.
RECEP TAYYİP ERDOĞAN DEVRİMİ Mİ? YASEMİN Mİ?

Türk ve İslam coğrafyasında çok hızlı bir değişim başladı.Bütün dünyanın gözü kulağı bu devrime çevrildi.. Neler oluyor diye bütün kalıplaşmış devletlerde bir korku bir endişe bir ürküntü başladı. Türk ve İslam topluluklarında ülkenin milli güçleri ayağa kalkıyor ve “ Y e t e r S ö z M i l l e t i n “ diyerek haykırıyordu. Buna bütün dünya “ D e v r i m “ dedi. Ancak adını yanlış koydu. Devrimin adı “Y a s e m i n “ değil Recep Tayip Erdoğan Devrimi idi.

24-Nisan 1997 de Recep Tayip Erdoğan silahlı Kuvvetlerden geldiği bildirilen- iddia edilen E-M u h t ı r a – karşısında ölümü göze alarak :”Abdullah Gül kardeşimizin özü de sözü de birdir” “Y e t e r S ö z M i l l e t i m i n d i r ..” diye dik ve gür sesi ile ayağa kalkmamış olsaydı dünya daha çok “güdülük”kalırdı.Bu ölüme meydan okuyuş,bu dik duruş , bu büyük liderlik dünyanın uyanmasına yol açtı.Uyanışın ateşini yakan Başbakanımız Recep Tayip Erdoğan’dır.Bunu bilmeyen ne devlet,ne millet,ne insan ne de başkası yoktur.Zaten bütün dünya bu olayı tasdik etmektedir. Başbakanımızı başlarına taç etmelerinin sebebi de budur.

Recep Tayip Erdoğan Devrimi ile Fransızların 1789 devrimi arasında fark vardır. 1789 dan dan önce genel olarak bütün dünyada; yönetenler, toprak ağaları, askeri güç, din otoriteleri, diğer adı ile kilise, ülke egemenliğini kayıtsız şartsız elinde bulunduruyordu. Fransız devrimi ile bu egemenlik halkın eline geçmişti.

Recep Tayip Erdoğan Devrimi ise ülkeye el altından hâkimiyet kurmuş olan 1-ÇETE

2 – KLADYO 3 –MASON İMPARATORLUĞU 4 – SİYONİST DİKTASI 5 – YERALTI MAFYASI, 6 – TERÖR TÜCCARLARI saltanatlarını kırmıştır.

Aşırı ırkçılık ve din birliği ile biribirinin yapışığı görünümündeki YAHUDİ-A.B.D.İNGİLİZ- sultası ta 1800 lerden beri devam ediyordu. 1948 den itibaren de üçü bir arada diktası göze çarpıyordu. Dünyanın hiçbir devlet başkanı bu üçlünün birinin önderine kaşında kara var demiyordu. Din birliğini de sağlamış ve YAHOVACILIK denen Hiristiyanlık ve Yahudilik karışımı bir din üzerinde birleşmişlerdi. Dünyanın tek gücü görünümündeydiler. Dünya bunlara çıt çıkaramazdı.

Bir gün bir Karadeniz yiğidi, bir Göktürk, bir Hun İmparatorluğu bir Karahanlı,bir Selçuklu,bir Osmanlı torunu - D a v o s a – sen katilsin,çoluk çocuk,bebek katilisin,sen insan celladısın,sen bu dünyanın yüz karasısın sen bu çağın naletliğisin mahiyetinde ağzına,gözünün üstüne tokat üstüne tokat gibi sözler söyledi. Bu sözleri bütün dünya tv.leri izledi.Kralın çıplak olduğu, bu gibi katillere alenen katil denilebilindiği ortaya çıktı.İşte devrimin kıvılcımları atılıyordu.

Allah’ın bir lütfüdür..Dünyada katıksız,güdümsüz,çetesiz,dayatmasız,dış bağsız,dışa bağımlıların mengenesinden arınmış milli yönetim çağını elhamdülillah yine bizim milletimiz başlattı.Ki çok çekmiştik..1683 ten beri yaralıydık.Milletin öz evlatlarına neler yapılmıştı..Neler çekti bizim milletimiz neler…Allah’tan böyle bir nimet bekliyorduk. Bin defa şükürler olsun..

R e c e p T a y y i p E r d o ğ a n D e v r i m i bütün dünyaya da Türk İslam dünyasına da hayırlı olsun.

31 – 01 – 2011 -

Av.Yaşar Metehanoğlu
 

Av.Yaşar Metehanoğlu    0536 7370011    yasarmetehanoglu@hotmail.com 

Not: Yazı yorumlarınızı fatihten@gmail.com adresine, Konu yazı başlığı ile doğrudan yollarsanız yayınlanacaktır

YAZARIN DİĞER YAZILARI

.YORUMLARINIZ: