|
3194 sayılı İmar
Kanunu
TÜRK CEZA KANUNU İLE GETİRİLEN İMAR KİRLİLİĞİ SUÇU
Cafer ERGEN 26.9.2004 tarih ve
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184. maddesinde aşağıdaki
hüküm getirilmiştir.
“1. Yapı XE “Yapı" ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı
olarak bina XE “Bina" yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
2. Yapı XE “Yapı" ruhsatı olmadan başlatılan inşaatlar
dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon
bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra
hükmüne göre cezalandırılır.
3. Yapı XE “Yapı" kullanma izni XE “Yapı Kullanma İzni"
alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına
müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
4. Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye
sınırları içinde veya özel imar XE “İmar" rejimine tabii
yerlerde uygulanır.
5. Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı
veya yaptıracağı binayı imar XE “İmar" planı XE “İmar Planı"
na, veya ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve
ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz,
açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün
sonuçlarıyla ortadan kalkar.”
184. maddenin gerekçesi ise şu şeklidedir:
Madde metninde imar XE “İmar" mevzuatında belirlenen usul ve
koşullara aykırı olarak inşa faaliyetinde bulunmak suç
olarak tanımlanmış*tır.
Birinci fıkradaki suç, yapı XE “Yapı" ruhsatiyesi alınmadan
veya ruhsata aykırı olarak bina XE “Bina" yapmak veya
yaptırmakla oluşur. Böylece, sadece binayı inşa eden
yüklenici, taşeron, usta veya kalfa değil; inşaatın sahibi
de, bu suçtan dolayı fail olarak sorumlu tutulacaktır.
Ayrıca, bu tür inşa faaliyetlerine kontrol ve denetim
hizmeti veren teknik kişiler de bu suçtan dolayı fail
sıfatıyla cezalandırılacaktır.
İkinci fıkrada; yapı XE “Yapı" ruhsatiyesi olmadan
başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere
elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılması ya da bu
hizmetlerden yararlanılmasına müsaade edilmesi, ayrı bir suç
olarak tanımlanmıştır.
Üçüncü fıkrada ise, yapı XE “Yapı" ruhsatiyesine dayalı
olarak yapılmış olsun veya olmasın, yapı kullanma izni XE
“Yapı Kullanma İzni" alınmamış binalara elektrik, su,
telefon veya gaz bağlantısı yapılması veya bu hizmetlerden
yararlanılmasına müsaade edilmesi, ayrı bir suç olarak
tanımlanmıştır. |
|
Dördüncü fıkraya göre, yapı XE “Yapı" kullanma izni XE “Yapı Kullanma
İzni" alınmamış binalarda her*hangi bir sınai veya ticari faaliyetin
icrasına müsaade edilmesi, ayrı bir suç oluşturmaktadır.
Beşinci fıkrada bu madde hükümlerinin uygulanma alanı ile ilgili
sınırlama getirilmiştir. Bu madde hükümleri ancak belediye sınırları
içinde veya özel imar XE “İmar" rejimine tabi yerlerde
uygulanabilecektir. Örneğin organize sanayi bölgeleri, özel imar
rejimine tabi bölge niteliği taşımaktadır. Ancak, sınai ürünlerin
üretiminin yapıldığı tesisler açısından bu sınırlama kabul edilmemiştir.
Bu bakımdan, köy sınırları içinde inşa edilen, sınai ürünlerin
üretiminin yapıldığı tesisler açısından da bu madde hükümleri
uygulanabilecektir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “İmar XE “İmar" kirliliğine neden olma”
başlığını taşıyan 184. maddesinin birinci fıkrasında, yapı XE “Yapı"
ruhsatı almadan bina XE “Bina" yapan ve yaptıran kişiye bir yıldan beş
yıla kadar hapis cezası verileceği hükme bağlanmıştır. Bu cezalandırma
şekli Türk Hukukunda yenidir. Bu suça kısaca kaçak bina suçu XE “Kaçak
Bina Suçu" diyebiliriz. Bu madde 12.10.2004 tarih ve 25611 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanmış ve ve 1 Nisan 2005 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Burada suçun maddi unsuru kaçak “bina XE “Bina" ”dır. Bina XE “Bina" ile
mesken birbirinden farklıdır. Çadır mesken olduğu halde bina değildir.
Binanın betondan olması şart olmayıp ahşaptan da olabilir.
İmar XE “İmar" Kanununun 4. maddesinde ise, “Bina; XE “Bina" kendi
başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebile*cekleri
ve insanların oturma, çalışma, eğlenme ve dinlenmelerine veya ibadet
et*melerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapı
XE “Yapı" ” olarak tanımlanmıştır.
Bu tanımdan, büyükbaş hayvanların kaldığı ahır veya depolar, antre
depolar, evler, apartmanlar, villalar, fabrikalar ruhsatsız veya ruhsat
XE “Ruhsat" ve eklerine aykırı ise kaçak binayı oluşturur.
Ancak, kümes, çadır ve futbol sahasının yanında herhangi bir binası
yoksa mücerret olarak kaçak bina XE “Bina" kapsamında değildir. Kanunda
binanın resmi veya özel bina olup olmama konusunda herhangi bir tefrik
yapılmamıştır.
Kanunun cezalandırdığı husus kaçak yapı XE “Kaçak Yapı" değil kaçak
binadır. Kaçak yapı XE “Yapı" XE “Kaçak Yapı" kaçak binadan çok daha
geniş bir kavramdır. Her kaçak bina XE “Bina" aynı zamanda kaçak
yapıdır. Ancak her kaçak yapı bina değildir. Dolayısıyla her kaçak
yapının tespitinde bunlar hürriyeti bağlayıcı cezai müeyyideyi
gerektirmez. Örneğin, bahçe duvarı, havuz, su kuyusu, su kanalı, beton
veya ahşap direk gibi sabit tesisler yapı olmasına rağmen bina değildir.
Mezkur yapılar kaçak bina yapmak suçunu oluşturmayıp, İmar XE “İmar"
Kanununun 32 ve 42. maddelerine göre yıkım ve para cezası XE “Para
Cezası" gerektirir. Eğer sabit tesis bina değil kaçak yapı ise belediye
ve mücavir alan XE “Mücavir Alan" sınırları içinde belediye encümeni,
anılan sınırlar dışında ise İl İdari Kurulları işlem yapmakla
yetkilidir.
Kanun sadece kaçak bina XE “Bina" yapmak fiilini suç olarak saymıştır.
Kaçak binayı kullanma suç olarak sayılmamıştır. Kaçak binayı yapan başka
birine devretmişse ve kaçak binada kiracı oturuyorsa ceza, binayı devir
alan ya da kiracıya değil, sadece binayı yapana verilmelidir.
Kaçak binayı yaptıran kişi, müteahhit, taşeron, usta sanık sıfatını
alır. Ancak işçiler, inşaata malzeme getiren nakliyeciler, inşaatın
kaçak olduğunu bilmeleri durumunda sanık olurlar. Bu durumda, İmar XE
“İmar" kirliliğine neden olma suçuna feri iştirakten 765 sayılı Kanunun
65/3. maddesi delaletiyle haklarında feri iştirakten işlem yapılması
gerekmektedir.
Kaçak binayı yaptıran kişi yani inşaatın masraflarını karşılayan kişi de
azmettiren olarak değil, kanunda sayıldığı için bizzat irtikap eden kişi
olarak sorumludur.
Teşebbüs hükümleri tatbik edilirken öncelikle dikkat edilmesi gereken
bir husus da bina XE “Bina" ile yapı XE “Yapı" arasındaki farkın
iltibasa mahal vermeyecek şekilde ortaya çıkmasıdır. Mesela, fail Ankara
İli Altındağ ilçesindeki gecekondu XE “Gecekondu" mahallesinde hafriyat
yaparken suçüstü yakalanıyor. Fail yerden bir metre kadar derinliğe
inmiş durumda olabilir. Kendisi, ben bina değil de havuz veya kuyu
yapacağım diye savunur ve hafriyatın şeklinden binaya ait olduğuna dair
net bir belirti yok ise, bu durumda kaçak yapı XE “Kaçak Yapı" olarak
değerlendirme yapılması gerekiyor. Sadece İmar XE “İmar" Kanunundaki
müeyyideler uygulanır.
Nakıs teşebbüs hükmünün uygulanması için evveliyatla yapının bina XE
“Bina" amacıyla yapıldığı iltimasa mahal vermeyecek şekilde
belirginleşmesi gerekir.
Tam teşebbüs hükmünün uygulanması mümkün değildir. Yapının bina XE
“Bina" olduğu ortaya çıkmış ancak üstü kapanıncaya kadar eksik teşebbüs
hükümleri uygulanır ve 765 sayılı Kanunun 61. maddesi uygulanmalıdır.
Binanın üstü kapanmakla suç tekemmül eder.
Türk Ceza Kanununun 102/4 ve 104/2 maddesinde belirlenen beş yıllık
zamanaşımı binanın üstünün kapandığı günden itibaren işlemeye başlar.
Suç temadi eden bir suç değildir.
Diğer bir hususta, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 184. maddesinin
yürürlüğe girdiği 1 Nisan 2005 tarihinden önce yapılan binalar kaçak
bile olsa Türk Ceza Kanununa muhalefetten değil sadece imar XE “İmar"
mevzuatına aykırılıktan işlem yapılacaktır. Kanunun yürürlük tarihi olan
1.4.2005 tarihinden sonra yapılan binalar ancak kaçak bina XE “Bina"
sayılacaktır.
184/2. fıkrasında; yapı XE “Yapı" ruhsatiyesi almadan başlatılan
inşaatlar için kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon
bağlantısına müsaade eden kişinin de birinci fıkra hükümlerine göre
tecziye edileceği hükme bağlanmıştır. Bu fıkrada belirtilen suçlar
elektrik, su veya telefon bağlantısını şantiyeye yapmak olarak
belirtilmiş olup, ayrıca “gibi” kelimesi kullanılmayarak tahdidi olarak
belirtilmiş tadadi yani misal kabilinden sayılmamıştır. Bundan dolayı
jeotermal enerji suyunu, doğal gazı, kablolu TV’yi, kanalizasyon
bağlantısını yapmak ya da şantiyenin önünden stabilize yol geçirmek suç
değildir.
Kanunda kaçak bina XE “Bina" şantiyesine elektrik, su ve telefon
bağlantısına müsaade etmek suçtur. Yoksa mezkur hizmetleri götürmek veya
önünden geçirmekle suç oluşmaz. Yani suç olması için bu hizmetlerin
bizzat kaçak bina şantiyesine bağlanmasına müsaade edilmesi
gerekmektedir.
Kaçak olarak yapılmış binaya elektrik, su ve telefon bağlantısı yapmaya
müsaade etmek 184. maddeye göre suç değildir. Yasak sadece kaçak inşaat
için kurulan şantiyeler için geçerlidir.
Burada cezalandırılan husus, yetkili kişi tarafından müsaadenin
verilmesidir. Yetkili kişinin müsaade iznini vermeden önce araştırma
yapması gerekmektedir. Kaçak bina XE “Bina" suçu XE “Kaçak Bina Suçu"
nun oluşması için müsaade izninin verilmesi yeterlidir. Bizzat
kullanılıp kullanılmadığının tespiti önemli değildir. Kaçak inşaat yapan
kişinin kullanma imkanına sahip olması yeterlidir. Elektrik, su ve
telefonun resmi makamlar tarafından müsaade izni verilmesi şeklinde
olabileceği gibi, özel şahıs, resmi ve özel hukuk tüzel kişileri
tarafından da bu suç işlenebilir. Bir kişinin kaçak bina yapan şantiyeye
evinden su ve elektrik bağlantısı yapması veya evinden şantiyeye paralel
telefon hattı bağlaması veya evindeki fazla telefonun birini şantiyeye
vermesi durumunda da suç oluşur.
Belediye memurunun bu ikinci fıkradaki suçu işlemesi durumunda 4483
sayılı Kanunun 6. maddesine göre soruşturma izni alınması gerekir. Tedaş
ve Telekom’da çalışan kişiler tarafından aynı suçun işlenmesi durumunda
doğrudan genel hükümlere göre Cumhuriyet Savcılığınca soruşturma
yapılması mümkündür. Özel Sulama Birliklerinin de ruhsatsız şantiyeye su
bağlaması suç oluşturur ve bu kişiler hakkında da Cumhuriyet
Savcılıklarınca doğrudan soruşturma yapılabilir.
Elektrik, su ve telefon bağlantısı müsaadesinin verildiği yer ile kaçak
binanın yapıldığı yer farklı ise suç, müsaadenin verildiği yerde oluşur.
Herhangi bir mesken, bina XE “Bina" veya fabrikanın kendi vasfını
kaybederek şantiye vasfını kazanması durumunda, müsaadeye yetkili kişi
durumu öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği andan itibaren ihmali
suretiyle mezkur suçu işleyebilir. Mesela, kişinin evinin üstüne üç
katlı bina yaptırmak amacıyla evini şantiye olarak kullanılması ve
evindeki su, elektrik ve telefondan istifade etmesi halinde müsaadeye
yetkili kişi bu durumu öğrendiği andan itibaren en kısa süre içinde su,
elektrik ve telefon müsaadeleri iptal etmediği takdirde 2. fıkradaki
suçu işlemiş olur.
Maddenin üçüncü fıkrasına göre, yapı XE “Yapı" kullanma izni XE “Yapı
Kullanma İzni" olmayan binalarda her hangi bir sınai faaliyete izin
veren yetkililere verilen en alt ceza iki yıl olarak artırılmıştır.
Burada suç, sınai faaliyete izin verme olarak sınırlandırılmıştır. Bunun
dışında ticaret, güzel sanatlar gibi faaliyetlere izin verme bu fiilin
dışındadır.
Yapı XE “Yapı" kullanma izni XE “Yapı Kullanma İzni" olmayan binada
salça fabrikasının açılmasına izin veren resmi makam yetkilisi bu suçu
irtikap etmiş olacak. Bu durumda Sanayi ve Ticaret Bakanlığının yetkili
memuru hakkında 4483 sayılı Kanunun 6. maddesine göre soruşturma izni
alınması gerekir. Esnaflık faaliyeti ise sanayiden farklı bir uğraşı
alanıdır.
Maddenin dördüncü fıkrasında, suçun yer itibariyle sınırlandırılması söz
konusudur. Ancak belediye sınırları içinde (mücavir alan XE “Mücavir
Alan" da, imar XE “İmar" planı XE “İmar Planı" ve mücavir saha dışında
kalan belediye sınırı içinde) ve özel imar rejimine tabi olan alanda
işlenmesi halinde suç sayılacaktır. Bu fıkraya göre kaçak bina suçu XE
“Kaçak Bina Suçu" nun köylerde işlenilmesi mümkün değildir. Uygulamada
ise köylerde de kaçak bina XE “Bina" yapılmaktadır. Ancak bu binalar
için hürriyeti bağlayıcı cezai müeyyide bulunmamaktadır. Bu kaçak
binalar için 3194 sayılı İmar XE “İmar" Kanununda yer alan yıkım ve para
cezası XE “Para Cezası" müeyyideleri mevcuttur. Sadece üçüncü fıkrada
düzenlenen sınai faaliyetin icrasına izin verme suçu belediye sınırları
içinde veya dışında (köylerde) işlenebilir.
Beşinci fıkrada, ruhsatsız veya ruhsata aykırı binanın sanık tarafından
imar XE “İmar" planı XE “İmar Planı" na ve ruhsata uygun hale getirme
durumu düzenlenmiştir. Bu fıkrada sanık lehine bir düzenlemeden söz
etmek mümkündür. Bu fıkraya göre kaçak binanın imar planına ve ruhsatına
uygun hale getirilmesi durumunda, bir ve ikinci fıkra gereğince kamu
davası açılamaz. Ruhsata veya imar planına aykırı binanın tespiti
halinde, idarece faile mezkur binadaki aykırılığın giderilmesi için bir
süre verilmesi ve bu süreden sonra dava açılması için Cumhuriyet
Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir. Bazen imar planı
değişebilir. Mesela bir bölgede üç katlı binalara izin verildiği
dönemlerde fail dört katlı bina XE “Bina" yapar ve bilahare imar planı
değişerek dört kata kadar müsaade olursa bu durumda fiil suç oluşmaktan
çıktığı için ceza davasının ortadan kaldırılması kararı verilmelidir.
Kaçak bina XE “Bina" , ceza davası açıldıktan sonra imar XE “İmar" planı
XE “İmar Planı" na ve ruhsata uygun hale getirilirse kamu davası düşer,
kaçak bina hüküm verildikten sonra imar planına ve ruhsata uygun hale
getirilirse ceza tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkar.
3194 SAYILI İMAR KANUNUNUN 32. VE
42. MADDESİNE GÖRE KAÇAK İNŞAAT YAPAN VATANDAŞLARIN KARŞILAŞACAĞI
DURUMLAR DETAYLI OLARAK ANLATILMAKTADIR
LÜTFEN DİKKATLİ İNCELEYELİM.....
MADDE 32 -RUHSATSIZ VEYA RUHSAT VE EKLERİNE AYKIRI OLARAK BAŞLANAN
YAPILAR :
Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç;
ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı
yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulca (...(1)...) tespiti ve
ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine,
belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı
mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine aşılmasıyla yapı sahibine
tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshasıda muhtara bırakılır.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata
uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten
mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya
ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda
anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın
devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız
yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip,
belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil
edilir.
-----------
(1) - Fıkradaki "...veya yeminli serbest mimarlık ve mühendislik
bürosunca..."ibaresi, Anayasa Mahkemesi kararıyla - E. 1985/11, K.
1986/29, T. 11.12.1986 - iptal edilmiştir.
MADDE 42 - CEZA HÜKÜMLERİ :
Ruhsat alınmadan veya ruhsat veya eklerine veya imar mevzuatına aykırı
olarak yapılan yapının yapı sahibine ve müteahhidine, istisnalar dışında
özel parselasyon ile hisse karşılığı belirli bir yer satan ve alana
500.000 TL 'dan 25.000.000 liraya kadar para cezası verilir. Ayrıca
fenni mesule bu cezaların 1/5'i uygulanır.
Birinci fıkrada belirtilen fiiller dışında bu Kanunun 28,33,34,39 ve 40
ıncı maddeleri ile 36 ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen
yükümlülükleri yerine getirmeyen mal sahibine, fenni mesule ve
müteahhide 500.000 TL 'dan 10.000.000 liraya kadar para cezası verilir.
Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen fiillerin tekrarı halinde para
cezaları bir katı artırılarak verilir.
Yukarıdaki fıkralarda gösterilen cezalar, ilgisine göre doğrudan doğruya
belediyeler veya en büyük mülki amir tarafından verilir.
Bu cezalara karşı cezanın tebliğinden itibaren yedi gün içinde sulh ceza
mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak
üzerinde inceleme yapılarak sonuçlandırılır. itiraz üzerine verilen
karar kesindir.
İlgili idarenin Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla sulh ceza mahkemesine
başvurması üzerine, bu mahkemelerce ayrıca, yukarıdaki fıkralara göre
ceza verilen fenni mesuller ve müteahhitler hakkında bir yıldan beş yıla
kadar meslekten men cezasına da hükmolunur.
Bu husustaki mahkeme kararları ilgili idarelerce Bakanlığa ve meslek
mensubunun bağlı olduğu meslek teşekkülüne bildirilir.
Bu maddeye göre belediyelerce verilen cezalar dolayısıyla tahsil olunan
paralar belediye bütçesine irad kaydolunur.
|