başbakan
Ecevit' le konuyu görüşmenizde fayda
var. Kamuoyundan gelen bu konudaki
değerlendirmeleri sunuyorum" demiştim.
Kamuoyunun malumları olduğu üzere Org.
Kıvrıkoğlu, Başbakan Ecevit'le kırkbeş
dakikalık bir baş başa görüşme yapmış
bilahare de Anayasa Mahkemesi Başkanı
Necdet Sezer, tüm parti liderlerinin
ortak önerisiyle 10. Cumhurbaşkanı
seçilmişti.
2000'li yıllarda TBMM'de muhalefeti
DYP-Çiller ve Fazilet Partisi Recai
Kutan temsil ediyordu.
Fazilet Partisi üzerine hesaplar okyanus
ötesinden yapılmış ve düğmeye
basılmıştı.
Yenilikçiler adı altında bir
organizasyon yapılması için gerekçe
hazırdı.
Parti kapatılacak ve gerekçe hazır
olacaktı.
RP-Fazilet Partisi daha açıkçası "Milli
Görüş" elbisesiyle büyüyen dörtlü "Gül,
Erdoğan, Arınç ve Şener"le yola
çıkılarak bir parti kurulacaktı.
Fazilet Partisi Büyük Kongresi'nde
Gül'ün Genel Başkan adaylığı bu süreçte
önemli bir virajdı.
Şunu açık yüreklilikle söylemekte fayda
var.
Benim bilgilerime göre senaryolarda Gül,
Arınç ve Şener hiçbir zaman yeni
partinin lideri değildiler.
Lider, Erdoğan'dı.
Kod adı da Reis'ti.
Kısa bir anekdot vermekte yarar var.
O yıllarda Yeni Şafak Gazetesi' nde
Yolsuzlukla Mücadele logosuyla da köşe
yazıyordum.
Yani, Fehmi Koru, Selahattin Sadıkoğlu,
Ömer Çelik başta olmak üzere Erdoğan
kadrolarıyla yakın diyalogum vardı.
Erdoğan parti kuruluşunda bizzat
telefonla beni de aradı.
Eski Milletvekili Bekir Sobacı da
diyalogda olduğum bazı şeyleri
paylaştığım bir dostumdu.
Erdoğan, ceza evinde yatarken, Ankara'da
Turan Güneş'te bir sitede Gül ve
arkadaşları parti kurma çalışmalarına
başladılar. Hasan Celal Güzel'in partisi
dahil bazı seçime girmeye hazır
partilerle de temas ettiler.
Sonra yeni parti kurmaya ve adını Adalet
ve Kalkınma Partisi yapmaya karar
verdiler.
Bu süreçte Yolsuzlukla Mücadele Derneği
olarak bizler de "101 merkez sağ- merkez
ve merkez sol- kimlikli kişiye
yolsuzlukla mücadele onur ödülü verdik.
İşte ne olduysa bundan sonra oldu.
Bir dernek nasıl oluyor da bir
Genelkurmay ziyaretiyle 10.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde faktör oluyor
ve verdiği ödüllerle kamuoyunun yakın
ilgisini çekiyor.
ABD Başkanı Bill Clinton, Yardımcısı Al
Gore ve Dış İşleri Başkanı Madline
Olbrayt'ın direktifleriyle National
Democratic Institute | NDI'ın Orta Doğu
Koordinatörü Thomas Berry temasa geçti.
TSK'dan emekli olduktan sonra ABD
Kongresinde hakkında çıkarılan bir özel
kanunla ABD Ankara Büyükelçiliğinde 17
yıl müşavirlik yapan bir (E.) Hava Pilot
Kurmay Albay sağ ve tanıktır.
Bu temaslarda yanımda en az beş- altı
kişi bulundurdum.
Konu derneği partileştirmemizdi.
Gerekli destek vaadi yapıldı.
Eski DTP Müsteşarı İlhan Kesici'nin
Genel Başkanlığında bir yeni "Milli
Demokrat" parti denemesi yapılması
telkin edildi.
Kesici, zor yolla Başbakan olmak yerine
daha kolay yolu bekler gibiydi!...
Uzatmayayım bunu ne yazık ki
başaramadık.
Bu konuda her türlü detay bilgiyi bir
çok eski parlamenter arkadaşımla
paylaştım.
Ayrıca benim milli duruşum ABD
yetkililerini rahatsız etmiş.
Bu daha sonra bana söylendi.
Bizimle yeni parti için temasta olan
güçler aynı zamanda da FP'deki
yenilikçilerle de temastaydı.
İsrail Ordusun'dan emekli, Türkiye'de
MSB F-16 Modernizasyon Projesi'nde
görevli hem İsrail, hem de Türk
vatandaşı bir MOSSAD yetkilisi ( M.B.)
bir gün bana; elinizi çabuk tutun
başaramazsanız Recep Tayyip Erdoğan
cezaevinden çıkacak, yeni parti kuracak,
parti iktidar olacak ve Erdoğan Başbakan
olacak, sana da tavsiyem partide kurucu
ol" dedi.
Geleceği nasıl okuyorsun? Dediğimde de."
Projeyi yapanlar nelerin olacağını üç
aşağı beş yukarı bilirler herhalde"
dedi.
Gerekçelerini de şöyle sıraladı.
*İsrail'in bölgede sonsuzluğa kadar
güveni için yeni bir Ortadoğu kurulacak.
*Irak'ta operasyon yapılacak Baba
BUSH'un intikamı alınacak.
*Türkiye'de İslami duyarlılığı olan
kesimlerin eylemlerinin önü kesilecek.
*Su ve enerji kaynakları kontrol altında
tutulacak.
*PKK ile mücadelede Barzani ve Talabani
ile işbirliğine girecek bir Türkiye
olacak.
*Türkiye, globalleşecek. Dedi.
Aynı tarihlerde Egemen Bağış, İshak
Alaton ve Erdoğan'a "Üstün Cesaret
Madalyası" veren Yahudi Lobisi, Ömer
Çelik ve Cüneyd Zapsu ile ABD'de gereken
lobi çalışmaları yapmaktaydılar.
Bir dönemi ve perde arkasını bir
makaleye sığdırmak elbette mümkün değil.
Kemal Derviş olayını bu olaylardan
soyutlamak da yanlış olur.
2000'li yıllarda okyanus ötesinden
düğmeye basılarak Türkiye'ye Ilımlı
İslam adında yeni bir elbise giydirildi.
ABD bölgedeki projesini hayata geçirmek
için önce "Milli Görüş" başta olmak
üzere Lideri Prof. Dr. Necmettin
Erbakan'ı ve bilahare de "Milli
Duruş"cuların üzeri çizdi
http://www.milligazete.com.tr/haber/bu-yaziyi-mutlaka-okuyun-115852.htm
|