5366 Sayılı Kanun ve Fatih ilçemizi Tehdit Eden Tehlikeler!

      Fatih’in günümüzdeki nüfusu 500.000den aşağılara düşmeye devam ediyor, Gelecekte ilçenin nüfusunun İkamet eden olarak yüz binin altına düşürülmesinin hedeflenmiş olduğunu sanıyoruz. NEDEN!
      Bizi bu düşünceye sürükleyen ilçemizin nüfusunun devamlı düşmesinin neden olduğu sebepler, İlçemiz Tarihi yarımada SİT alanı ilan edildiğinden beri asırlık tarihi binalarımızın pratik onarımı Anıtlar kurulu tarafından engellenmiş, mülk sahiplerine dayatılan yaptırımlar, onarımdan masraflı olması nedeniyle binaların onarımı, bakımı yapılamadı, bu nedenle ilçemiz  savaştan çıkmış gibi yıkıntı haline geldi. 
      1960 dan itibaren Sur içi tarihi yarımada adeta sanayi şehri haline getirildi, Güzelim nadide konaklar yakılarak, yıkılarak iş hanlarına atölyelere dönüştürüldü. Bu nedenle ilçe nüfusu devamlı azaldı, günümüzde bir sayım yapılsa 400 binin altında çıkma olasılığımız çok fazla.
      2005 Yılında kabul edilen
5366 Sayılı Kanun bu tahribatı hukuk adına yapılmasına imkan vermiş oldu.
Bu kanunun 1. maddesinde:

MADDE 1- (.........) yıpranan ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş; kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurullarınca sit alanı olarak tescil ve ilan edilen bölgeler ile bu bölgelere ait koruma alanlarının, bölgenin gelişimine uygun olarak yeniden inşa ve restore edilerek, bu bölgelerde konut, ticaret, kültür, turizm ve sosyal donatı alanları oluşturulması, tabiî afet risklerine karşı tedbirler alınması, tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılmasıdır.

     Yukarıdaki medde açıkça görüldüğü üzere Belediyeler ve il özel idareleri bir bölgeyi toptan yenileme, faaliyet alanı belirleme, yıkarak yeniden inşa etme yetkisini almış oldu.
      Konumuzun daha iyi anlaşılabilmesi için İlçemizde belediyemizin uygulamaya koyduğu sekiz projeden biri olan "Fener-Balat-Ayvansaray yenileme Projesi"ni örnek göstereceğiz.

      Günümüzde parsellerin çok küçük olması nedeniyle Fatih'in diğer bölgelerindeki tarih katliamından kurtularak günümüze kadar gelen tarihi binaların %90'ı konut olarak kullanılmaktadır.  Fatih Belediyesi 2006 yılında bölge için GAP inşaat ile birlikte bir yenileme projesi geliştirdi, Hazırlanan projeyi 13.12.2006  yılında Bakanlar kurulundan geçirdi,
02.11.2009 tarihinde ise İstanbul Koruma kurulu,Yenileme alanları kurulundan onay alarak geçirdi, 10.11.2010 tarihinde Fatih Belediye meclisinden onaylatarak geçirdi,

    2010 Şubat ayının ilk haftasında İBB meclisinde gündeme gelmesini bekliyoruz, buradan alınan onayla projenin önündeki bütün engeller kalkmış olacak ve bölgede yaşayan takribi onbeş bin kişi  projeden etkilenerek bölgeyi terk etmek mecburiyetinde kalacak, Bu projede kiracılara hiçbir hak verilmeyerek mevcut kiracı hukukunun gereklerinin uygulanacağını duyuyoruz. Tapu sahiplerine ise %42 pay ile projeden hak sahibi olacaklar. 
      Bu proje hayata geçirilecek olursa yenilenerek yapısal ve işlev olarak farklı bir konuma gelecek olan bölge Turizm, Ticaret, Konaklama bölgesi olarak düzenlenecek.  Burada tescilli anıt eser sahibi olan kişilerin binaları da tehdit altında, Bu kanuna göre  bölgenin yeni misyonuna uygun faaliyet göstermek mecburiyeti ortaya çıkıyor.
      
    MADDE 3. Yenileme alanı içinde yapı parsellerindeki uygulamalarda kendi parseli ve yapısı aynen korunarak yenilenecek yapılar, projenin bütünlüğünü bozmamak şartıyla belediyece kabul edilen projeye bağlı kalmak ve il özel idaresi ve belediyenin belirleyeceği amaçta kullanılmak kaydıyla parsel sahibince yapılabilir.
Bu durumlarda uygulamanın projeyle eş zamanlı olarak başlatılması ve tamamlanması esastır. Aksi takdirde il özel idaresi ve belediyece bu Kanun hükümleri uygulanır.

      Kabul edilen projede Bölge (Turizm,Ticaret, Konaklama) şeklinde projelendirildiğinden dolayı kendi mülkünüzü bölgenin gelişimine uygun olarak kullanma dayatması ile karşı karşıya kalacaksınız.
      2. derece anıt tescili olanların binaları, "projenin bütünlüğünü bozmamak şartı ile" Hükmünden dolayı yıkılarak projeye dahil edilebilecektir. Bu projenin amir hükmü onaylanan projenin bütünlüğü ve uygulanabilmesi önündeki bütün hukuki engellerin kaldırılması şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

      Yine 3. maddenin aşağıdaki uygulamasına göre Kamulaştırma kavramı yeniden tanımlanarak, devletin kamusal menfaat için kişilerin malını kamulaştırır hükmünü değiştirerek, kişisel özel kurumlar adına kamulaştırma yetkisi uygulaması başlatılmıştır.
     Kısaca Devlet Halkın malını kamulaştırıp, ticari özel bir firmaya devirebilmektedir. TOKİ gibi  kamu kurumları kamulaştırma şekline elde edilecek taşınmazları 3. şahıslara satabilecektir. Günümüzde Fatih Süleymaniye'de binlerce tapu toplayan TOKİ burada inşa edeceği Osmanlı konaklarını ne yapacaktır? Elbetteki satacaktır. Kime ? Parayı veren herkese!
   
MADDE 3.- Yenileme alanları olarak belirlenen bölgelerde il özel idaresi ve belediye tarafından hazırlanan veya hazırlatılan yenileme projeleri ve uygulamaları ilgili il özel idareleri ve belediyeler eliyle yapılır veya kamu kurum ve kuruluşları veya gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine yaptırılarak uygulanır.
Bu alanlarda Toplu Konut İdaresi ile ortak uygulama yapılabileceği gibi, Toplu Konut İdaresine de uygulama yaptırılabilir.

     Bu uygulamalar nedeniyle mağdur olacak vatandaşların hukuk nezdinde hak aramalarının önü bu kanunun aşağıdaki maddesi ile tamamen kesilmiştir.
   
 MADDE 7.- Bu Kanun kapsamında yer alan yenileme alanlarında, uluslararası hukuktan doğan yükümlülükler saklı kalmak kaydıyla, diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.
   
 Vatandaşın elinde sadece "uluslararası hukuktan doğan yükümlülükler"  kozu bırakılmıştır. Eviniz tarihi eser ise ve yıkılıp yerine tarihle ilgisi olmayan bir yapı inşa ediliyorsa, İç hukuku bitirdikten sonra uluslar arası mahkemelere başvurmanız mümkün olacaktır.
      Günümüzde halen tapu maliklerine açıkça bilgi ve belge vermeyen belediye ve proje sahibi GAP inşaat hakkında dava açmak mümkün olmamaktadır. Yarın yıkımlar başladığında hangi hukuki yaptırımla mülkünüzün tahrip olmasını engelleyeceksiniz? "Atı alan Üsküdar'ı geçince" alınacak kararlar ne işe yarayacaktır, Yıkılan tarihi binalarımız yerine nasıl konulacaktır, bu mümkün müdür?

     Ocak Ayı başında Konu ile ilgili olarak yeni kurulan "febayder" bölgedeki bu derneğe verilen proje taslaklarının halka gösterilmemesi konusunda belediyeden tembih aldıklarını söyleyen dernek mensupları kendi web sitelerinden dahi proje detayları hakkında halkı belge ile bilgilendirmemeye çaresizlikleri gerekçesiyle devam ediyorlar.

      Netice elimize geçen taslak projelere göre Fener Balat Ayvansaray bölgesinde takriben bin kişiye yaşam alanı tesis ediliyor, Bu durumda bölgeden 14 bin kişinin ayrılması gerekecektir, Bu insanlar nereye gidecektir?
     Eninde sonunda Fatih Tarihi yarımada   "Turizm, Ticaret, Konaklama" alanı olarak tesis edilecek olduğunu görüyoruz. Bu 5366 yasanın ilgili maddeleri gereği deprem gerekçe gösterilerek ilçedeki 150 bin tapunun %90'ı sağlık ömrünü doldurmuş binalar yeni yenileme projeleri ile yıkımla karşı karşıya kalacaklardır.
     HATTA! sanıyorum ki; Bu gün deprem nizamnamesine göre yapılan yeni binalar, Ada bazında yapılacak yeni projelerin bütünlüğünü bozduğu gerekçesi ile yıkıma maruz kalacaklardır.
     Fatih 2011 genel seçimlerine müteakip hızlı bir yenileme ile yerle bir edilecek, 2014 yerel seçimlerinde Fatih yeni seçmen kitlesinin oylarıyla belediye seçimlerini gerçekleştirecektir.

    Belediyenin bu gün karşısına aldığı  seçmen kitlesinin %70'i 2014 seçimlerinde büyük ihtimal Fatih seçmeni olmayacağını sanıyoruz. Yeni gelenlerin ise kendilerine sunulan bu pastanın hatırı için tekrar Sayın Mustafa Demir'i 3. Dönem için seçeceği varsayılıyor.
     Kim bilir! Gün olur Keser döner, Sap döner bakarsın hesap döner . Mevla'm neylerse güzel eyler.
     29 Ocak 2010 Belul Dane Fatihten@gmail.com

 Yıllara Göre Fatih ilçe Nüfusu:

1950

1955

1960

1965

1970

1975

1980

1985

1990

1997

2000

2007

359,909

433,629

435,446

482,451

554,659

627,012

567,902

590,842

545,908

497,839

463,626

455,498


Yukarıdaki tahribatı görebiliyor musunuz ve bu uygulamanın tarihi yaşatmak olduğu iddia ediliyor!


 

 

YORUMLAR: